Anahtar kelimeler: Görkem Yoklama Darlığından İstemli İleriye Yoğunluğu Ötürü Ret İlamına Dinlenildikten

MAHKEMESİ
:Ticaret MahkemesiSAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararHÜKÜM
: RetTaraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 27.02.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Avukat Görkem Dizarlı ile davalı ... vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalılardan ... arasında düzenlenen 18.09.2003 tarihli sözleşme ile davacının Çolak Boya San. ve Tic. A.Ş.'nin %50 hissesini devrettiğini, hisse satış bedelinin 1.500.000,00 USD olarak kararlaştırıldığını, 750.000,00 USD'nin nakit, 750.000,00 USD'nin iki yıl içinde ödeneceğini, 510.000,00 USD kısmi ödeme yapıldığını, bakiyesinin ve 2 yıl içinde ödenecek tutarın ödenmediğini, böylece müvekkilinin 990.000,00 USD alacağının bulunduğunu iddia ederek 990.000,00 USD'nin vadeden itibaren işleyecek ticari faizi ile tahsiline, aynen ifanın mümkün olmaması hâlinde sözleşmenin feshi ile davalının ortaklık payının iptaline, bu durumda borcun ifa edilmemesinden doğan munzam zarardan önceden ödenen 510.000,00 USD'nin tenkisi ile bakiyesinin tahsilini talep etmiş, davacı vekili 14.03.2013 tarihli celsede, davalı ... hakkındaki davasından feragat etmiştir.II. CEVAPDavalı ... vekili cevap dilekçesinde; alacağın zamanaşımına uğradığını, davacının 2008 yılında da %10 hissesini müvekkiline devrettiğini, 2003 yılından 990.000,00 USD alacak iddiası varken 5 yıl sonra tekrar hisse devri yapmasının iddiaları dayanaksız bıraktığını, müvekkilinin daha fazla ödeme yaptığını, 750.000,00 USD'lik ikinci kısım ödemenin ancak şirketin iki yıllık kârından müvekkili Gürbüz'e düşecek paydan yapılacağını, bu şartın tahakkuk etmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Mahkemece Verilen KararMahkemenin 06.06.2018 tarih, ████████ E. ve ████████ K. sayılı kararı ile iddia, savunma, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, hisse devrine konu dava dışı şirketin devirden sonraki 2004 ve 2005 yıllarında, hatta 2010 yılına kadar zarar ettiği, ortaklara dağıtılabilecek kârın bulunmadığı, bu durumda sözleşmede 3. tip ödeme olarak nitelendirilen 750.000,00 USD'lik ödeme için muacceliyetin şirketin iki yıl içinde kârının bulunup bulunmadığını belirleyen sürecin tamamlanması ile başlayacağı, 18.09.2003 tarihli protokolün ifadesi de gözetildiğinde iki yıllık sürenin dolduğu 18.09.2005 tarihinde zamanaşımı süresinin işlemeye başlayacağı, bu sebeple 3. tip ödeme için dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolmadığı, protokolün 3. maddesinde şirketin kâr edememesi durumunda açık bir düzenlemeye yer verilmediği, ilgili maddenin taahhüt altına giren davalı aleyhine yorumu ile şirket kâr etmese de bakiye tutarı ödemesi gerektiği yönünde yorumlandığı gerekçesiyle önceki kararda temyiz edilmeyen davalı ... hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile 750.000,00 USD'nin işleyecek faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.B. Bozma KararıDairemizin 24.09.2020 tarih, █████████ E. ve █████████ K. sayılı kararı ile "...1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Dava, hisse devir bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Davacı ile mümeyyiz davalı arasında aktedilen 18.09.2003 tarihli sözleşmenin 1. maddesinde dava dışı Çolak Boya San. Tic. A.Ş.'nin %50 hissesinin davalıya devir bedelinin 1.500.000.- USD olup söz konusu bedelin 750.000.- USD'sinin 2. maddede belirlenen tarihlerde ödemesinin yapılacağı, 3. maddede ise kalan 750.000.- USD'lik tutarın Çolak Boya San. Tic. A.Ş.'nin 2 yıl içerisinde elde edeceği kâr üzerinden mümeyyiz davalıya düşen kâr ile ödeneceği, bu süre içinde devralana düşen kâr payının 750.000.- USD'nin altında kalır ise ödenecek toplam tutarın devralana düşen kâr payı ile tamamlanmış olacağı, bu tutarın devreden davacıya ödeneceği kararlaştırılmıştır. Aynı sözleşmenin 4. maddesinde ise devralan davalının 2 sene sonra dilediği takdirde ödediği 750.000.- USD'yi ve kendisine düşen kâr payını alarak ortaklıktan ayrılabileceği düzenlenmiştir. Sözleşmenin 3. maddesinde bakiye 750.000.- USD'nin şirketin 2 yıllık kârı üzerinden devralan davalıya düşecek kâr ile ödenip bu süre içinde davalıya düşen kârın anılan tutarın altında kalması halinde ödenecek toplam tutarın devralana düşecek kâr ile tamamlanmış sayılacağı düzenlendiğinden alınan bilirkişi raporu ile de Çolak Boya San. Tic. A.Ş.'nin hisse devrinden sonraki 2 yıllık süre içinde kümülatif olarak zarar ettiği belirlendiğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde olmamış, hükmün açıklanan nedenlerle davalı ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir..." gerekçesiyle (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı ... yararına bozulmasına karar verilmiştir.C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen KararMahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında düzenlenen 18.09.2003 tarihli sözleşmenin 1. maddesinde dava konusu hisse devir bedeli 1.500.000,00 USD olup söz konusu bedelin 750.000,00 USD'sinin 2. maddede belirlenen tarihlerde ödemesinin yapılacağı, 3. maddede ise kalan 750.000,00 USD'lik tutarın Çolak Boya San. Tic. A.Ş.'nin 2 yıl içerisinde elde edeceği kâr üzerinden davalı ...'na düşen kâr ile ödeneceği, bu süre içinde devralana düşen kâr payı 750.000,00 USD'nin altında kalır ise ödenecek toplam tutarın devralana düşen kâr payı ile tamamlanmış olacağı, bu tutarın devreden davacıya ödeneceğinin kararlaştırıldığı, sözleşmenin 3. maddesinde bakiye 750.000,00 USD'nin şirketin 2 yıllık kârı üzerinden devralan davalıya düşecek kâr ile ödenip bu süre içinde davalıya düşen kârın anılan tutarın altında kalması hâlinde ödenecek toplam tutarın devralana düşecek kâr ile tamamlanmış sayılacağı düzenlenmiş olmakla ve yargılama kapsamında dava dışı şirket kayıtları yönünden yapılan incelemede Çolak Boya San. Tic. A.Ş.'nin hisse devrinden sonraki 2 yıllık süre içinde kümülatif olarak zarar ettiği belirlendiğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı ... hakkında verilen önceki karar bozma kararı kapsamı dışında kalmakla bu davalı yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... yönünden açılan davanın sübut bulmadığından reddine karar verilmiştir.IV. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarMahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; protokolde şirketin kâr etmemesi durumunda bakiye 750.000,00 USD tutarın ödenmeyeceği hususunun koşula bağlanmadığını, maddenin son cümlesinde yer alan ''bu tutar ...'a ödenecektir'' açıklamasıyla da bakiye kalan 750.000,00 USD'nin her hâl ve şartta ödeneceğinin desteklendiğini, alacağın ödenmesinin kabul ve taahhüt altına alındığının belirtildiğini, Yargıtay'ın son bozma ilamının müvekkilinin mülkiyet hakkını ihlal ettiğini, maddi hatalı bozma ilamının davalılar yararına usuli kazanılmış hak oluşturmayacağını, taraf iradelerine bakıldığında, yaptıkları hukuki işlemin ortadan kalkmasını gelecekte şüpheli bir olayın gerçekleşmesine bağlamalarının söz konusu olmadığını, zira, sözleşmenin birinci maddesinde satışa konu hissenin bedelinin açıkça taraflarca belirlendiğini, bir an için sözleşmede koşul varlığı kabul edilse dahi, hadise de olduğu üzere dava dosyasına sunulan belgelerden anlaşıldığı gibi, protokol ile şirket hissesini devir alan davalı ...'ün şirketi devir aldığı tarihten bir ay sonra 17.10.2003 tarihinde şirket hisselerini ..., ... ve ...'e devrettiğini, böylelikle şirketin elde edeceği kârın kendisine isabet edecek kısmıyla ödeme yapma imkanını ortadan kaldırarak başlı başına kötü niyetle, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 175 inci maddesine aykırı hareket ettiğini, Mahkemece aleyhlerine hükmedilen avukatlık ücretinin de yanlış olduğunu, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin dava tarihindeki kura göre hesap edilmesi gerektiğini, güncel kur üzerinden avukatlık ücretine hükmedilmesi doğru olmadığı gibi daha önce zamanaşımından red kararından dolayı davalı lehine hükmedilen avukatlık ücretinin ödendiğini, bunun iadesine ilişkin talebin reddedildiğini, bunun kararda belirtilmemesinin doğru olmadığını, tekrar vekâlet ücretine hükmedilmesinin isabetsiz olduğunu belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeDava, hisse devir bedelinin tahsili istemine ilişkindir.2. İlgili Hukuk818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 19 uncu maddesi.3. Değerlendirme1.Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.2.Dava değeri olan 1.591.430,00 TL üzerinden davalı yararına 2022 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 88.500,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken 172.058,88 vekâlet ücretine hükmedilmiş olması bozmayı gerektirir.Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 5236 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi ile değiştirilmeden önceki 438 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.V. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,2. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinde yer alan “172.058,88 TL" ibaresinin çıkartılarak yerine "88.500,00 TL" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'na verilmesine,Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,29.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.