Anahtar kelimeler: Bakıldığında Kambiyo Kambiyoya Anadolu Özgü Tanzim Senetlerinden Senetlerin Menfi Takibi

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO
: █████████ Esas
KARAR NO
: ████████ Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2023
NUMARASI
: ████████ E. - ████████ K.
DAVANIN KONUSU
: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
: █████/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü
:
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile kambiyoya özgü icra takibi başlatıldığını, müvekkili tarafından takip dayanağına bakıldığında ... ve ...'ye bedelleri ödenen senetlerin (22.06.2017 tanzim tarihli, 16.08.2019, 16.04.2019 ,16.09.2019 16.02.2019, 16.05.2019, 16.03.2019, 16.12.2018, 16.06.2019, 16.07.2019, 16.10.2019, 16.01.2019, 16.11.2019, 16.12.2019 vade tarihli 16.000,00 TL bedelli bonolar, 22.06.2017 tanzim tarihli, 16.01.2020 vade tarihli, 20.000,00 TL bedelli bono) icra takibine konulduğunu, icra takibi alacaklısı olarak görünen ...'in bonolardaki diğer cirantalar olan ... ve ...'nin tanıdığı olup, onun üzerinden icra takibi başlatıldığını, ...'nin kendisine ait ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin vergi borçlarının ödenmesi halinde 2018, 2019 ve 2020 vadeli senetleri getireceğini, ayrıca borcu olmadığına dair yazı vereceklerini belirttiğini, müvekkilinin, ...'ye inanarak ekte sundukları dekontlarda görüleceği üzere ...'in ve şirketinin 23.532,15 TL vergi borcunu ödediğini, buna karşılık ...'nin senetlere karşı borcunu ibra eden kendi yazısı ile 26.02.2021 tarihli yazı alındığını, ... ve ...'nin elinde bulunan ve 22.06.2017 keşide tarihli senetlerin karşılıklı olarak uzlaşılarak ödendiğini, ...'nin senetlerin ...'de olduğunu beyan ettiğini, ...'den 31.03.2021 tarihli herhangi bir alacak-borç kalmadığına dair yazı getirdiğini, ... ve ...'nin birlikte bu yazılardan 4 ay sonra 2021 yılı Temmuz ayı içinde müvekkilinin iş adresine gelerek senetlerin iadesi için ayrıca 100.000,00 TL para istediğini, aksi takdirde senetleri üçüncü bir kişiye vereceklerini söylediklerini, müvekkilinin ofisinde bulunan tanıkların da bu olaylara şahit olduklarını, müvekkiline açıkça şantaj yaparak konusu kalmamış senetler üzerinden hileyle menfaat temin etmek istediklerini, ... ve ...'nin bu isteğini yerine getirmediğini, ... ve ...'nin 2021 Temmuz ayı içinde müvekkilinin ofisinde açıkça senetlerin ...'de olduğunu ifade ederek para istediklerini, kendilerine tepki gösterilmesinden sonra senetleri ...’nin işten tanıdığı, arkadaşı ... üzerinden icraya koyduklarını, son ciranta ...'in, hukukun öngördüğü iyi niyet kuralına sığınarak icraya gittiğini, ancak T.T.K.nun senet ile ilgili bildirim ve ihbarname gönderme yükümlülüklerini yerine getirmediğini, ...'in de kötü niyetli olduğunu, ... ve ...'nin müvekkilini yanıltarak borçlarını ödettiğini, müvekkiline borç kalmadığına dair yazı verdiklerini, ama senedi de ortak iş yaptıkları diğer icra takibi alacaklısı davalı ...’e verdiklerini, ... ile ... arasında herhangi bir ticari ilişki olmamasına rağmen senetlerin ciro yoluyla ...'den ...’e verildiğini, ayrıca ... ile ... arasında iş bakımından beraber hareket ettiklerini, müvekkilinin, bedelsiz senedi kullanma suçundan dolayı davalı ..., ... ve ... hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının ███████████ sor. sayılı dosyasında soruşturmanın devam ettiğini, ayrıca taraflar hakkında dolandırıcılıktan dolayı İstanbul Anadolu Cumhuriyet başsavcılığı ███████████ soruşturma sayılı dosyasında soruşturmaya devam edildiğini, ...’ye karşı İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ Esas sayılı dosyasından aynı serilerde olan, ama başka 3. kişiye verdikleri senetten dolay menfi tespit davası açıldığını ve davanın kabul edildiğini, ... ve ...'nin müvekkilini yanıltarak kazanç elde ettiklerini, ayrıca müvekkilini borçlandırmak için ellerindeki senetleri yukarıda sayılan fiillerin işlendiği tarihten uzun süre sonra ortak iş yapan ...’e verdiklerini, ... ve ...'nin icra dosyasında yapılabilecek itirazı düşünerek senetleri iyi niyet kılıfının altında beraber hareket ettikleri davalı ...’a verdiklerini, ortak hareket eden üç kişinin de müvekkilini hileli bir şekilde yanıltarak, kazanç elde etmek istediklerini, ...'in basiretli bir ticaret erbabı gibi davranarak gerçek bir alacaklı gibi T.T.K.nun ilgili hükümleri gereği bildirim ve ihbarda bulunmadığını beyan ederek, açıklanan ve duruşmalar sırasında ortaya çıkacak sebeplerden dolayı, öncelikle kötü niyetle açılan İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takibinin durdurulmasına, akabinde dilekçede belirtilen bonoların iptaline, müvekkilinin, davalılara borcu olmaması nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, kötü niyetle hareket ederek müvekkilinin ticari hayatına onarılmaz zararlar veren davalının %20' den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, dosyaya sunduğu somutlaştırma dilekçesi ile dava değerinin 301.454,97 TL olduğunu belirterek, eksik harcı tamamlamıştır.
CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın konusunun bir miktar paranın ödenmesi konulu alacak davalarından olduğunu, davanın arabuluculuk başvurusu yapılarak arabuluculuk sürecinde anlaşma olmaması neticesinde ve arabuluculuk dava şartının yerine getirilerek ikame edilmesi gerektiğini, bu sebeple de davanın usulden reddinin gerektiğini, davacının dava konusu 22.06.2017 düzenleme tarihli senetleri borçlarına binaen ...' ye verdiğini, söz konusu senetlerin kıymetli evrak hukukuna göre bir kambiyo senedi türü olan bono olduğunu ve bilindiği üzere bonoların tedavül etme özelliğine haiz, sebepten mücerret senetler olduğunu, ...'nin söz konusu senetleri ...'ye ciro ettiğini ve son olarak ilgili senetlerin ... tarafından müvekkili ...'e ciro edilerek teslim edildiğini, senedin düzenleyeni, dolayısıyla borçlusu olan davacı şahsın dava konusu senetten dolayı müvekkiline hiçbir ödeme yapmadığını, ödeme yapılmaması üzerine davacı borçlu hakkında icra takibi yapıldığını ve ödeme emrinin 10.09.2021 tarihinde borçlu şahsa tebliğ edildiğini, borçlu tarafın, takibe konu senetleri ödemekten kaçınarak davalıyı oyaladığını, davalı müvekkilinin de davacı borçlu hakkında hiçbir işlem yapmadığını, takibe konu senetlerden doğan alacaklarının ödenmesi için beklemesine rağmen, davacı borçludan hiçbir iyi niyet görememesi üzerine davacıya karşı İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile asıl alacak ve işlemiş faiz talepli takip başlatıldığını, bu kapsamda davacı tarafın talep ve iddialarının mesnetsiz olduğunu, davanın reddinin gerektiğini, halihazırda İstanbul Anadolu 16. İcra Hukuk Mahkemesi ████████ Esas sayılı dosya ile aleyhinde başlatmış oldukları icra takibine itirazda bulunduğunu, bu itiraz davasının reddedildiğini, İstanbul Anadolu 16. İcra Hukuk Mahkemesi ████████ Esas sayılı dosyanın gerekçeli kararında da detaylı olarak izah edildiği üzere davacı yanın dava dilekçesinde özellikle üzerine durduğu █████/2021 ve █████/2021 tarihli makbuzlar incelendiğinde görüleceği üzere, söz konusu makbuzların bono lehtarı ile bononun davalıdan önceki cirantası diğer borçlu ... tarafından düzenlendiği, söz konusu makbuzlarda takip konusu bonoların ödeme, düzenleme tarihi ve tutarları gibi, ödemelerin söz konusu bonolara karşı yapıldığına ilişkin bir açıklama bulunmadığı gibi, söz konusu makbuzlarda davalı alacaklının herhangi bir imzasının bulunmadığının görüleceğini, bu nedenle, dava dışı diğer borçlularla verilmiş olan makbuzların davalı alacaklı müvekkili yönünden bağlayıcılığının bulunmadığı, o sebeple davacının dava dilekçesinde ısrarla üzerinde durduğu takibe konu kambiyo senedinin ödenmiş olduğu yönündeki beyanlarının müvekkili yönünden önem arz etmediğini, müvekkilinin meşru olan alacağını alabilmek maksatlı olarak bu senetleri takibe koyduğunu, kambiyo senetlerinin bedelinin ödendiği yönündeki bedelsizlik def'inin şahsi bir def'i olduğunu, müvekkiline karşı ileri sürülmesinin mümkün olmadığını, ayrıca davacı tarafın, her ne kadar takip dayanağı ilgili kambiyo senetlerinin bedelini ödediğini iddia ederek senetlerin bedelsiz olduğu defini ileri sürmüşse de, kıymetli evrak hukukunda bedelsizlik def'inin ancak ve ancak taraflar arasında ileri sürülebilen şahsi bir defi niteliği taşıdığından, bedelsizlik definin müvekkile karşı ileri sürülemeyecek bir defi olduğunu, davacının iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğu, bu husus 6012 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 687. maddesinde de açıkça hükme bağlandığını, davacının iddialarının müvekkil yönünden bağlayıcılığı olmayan, müvekkili mağdur etmeye yönelik iddialar olduğunu, dolayısıyla hukuken dinlenmesinin mümkün bulunmadığını, davacı yanın takibin kesinleşmesinden sonra █████/2021 tarihinde gerçekleştirilen menkul haczi esnasında takibe konu kambiyo senedinden kaynaklı borcu kabul ettiğini ve hatta borcu ödeyeceğine ilişkin olarak haciz tutanağı üzerine taahhüt verdiğini, █████/2021 tarihli haciz tutanağını sunduklarını, davacı yanın dayanmış olduğu İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının ███████████ sayılı soruşturma dosyasının içeriği incelendiğinde görüleceği üzere, müvekkilinin, bonoların cirantası ve diğer borçlu ...'ye sattığı araç ile ilgili olarak, aracın bedeline karşılık takibe konu bonoları ciro ile devraldığını, bono bedellerinin ödendiğini bildiğine ilişkin herhangi bir açıklamada bulunmadığını, bonoların cirantası diğer borçlu ...'nin bonoları devraldığı ... isimli kişiyi tanıdığını, kendisi ile ticari ilişkisi olduğunu, bonoları senetlerin lehtarı diğer borçlu ...den alacağına karşılık olarak aldığını, adı geçen şahsın 400.000,00-TL'lik borcuna karşılık senetleri verdiğini, senetlerin bir kısmını davalı alacaklıya satın aldığı araca karşılık verdiğini söylediğini, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının ███████████ sayılı soruşturma dosyasının içeriğinde de davalı müvekkilin bonoları devralırken bono bedellerinin davacı tarafından ödendiğini bilmediğinin bariz olduğunu ve borçlunun zararına hareket ettiğine ilişkin olarak hiç bir delil bulunmadığını, bu sebeple davanın beyanlarının haksız ve gerçeklikten uzak olduğunun İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının ███████████ sayılı soruşturma dosyası ile de sabit olduğunu, dolayısı ile sunmuş oldukları tüm belge, delil, dava ve icra dosyası dikkati nazara alındığında davacının davasının kötü niyetli olarak açıldığının sabit olduğunu, davacı tarafın ihtiyati tedbir taleplerinin yerinde olmadığını, bu talebin dikkate alınmaması gerekmekle birlikte, ihtiyati tedbir talebinin İİK'nın 72/3 maddesi uyarınca kabulü ile teminat ibraz edilmek kaydıyla, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasında icra kasasına girecek paraların takip alacaklısına ödenmesinin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulması yönündeki kararın da usul ve yasaya aykırı olduğunu ve kaldırılması gerektiğini, bununla birlikte mevcut dosyada icranın durdurulması kararı alınmasının hukuken mümkün olmadığını, bu taleplerin de reddinin gerektiğini savunarak, bu sebeplere fazlasını talep ve dava etme hakları saklı kalmak kaydıyla, hukuk ve yasaya aykırı davanın öncelikle dava şartı noksanlığından usulden reddine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın reddine karar verilmesini, davanın açılmasında ve borcun ödenmemesinde tamamen kötü niyetli olan davacının İ.İK'nın 72/4. maddesi uyarınca alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmolunmasına, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...'in yargılama sırasında vefat etmesi nedeniyle, davalının mirasçılarını gösterir veraset ilamı dosya arasına alınarak, mirasçıları davaya dahil edilmiştir.
MAHKEME KARARI
: İstanbul Anadolu 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2023 tarihli ████████ E. - ████████ K. sayılı kararıyla; "...Bono, bağımsız borç ikrarını içeren ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedidir. İmzası davacı tarafça ikrar edilmiş bonoya dayalı takip yapılmıştır. Bir davada ileri sürülen vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf o vakıayı ispat etmelidir. Bu nedenle bononun bedelinin ödendiği iddialarının yazılı delille ispatı zorunludur. HMK.nın m.189/3 maddesindeki amir hükmüne göre “Kanunun muayyen bir delil ile ispatını emreylediği hususlar başka suretle ispat olunamaz. ” HMK 201.maddesi dikkate alındığında usul hukukumuzda senede karşı senetle ispat zorunluluğu ilkesi kabul edilmiştir. Davacının bu konuda Savcılığa yaptığı şikayet de takipsizlikle sonuçlanmıştır. Davalı senedin hamili 3.kişi olup, davacı-keşidecinin lehdara karşı ileri sürdüğü şahsi defiye dayanarak işbu davayı açmış, davalıya karşı başka bir şahsi def'i veya mutlak bir def'i ileri sürmemiştir. Davalı iyiniyetli 3.kişi hamili olup, çekin lehdarına karşı ileri sürülen defiler kendisine karşı ileri sürülemediği gibi, TTK'nın 687. Maddesine göre davalının dava konusu çekleri iktisap ederken, bile bile davacı-borçlunun zararına hareket ettiğinin ispatlanması gerektiği,ancak bu hususa ilişkin bir davacı tarafça ispat yükünün yerine getirilmediği, buna ilişkin bir delil sunulamadığı," gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
: Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; Mahkemece tanıklarının dinlenmediğini, olayları bilen tanıkların dinlenmemesi nedeniyle adalete ulaşma yolunun kapatıldığını, Müvekkilinin davaya konu bonoları ödediği e borcun ödendiğine dair yazı aldığı halde, cirantalarla birlikte hareket eden davalıya senedin verildiğini, Cirantalar ile davalı arasında ticari ilişki bulunmadığını, davalının müvekkilinin maddi durumunu bildiği için maddi menfaat elde etmek için senetleri icraya koyduğunu, müvekkilinin bu süreçte sürekli cirantalarla iletişim halinde olduğunu, davalının bu durumu bilmemesinin mümkün olmadığını, Yargıtay kararlarına göre, emre muharrer senetlerin karşılıksız olduğunu bile bile devralan kimsenin iyi niyetinin söz konusu olamayacağına göre, kendisine karşı bedelsizlik iddiasının ileri sürülebileceğini, Davalının bile bile müvekkilinin zararına hareket ettiğini, Mahkemece bu durumun ispatlanmasına izin verilmediğini, eksik inceleme yapılması ve delillerin mahkemede değerlendirilmemesi nedeniyle kararın bozulması gerektiğini belirterek, İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
: İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; alacaklının ..., borçluların ..., ... ve ... oldukları, 301.454,97 TL alacak için █████/2021 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının 16.000,00 TL Miktarlı █████/2017 Tanzim Tarihli,█████/2019 Vade Tarihli Senet 16.000,00 TL Miktarlı █████/2017 Tanzim Tarihli,█████/2019 Vade Tarihli Senet 16.000,00 TL Miktarlı █████/2017 Tanzim Tarihli,█████/2019 Vade Tarihli Senet 16.000,00 TL Miktarlı █████/2017 Tanzim Tarihli,█████/2019 Vade Tarihli Senet 16.000,00 TL Miktarlı █████/2017 Tanzim Tarihli,█████/2019 Vade Tarihli Senet 16.000,00 TL Miktarlı █████/2017 Tanzim Tarihli,█████/2019 Vade Tarihli Senet 16.000,00 TL Miktarlı █████/2017 Tanzim Tarihli,█████/2018 Vade Tarihli Senet 16.000,00 TL Miktarlı █████/2017 Tanzim Tarihli,█████/2019 Vade Tarihli Senet 16.000,00 TL Miktarlı █████/2017 Tanzim Tarihli,█████/2019 Vade Tarihli Senet 16.000,00 TL Miktarlı █████/2017 Tanzim Tarihli,█████/2019 Vade Tarihli Senet 20.000,00 TL Miktarlı █████/2017 Tanzim Tarihli,█████/2020 Vade Tarihli Senet 16.000,00 TL Miktarlı █████/2017 Tanzim Tarihli,█████/2019 Vade Tarihli Senet 16.000,00 TL Miktarlı █████/2017 Tanzim Tarihli,█████/2019 Vade Tarihli Senet 16.000,00 TL Miktarlı █████/2017 Tanzim Tarihli,█████/2019 Vade Tarihli Senet olduğu tespit edilmiştir. Takibe konu bonolar incelendiğinde; keşidecinin Lütfi Köşker, lehtarın ... olduğu, bonolarda sırasıyla ..., ... ve ...’in cirolarının bulunduğu, bono niteliğini haiz oldukları tespit edilmiştir.Davalı ...'e ait Kartal ... Noterliği tarafından düzenlenen █████/2023 tarihli, ... yevmiye numaralı Mirasçılık Belgesi incelendiğinde; davalının█████/2022 tarihinde öldüğü, geride mirasçı olarak ..., ..., ..., ... ve ...'in kaldıkları tespit edilmiştir.Davacı tarafından dava dilekçesinin ekinde sunulan belge örnekleri incelendiğinde; █████/2021 tarihli belgede "... tarafından ...'ye senetler verilmiş, ... tarafından tarafıma ciro edilmiştir. Tarafımdan ...’ya ciro edilen senetler de dahil ...’den ve ...’den herhangi bir alacağım bulunmamaktadır. Bu yazının yazıldığı tarihe kadar Lütfi Köşker ve ...’den bir alacağım olmadığını beyan ederim." yazıldığı ve altında ...’nin adının ve imzasının yer aldığı tespit edilmiştir. █████/2021 tarihli belgede "...'den herhangi bir alacağım yoktur" yazısının ve ...'nin adının ve imzasının yer aldığı, Ayrıca bir kısım vergi ödemelerine ilişkin belge örnekleri sunulmuştur. İstanbul Anadolu C. Başsavcılığının ███████████ Sor. Sayılı soruşturma dosyası incelendiğinde; şikayetçinin Lütfi Köşker, şüphelilerin ..., ... ve ... oldukları, dolandırıcılık ve bedelsiz senedi kullanma suçlarından soruşturma yapıldığı ve █████/2022 tarihli, █████████ Karar sayılı kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği tespit edilmiştir.
G E R E K Ç E
: Dava, icra takibinden sonra açılan borçlu olmadığının tespiti davasıdır.Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.İcra takibine ve davaya konu edilen bonoların keşidecisi davacı olup, davalı ise son hamil durumundadır. Davacı tarafından dosyaya sunulan iki adet belgede bonolarda lehtar olan ... ile sonraki ciranta ...’nin davacıdan alacakları bulunmadığına dair beyanlarının yer aldığı, ancak davaya konu bonolardan açıkça söz edilmediği tespit edilmiştir. Bonoların keşidecisi olan davacı, lehtar ve davalıdan önceki cirantaya karşı ileri sürebileceği senetlerin ödendiğine dair defiyi son hamil olan davalıya karşı ileri süremez. Bonolar kayıtsız ve şartsız borç ikrarını içerdiğinden, davacının bu bonolar nedeniyle borçlu olmadığını ispat etmesi gerekir. HMK’nun 201. maddesi uyarınca da bu durumun senetle ispat edilmesi zorunludur. Bu nedenle Mahkemece davacının tanıklarının dilenmemesinde hukuka aykırılık yoktur.Davacı tarafından davaya konu bonoların bedelsiz oldukları veya son hamil olan davalıya ödendiklerine dair yazılı bir delil sunulmadığı, davalı hakkında başlatılan ceza soruşturmasının takipsizlikle sonuçlandığı, davalının davaya konu bonoların lehtara veya önceki cirantaya ödendiğini bilerek davacının zararına hareket ettiğine dair de delil bulunmadığı, mevcut delil durumuna göre Mahkemece davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 615,40 TL maktu harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu █████/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!