Anahtar kelimeler: Numara Masasına Ncü Müflis Anadolu İflas Red İhtarname Usule Kaydı

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ45. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ███████KARAR NO
: ████████KARAR TARİHİ
: █████/2021DAVA
: Kayıt KabulDAVA TARİHİ
: █████/2020KARAR TARİHİ
: █████/20256100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı müflis şirketin aralarında Genel Kredi Sözleşmelerinden doğan bir kısım alacak sebebiyle 24.262,98 TL'nin iflas masasına kaydı için İstanbul Anadolu ... İcra ve İflas Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasına .. numara ile başvuru yapıldığını, 02.12.2019 tarihinde alacağın yargılamayı gerektiriyor olması sebebiyle talebin reddine karar verildiğini, bu red kararının yasaya ve usule aykırı olduğunu, müflis şirkete ihtarname gönderilmek suretiyle alacağın muaccel hale geldiğini, arabuluculuğa başvurulmasına rağmen anlaşma sağlanamadığını, müflis şirkete kredi kullandırıldığını, kredili mevduat hesabı açıldığını, çek defteri düzenlenip teslim edildiğini, muaccel alacakları için çeşitli icra takipleri yapıldığını belirterek İstanbul Anadolu ... İcra İflas Müdürlüğü'nün ... İflas sayı dosyasına Müflis ... Sanayi Ve Ticaret A.Ş.'ye başvuru no:21 ile kaydı yapılan ve iflas idaresince haksız ve mesnetsiz olarak reddolunan alacağımızın 24.262,98 TL'sinin kayıt ve kabulüne, 22.500,00TL'lik çek yaprak bedelinden kaynaklanan gayrinakdi risklerinden kaynaklanan 22.500,00TL gayrinakit alacağının taliki şarta bağlı alacak olarak kayıt ve kabulünü talep etmiştir.CEVAP Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, sıra cetveline itiraz ve neticelerini düzenleyen İİK'nın 235 maddesi hükmüne dayalı kayıt kabul davasında, İstanbul Anadolu ... İflas Müdürlüğünün █████/2020 tarihli yazısında; müflis şirket hakkında █████/2017 tarihinde iflas kararı verildiği, tasfiyenin basit tasfiye olarak yürütüldüğü, davacı tarafından müflis masasına 4 ve 21 numaralı alacak kayıt talebinde bulunulduğu, 4 nolu alacak kayıt talebinin tamamının kabulüne karar verildiği, 21 nolu alacak talebinin ise tamamının reddine karar verildiği, sıra cetvelinin █████/2019 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesi'nde █████/2019 tarihinde ise ... Gazetesi'nde yayımlandığı, sıra cetveli ilanı ve alacak hakkındaki kararların davacı vekiline █████/2018 ve █████/2019 tarihlerinde tebliğ edildiği, tebliğ için gerekli masrafın depo edildiğinin bildirildiği, davacı vekilince masa kararının tebliği için gerekli avansın yatırıldığı, sıra cetvelinin ve masa kararının davacı vekiline █████/2018 ve █████/2019 tarihlerinde tebliğ edildiği, eldeki davanın ise 15 günlük hak düşürücü süre geçtikten sonra █████/2020 tarihinde açıldığı, davacı vekilince dava açılmadan arabuluculuğa başvurulduğu, ancak kayıt kabul davalarının dava şartı olan arabuluculuğa tabi olmadığı, aksinin kabulü halinde dahi davacı tarafça arabuluculuğa █████/2019 tarihinde başvurulduğu, anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın █████/2020 tarihinde düzenlendiği, arabuluculuk aşamasında geçen süreler dikkate alınsa bile 15 günlük hak düşürücü sürenin dolduğu gerekçesiyle Hak düşürücü süre içinde açılmayan davanın REDDİNE karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Mahkemenin gerekçeli kararında belirtmiş olduğu tebliğ tarihinin hatalı olduğunu, taraflarınca alacak kaydı yapılırken tebliğ için gerekli masraf ve harçların İstanbul Anadolu İflas Müdürlüğü hesaplarına yatırıldığunı, müdürlük tarafından da bu masraf kullanılmak suretiyle taraflarına red kararının 12.12.2019 tarihinde tebliğ edildiğini, davaya konu alacaklar ticari uyuşmazlık konusu olduğundan bu alacaklarla ilgili dava açılabilmesi için arabuluculuk yoluna gidilmesinin ilgili yasa gereği zorunlu olduğunu, bu nedenle müvekkilin hak kaybına uğramaması adına 19.12.2019 tarihinde arabuluculuk dairesine başvurulduğunu, arabuluculuk sürecinin 09.01.2020 tarihinde sonlandığını, akabinde 15.01.2020 tarihinde ise huzurdaki davanın açıldığını, davanın 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde açıldığını belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı Kanunun 341 nci maddesi uyarınca istinaf kanun yolu açık olan davadaki yasal şartları taşıyan istinaf incelemesi, 6100 sayılı Kanunun 355 nci maddesi uyarınca resen gözetilen kamu düzenine aykırılık halleri dışında, taraflarca yargılama aşamasında ileri sürülen iddia ve savunma kapsamında kalan ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır. Dava, 2004 sayılı İcra İflas Kanununun 235 inci maddesi gereğince açılmış olan kayıt kabul istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince kayıt kabul davasının 15 günlük hak düşürücü süre içinde açılmadığı için reddine karar dair verilen karara karşı davacı vekilince iflas idaresinin başvuru ret kararının yanlış tarih olarak dikkate alındığı ve arabuluculuk yoluna başvurulan dönemde sürelerin durduğu bu nedenle davanın süresi içinde açıldığı bildirilerek istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf yoluna konu uyuşmazlık; davanın hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığı noktasında toplanmaktadır. 2004 sayılı Kanunun 235 nci maddesinde sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecbur oldukları, 223 üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmünün mahfuz olduğu belirtilmiştir. Maddede düzenlendiği üzere, sıra cetveline itiraz davası açma süresi 15 gündür. Süre, sıra cetvelinin ilanından itibaren başlar. 2004 sayılı Kanunun 166 ncı maddedeki gazetelerde yapılan ilanlardan en son ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar. İflas masasına alacak yazdırırken, tebligatı kabule elverişli adres gösterilerek, Adalet Bakanlığınca çıkarılan tarifede gösterilen yazı ve tebliğ giderlerini avans olarak vermek suretiyle, İflas idaresince alınacak kararların kendisine tebliğ edilmesini istemiş olan alacaklılara, alacaklarının kabul veya ret edildiği ayrıca tebliğ edilir. Bu alacaklılar için sıra cetveline itiraz davası açma süresi, sıra cetvelinin ilanından itibaren değil, bu tebligatın yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar. Kayıt kabul davası için yasada öngörülen 15 günlük süre özel dava şartıdır. Kayıt kabul davası, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat taleplerini içermediğinden, kayıt kabul davası açılmadan önce zorunlu arabuluculuğa başvurulması yönünde bir dava şartı bulunmadığı gibi iflas idaresinin arabuluculuk görüşmesine katılma yetkisi de bulunmamaktadır. Ne var ki, bir çok mahkeme tarafından yasanın farklı yorumlanması neticesinde bu konuda farklı kararlar çıktığı ve buna dair çelişkilerin giderilmediği de bir gerçektir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 36 ncı maddesinde; hak arama hürriyetine yer verilmiştir. Maddede, herkesin meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu, hiçbir mahkemenin, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamayacağı ifade edilmiştir. Anayasa Mahkemesinin birçok emsal kararında, 36 ncı maddenin ihlali, mahkemeye erişim hakkının ihlali olarak kabul edilmiştir. Yukarıda ifade edildiği üzere, farklı uygulamalar neticesinde, dava açılmadan önce arabuluculuğa başvuranlar yönünden, mahkemeye erişim hakkının ihlali gibi bir sonuçla karşılaşmamak ve hak kaybının önüne geçilmesi açısından, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu kapsamında sürelerin değerlendirilmesi isabetli ve hakkaniyetli olacaktır. 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun Arabuluculuk sürecinin başlaması ve sürelere etkisi başlıklı 16 ncı maddesi:"Arabuluculuk süreci, dava açılmadan önce arabulucuya başvuru hâlinde, tarafların ilk toplantıya davet edilmeleri ve taraflarla arabulucu arasında sürecin devam ettirilmesi konusunda anlaşmaya varılıp bu durumun bir tutanakla belgelendirildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Dava açılmasından sonra arabulucuya başvuru hâlinde ise bu süreç, mahkemenin tarafları arabuluculuğa davetinin taraflarca kabul edilmesi veya tarafların arabulucuya başvurma konusunda anlaşmaya vardıklarını duruşma dışında mahkemeye yazılı olarak beyan ettikleri ya da duruşmada bu beyanlarının tutanağa geçirildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Arabuluculuk sürecinin başlamasından sona ermesine kadar geçirilen süre, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmaz." şeklindedir. █████/2018 tarihli ve 30439 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 19 uncu maddesinin ikinci fıkrasında, arabuluculuk sürecinin başlamasından sona ermesine kadar geçirilen sürenin zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmayacağı belirtilmiş, Yönetmeliğin 27 nci maddesinde ise, dava şartı olarak arabuluculuğun sürelere etkisi başlığı altında "Adliye arabuluculuk bürosuna başvurulmasından, son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede uyuşmazlık konusu hususlarda zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez" ifadesine yer verilmiştir Somut olay değerlendirildiğinde; İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ E. sayılı dosyasından 13.09.2017 tarihinde ... Anonim Şirketi hakkında iflas kararı verilmiştir. Davacının dava konusu edilen masaya 21 kayıt numarası ile alacak için kayıt yaptırdığı, alacak talebinin reddedildiği, sıra cetvelinin ... Gazetesinde 05.02.2019 Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde 12.11.2019 tarihinde ilan edildiği anlaşılmıştır. İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin 20.01.2020 tarihli yazı cevabına göre:"...Mahkemeniz dosyası davacı tarafı müdürlüğümüz dosyasına tebliğ gideri depo etmiş olup tanzim olunan sıra cetveli ilanı ve alacak hakkındaki kararlar Av. ...' a █████/2018 ve █████/2019 tarihlerinde tebliğ edilmiştir. Müflis masasında tanzim edilen sıra cetveli 11.12.2019 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ve 05.12.2019 tarihli ... gazetesinde ayrı ayrı yayınlanmıştır.İlgi sayılı yazınız ile istenilen masa red kararı , tebliğ zarfı, alacak kaydı dilekçesi ve ekleri müzekkereniz ekinde masraf olmadığından ayrıca müdürlüğümüzde fotokopi çekme imkanı bulunmadığından mahkemenize gönderilememiştir. İlgilisi tarafından masrafı karşılanması halinde istenilen evraklar mahkemenize sunulabilecektir." şeklindedir. İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nce başvuru ret kararının tebliğine ilişkin tebliğ mazbatası İlk Derece Mahkemesine gönderilmemiş olup, davacı vekilince istinaf başvuru dilekçesi ekinde ise 12.12.2019 tarihinde tebliğin yapıldığına dair ... idaresinin internet sorgulamasına dair gönderi takip çıktısı ile tebliğ tarihini içermeyen mazbatanın bir parçası sunulmuştur. Bu aşamada dosya kapsamında tebliğ tarihini içeren mazbata bulunmadığından davacı vekiline iflas masasına yaptığı başvurunun reddedilmesine ilişkin kararın ne zaman tebliğ edildiği anlaşılamamaktadır. İlk Derece Mahkemesince öncelikle İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'ne tekrar müzekkere yazılarak davacı vekilince tebliğ gideri depo edilmesine dair kayıtlar ile iflas masasına yaptığı başvurunun reddedilmesine ilişkin kararın tebliğine dair mazbata temin edilmeli ardından tebligat masrafının depo edilmesi halinde tebliğ tarihi itibariyle hak düşürücü sürenin başlangıç tarihi belirlenerek yukarıda yer alan açıklamalar uyarınca davacı vekilinin arabuluculuk başvuru tarihi olan 19.12.2019 tarihi ile son tutanağın düzenlendiği tarih olan 09.01.2020 tarihi arasında hak düşürücü sürenin işlemeyeceği dikkate alınarak davanın 15.01.2020 tarihi itibariyle 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığının tespit edilmesi gerekmektedir. Açıklanan sebeplerle; davacı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Kanunun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (6) numaralı alt bendi uyarınca esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ███████ E. ████████ K. sayılı █████/2021 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,3-Davacı tarafça yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine, 5-Davacının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2025