Anahtar kelimeler: Sınai İstemli Fikri Hükümsüzlüğü Ret Anadolu Haklar Marka Birleşen Kesinlik
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ
    : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
    SAYISI
    : ████████ Esas, ████████ Karar
    HÜKÜM
    : Esastan ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ
    : İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
    SAYISI
    : ███████ E., ████████ K.
    Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    1.Asıl ve birleşen davada davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davalının 02.05.2015 tarihinde kısmen devraldığı ██████████ tescil numaralı "ŞEHİR" ibareli markasının ayırt edicilik fonksiyonunun bulunmadığını, dolayısıyla tescilinin hukuka ve marka mevzuatına aykırı olduğunu, ayrıca söz konusu ibarenin jenerik ve tasvir edici bir ibarede olmadığını, bu nedenle hükümsüz kılınarak sicilden terkini gerektiğini, şayet mahkeme aksi kanaatte ise davalının bu markayı tescilden itibaren 5 yıllık süre içerisinde kullanmadığını iddia ederek öncelikle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci, 6 ncı ve 25 inci maddeleri uyarınca markanın hükümsüzlüğüne, bu talepleri kabul görmemesi halinde markanın kullanılmayan emtialar bakımından tescil tarihinden itibaren etkili olacak şekilde iptali ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
    2.Asıl ve birleşen davada davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; müvekkilinin ██████████ no ile tescil edilen "...+ ŞEKİL" ve ██████████ nolu "İSTANBUL ŞEHİR ÜNİVERSİTESİ SOSYAL GİRİŞİMCİLİK OKULU" markalarının sahibi olduğunu, her iki markanın da 41. sınıfta tescilli olduğunu, Üniversitenin "ŞEHİR" ibareli markaları ile uzun yıllardır Türkiye' de eğitim ve öğretim hizmeti sunduğunu, davalının müvekkili Üniversite markalarının ününden yararlanmak amacıyla "ŞEHİROKULLARI" ibareli markasını tescil ettirdiğini, davalı markasında davacı markasında olduğu gibi, beyaz zemin üzerine ayırt edici turkuaz renginin kullanıldığını ve "ŞEHİR" sözcüğünün büyük ve kalın harflerle yazılmış olmasının da görsel benzerlik yarattığını, davalının marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, davalının 2016 30242 numaralı "ŞEHİR OKULLARI" markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini istemiştir.
    II. CEVAP
    1.Asıl ve birleşen davada davalı vekili asıl dava cevap dilekçesinde; dava konusu markanın müvekkilince eskiye dayalı olarak kullanıldığını, ayrıca markanın tescil edildiği sınıfta ayırt edici niteliğe haiz olduğunu, davacının kötü niyetli olarak dava açtığını, markasını tanınır hale getirdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
    2.Asıl ve birleşen davada davalı vekili birleşen dava cevap dilekçesinde; davalının birçok farklı eğitim kurumu, dernek ve vakfın kuruluşunda ve yönetiminde yer almış olup, halen İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi Mütevelli Heyeti Üyesi ve başkan yardımcısı sıfatlarını haiz ve ŞEHİR KOLEJLERİ' nin kurucusu olduğunu, davalının "ŞEHİR", "ŞEHİR KOLEJİ", "ŞEHİR OKULLARI" markaları üzerinde eskiye dayalı kullanımından kaynaklanan hakkının bulunduğunu, bu markaların davalı ile özdeşleştiğini ve tüketici nezdinde davalı tarafından maruf ve meşhur hale getirildiğini, davalının "ŞEHİR" ibaresi üzerinde kazanılmış hak sahibi olduğunu, davacı ve davalı markaları arasında karışıklığa sebebiyet verecek düzeyde görsel, işitsel ve kavramsal benzerliğinin bulunmadığını, davalı markasının anaokulu-ilkokul-ortaokul düzeyinde özel eğitim kurumlarında kullanıldığını, davacı markalarının ise üniversite eğitiminde kullanıldığını, her iki markanın hitap ettikleri tüketici kitlelerinin farklı olduğunu, davacının "ŞEHİR" ibaresi üzerinde tekel hakkı bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava bakımından alınan bilirkişi raporunda davalının markayı devraldığı 27.05.2015 tarihinden sonra Kurtuba Eğitim Kurumları Limited Şirketine verdiği muvafakat ile dava tarihi olan 17.08.2017 tarihine kadar 2 sene içinde ciddi ve etkin bir şekilde kullanıldığına dair görüş bildirilmişse de, marka kullanımını gösteren faturalar incelendiğinde kullanılan markanın davalı adına tescilli 2015 47238 tescil numaralı "ŞEHİR KOLEJİ+Şekil" markası olduğu, bu markada yer alan logonun ve "ŞEHİR KOLEJİ" ibaresinin aynen faturalarda ve davalı tarafça dosyaya fotoğrafları sunulan tanıtım evrakı, servis araçları, öğrenci formaları, okulda kullanılan eşyalar ve okul tabelalarında kullanıldığı, bu kullanımın 2008 75358 tescil numaralı "ŞEHİR" markasının kullanıldığını kanıtlayan delil ve belgeler olmadığı, seri markalardan birinin kullanımının tüm markalara ilişkin bir kullanım olarak kabul edilemeyeceği, davalıya ait 2008 75358 tescil numaralı "ŞEHİR" markasının kullanılmaması nedeniyle iptal koşullarının mevcut olduğu, birleşen dava bakımından davacının 2009 59920 tescil numaralı "...+Şekil" markası ile 2015 57186 tescil numaralı "... SOSYAL GİRİŞİMCİLİK OKULU" markasının esas unsurlarının "ŞEHİR" ibaresi olduğu, markada yer "İSTANBUL" ibaresinin şehir adı, markada yer alan diğer kelimelerin ise tanımlayıcı nitelikte oldukları ve markaya ayırt edicilik katmadıkları, davalıya ait 2016 30242 tescil numaralı "ŞEHİR OKULLARI+Şekil" markasının da esas unsurunun "ŞEHİR" ibaresi olduğu, her iki tarafın markalarının tescilli olduğu 41. sınıftaki "eğitim ve öğretim hizmetleri, sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri" için tanımlayıcı bir ibare olmadığı, davacı taraf markalarının üniversite eğitimi hizmetlerinde, davalının markalarının ise ilk ve orta öğretimde kullanılmış olmasının markaların karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırmayacağı, zira pek çok vakıf üniversitesinin ilk ve orta öğretim kurumlarının da aynı isimle faaliyette bulunduğu, markaların hitap ettiği ortalama tüketicinin davalının "ŞEHİR OKULLARI" markasını gördüğünde davacıya ait üniversite ile bağlantılı olduğunu düşünebileceği, bu şekilde her iki marka ve kurum arasında irtibat kurulabileceği, bu durumun markaların karıştırılmasına neden olacağı, her ne kadar davalının 2008 75358 tescil numaralı daha eski tarihli "ŞEHİR" markası mevcutsa da, bu markanın tescil edildiğinden bu yana ciddi ve etkin bir şekilde kullanılmadığı, davalının bu markasına dayanarak "ŞEHİR" ibaresi üzerinde hak sahibi olduğunu savunamayacağı, 2008 75358 tescil numaralı markanın iptaline karar verilmekle tescil tarihinden itibaren 5 yıllık süre sonunda iptal koşullarının gerçekleştiği 18.03.2014 tarihinden sonra tescil edilen 2016 30242 numaralı markasıyla ilgili bu markadan kaynaklanan haklarına dayanamayacağı, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin kesinleşen █████████ E., █████████ K. sayılı kararı ile davalıya ait "ŞEHİRKOLEJİ+Şekil" markasının davacının markaları ile benzer olduğuna karar verildiği, tüm bu nedenlerle davalının markasının hükümsüz kılınması gerektiği gerekçeleriyle asıl davanın ve birleşen davanın kabulüne, davalı adına tescilli 2008 75358 numaralı "ŞEHİR" markasının ve 2016 30242 numaralı "ŞEHİR OKULLARI" markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
    B. İstinaf Sebepleri
    Asıl ve birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil tarafından kullanılan markanın esas unsuru “şehir” olup, markasını ticaret hayatında aktif bir şekilde kullandığını, birleşen dava yönünden, müvekkile ait şehir okulları markası ile davacı yana ait ... markası arasında karışıklık yaratacak düzeyde benzerliğin söz konusu olmadığını, markaların sadece genel görüntüleri, anlamları, okunuş ve yazılışları baz alınarak yapılan değerlendirmede dahi söz konusu markaların aynı olmadığı ve karıştırılma ihtimalinin de bulunmadığının açıkça görüldüğünü, müvekkilinin “ŞEHİR” ibaresi üzerinde tescilli hak sahipliğinin de mevcut olduğunu, mahkemenin kararının aksine, 41. sınıftaki “eğitim-öğretim hizmetleri” açısından tüketici kesimi bilinçli tüketici olup, markaları karıştırma ihtimallerinin bulunmadığını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markalarındaki esas unsurun şehir ibaresi olduğu, diğer kısımların ise markaya ayırt edicilik katmadığı, davalının ██████████ numaralı markası, davacının markasından daha önceki bir tarihli ise de davalının bu markayı tescilinden itibaren ciddi ve etkin bir şekilde kullandığı hususunun ispatlanamadığı, davalının 2015 yılında devraldığı asıl davaya konu bu markayı 2015 yılına kadar kullandığı hususunun davacı tarafça bilindiği veya bilinmesi gerektiği hususunun kanıtlanamadığı, davalının kullanmaya başladıktan sonraki tarih ile dava tarihi arasında sessiz kalma yoluyla hak kaybı için gereken 5 yıllık sürenin geçmediği gerekçesiyle asıl ve birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
    B. Temyiz Sebepleri
    Asıl ve birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Asıl ve birleşen dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
    2. İlgili Hukuk
    1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
    2. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 25 inci maddesinin birinci fıkrası.
    3. Değerlendirme
    Asıl ve birleşen dava, ██████████ ve ██████████ numaralı markaların hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Mahkemece davaların kabulüne, her iki markanın da hükümsüzlüğüne karar verilmiştir. Her ne kadar mahkemece, davalı tarafından kullanılan markanın adına tescilli ██████████ tescil numaralı "ŞEHİR KOLEJİ+Şekil" markası olduğu, bu markada yer alan logonun ve "ŞEHİR KOLEJİ" ibaresinin aynen faturalar, tanıtım evrakı, servis araçları, öğrenci formaları, okulda kullanılan eşyalar ve okul tabelalarında kullanımın ██████████ tescil numaralı "ŞEHİR" markasının kullanıldığını kanıtlayan delil ve belgeler olmadığı gerekçesiyle davalının asıl dava konusu 2008 yılında devraldığı ██████████ sayılı markasının kullanılmadığı sonucuna varılmışsa da; asıl davaya konu marka, davalının okullarında "ŞEHİR" ibaresini de içerecek şekilde kullanılmaktadır. Bu ibarenin yanına mal ve hizmet sınıflarından birisinin yazılması, markanın ayırt edici unsur olarak kullanılmadığı veya farklı şekilde kullanıldığı anlamına gelmemektedir. O halde davacının, dava tarihi olan 17.08.2017 tarihinden önceki kullanımlarının 6769 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinin (a) bendi gereğince markanın ciddi şekilde kullanımı niteliğinde olduğu ve buna bağlı olarak da birleşen davaya konu ██████████ numaralı marka için de önceki markaya dayalı kazanılmış hakkının bulunduğu gözetilerek asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
    2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
    Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
    Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    27.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!