Anahtar kelimeler: Bayilik Dairece Kesinlik Eksiklikler Teminatı İmzalanan Borçların İsteyen Sayisi Şirket

MAHKEMESİ
:Ticaret MahkemesiSAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararHÜKÜM
: Davanın reddiKARAR DÜZELTME İSTEYEN
: Davacı vekiliTaraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.Kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.Davacı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; müvekkili ile davalı şirket arasında imzalanan bayilik sözleşmesi kapsamındaki borçların teminatı olarak şirket yetkilisi davalıya ait taşınmaz üzerinde 100.000,00 TL bedelli ipotek tesis edildiğini, davalı şirketin sözleşmeye aykırı davranarak borçlarını ödememesi üzerine davalılara ihtarname keşide edildiğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibin davalıların itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve davalılar aleyhine %40 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar vekili; takibe konu ipoteğin teminat ipoteği olduğunu, davacının öncelikle müvekkili şirket ile arasındaki sözleşme gereğince genel mahkemede dava açarak alacağı miktar olarak belirlemesi gerektiğini, alacak belirlenmeden ipotek akit tablosuna dayanarak ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi yapılmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu, müvekkilinin muaccel olmuş bir borcunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini ve davacı aleyhine %40 oranında tazminata hükmedilmesini istemiştir.III. MAHKEME KARARIMahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak; taraflar arasında düzenlenen ipotek sözleşmesinin bir azami meblağ ipoteği olduğu, rehnin paraya çevrilmesi için borcun muaccel hale gelmesi gerektiği, davacı tarafça davalılara gönderilen 15.10.2010 tarihli ihtarla borcun muaccel olduğunun kabul edildiği, davacının takip tarihi itibariyle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapmasının usul ve yasaya uygun olduğu, bilirkişilerce taraf defterleri üzerinde yapılan inceleme ve düzenlenen rapora göre davacının toplamda 51.658,12 TL alacağı olduğu, ancak davacı lehine verilen ve bedeli nakden ödenmek suretiyle terkin edilen ipotek ödemesinin kayıtlarda yer almadığı, resmi senet ile terkin edilen ipoteğe ilişkin olarak davalılarca yapılan 80.000,00 TL'lik ödemenin davacının ticari defterlerine göre alacaklı göründüğü 51.658,12 TL'lik tutardan mahsup edildiğinde davacının herhangi bir alacağının kalmadığının anlaşıldığı, ipotek terkin belgesindeki 80.000,00 TL bedelli ödeme konusunda davacı tarafa yemin deliline dayanıp dayanmadığının hatırlatıldığı ancak davacı tarafından yemin deliline başvurma hakkının kullanılmayacağının açıkça ifade edildiği, davacı takibinde haksız ise de kötü niyetli olarka takibe giriştiği hususunun davalılar tarafından ispat edilemediği ve bu yönde dosya kapsamında bir delil de bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, yasal şartları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.IV. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarMahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.B. Yargıtay KararıDairenin 27.09.2023 tarihli ve █████████ E., █████████ K. sayılı kararıyla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, davalılar lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kötü niyet tazminatının reddine karar verilmesi doğru olmadığından kararın bozulmasına karar verilmiştir.V. KARAR DÜZELTMEA. Karar Düzeltme Yoluna BaşvuranDairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.B. Karar Düzeltme SebepleriDavacı vekili; müvekkili şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığı halde ipoteğin kaldırıldığını, 80.000,00 TL'lik ödeme yapılsaydı müvekkilinin ticari defter ve kayıtlarına işleneceğini, bilirkişi raporunda da ödeme yapılmadığının görüldüğünü, mahkemece bozma kapsamında araştırma yapılmadığını, bozma kararından sonra alınan bilirkişi raporunda da müvekkili alacağının 51.658,12 TL olarak tespit edildiğini, davalının ödeme yaptığı iddiasını ispatlayamadığı, bu konuda belge sunmadığı, 80.000,00 TL'lik ödeme konusunda yemin deliline dayanılmayacağı mahkemeye bildirilmiş olmakla mahkemece müvekkilin lehine olan dosyada mevcut diğer delillerin değerlendirilerek karar verilmesi istenilmiş ise de itirazlarının reddedildiğini, dosyadaki delillerle alacağın ispatlandığını, kötü niyet tazminatının haksız olduğunu, takip başlatıldığı tarih itibariyle müvekkilinin alacaklı olduğunu, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeDava, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.2. İlgili Hukuk1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı kanun) 67 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları.3. DeğerlendirmeYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,Aşağıda yazılı 328,85 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 2.505,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,28.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.