Anahtar kelimeler: Alınma Açığa Fetö İltisak Parasal Süreci Meslekte Meslekten İrtibatının Olağanüstü

T.C.
D A N I Ş T A YİDARİ DAVA DAİRELERİ KURULUEsas No
: █████████Karar No
: ████████TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... KuruluVEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI)
: ...İSTEMİN KONUSU
: Danıştay Beşinci Dairesinin █████/2022 tarih ve E:████████, K:█████████ sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ...tarih ve ... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun... tarih ve ... sayılı kararının iptali, bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların açığa alınma tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.Daire kararının özeti
: Danıştay Beşinci Dairesinin █████/2022 tarih ve E:████████, K:█████████ sayılı kararıyla;Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek işin esasına geçilmiş,"Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;Davacı hakkında silahlı terör örgütüne üyelik suçundan açılan adli soruşturma sonucunda ... Cumhuriyet Başsavcılığının ...arih ve Sor. No:..., K:... sayılı kararıyla kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği ve anılan kararın █████/2018 tarihinde kesinleştiği,Davacının eşi ile ilgili tespitler yönünden, davacının eşi S.E.E. hakkındaki tespitlerde ve S.E.E.'nin açtığı Dairelerinin E:... sayısına kayıtlı dava dosyasına sunulan belgelerde, davacıyı FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkilendirecek herhangi bir hususa yer verilmediği gibi davacının eşi S.E.E.'nin Dairelerinin E:... sayısına kayıtlı olarak açtığı davada da dava konusu işlemin iptaline karar verildiği anlaşıldığından, davacının eşi S.E.E.'nin meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiş olması ile buna dayanak gösterilen tespitlerin davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatını ve/veya iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varıldığı,Dijital materyallerin incelenmesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporu yönünden, davacının dijital materyallerin incelenmesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporu içeriğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisaklı olduğundan bahisle kapatılan/kayyum atanan/erişimi engellenen zaman.com.tr ve aktif haber isimli internet sitelerine AB38098 kullanıcı ismi ile erişim sağlandığına dair dijital kalıntıların bulunması hususunun davacının FETÖ ile irtibat ve/veya iltisaklı olduğunu gösterir delil niteliğinde olduğu ileri sürülmüşse de, sadece bu sitelere giriş yapılmış olmasının davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakı bulunduğunun göstergesi olarak kabulüne olanak bulunmadığı; netice itibarıyla, davacı hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararda davacının FETÖ ile bağlantılı internet sitelesine giriş yaptığına ilişkin dijital kalıntılar bulunduğuna ilişkin tespitlerin davacının FETÖ ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmediği,Çocuklarının örgüte müzahir okullarda eğitim kaydı yönünden, davacının eğitim saiki dışında örgütsel saikle çocuklarını örgüte müzahir okullara gönderdiğine dair somut herhangi bir tespit, tanık beyanı ya da başkaca bilgi ve belgenin dava dosyasında bulunmadığı gibi davalı idarece de dosyaya sunulmadığı görüldüğünden, anılan tespitin davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan yeterli bir delil olarak değerlendirilmediği,Davacıyla ilgili soruşturma bilgisi yönünden, Dairelerince yapılan ara kararına davalı idare tarafından verilen cevapta, davacı hakkında Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... esas sayılı (Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ...sayılı) disiplin dosyası dışında FETÖ/PDY örgütü ile bağlantılı olarak yürütülen veya sonuçlandırılan başka idari soruşturma bulunmadığının belirtildiği, öte yandan bu disiplin soruşturması kapsamında davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı ve irtibatına ilişkin varsa elde edilen bilgi ve belgelerin neler olduğu ortaya konulmadığından, söz konusu soruşturmanın davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı ve irtibatı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde dikkate alınmadığı,Davacı hakkında ihbar, şikayet ve disiplin evrakı bilgileri yönünden, dava dosyasına sunulan ve davacı hakkında FETÖ'nün talimatlarıyla yurt dışından teknik destek dinleme böcek cihazları getirtilerek İstanbul Emniyet Müdürlüğünde görevli bazı şahıslar ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı başmüfettişlerinin bazılarının bilgileri dahilinde yurt dışından getirilen emtianın geçirilerek FETÖ cemaati ile birlikte hareket ettikleri iddiası karşılığında Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla ihbarın işleme konulmamasının teklif edildiği, bir diğer şikayet konusunun ise bir firma tarafından sahte bir senede dayanarak şikayetçi İ.Ç. hakkında icra takibi yapılması ve müştekinin müracaatı üzerine yakınmaya konu olmayan başka bir senedi esas alarak iftira suçundan yakınan hakkında dava açtığından bahisle yapılan şikayetin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla işleme konulmamasının teklif edildiği, ayrıca davacının FETÖ/PDY üyesi olduğu yönünde yapılan ihbar/şikayetlere yönelik dosyanın Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin...sayılı dosyasında birleştirilmesine karar verildiği görülmüş olup, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve/veya iltisaklı olduğunu gösterir delil niteliğinde olduğu belirtilen ihbar/şikayet dilekçeleri üzerine davacı hakkında herhangi bir işlem yapıldığına ilişkin olarak dava dosyasına bilgi ve belge sunulmadığının görüldüğü,Netice itibarıyla, davacı hakkındaki ihbar / şikayetlerin davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı sonucuna varıldığı,Sosyal çevre bilgileri yönünden, Dairelerinin ara kararı ile davalı idareye davacı hakkında sosyal çevre araştırmaları sonucunda elde edilen bilgi ve belgelerin neler olduğunun sorulduğu, davalı idarece söz konusu ara kararına verilen █████/2021 tarihli cevapta, davacı hakkında sosyal çevre araştırmaları sonucunda elde edilen bilgi ve belgelerin, gerek davacının görev yaptığı mahalden gerekse diğer kurumlardan intikal eden ve işlem tesisinde Kurul kanaatinin oluşmasına destek olan her türlü veri ve bilgiler olduğunun belirtildiği görülmekle birlikte, anılan veri ve bilgilerin davalı idarece dava dosyasına somut bir şekilde sunulmadığının anlaşıldığı; netice itibarıyla, davacı hakkında somut bir tespiti içermeyen sosyal çevre bilgilerinin, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan delil olarak değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı,Kimse Yok Mu Derneğine bağış yönünden, davacının ... Cumhuriyet Savcılığına vermiş olduğu ifadesinde, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü ile iltisaklı kurumlardan oldukları gerekçesiyle olağansütü hal kapsamında çıkarılan kanun hükmünde kararname ile kapatılan Kimse Yok Mu Derneğine bağışta bulunduğunu belirttiği, bununla birlikte, FETÖ/PDY örgütü ile bağlantılı Kimse Yok Mu Derneğine yaptığı bağışın süreklilik ve yeknesaklık arz etmediği ve söz konusu bağışın örgütsel saiklerle yapıldığına ilişkin davalı idarece dosyaya herhangi bir bilgi-belge sunulmadığının görüldüğü; netice itibarıyla, davacının adı geçen Derneğe bağış yapması başka delillerle de desteklenmediğinden, belirtilen hususun tek başına davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatlı sayılması için yeterli bir delil olarak değerlendirilmediği belirtilerek,Dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalı idarece bakılmakta olan dosyada davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplarla iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğuna ilişkin yeterli delil sunulmadığı, sunulan delillerin ise davacının iltisakı veya irtibatını ortaya koyacak yeterlilikte ve nitelikte olmadığı, ayrıca ilgili kamu kurumları ve özel kuruluşlarca Dairelerinin █████/2021 tarihli ara kararına verilen cevaplarda da davacının iltisakını ve/veya irtibatını ortaya koyan herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığının anlaşıldığı,Bu nedenle, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle tesis edilen dava konusu kararlarda hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı,Dava konusu kararlarda hukuka uyarlık görülmediğinden, davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği,Öte yandan, davalı idarece, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını ortaya koyacak nitelikte delillerin tespit edilmesi halinde yeniden işlem tesis edilebileceği gerekçesiyle,Dava konusu kararların iptaline ve davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davalı idare tarafından, usule ilişkin itirazlarının karşılanmadığı, dava konusu işlemin bir disiplin işlemi olmadığı, Dairece davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle irtibat ve iltisaklı olduğu noktasında katı bir bakış açısıyla sonuca varıldığı, davacının hâkimlik ve savcılık mesleğinde kalmasının uygun olup olmaması yönünden yapılan değerlendirmede sübut derecesinin aranmasının usul ve yasaya aykırılık oluşturduğu; Dairenin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatları nedeniyle meslekten çıkarılmalarına karar verilen hâkim ve savcılar tarafından açılan davalarda verdiği bir kısım ret kararlarında yer alan değerlendirmeler ile işbu dosyadaki gibi verilen iptal kararlarının gerekçelerinde ciddi çelişkiler bulunduğu; davacının sosyal çevresi anlamında en yakını kabul edilebilecek eşi S.E.E.'nin hâkim olarak görev yapmakta iken örgütle irtibat ve iltisakı nedeniyle meslekten çıkarılmasına karar verilmiş olması, davacının çocuklarını örgüte müzahir okullara gönderdiğini ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı kurumlardan oldukları gerekçesiyle olağansütü hal kapsamında çıkarılan kanun hükmünde kararname ile kapatılan KİMSE YOK MU derneğine bağışta bulunduğunu belirten beyanı, davacıya ait dijital materyaller üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi üzerine düzenlenen raporda yer alan, davacının FETÖ/PDY ile iltisaklı olduğundan bahisle kapatılan/kayyum atanan/erişimi engellenen zaman.com.tr ve aktif haber isimli internet sitelerine ... kullanıcı ismi ile erişim sağladığına dair dijital kalıntıların bulunduğuna ilişkin tespit ve davacı hakkındaki ihbar/şikayet dilekçelerindeki davacının FETÖ/PDY terör örgütüyle iltisaklı veya irtibatlı olduğuna yönelik beyanlar birlikte değerlendirildiğinde, Kurulda davacının FETÖ/PDY terör örgütüyle iltisaklı veya irtibatlı olduğu yönünde kanaat oluştuğu; davacı hakkındaki kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar dava konusu işlemi kusurlandırmadığından, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olup olmadığına dair uyuşmazlığın dosya içerisindeki tüm bilgi ve belgeler incelenerek ve resen araştırma ilkesi uyarınca gerekli araştırmalar yapılarak sonuçlandırılması gerektiği; 667 sayılı KHK ve 6749 sayılı Kanun uyarınca meslekten çıkarılan yargı mensuplarının 685 sayılı KHK kapsamında Danıştayda açtıkları davalardaki parasal-özlük hak, maddi/manevi tazminat ve faiz talepleri yasal dayanaktan yoksun olduğundan reddi gerektiği, söz konusu parasal/özlük hak ve faiz taleplerinin dava tarihinden itibaren dikkate alınabileceğine dair yerleşik Danıştay içtihatlarına aykırı taleplerin kabulünün mümkün olmadığı, dava konusu işlemde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığından, parasal hak, maddi ve manevi tazminat ile faiz taleplerinin de reddi gerektiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
:Davacı tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Kurulumuzun █████/2023 tarihli ara kararına davalı idarece verilen cevaba ilişkin bilgi ve belgelerin dosyaya sunulması üzerine, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;"a)Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,b)Hukuka aykırı karar verilmesi,c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.Öte yandan, parasal hakların ödenmesinde, davacının meslekten çıkarıldığı tarihten, iptal kararı uyarınca mesleğe iade edildiği tarih arasında geçen dönemde varsa tespit edilecek çalışmaları karşılığında edindiği gelirin mahsup edilmesi gerektiği tabiidir.Ayrıca, Daire kararında atıfta bulunulan davacının eşi S.E.E.'nin, meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin kararın iptaline ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin █████/2022 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararı, Kurulumuzun █████/2024 tarih ve E:█████████, K:████████ sayılı kararıyla kesin olarak onanmıştır.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu kararların iptaline, davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu █████/2022 tarih ve E:████████, K:█████████ sayılı kararının ONANMASINA,3. Kesin olarak, █████/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.KARŞI OYX- Dava; FETÖ/PDY örgütü ile iltisak ve irtibatı sabit görülen davacının; yargıya mensubiyetinin uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali ve bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların açığa alınma tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.Anayasa'nın 138. maddesinde, hâkimlerin bağımsızlığı vurgulanmış ve vicdani kanaatlerine göre hüküm vermeleri gerektiği belirtilmiş, hiçbir organ veya kişinin mahkemelere veya hâkimlere emir veya talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği veya tavsiye ve telkinde bulunamayacağı vurgulanmıştır. 139. maddesinde ise hâkim ve savcıların görevlerinin sona ermesi sonucunu doğuran işlemler, disiplin cezaları ve meslekte kalmalarının uygun olmadığı yönünde verilen kararlar olarak ikiye ayrılmıştır. █████/1983 tarih ve 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun "Hâkimlik ve savcılık görevlerinin sona ermesi" kenar başlıklı 53. maddesinde de disiplin cezası niteliğindeki meslekten çıkarma işlemi ile hâkimlik ve savcılık görevinin sona ermesi sonucunu doğuran diğer işlemler ayrı ayrı belirtilmiştir.Dolayısıyla 667 sayılı KHK'nın 3. maddesi uyarınca hâkim ve savcıların meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin kararların, bu kişilere disiplin cezası verilmesine ilişkin kararlardan ayrı nitelikte olduğu konusunda duraksama bulunmamaktadır.667 sayılı KHK'nın 3. maddesi uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen yargı mensuplarının, "meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan "olağanüstü tedbir" niteliğindedir.Bu kapsamda, ülkenin içinde bulunduğu tehdidin ortadan kaldırılması ve bozulan kamu düzeninin ivedi şekilde yeniden tesis edilmesi amacıyla 667 sayılı KHK'nın 3. maddesi ile "terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen" üstün kamu gücü yetkisi kullanma ayrıcalığına sahip bu kişiler hakkında uygulanmak üzere olağan dönemdeki yaptırımlardan farklı olarak olağanüstü nitelikte yeni bir tedbir getirilmiştir.Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibat, anayasal düzene sadakat yükümlülüğünün yitirildiğini ortaya koyan ve hâkim ve savcılar hakkında bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Yukarıda yer verilen yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan tedbirin uygulanabilmesi için yeterlidir. Nitekim davalı idare, yargı mensupları hakkında aldığı meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin kararları, anılan yargı mensuplarının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisaklarının sabit olduğu gerekçesiyle tesis etmiştir.Anayasa Mahkemesi █████/2019 tarih ve E:███████, K:███████ sayılı kararında iltisaklı kavramını "kavuşan, bitişen, birleşen", irtibatlı kavramını ise "bağlantılı" olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.Bu bağlamda, üstün bir kamu gücü yetkisi niteliğindeki yargı yetkisini kullanan yargı mensupları yönünden örgüt ile irtibat ve iltisak hususu değerlendirildiğinde, yetki ve nüfuzlarını kullanarak örgütün amaçlarını gerçekleştirmesi için ya da örgütün talimatları doğrultusunda kendilerine veya başkalarına yarar sağlamak için birtakım hal ve hareketlerde bulunmak suretiyle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüklerini ihlal ettikleri yönünde bir kanaat oluşması halinde örgüt ile irtibat ve iltisaklarının bulunduğunu söylemek mümkün olacaktır.Dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinden;Davacının çocuklarını örgüte müzahir okullara gönderdiği ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı kurumlardan oldukları gerekçesiyle olağansütü hal kapsamında çıkarılan kanun hükmünde kararname ile kapatılan Kimse Yok Mu Derneğine bağışta bulunduğunu belirten beyanı, davacının sosyal çevresi anlamında en yakın kişi olan eşi S.E.E.'nin hâkim olarak görev yapmakta iken FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibat ve iltisaklı olduğu gerekçesiyle meslekten çıkarılmasına karar verilmiş olması ve davacı hakkındaki ihbar/şikayet dilekçelerindeki davacının FETÖ/PDY terör örgütüyle iltisaklı veya irtibatlı olduğuna yönelik beyanlar birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmış olup, üstün bir kamu gücü niteliğindeki yargı yetkisini kullanan davacının meslekte kalmasının uygun olmadığı anlaşıldığından, meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun dava konusu kararında hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddi gerekmekte iken, aksi bir gerekçe ile işlemi iptal eden Daire kararında hukuki isabet görülmemiş olup; davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ve Daire kararının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.