Anahtar kelimeler: Lokalinin Depremi Duraklama Teklifte Dekorasyon Mutabık Sok Deprem Dernek Toplandığı

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,İDDİA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin ----------- Mah. --------- Sok. No:----------- adresindeki dernek lokalinin inşaat ve dekorasyon işlerinin yapılması için davalı tarafla görüşüldüğünü ve davalı ...'a █████/2023 tarihinde 25.000,00 TL avans ödemesi yapıldığını, █████/2023 tarihinde meydana gelen ------------ depremi sırasında dernek lokalinin deprem yardımlarının toplandığı ve organize edildiği merkez haline dönüştürülmesi nedeniyle yaşanan duraklama akabinde Mart 2023 ayı içinde karşılıklı olarak yapılan görüşmelerde teklifte yer alan işler hakkında mutabık kalırndığını ve davalı tarafa █████/2023 tarihinde 34.000,00 TL ve aynı tarihte 220.000,00 TL olmak üzere gün içerisinde toplam 254.000,00 TL iş avansı ödemesinin yapıldığını, █████/2023 tarihinde ise iş bedeline mahsuben 130.000,00 TL ödeme yapıldığını, Mayıs 2023 ayı gelmesine rağmen davalı tarafından taahhüt edildiğinin aksine şantiyede doğru dürüst çalışılmadığını, işlerin yapılmadığının görüldüğünü, davalı ve birlikle çalıştığı eşi ------------ şantiyeye davet edildiğini, tarafların davete icabet etmediklerini, █████/2023 tarihinde davacı dernek başkanının Haziran ayı ortalarında gerçekleşecek olan ------------ hazırlıkları nedeniyle yoğun ödemelerinin bulunduğunun vurgulandığını, eksik işlerin bitirilmesi şartıyla Mayıs 2023 ayı sonunda Pilav spontorlarından gelecek meblağlardan gereken ödemelerin yapılacağının bildirildiğini, davalının işleri 2023 Ekim ayı gelene kadar yapmadığını, ----------- D.iş sayılı dosyasında tespit yapıldığını, bilirkişi raporu alındığını, davalının taraflar arasındaki anlaşmaya istinaden davacı tarafından kendisine yapılmış olan 409.000,00 TL tutarındaki ödemenin sadece 81.200,00 TL tutarındaki bölümünü hak ettiğini, kalan işleri taahhüt ettiği sürede gerçekleştirmediğini, müvekkilden ödeme tarihleri itibariyle 324.029,01 TL fazla para tahsil ederek sebepsiz zenginleştiğini, bu tutarın müvekkiline iadesi gerektiğini, davalının müvekkiline vermiş olduğu zararlar bununla sınırlı kalmadığını, eksik bırakılan yapılmayan işler nedeniyle yaklaşık 10 aydır şantiye halinde duran salonun kullanılamaması nedeniyle müvekkilinin ciddi gelir kaybına uğradığını, davalının eksik bıraktığı yapmadığı işlerin başkasına yaptırılması için harcanacak olan güncel tutardan davalının iade edeceği tutarın mahsup edildiğinde bulunacak olan fark tutarının da bir diğer maddi zarar olarak ortaya çıktığını, davanın açıldığı tarih itibariyle fazla ödenen tutarın Yİ ÜFE Endeksi uygulanarak bulunan 454.340,00 T olarak hesap edilebildiğini, ek zararın söz konusu olduğunu, davalının taşınır, taşınmaz mallarıyla 3.kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesi gerektiğini iddia ederek; davanın kabulünü, fazlaya ilişkin haklar ve diğer tüm yasal haklar saklı kalmak kaydıyla, davalının süresinde tamamlamayarak eksik bıraktığı işler nedeniyle kullanılamayan salondan kaynaklanan gelir kaybı ve eksik bırakılan işlerin tamamlatılması için gerekecek olan güncel bedelin belirlenerek şimdilik 10.000,00 TL gelir kaybı ve 10.000,00 TL eksik işlerin tamamlatılması için gerekecek bedel farkından oluşan maddi tazminat, 324.029,01 TL iadesi gereken fazla ödeme alacağı ve şimdilik 10.000,00 TL ek zarar olmak üzere ----------- (H.M.K. 107. madde uyarınca bedel artırım hakkı saklı ve mahfuz kalmak kaydıyla şimdilik) 354.029,01 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan TAHSİLİNE, davalının dava sonunda davacı müvekkilinin alacağına kavuşmasını engelleyebilmek için malvarlığını eksiltme çabası içinde olduğu istihbar olunduğundan davalının taşınır, taşınmaz mallarıyla üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının İHTİYATEN HACZİNE, davanın gerektireceği bilcümle harç ve masraflarla avukatlık ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.SAVUNMA
:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, davacının ödemeleri zamanında yapmadığını, yapılan ödemeleri de eksik yaptığını, dava konusu dernek lokalinin --------- tasarımının çizimi için 2022 Aralık ayının ilk haftasında görüşmelere başladığını, çizim ücretinin KDV hariç 50.000,00 TL olduğu ve defaten ödenmesi hususunda anlaşma sağlandığını, davacının ---------- tasarım çizim ücretinin yarısı olan 25.000,00 TL ödemesi █████/2023 tarihinde müvekkiline yapıldığını, iş bu ödeme avans ödemesi olmadığını, hazırlanan tasarım çizim ücreti olduğunu, deprem nedeniyle görüşmelere ara verildiğini, uygulamalı fiyat listesinin davacı yana █████/2023 tarihinde gönderildiğini, bu teklifte yapılacak işlerin listesi ve proje teklif şartları da yer aldığını, bu teklifte ödemenin ne koşulda yapılacağının da belirtildiğini, proje başlangıcından önce %40, uygulama başlangıcından 20 gün sonra %35, proje tesliminden sonra %25 olacak şekilde yapılması hususunda mutabık kalındığını ve aynı gün dernek lokalinde inşaat çalışmalarına müvekkili tarafından başlanıldığını, davacının aynı tarihte toplam 254.000,00 TL müvekkiline gönderdiğini, sözleşmeye göre gönderilmesi gereken asıl miktarın 280.520,00 TL olduğunu, █████/2023 tarihli ödeme de dahil olmak üzere ikinci ödeme tarihinde toplam iş bedelinin %75'inin (525.975,00 TL) ödenmiş olması gerekirken müvekkiline toplam 350.000,00 TL ödeme yapıldığını, bu da sözleşme bedelinin yaklaşık %50'sine denk geldiğini, davacının sözleşme harici işlerini de müvekkiline yüklediğini ve bunların da ödemesinin yapılmadığını, müvekkilinin işlerin sekteye uğramaması adına eksik yapılan ödemeleri talep ettiğinde davacının belirli şartlarla ve kendi belirledikleri günlerde ödeme yapılacağını belirttiğini savunarak; davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.İNCELEME ve GEREKÇE
: ------------ Sulh Hukuk Mahkemesi'ne müzekkere yazıldığı görüldü. Dosyaya █████/2025 tarihli bilirkişi raporunun sunulduğu görüldü.HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
:Dava, taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklı olarak davacının davalının teslim ettiği eser değerinden fazla eser bedeli ödeme yapması nedeniyle fazla ödenen eser bedelinin iadesi, davalının süresinde tamamlamayarak eksik bıraktığı işler nedeniyle kullanılamayan salondan kaynaklanan gelir kaybı, eksik bırakılan işlerin tamamlatılması için gerekecek olan güncel bedelin tazmini ve aşkın zararın tazminine ilişkin alacak ve tazminat davasıdır.Davacı taraf özetle taraflar arasında 2023 yılında eser sözleşmesi kurulduğunu, 11.01.2023 tarihinde 25.000,00 TL avans ödemesi yapıldığını, 6 Şubat depreminde sözleşmenin durduğunu, Mart 2023'te karşılıklı görüşme yapıldığını, teklifte yer alan projelendirme ve Birinci Etap onarım, tadilat, dekorasyon, inşaat uygulama ve imalatlarının karşılıklı olarak belirlenen zaman aralığında ve yine karşılıklı olarak belirlenen bedel karşılığında yapılmasına, ikinci etap hareketli mobilyaların imalat ve montajının yapılıp yapılmayacağının ve yapılacaksa nasıl yapılacağı konusunda ise ileride birinci etap işler tamamlandığında karar verilmesi hususunda yine karşılıklı olarak mutabık kalındığını, bu kapsamda davalıya 23.03.2023 tarihinde 34.000,00 TL ve yine aynı tarihte 220.000,00 TL olmak üzere aynı gün içinde 254.000,00 TL çelik konstrüksiyon çatı ve camlar, yerden ısıtma, tesisat, WC yapımı, yer döşemelerinin siparişlerinin verilmesi için gereken iş avansının ödendiği, 10.04.2023 tarihinde ise iş bedeline mahsuben 130.000,00 TL daha ödendiğini, Mayıs 2023 itibariyle işin tamamlanmadığını, Ekim 2023 itibariyle işlerin tamamlanmadığını, ------------ D. İş sayılı delil tespitinin yapıldığını, davalının, taraflar arasındaki anlaşmaya istinaden davacı tarafından kendisine yapılmış olan 409.000,00 TL tutarındaki ödemenin sadece 81.200,00 TL tutarındaki bölümünü hak ettiğini, kalan işleri taahhüt ettiği sürede gerçekleştirmediği gibi davacı dernekten ödeme tarihleri itibarıyla 324.029,01 TL fazla para tahsil ederek sebepsiz zenginleştiğini ileri sürmüştür. Davalı ise cevap dilekçesinde özetle 50.000,00 TL ödemenin avans ödemesi değil, proje çizimi için ödendiğini, depremden sonra fiyat listesinin █████/2023 tarihinde davacıya gönderildiğini davacıya. buna göre "Proje başlangıcından önce %50 nakit olarak ödenir, uygulama başlangıcından 20 gün sonra %35 nakit olarak ödenir,proje tesliminden sonra %15 nakit olarak" ödeneceğini, ------------ Derneği Yönetim Kurulu Başkanı ---------- ile yapılan görüşmeler sonucunda ödeme oranlarının, Proje başlangıcından önce %40, uygulama başlangıcından 20 gün sonra %35, proje tesliminden sonra %25 olacak şekilde yapılması hususunda mutabık kalındığını, aynı tarihte davacı tarafından 34.000,00 TL ve 220.000,00 TL olmak üzere toplam 254.000,00 TL'nin gönderildiğini, sözleşmeye göre gönderilmesi gereken asıl miktarın 280.520,00 TL olması gerekirken, (Sözleşme bedeli olan 701.300,00 TL'nin %40'ı) ------------ Tasarım Çizim ücretinin bakiye kalan KDV dahil 34.000,00 TL'sini de gönderilen iş bu miktardan mahsup edildiği zaman uygulamalı proje için 220.000,00 TL gönderildiğini, dernek lokalinde inşaat çalışmaları devam ederken █████/2023 tarihinde davacı tarafından iş bedeline mahsuben 130.000,00 TL daha ödeme yapıldığını, █████/2023 tarihli ödeme de dahil olmak üzere ikinci ödeme tarihinde toplam iş bedelinin %75'inin (525.975,00 TL) ödenmiş olması gerekirken toplam 350.000,00 TL ödeme yapıldığını, bunun da sözleşme bedelinin yaklaşık %50'sine denk geldiğini, yapılan şifahi görüşmelerde "Lokalin inşaatı için sizin çalışanlarınız zaten içeride, kadınlar tuvaletini de siz yapın, fiyat konusunda zaten anlaşırız." denilmesi üzerine dernek lokaline ait kadınlar tuvaletinin de inşaat ve onarımlarına başlanıldığını, ekstradan çıkan kadınlar tuvaletinin inşaat işleri için ekstra bir ödeme yapılmamış olduğunu, hali hazırda zaten eksik gönderilmiş olan meblağının içerisinden kadınlar tuvaletinin harcamaları da yapıldığını, kadınlar tuvaleti yapımı için toplam 55.700,00 TL harcama yapıldığını, bu harcamanın da ana sözleşme için gönderilen toplam 350.000,00 TL'nin içerisinden yapıldığını, █████/2023 tarihli ana sözleşmede belirtilen işlere ve ana sözleşme harici olan kadınlar tuvaletinin yapım işlerine toplam 448.700,00 TL harcama yapıldığını, bu toplam bedelin içerisinde bağlanma parası olarak çelik konstrüksiyona olarak 100.000,00 TL, havalandırma sistemine ise /0.000,00 TL ön ödeme yapıldığını, ayrıca dernek lokalinin inşaatında yer alan ustaların teminini sağlayan Mimar ----------- toplam 237.000,00 TL ödeme yapıldığını, bu ödemelerin 61.550,00 TL'si banka havalesi yoluyla kalan tutar ise elden nakit ödeme yoluyla yapıldığını, neticede sözleşmeye aykırı olarak ödeme yapılmadığını, karşılığında işe devam edilmediğini, kendisinden devam etmesinin beklenemeyeceğini savunmuştur.█████/2024 tarihinde icra edilen keşif neticesinde düzenlenen █████/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür:6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun ifada sırayı düzenleyen 97. Maddesi uyarınca "Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir."6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun ifada sırayı düzenleyen 484. maddesi uyarınca "İşsahibi, eserin tamamlanmasından önce yapılmış olan kısmın karşılığını ödemek ve yüklenicinin bütün zararlarını gidermek koşuluyla sözleşmeyi feshedebilir."6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun ifada sırayı düzenleyen 125/3. maddesi uyarınca "Sözleşmeden dönme hâlinde taraflar, karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulurlar ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler. Bu durumda borçlu, temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat edemezse alacaklı, sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir."Eser sözleşmelerinde bedel bir miktar para olarak kararlaştırıldığından, tarafların bu sözleşmeyi tek taraflı irade beyanları ile feshetmeleri (dönmeleri) mümkündür ve karşı tarafın kabulüne bağlı değildir. Dönme beyanının açık olmasına gerek yoktur. Fesih veya dönme sözcüğü kullanılmasa da iş parasının geri istenmesi gibi dönme iradesini gösteren beyanlarda bulunulmuş ise sözleşmeden dönme iradesinin bildirildiğinin kabulü gerekir . Bu halde karşı tarafın dönme-feshin haksız olduğunun tespiti ile sözleşmenin aynen ifasını talep etmesi mümkün değildir .Sözleşmeden dönme nedeniyle bedel iadesi borcu doğduğunda, bu alacağa faiz işlemesi için borçlunun ihtar ile temerrüte düşürülmesi gerekir .Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklı olarak davacının davalının teslim ettiği eser değerinden fazla eser bedeli ödeme yapması nedeniyle fazla ödenen eser bedelinin iadesi, davalının süresinde tamamlamayarak eksik bıraktığı işler nedeniyle kullanılamayan salondan kaynaklanan gelir kaybı, eksik bırakılan işlerin tamamlatılması için gerekecek olan güncel bedelin tazmini ve aşkın zararın tazminine ilişkin alacak ve tazminat davası olduğu, davacının bedel iadesi talebinin sözleşmeden dönülmesi nedeniyle teslim edilmeyen eser bedelinin iadesine ilişkin alacak talebi niteliğinde olduğu, davalının süresinde tamamlamayarak eksik bıraktığı işler nedeniyle kullanılamayan salondan kaynaklanan gelir kaybı talebinin ise müspet zarar (borcun ifa edilmemesi nedeniyle uğranılan zarar) talebi niteliğinde, eksik bırakılan işlerin tamamlatılması için gerekecek olan güncel bedelin tazmini talebinin ise temerrüt nedeniyle sözleşmeden dönme halinde menfi zarar (sözleşmenin hükümsüz kalmış olması nedeniyle uğranılan zarar) talebi niteliğinde olduğu, aşkın zarar talebinin de temerrüte bağlanan sonuca ilişkin olduğu, davacının sözleşmeden dönmüş olduğunun kabulü halinde (davalının temerrütü söz konusu ise) menfi zararlarını ve aşkın zararını talep edebileceği, bunların yanında gelir kaybına ilişkin müspet zararını talep edemeyeceği, davacının sözleşmeden dönmüş olduğunun kabul edilmemesi halinde ise eser bedelinin iadesini ve menfi zararlarını talep edemeyeceği, (davalının temerrütü söz konusu ise) yalnızca müspet zararını ve aşkın zararını talep edebileceği, neticede bunların hepsinin birlikte talep edilmesinin hukuken mümkün olmadığı, ilke böyle olmakla birlikte somut uyuşmazlıkta taraflar arasındaki sözleşmenin dönme beyanı ile sona erip ermediğinin ve davalının temerrüte düşüp düşmediğinin tespitinin gerektiği, bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde davacının ya da davalının sözleşmeden dönmeye ilişkin açık irade beyanının bulunmadığı ancak davacı tarafça fazla ödenen eser bedelinin iadesi talebinin zımnen sözleşmeden dönme iradesini gösterdiği anlamına geldiği, yukarıda atıf yapılan yargı içtihatlarının da bu yönde olduğu, bu sebeple taraflar arasındaki eser sözleşmesinin dönme beyanı ile sona erdiği (davacının yukarıda atıf yapılan TBK 484 maddesi uyarınca davalının temerrütü bulunmasa bile bu hakkının bulunduğu ve bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere eserin tamamlanan kısmının bedeli ödenmiş olduğundan ve davalının herhangi bir tazminat talebi bulunmadığından, TBK 484 uyarınca davacının dönme beyanı geçerli bir dönme olarak kabul edilmiş ve sözleşmeyi sona erdirici etkiyi göstermiştir), bu nedenle yukarıda da ortaya konulduğu üzere davacının müspet zararlarını (borcun ifa edilmemesi nedeniyle uğranılan zarar) talep edemeyeceği, bu sebeple gelir kaybına ilişkin tazminat talebinin reddinin gerektiği, davalının temerrüte düşüp düşmediği hususunda ise davalının ödemezlik def'inin ve ifada sıra hususunun somut olayda değerlendirilmesi gerektiği, bilirkişi raporunda da ortaya konulduğu üzere taraflar arasında proje başlangıcından önce %40, uygulama başlangıcından 20 gün sonra %35, proje tesliminden sonra %25 olacak şekilde ödeme yapılması hususunda mutabık kalındığı ve davacı tarafça sözleşmede belirlenen şekilde ödeme yapılmadığı, bu sebeple TBK 97 maddesi uyarınca davacının sözleşmenin ifa edilmesini isteme hakkının bulunmadığı ve davalının esere devam etmesinin kendisinden beklenemeyeceği, bu sebeple de davalının eseri zamanında teslim etmemesi nedeniyle temerrütünden bahsedilemeyeceği, ödemezlik def'inin temerrüte engel olduğu, bu sebeple davacının temerrütün sonucu olan menfi zarar (sözleşmenin hükümsüz kalmış olması nedeniyle uğranılan zarar) ve aşkın zarar taleplerinin de yasal dayanağının bulunmadığı, fazla ödenen eser bedelinin iadesi talebi yönünden ise bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere davalının toplam 318.700,00 TL değerinde eser teslimi yaptığı, davacının toplam ödemesinin ise 409.000,00 TL olduğu, aradaki fark 90.300,00 TL'nin sözleşmenin sona ermiş olması nedeniyle iadesinin gerektiği, sözleşmeden dönme nedeniyle bedel iadesi borcu doğduğunda, bu alacağa faiz işlemesi için borçlunun ihtar ile temerrüte düşürülmesi gerektiği, bu alacağa ilişkin olarak dava tarihinden önce davalının temerrüte düşürüldüğüne dair bir iddia ve delil bulunmadığı, bu sebeple alacağa dava tarihinden itibaren (davalının tacir olması ve işin ticari iş niteliğinde olması nedeniyle) ticari faiz işletilmesi gerektiği kanaatine varılmış, tüm bu gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi açıklandığı üzere,1-Davacının fazla ödenen bedele ilişkin alacak talebinin KISMEN KABULÜ ile, 90.3000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,2-Davacının yoksun kalınan kâr, eksik bırakılan işlerin tamamlatılması için gerekecek güncel bedeli ve aşkın zarara ilişkin tazminat taleplerinin REDDİNE,3-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (90.300,00 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 6.168,39 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 6.045,94 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 122,45 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,4-Davacı tarafça yapılan 6.534,34 TL dava açma masrafı, 3.030,30 TL keşif harcı ve 19.915,00 TL bilirkişi/ulaşım/posta masrafından ibaret 29.479,64 TL yargılama giderinin kabul/dava değeri oranına (90.300,██████.029,01) göre 7.519,19 TL’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,5-Davalı tarafça yapılan vekalet harcına ilişkin 60,80 TL yargılama giderinin ret/dava değeri oranına (263.729,██████.029,01) göre 45,29 TL’sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,6-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,7-Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (90.300,00 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul/dava değeri oranına (90.300,██████.029,01) göre 816,20 TL’sinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, bakiye 2.383,80 TL’sinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer davanın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile ----------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2025