Anahtar kelimeler: Refi Markaya Meni Sınai Fikri Hükümsüzlüğü Anadolu Tecavüzün Haklar Marka
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ
    : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
    SAYISI
    : █████████ Esas, █████████ Karar
    HÜKÜM
    : Başvurunun esastan reddi
    İLK DERECE MAHKEMESİ
    : İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    Taraflar arasındaki markaya tecavüzün tespiti, ref'i, men'i, maddi manevi tazminat ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2006 yılından beri "Fera" markası altında inşaat proje ve mühendisliği alanında faaliyet gösteren ve özellikle İstanbul Anadolu yakasında tanınan biri olduğunu, davalı şirketlerin birlikte kurmuş oldukları "Şimşek Gül Esse İnşaat Adi Ortaklığı Ticaret İşletmesi" aracığılıyla "Fera" ibaresini, müvekkilinin "Fera" markasının tescilli olduğu inşaat hizmetleri açısından kullanarak müvekkilinin markasını ihlal ettiğini, davalı şirketlerin, adi ortaklık aracılığıyla "Fera Grup" markası altında inşaat sektöründe faaliyet gösterdiğini, buna ilişkin tanıtım ve reklam yaptığını ve dolayısıyla müvekkilinin marka hakkına tecavüz ettiklerini öne sürerek, davalılar tarafından "Fera Grup", "Fera Business Ümraniye", "Fera Life" ve "Fera Life Kartal" markalarının kullanımının müvekkilin tescilli "Fera Mühendislik" markasına tecavüz ettiğinin tespitine, markaya tecavüzün önlenmesine ve bu tecavüzün sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, özellikle; davalılara ait feragrup.com, feralife.com ve ferabusiness.com alan adlarının silinmesine veya bu alan adları üzerindeki internet sitelerinde davalıların veya üçüncü kişilerin inşaat hizmetlerinin her türlü tanıtım ve reklamına son verilmesine, davalılar tarafından "Fera Grup", "Fera Business Ümraniye", "Fera Life" ve "Fera Life Kartal" markalarının kullanıldığı her türlü tabelanın ve basılı, görsel, dijital ve benzeri ortamlardaki her türlü reklam, tanıtım, yayın ve haberin kaldırılmasına, yok edilmesine veya silinmesine, şimdilik 556 sayılı Markaların Korunması Hakkındaki Kanun Hükmündeki Kararname'nin (556 sayılı KHK) 66 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendine göre 30.000,00 TL maddi tazminat ile 30.000,00 TL manevi tazminatın ihlal tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine, davalılar adına tescilli ██████████ numaralı "FERA LİFE" markasının 37 nci ve 42 nci sınıflar açısından hükümsüzlüğüne, kararın tirajı 100.000'in üzerinde olan bir gazetede ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkili tüzel kişilerin her birinin ana sözleşme ile tescilli alanlarda ayrı ayrı faaliyet gösteren ticari şirketler olup, bir araya gelerek Şimşek Gül Esse İnşaat Adi Ortaklığı ticari işletmesini kurduğunu, adi ortaklığın ticari faaliyetini işletme ünvanı ile yürüttüğünü, üretilen konutların proje adı olarak "FERA", "FERALİFE" markası adı altında satış ve pazarlamasını yaptığını, "FERA", "FERA LIFE" adının, konut imalatlarının proje adı olup, "Feralıfe Kartal", "Feralıfe Ümraniye" gibi imalatın bulunduğu ilçelere göre proje adı olarak kullanıldığını, "FERA LIFE" markasının ise Şimşek Gül Esse İnşaat Adi Ortaklığı ticari işletmesi tarafından TÜRKPATENT nezdinde ██████████ tescil numarası ile tescilinin yapıldığını ve münhasıran adı ortaklığın ve ortaklığı oluşturan müvekkillerinin kullanımında olan markalar olduğunu, davacının markasına tecavüz bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıların ██████████ numaralı "FERA LİFE" markasının 36, 37 ve 42 nci sınıflarda, ██████████ numaralı "FERA+ şekil" markasının 36 ve 37 nci sınıflarda yalnızca "sigorta hizmetleri, finansal ve parasal hizmetler, gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetler, gümrük müşavirliği hizmetler, asansör tamiri ve bakımı hizmetleri" için tescil edildiği, davacının ██████████ numaralı "FERA MÜHENDİSLİK+şekil" markasının ise 19, 37 ve 42 nci sınıflarda tescilli olduğu, taraf markalarının esas unsurlarının "FERA" ibaresi olduğu, markalarda yer alan diğer sözcüklerin tali nitelikte bulunduğu, 37 ve 42 nci sınıflardaki mal ve hizmetler için "FERA" markasının yüksek ayırt ediciliğe sahip olduğu, her iki tarafın markalarının tescilli oldukları 37 nci sınıftaki inşaat hizmetleri vb. ile 42 nci sınıftaki mühendislik vb. mal ve hizmetlerin ortalama tüketici kitlesine hitap ettiği, bu nedenle esas unsurları ve tescilli oldukları mal ve hizmetler aynı olan davalılara ait "FERA LİFE" markası ile davacıya ait "FERA MÜHENDİSLİK+şekil" markasının bu sınıflar için iltibasa neden olacak derecede benzer oldukları, davalı tarafa ait markanın daha sonra tescil edildiği, tescil tarihinden önce markayı kullandıklarına ve öncelik hakkı sahibi olduklarına dair bir delil bulunmadığı, dava dilekçesinin içeriğinde davacı tarafça yalnızca 37 ve 42 nci sınıflar için davalının markasının hükümsüzlüğünün talep edildiği, ██████████ numaralı "FERA LIFE" markasının açıklanan nedenlerle 37 ve 42 sınıfta tescilli oldukları mal ve hizmetler için hükümsüzlüğünün gerektiği; her ne kadar davacı taraf davalıların yaptıkları inşaat projelerinde "Fera Grup", "Fera Business Ümraniye", "Fera Life" ve "Fera Life Kartal" markalarının kullanımının marka haklarına tecavüz niteliğinde olduğunu iddia etmişse de; dava tarihinde yürürlükte olan 556 sayılı KHK hükümlerine göre kötü niyetli kullanım hariç olmak üzere tescilli markanın kullanımının marka hakkına tecavüz oluşturmayacağı ve davalıların kötü niyetli olarak markalarını kullandıkları iddia ve ispat edilmediğinden davalıların 37 ve 42 nci sınıflarda tescilli "FERA LİFE" markasını inşaat hizmetlerinde ve mühendislik hizmetlerinde kullanmalarının davalının marka haklarına tecavüz teşkil etmediği, bu nedenle "FERA LİFE" ve "FERA LİFE KARTAL" şeklindeki kullanımların tescilli marka hakları kapsamında kaldığı; davalı ortaklık adına tescilli ██████████ numaralı "FERA+şekil" markasının ise inşaat hizmetleri ve mühendislik hizmetleri için tescilli olmadığı gözetildiğinde davalıların "FERA" ibaresini tek başına kullandıkları "FERAGRUP" ve "FERA BUSİNESS ÜMRANİYE" kullanımlarının bu markanın tescilli olduğu mal ve hizmetlerle ilgili olmadığından, davacının tescilli "FERA MÜHENDİSLİK+ şekil" markasından doğan haklarına tecavüz teşkil ettiği, davacının da bu kullanımların önlenmesini talep edebileceği; davalılara ait internet sitelerinde de inşaat hizmetlerine ilişkin faaliyetlere yer verildiği, bu nedenle "feragrup.com" ve "ferabusiness.com" alan adlarının da davacının markasının esas unsuru olan "FERA" ibaresini içermesi nedeniyle marka haklarına tecavüz teşkil ettiği ve bu nedenle alan adlarının da iptaline karar vermek gerektiği; davacının ayrıca maddi ve manevi tazminat isteyebileceği ancak davalı taraf kesin süreye rağmen ticari defter ve belgelerini sunmadığından 556 sayılı KHK'nın 66 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca tecavüz teşkil eden markalar kullanmak suretiyle ne kadar gelir elde edildiğinin tam olarak tespit edilemediği, bu durumda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesi uyarınca tazminat miktarına re'sen takdir edilmesi gerektiği, 10.000,00 TL maddi tazminat ile 10.000,00 TL manevi tazminatın markanın kullanım şekline, davalıların markaları kullandıkları süreye, davacının ve davalıların iş hacimlerine uygun olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalılar tarafından "FERAGRUP" ve "FERA BUSİNESS ÜMRANİYE" markalarının kullanımının davacının tescilli "FERA MÜHENDİSLİK+şekil" markasını ihlal ettiğinin tespitine, markaya tecavüzün önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalılara ait "feragrup.com" ve "ferabusiness.com" alan adlarının iptaline, davalılar tarafından "FERAGRUP" ve "FERA BUSİNESS ÜMRANİYE" ibarelerinin kullanıldığı her türlü tabelanın ve basılı, görsel, dijital ve benzeri ortamlardaki her türlü reklam , tanıtım , yayın ve haberin kaldırılmasına, markaların silinmesi mümkün ise silinmesine, aksi takdirde karar kesinleştiğinde bu belge ve eşyaların imhasına, 10.000,00 TL maddi tazminat ile 10.000,00 TL manevi tazminatın 02.09.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, davalılar adına tescilli ██████████ numaralı "FERA LİFE" markasının 37 ve 42 nci sınıflar açısından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, karar kesinleştiğinde özetinin ilanına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
    B. İstinaf Sebepleri
    1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; maddi ve manevi tazminata ilişkin kararının yerinde olmadığını, hükmedilen tazminatların eksik olduğunu, Mahkemece tazminata esas olarak 02.09.2016-04.10.2016 tarihleri esas alınmış ise de; davalıların 02.09.2016'dan çok önce müvekkilinin markasını kullanmaya başladığını, davalının "FERA BUSİNESS ÜMRANİYE" markasının 37 ve 42 nci sınıflar yönünden başvurusunun TÜRKPATENT tarafından 30.12.2015’de reddedildiğini ve reddin davalılara bildirildiğini dolayısıyla tecavüzün başlangıcının bu tarih olduğunun kabulünün gerektiğini, davalıların kötüniyetli hareket ettiklerini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
    2.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; adi ortaklığın ürettiği konutları proje adı olarak "FERA", "FERALIFE" markası adı altında satış ve pazarlamasını yaptığını, bu ibareleri sadece proje adı olarak kullandığını, dava konusu markanın 36, 37 ve 42 nci sınıflarda inşaat faaliyetleri ve özellikle gayrimenkul komisyonculuğu faaliyetini de içeren alanlarda kullanımının müvekkillerine ait olduğunu, davacı markası ile dava konusu marka arasında benzerlik bulunmadığını, müvekkillerinin kullanımının tescil kapsamında olduğunu, müvekkillerinin ayrıca "FERA" ibareli 36 ve 37 nci sınıflarda ██████████ nolu markalarının da bulunduğunu, davacının mühendislik şirketi olarak faaliyet gösterdiğini ve faaliyet alanının müvekkilinin faaliyet alanıyla alakalı olmadığını, davacının kötü niyetli olduğunu, nitekim Beyoğlu 8. Noterliğinin 29.08.2016 tarih ve 16963 yevmiye no.lu ihtarnamesinin de bu durumu ortaya koyduğunu, davacının marka tescilinin tek başına "FERA" ibaresinin kullanımını engellemeyeceği gibi davacıya da tek başına "FERA" ibaresini kullanma hakkını vermeyeceğini, bu nedenle Mahkemece aksi kanaatle "FERAGRUP" ve "FERA BUSİNESS ÜMRANİYE" markaları yönünden verilen kararın müvekkili lehine tescilli "FERA" markası varken anılan ibareleri içeren her türlü tabelanın ve basılı, görsel, dijital ve benzeri ortamlardaki her türlü reklam, tanıtım, yayın ve haberin kaldırılmasına, markaların silinmesi mümkün ise silinmesine, aksi takdirde karar kesinleştiğinde bu belge ve eşyaların imhasına karar verilmesinin yanlış olduğunu, davacının 2006 yılından beri markanın kullanıldığına ilişkin beyanlarının yanıltıcı ve kötü niyetli olduğunu, davacının 2012 yılından önce "Fera Mühendislik+şekil" markasının kullanımına ilişkin hiçbir belge ve delil sunamadığını, internet sitesinde de 2003 yılında kurulmuş gibi tanıtım yapılarak kötü niyetle hareket edildiğini, "FERA" ve FERA LİFE markalarının 36 ncı sınıf alanına giren "gayrimenkul komisyonculuğu, gayrimenkul proje adı, pazarlama adı, toplu site adı" olarak kullanımının davacının ██████████ sayılı markasının 36 ncı sınıfta tescilli olmaması nedeniyle tecavüz teşkil etmeyeceğini, müvekkillerinin 36, 37,42 nci sınıflarda ██████████ sayılı "FERAGRUP" ibareli marka başvurusunun 36 sınıf yönünden herhangi bir itiraza konu edilmediğini ve kullanımların da 36 ncı sınıf kapsamında kaldığını, www.feragrup.com internet sitesinin zaten kullanım dışı olduğunu, www.ferabusiness.com adlı sitenin de müvekkillerinin Ümraniye’deki konut projesine ait internet sitesi olup ‘fera business ümraniye’ markasının da 36, 37, 42 nci sınıflarda ███████████ sayıyla tescilinin istendiğini, ve 36 ile 37 nci sınıflarda itiraz edilmediğini, davacının 36 ncı sınıfta koruma talep edebileceği herhangi bir markasının olmadığını, kullanımlarda adi ortaklık vurgusunun yapıldığını, davacının markasının tanınmış olmadığı gibi zayıf marka olduğunu, Mahkemece hatalı raporlara itibar edilerek hüküm kurulduğunu, taraf markalarının esaslı unsurunun "FERA" ibaresi olmadığını, bilirkişi raporunda markanın gayrimenkul proje pazarlama alanına kullanıldığı tespit edilmesine rağmen netice kısmında bu tespite aykırı kanaat belirtildiğini ve çelişkinin giderilmediğini, keşif yapılması taleplerinin de kabul edilmediğini, 04.02.2018 tarihli bilirkişi raporunda 'feragrup.com' alan adlı internet sitesinin kapatılmış olduğu tespiti yapılmasına rağmen Mahkemece bu alan adının iptaline dair kararda hukuka uyarlık bulunmadığını, hükmolunan tazminatın fahiş olduğunu, vergi kayıtlarıyla gelirlerinin ortada olduğunu, hükmedilen tazminatın markanın kullanımı nedeniyle elde edilen bir gelir olmadığını, manevi tazminat koşullarının oluşmadığını, maddi ve manevi tazminat talepleri dışında ayrıca marka tecavüzü ve hükümsüzlüğü talepleri yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasıyla davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.
    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, taraf markalarının esaslı unsurunun "FERA" ibaresi olduğu ve tescil kapsamları gözetildiğinde iltibas ihtimali bulunduğundan davalı markasının hükümsüzlüğüne ilişkin kararın yerinde olduğu, dava tarihi itibarı ile 556 sayılı KHK'ya göre yapılan değerlendirmeye göre; davalının, "FERA LİFE" markasını tescilli olduğu 37 ve 42 sınıflardaki inşaat ve mühendislik hizmetlerinde kullanmasının markasal kullanım olup kötüniyetli olmadığı, bu nedenle "FERA LİFE" ve "FERA LİFE KARTAL" şeklindeki kullanımlar yönünden davacının markasına tecavüzün oluştuğundan söz edilemeyeceği ve bu yöndeki kararın da yerinde olduğu; davalı "FERA GRUP", "FERA BUSİNESS ÜMRANİYE" ibarelerini inşaat alanında markasal olarak kullanılmakta ise de; davalının inşaat veya mühendislik alanında tescilli markası olmadığı, davalı vekilinin de dilekçesinde markanın proje adı olarak kullanıldığını beyan ettiği, davaya konu feragrup.com alan adlı internet sitesinin ise davadan sonra kapatıldığı, ancak iş bu sitenin arşiv incelemesinde ve ferabusiness.com internet alan adının incelemesinde, "FERA" ibaresinin inşaat hizmeti alanında markasal kullanıldığının tespit edildiği, dosyadaki bilirkişi raporlarının yeterli ve denetime elverişli olduğu dikkate alındığında; davalının "FERA GRUP", "FERA BUSİNESS ÜMRANİYE" şeklindeki markasal kullanımlarının davacının "FERA MÜHENDİSLİK" markasından kaynaklanan haklarının ihlali niteliğinde olduğu, bu nedenle alan adlarının iptali ve tecavüzün önlenmesine yönelik verilen kararın da yerinde olduğu; davalı tarafın ticari defterlerini bilirkişi incelemesine sunmadığı, Mahkemece celp edilen BA formları üzerinden bilirkişi incelemesi yapıldığı, ancak raporda bilanço ve gelir tablosu olmadığından salt BA formlarının İstanbul Ticaret Odası uygulamasına göre değerlendirilerek bir hesaplama yapıldığı, davacı vekili her ne kadar tazminat değerlendirmesi yapılırken başlangıç tarihinin davalının marka başvurusunun TÜRKPATENT tarafından reddedilerek kararın bildirildiği 30.01.2015 tarihinin esas alınması gerektiğini ileri sürmüş ise de; Mahkemece yerinde olarak davalının ihtarnameye cevap tarihi olan 02.09.2016 tarihinin esas alındığı, mevcut delil durumu ve ihlal süresi dikkate alındığında takdir olunan maddi tazminat ve manevi tazminat miktarının dosya kapsamına uygun olduğu, davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin istinaf istemine gelince; dava dilekçesinde birden fazla talep mevcut olup dava yığılması şeklinde açılan davalarda her bir talep yönünden ayrı vekalet ücretine hükmedileceği gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
    B. Temyiz Sebepleri
    1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
    2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, davalı şirketlerin oluşturdukları adi ortaklığın feragrup.com, feralife.com ve ferabusiness.com alan adları ile "Fera Grup", "Fera Business Ümraniye", "Fera Life" ve "Fera Life Kartal" ibareli işaretleri kullanmalarının davalının tescilli markasına tecavüz teşkil edip etmediği, tecavüz söz konusu ise bunun men ve ref'i ile maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi ve davalının ██████████ sayılı markasının tescilli olduğu 37 nci ve 42 nci sınıflar açısından hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktalarında toplanmaktadır.
    2. İlgili Hukuk
    1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
    2.556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesi ile 61 ve devam hükümleri.
    3. 6098 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin ikinci fıkrası.
    3. Değerlendirme
    1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
    2.Dava, markaya tecavüzün tespiti, men ve ref'i ile maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi ve davalı markasının hükümsüzlüğü istemlerine ilişkin olup, İlk Derece Mahkemesince davalının hükümsüzlüğü istenen ██████████ sayılı "FERA LİFE" ibareli markasıyla davacının "Fera" ibareli markası arasında 37 ve 42 nci sınıflarda iltibas oluşacağı ve bu nedenle davalı markasının anılan sınıflarda hükümsüzlüğünün gerektiği, ancak tescilli bu markanın kullanımının davacının marka hakkına tecavüz teşkil etmeyeceği, öte yandan davalının "FERA GRUP" ve "FERA BUSİNESS ÜMRANİYE" kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğu, davacı her ne kadar 556 sayılı KHK'nın 66 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca hesaplanacak yoksun kalınan kazancını talep etmişse de davalıların markayı kullanmak yoluyla elde ettikleri kazancın ticari defterlerini sunmamaları nedeniyle tam olarak tespit edilemediği, bu nedenle tazminatın 6098 sayılı Kanun'un 50 nci maddesine göre re'sen takdir edilmesi gerektiği, marka hakkına tecavüzün başlangıç tarihi olarak, davacının ihlalin sonlandırılması için davalıya keşide ettiği ihtarnameye cevap tarihinin dikkate alınması gerektiği gerekçesiyle, yukarıda yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
    3. Davacı markaya tecavüzün tespiti istemiyle birlikte, mahrum kaldığı kazancın 556 sayılı KHK'nın 66 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca hesaplanmasını ve bu bedelin ihlalin başlangıcından itibaren yasal faiziyle tahsilini talep etmiştir. Mahkemece tecavüzün, davacının davalıya gönderdiği ihtarnameye davalının verdiği cevap tarihinde başladığı kabul edilerek hüküm verilmişse de, dosyada yer alan 04.02.2018 tarihli bilirkişi raporu vasıtasıyla tespit edildiği üzere davalının www.feragrup.com alan adının arşiv kaydında en yakın tarihli arşiv görüntüsünün, davacının ihtarından dahi önceki 25.06.2016 tarihinde tutulduğu, bu görsellerin de tecavüz teşkil edecek mahiyette olduğu saptandığına göre, tecavüzün Mahkemenin kabulünden çok daha önce başladığının kabulü gerekir.
    Şu halde Mahkemece, dosyaya ibraz edilen ve tecavüz teşkil eden davalı faaliyetlerine ilişkin görseller ile alan adları kullanımlarının tarihleri tespit edildikten sonra tecavüzün başladığı tarih saptanarak, tespit olunacak bu tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerektiği halde de yazılı şekilde davalının cevabi ihtar tarihi esas alınarak faizin başlangıcına hükmedilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
    4.Talep edilen tazminatın hesaplanmasına gelindiğinde ise, davacı mütecaviz davalıların elde ettikleri karı yoksun kaldığı kazanç olarak talep etmiştir. Eş anlatımla, davacı yoksun kaldığı kazancın davalının elde ettiği kara göre hesaplanmasını istemiştir. Bu durumda davalıların 556 sayılı KHK'nın 65 nci maddesi ile 6100 sayılı Kanun'un 219 ve devamı maddeleri gereği ticari defter ve belgelerini ibraz etmeleri gerekmekte olup, Mahkemece sonuçları da belirtilerek usulünce ihtar yapıldıktan sonra, davalıların ticari defterlerini sunmaları halinde 556 sayılı KHK'nın 66 ncı maddesinin son hükmü de gözetilerek tazminatın belirlenmesi; ihtara rağmen anılan defter ve belgelerin sunulmaması halinde ise 556 sayılı KHK'nın 66 ncı maddesinin son fıkrası ve 6098 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi birlikte değerlendirilerek belirleme yapılıp bir tazminata hükmedilmesi gerekirken, tüm bu hususlar dikkate alınmadan doğrudan 6098 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi uyarınca tazminata hükmedilmesi yerinde olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    1. Davalılar vekilinin tüm, davacı vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,
    2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
    3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
    Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
    Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılara yükletilmesine,
    Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    28.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!