Anahtar kelimeler: Yağtığını Periyotlarda Edişlerin Ediş Çatı Yakınını İmtina İmalatlar Üstlendiği Taşeron

T.C.
İSTANBUL4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili █████/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; tarafların, ... bina çatı işlerinin davacı tarafından yapılması hususunda 03.05.2021 tarihli "Taşeron Sözleşmesi" hükümleri doğrultusunda anlaştıklarını, süreç içerisinden davalının talep ettiği ek imalatlar da davacı tarafından yerine getirildiğini, davacının üzerine düşen ifa yükümlülüğünü yerine getirmesine rağmen davalı tarafın hak ediş ödemelerini yapmaktan imtina ettiğini, oysa "Taşeron Sözleşmesi"nin 3. Maddesinde görüleceği üzere, hak edişlerin en geç 15 günlük periyotlarda yapılması gerektiğini, davacının üstlendiği işin tamamına yakınını yağtığını fakat geriye kalan iş için davalı tarafından temin edilmesi gereken malzemeler süresinde temin edilemediğinden, iş sürüncemede kaldığını, bu nedenle kesin hak ediş yapılamadığını, bu esnada davacının bitirilen kısım yönünden hak edişini almak üzere davalı tarafa 22.11.2021 tarih ve .. numaralı 146.898,20 TL bedelli faturayı tanzim edildiğini, fakat davalı taraf haksız bir şekilde gerek mail yoluyla gerekse de ... 8. Noterliğinin ...Tarih ...yevmiye numaralı ihtarnamesi ile faturaya itiraz ettiğini, faturaya itiraz, yasal süresinden sonra yapıldığını, davalı tarafın önceki hak edişlerden olan borcu ve yukarıda bilgileri arz edilen faturadan kaynaklı borcu olmak üzere toplam 262.500,22 TL borcu bulunduğunu, açıklanan bu nedenlerle; davalının ... 9. İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyaya yaptığı haksız itirazının iptali ile takibin devamına, davalının haksız itirazı nedeniyle, alacak tutarının %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili █████/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı Şirket tarafından gerçeğe aykırı taleplerle davalı Şirket aleyhine 21.01.2022 tarihinde ... 9. İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, söz konusu dava dosyasından düzenlenen ödeme emrinin davalı Şirkete TK. m. 35'e göre tebliği üzerine; 23.02.2022 tarihinde davalı Şirket adına itiraz edildiğini, itiraz üzerine İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulduğunu, davaya konu işin ana yüklenicisi, ...Tic. A.Ş. ve alt yüklenicisi ... Ltd. Şirketi olduğunu, davacı şirketin davalı Şirketin üstlenmiş olduğu işlerden ... binası çatı ve kompozit panel işlerini yapan alt taşeron firma olduğunu, davalı şirket 11.06.2021 tarihinde söz konusu işe başladığını, birçok tedarikçi firma ve usta ekibiyle beraber 16.02.2022 tarihinde uhdesindeki ve yükümlü olduğu tüm işleri eksiksiz olarak yapıp teslim ederek projeyi sonlandırdığını, davalının yaptığı tüm işlerle alakalı bütün tedarikçi ve personeline ödemelerini eksiksiz yapmış olup bu hususta hiçbir tedarikçi veya personele borcu bulunmadığını, davacı şirket tarafından, caka makinası ile sahada ve yerinde yapılması gereken kenet büküm işleri de yapılmaktan kaçınılmıştır. Bu nedenle sac büküm işleri başka bir firmanın atölyesinde Müvekkil Şirket tarafından yaptırılmak zorunda kalındığını, davalı şirketin davacı Şirketin söz konusu edimlerini yerine getirmediği için ciddi bir büküm bedeli ödemek zorunda kaldığını, açıklanana bu nedenlerle; davacının tüm talepleri yönünden davasının reddine, davacı şirketin açık suiniyeti nedeniyle dava konusu asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere Davacı Şirket aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin de davacıya yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER
: ... 9. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyası, BA/BS formları, Sözleşme ve İhtar, Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı.GEREKÇE
: Dava, sözleşme ve faturadan kaynaklı alacak nedeniyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.Huzurdaki davada taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında bir borç ilişkisi bulunduğu iddia edilmiş, sözleşme kapsamında davacı yanca verilen hizmet karşılığı hazırlanan faturaların davalı yana tebliğ edildiği, davalı yanca hizmetin verilmediği gerekçesiyle bir kısım faturaların ödenmediği ve uyuşmazlığın bu ilişkiden kaynaklı bir kısım fatura alacağına dayandığı anlaşılmaktadır.Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır.Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir.İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.Somut olayda davalı yan icra dosyasına yapmış olduğu itirazda borçlu olmadığı beyanında bulunmuş, huzurdaki davada davalı yan cevap dilekçesi ile davacının ifasını gerektiği yapmadığı ve davacının alacağının bulunmadığı savunması yapılmıştır. Bu durumda ispat yükü davacı yanda olduğu görülmekle, ticari ilişki ve sözleşme karşılığı hizmetin verilip verilmediği, alacağın ticari kayıtlara nasıl işlendiği ve davacının alacaklı olup olmadığı hususunda tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesine karar verilmiştir.HMK'nun 222/3 maddesi; "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünü içermektedir. Bununla beraber Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. ... K. ... sayılı kararında; "Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatının gerektiği düzenlendiğinden, ticari defterlerin kesin delil olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde belirtildiği üzere HMK'nun 222'deki şartları oluştuğunda ticari defterlerin ispat gücü bakımından sahibi lehine kesin delil niteliği taşıdığı kabul edilecektir.Yukarıda kapsamda Mahkememizce taraflara ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, bilirkişi olarak atanacak mali müşavir bilirkişiye bildirilmesine, taraf vekillerinin inceleme gün ve saatinde ticari defter ve belgelerini ibraz etmesi, aksi takdirde ibrazdan kaçınmış sayılacağı duruşmada ihtar edilmiş, davalı yanca ticari defter ve kayıtlar hazır edilmiş ancak davacı yanca ticari kayıtları sunulmadığından, davacı yanın ticari kayıtları ibrazdan kaçındığı kabul edilmiştir.Sözleşme kapsamında davacı yanca hizmetin gereği gibi verilip verilmediği, hangi taraf.a sözleşmenin ihlal edildiği, eksik ödeme olup olmadığı hususunda bilirkişi heyetince inceleme yapılması gerekmekte ise de; Mahkememiz ön inceleme durumasının 5 nolu ara kararı gereği davacı yanca inceleme gün ve saatinde ticari defter ve belgelerini ibraz etmediği ya da ticari defter ve kayıtların bulunduğu adresi bildirmek suretiyle yerinde inceleme talebinde bulunmadığı anlaşılmakla davacı yanın ticari defter ve kayıtlarını ibrazdan kaçınmış sayılmasına, karar verilmiştir.Davacı vekilinin ön inceleme duruşması ara kararına rağmen ne ticari kayıtlar sunulmuş ne de bilirkişi ücreti ikmal edilmemiştir. Davacı vekilinin █████/2025 tarihli duruşmasındaki beyanından yeniden süre verilmesi sonrasında da ara kararların gereğinin yerine getirilmeyeceği, şirket yöneticisinin ülke dışında olmasının ve aradan geçen 4 aylık süreye rağmen hiçbir işlemin yapılmaması, ticari şirketlerin işleyiş usulü ile uyumlu olmadığı anlaşılmakla davacı yanın bilirkişi incelemesinden vazgeçmiş sayılmasına, davalı yanca mevcut aşama itibariyle bilirkişi incelemesi talebinin olmadığı ve bilirkişi ücretinin yatırılmayacağı belirtilmekle davalı yanın bilirkişi incelemesinden vazgeçmiş sayılmasına, dava dosyasının mevcut delil duruma göre değerlendirilmesine karar verilmiştir. Dava dosyasının mevcut haliyle ticari kayıtlar sunulmaksızın ve bilirkişi incelemesi yapılmaksızın karar verilemeyeceği anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiştir.Açılan davada davalı yan kötüniyet tazminatı talep ettiği anlaşılmakla, İİK 72. maddesi kapsamında kötüniyet tazminat talebinin ispatlanamadığından ve şartları oluşmadığından reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre;1-Davanın REDDİNE,2-Davalı vekilinin kötüniyet tazminat talebinin ispatlanamadığından ve şartları oluşmadığından REDDİNE,3-Alınması gereken 615,40 TL peşin harçtan, alınan 3.170,35 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 2.554,95 TL harcın karar kesinleştiğinde davacı yana iadesine,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,5-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddolunan kısım üzerinden hesaplanan 41.375,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-Yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde bakiye kısmının yatıran tarafa iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025Katip¸e-imzalıdırHakim¸e-imzalıdır