Anahtar kelimeler: Davadavacı Hamil Ciranta Yanca Vasfını Kaybettiğini İlamsız Fiilden Kaldı Kambiyo

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2024
NUMARASI
: ████████ E. - ████████ K.
DAVANIN KONUSU
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü
:
DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı yanca müvekkil aleyhine başlatılan ilamsız takipte borcun sebebi olarak "█████/2012 günlü, ... seri numaralı 552.420,00TL değerindeki çek" gösterildiğini, ancak davacının ne hamil ne de ciranta olduğunu, kaldı ki çekin kambiyo vasfını kaybettiğini ve zamanaşımına uğradığını belirterek İstanbul ... İcra Müdürlüğü' nün ... E. Sayılı Dosyası ile müvekkil aleyhine İlamsız İcra Yoluna ilişkin olarak başlatılan icra takibi açıkça hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğundan öncelikle teminatsız olarak, eğer bu talebimiz kabul görmez ise müvekkil aleyhine telafisi güç veya imkansız zararlar doğurmaması adına sayın mahkemece takdir edilecek teminat mukabilinde ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasına, yapılacak yargılama sonucunda müvekkilin borçlu olmadığının tespitine, davalı yanın kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde; Eksik harç ile davanın açılmış olduğunu ve eksik harcın tamamlanması gerektiğini, davacının borçlu olmadığının tespiti davası olup ispat yükünün davacı tarafa ait olduğunu, çekin keşidecisi ... Nakliye ve San. Tic. Ltd. Şti'nin tek ortağının davacı ... olduğunu, davacının çekin hem keşidecesi hem de çeke güven vermesi adına tekrardan cirantası olduğu hususunun çekin üzerindeki imzalardan açıkça anlaşıldığını, davacı çekin ve imzanın kendisi tarafından atılmadığını da beyan etmediğini, davacının haciz mahallinde bizzat bulunmuş olup, mahalde yapılan hacze iştirak etmiş, hiç bir haciz zaptında böyle bir borcunun olmadığını haciz zaptına beyan etmemiş olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini ve kötüniyetli olan davacının İ.İ.K. md 72/4 uyarınca alacağın %20’ sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmolunmasını talep etmiştir.
MAHKEME KARARI
: İstanbul 7. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin █████/2023 tarihli, ████████ E.-███████ K. sayılı kararı ile; "Davacının davasının kabulü ile; Davalının İstanbul ... İcra Müd'ün ... Esas sayılı icra dosyasında borçlu olmadığının tespitine, kötüniyet tazminatı talebinin reddine" karar verilmiştir. Mahkemenin █████/2023 tarihli ek tavzih kararıyla kararın hüküm kısmı 1 no'lu bendinde sehven davalının yazan kısmının "Davacının" şeklinde düzeltilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkeme kararına karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Dairemizin █████/2024 tarihli ████████ Esas-████████ Karar sayılı kararıyla; Davaya ve takibe konu çekin zamanaşımına uğradığı konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı anlaşılıyorsa da; kambiyo senetleri ve çek TTK'da düzenlendiğinden, çeke dayalı olarak açılan davalar TTK 4. Madde gereğince mutlak ticari dava olduğundan, zamanaşımına uğramış dahi olsa çekten dolayı açılacak menfi tespit davalarının Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülmesi gerektiği, mahkemenin görevi HMK 1. ve HMK 114/1-c maddesi gereğince dava şartlarından olup, re'sen dikkate alınması gerektiği, buna rağmen mahkemece davada görevli olmadığı gözetilmeksizin yargılamaya devam edilerek davanın esası hakkında karar verilmesinin yerinde olmadığı anlaşılmakla, re'sen gözetilen sebeplerle HMK 353/1-a-3 maddesi gereğince mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'ne görevsizlik kararı verilmek üzere kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verildiği, mahkemece görevsizlik kararı verilmesi üzerine, davalı vekilinin istinaf başvurusunda bulunduğu, Dairemizin █████/2024 tarihli ████████ Esas-█████████ Karar sayılı kararıyla; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
MAHKEME KARARI
: İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2024 tarihli, ████████ E.-████████ K. sayılı kararı ile; somut olay bakımından inceleme yapıldığında dava konusu ilamsız icra takibine dayanak yapılmış olan çekte davacının ara ciranta, davalının ise çekin ciro yoluyla hamili konumunda olduğu, davacı ve davalı arasında dava dışı bir cirantanın daha bulunduğu, çekin keşide tarihinin █████/2012 tarihi olduğu, 03.02.2012 tarih ve 28193 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete yayımlanarak yürürlüğe giren 6273 Sayılı Kanunun 7. maddesiyle değişik 6762 Sayılı TTK 'nun 726. maddesinde; "Hamilin; cirantalarla keşideci ve diğer çek borçlularına karşı haiz olduğu müracaat hakları ibraz müddetinin bitiminden itibaren üç yıl geçmekle müruruzamana uğrar. Çek borçlularından birinin diğerine karşı haiz olduğu müracaat hakları bu çek borçlusunun çeki ödediği veya çekin dava yolu ile kendisine karşı dermeyan edildiği tarihten itibaren üç yıl geçmekle müruruzamana uğrar" düzenlemesi gereğince, çeklerde 6 ay olan zamanaşımı süresinin 3 yıla çıkarıldığı, bu kapsamda çekin ibraz edildiği █████/2012 tarihinden itibaren 3 yıllık süre göz önünde bulundurulduğunda █████/2015 tarihi itibari ile takibe konu çekin zamanaşımına uğradığı, bu hususta taraflar arasında uyuşmalık bulunmadığı, davalı tarafından davacı aleyhine bu sebeple ilamsız icra takibi yapıldığı, davalı tarafça davacı aleyhine takibe girişilmiş olan tarih itibariyle 10 yıllık genel zamanaşımı süresinin dolmadığı beyan edilmiş ise de bu genel zamanaşımı süresinin göz önünde bulundurulabilmesi için davacı ve davalı arasında bir temel ilişkinin bulunması gerektiği, somut olayda davacının, çekte ciro yoluyla hamil olup ara ciranta konumunda olduğu, davalının ise takip alacaklısı son hamil olup davacı ile davalı arasında temel ilişki bulunmadığı, çekin keşidecisi ise yargılamada taraf olmadığı, bu sebeple davalı her ne kadar aralarındaki temel ilişkiye dayanarak çeki ciro yolu ile aldığı kendinden önceki cirantaya- dava dışı kişiye karşı başvuruda bulunabilecek ise de ara ciranta olan davacıya karşı taraflar arasında temel ilişki bulunmaması nedeniyle başvuruda bulunma hakkı bulunmadığı,davacı tarafından davalının kötüniyetli olduğunun ispatlanamadığı " gerekçesiyle; daacının davasının kabulü ile davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi talebinin reddine, karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURUSU; Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; dava dilekçesinin kendilerine tebliğ edilmediğinden delillerini ve tanıklarını bildiremediklerini, keşideci şirket ortak ve yetkilisinin davacı olduğunu, icra takibinin kesinleşmesinden sonra haciz mahallinde davacı ile karşılaştıklarını, borca bir diyeceğinin bulunmaması nedeniyle haciz işlemi gerçekleştirdiklerini, çekin kambiyo vasfını yitirmesine rağmen zamanaşımı süresi içerisinde takip başlattıklarını, müvekkilinin alacağını tanıkla ispatlayabileceğini, davacının ticari hayatına annesi ...'in sahip olduğu şirket üzerinden devam ettiğini, çek ve senetlerde dahi davacı borçlu imzasının bulunduğunu, borçlu şirketin tek yetkilisi ve ortağının davacı olduğunu, müvekkilinin tahsil amacıyla cirantaya gitmesinin kötüniyetli kabul edilemeyeceğini, huzurdaki davada sebepsiz zenginleşme kurallarının uygulanması gerektiğini, davacının çekteki imzasını inkar etmediğini beyanla mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini, aksi kanaate ulaşılması halinde dosyanın mahkemesine iadesini talep etmiştir.
GEREKÇE
: Dava, zamanaşımına uğramış çeke dayalı menfi tespit davası olup, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. Davanın dayanağı ... Bayramyeri şubesine ait keşide yer ve tarihi Denizli █████/2012 olan 552.420,00 TL bedelli keşidecisi ... San. Tic. Ltd. Şti., lehtarı ... San. Tic. Ltd. Şti. Olan, çekin arkasında sırayla lehtar cirantanın cirosu, ... isim, soyad, adres, telefon ve imzası, ... San. Tic. Ltd. Şti. ve ... isim, soy isim, adres, telefon ve imza bulunan çek olduğu, çekin █████/2012 tarihinde bankaya ibraz edildiği anlaşılmıştır. İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasında; █████/2022 tarihinde alacaklı ... tarafından borçlular ... şirketi, ... Ürünleri şirketi ve ... aleyhine █████/2012 tarihli ... seri no'lu çeke dayalı olarak ilamsız takip başlatıldığı anlaşılmıştır. Dava değerinin takibe konu alacak miktarı olan, 1.266.521,23 TL olduğu ve bu miktar üzerinden eksik harcın alınması gerektiği, yargılama esnasında yatırılması gereken toplam harcın (1/4 oranında) 21.629,02 TL olduğu, davacı tarafından dava açılırken yatırılan 170,78 TL harç ve 21.459,00 TL tamamlama harcının toplamının 21.629,78 TL olduğu bu hali ile eksik harcın bulunmadığı, davanın açıldığı tarih itibariyle dava değeri göz önünde bulundurularak, mahkemece dosyaya heyet ile birlikte bakıldığı anlaşılmıştır. Davalı vekilinin dava dilekçesinin müvekkiline tebliğ edilmediği için, delil bildiremediklerini, tanık dinletemediklerini ileri sürmüşse de, dosya kapsamından dava dilekçesinin davalıya █████/2021 tarihinde Tebligat Kanunu 21. Maddeye göre tebliğ edildiği, kardeşi ...'a haber bırakıldığı, davalı vekilinin davaya cevap verdiği, davanın kapsamı itibarıyla tanık dinletilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla, ileri sürülen istinaf sebebine itibar edilmemiştir.Dosya kapsamında bulunan çek örneğinden çekin █████/2012 tarihinde bankaya ibraz edildiği, █████/2022 takip tarihinde çekin 3 yıllık zamanaşımı süresi dolduğu ve kambiyo senedi vasfını kaybettiği, davalı hamilin çekte ara ciranta olan davacı ... 'e kambiyo hukukundan kaynaklanan haklarını ileri süremeyeceği, TTK 732. Madde gereğince keşideciye karşı sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak talepte bulunabileceği, bunun dışında kendinden önceki ciranta ... San. Tic. Ltd. Şti.'ne karşı temel ilişkiye dayanarak başvurabileceği ancak davacı ara cirantaya karşı başvuru hakkını yitirdiği anlaşılmakla, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulü kararının yerinde olduğu kanaatiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2024 tarih ve ████████ E., ████████ K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 21.629,78‬ TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!