Anahtar kelimeler: Sakarya Kocaeli Ret Kaldırma Terkini Yapan Sayisi Yol Veren Dayanan

MAHKEMESİ
: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk DairesiSAYISI
: █████████ Esas, ████████ KararKARAR
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: Kocaeli 7. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ Esas, ███████ KararTaraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Kocaeli ili, ..., ........., Mahallesi 736 ada 13 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın tapudan yol olarak terkinini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu Kocaeli ili, ..., Gündoğdu Mahallesi 736 ada 13 parsel sayılı taşınmazın 121,05 m²lik kısmının yol yapım amacıyla kamulaştırıldığını, mevcut imar durumunda görüleceği gibi taşınmazın uygulama görmüş imar parseli olduğunu, kısmi istimlak sebebiyle taşınmazın fiziki konumu ve mevcut yollarla bağlantısının bozulacağını, taşınmaza düşük değer biçilmiş olduğunu, aynı alanda uygulama görmemiş yerlere de mertekare olarak aynı değer verildiğini, yapılacak yol kotunun, mevcut zemine göre farklılık taşımasının değer kaybını artıracağını belirterek tarla niteliğinde kamulaştırılan Gündoğdu Mahallesi 3147, 3150, 3148, 958 parsellerin istimlak işlem örneklerinin dikkate alınarak karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile tapudan yol olarak terkinine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükmedilen kamulaştırma bedeline dava tarihinden 4 ay sonrası olan tarihten itibaren karar tarihine kadar geçen süre için yasal faiz işletilecek ise de ilk karar tarihi olan 03.03.2020 tarihine kadar yasal faiz işletilebileceğini, davalarının kabulüne karar verilmesine rağmen davalı tarafa vekâlet ücretine hükmedilip davacı kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmediğini, yerel mahkemece bilirkişi raporlarına itirazlarının değerlendirilmediğini, teknik ve hukuki yönden eksik ve hatalı olan bilirkişi raporuna dayanarak hüküm kurulmasının isabetsiz olduğunu, taşınmazın arsa vasfında değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, taşınmaz bir an için arsa olarak kabul edilse bile, emsal seçiminin doğru olmadığını, emsal taşınmazın 860 m²sinin satış gördüğünü, bu durumun bu satışın özel amaçlı satış olduğunun göstergesi olduğunu, emsal olarak alınan satışların kimler arasında yapıldığının belli olmadığını, raporun bu yönüyle de eksik ve hatalı olduğunu, bilirkişilerce değeri yüksek taşınmazların emsal alınmasının bedel artırma amacına yönelik olduğunu, yine bilirkişilerce dava konusu taşınmazın metrekare değeri belirlenirken objektif kriterleri dikkate almaksızın soyut bir takım değerlendirilmelerde bulunulduğunu, dava konusu taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan kısmında meydana geleceği hesaplanan %40 değer düşüklüğünün hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının eksik inceleme sebebiyle kaldırılmasını ve müvekkili idare lehine karar verilmesini talep etmiştir.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi heyetince taşınmazın arsa vasfında olduğunun kabulü ile emsal incelemesi yapılmak ve buna göre dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın konum, nitelik ve vergi beyanları itibarıyla karşılaştırma yaparak benzer özellikleriyle üstün ve eksik yanlarını da belirtmek suretiyle kıyaslayarak dava konusu taşınmazın değerini belirlemelerinde ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ████████ numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin █████████ başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alındığında davanın niteliği gereğince davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; ilk karar tarihine kadar faiz işletilmesi gerektiğini, idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda eksik ve hatalı değerlendirme yapıldığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.2. İlgili Hukuk1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi.3. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Arsa niteliğindeki davaya konu Kocaeli ili, ...,........., Mahallesi 736 ada 13 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak adil ve hakkaniyete uygun olarak tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesi, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmesi yerindedir.3. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararından sonra verilen ikinci kararla derhal ödenmesine karar verilen bedele dava tarihinden 4 ay sonrasından ikinci karar tarihine kadar faiz işletilmesi doğrudur.4. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ████████ numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin █████████ başvuru numaralı, 01.06.2019 gün 30791 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alındığında davanın niteliği gereğince davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.5. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.