Anahtar kelimeler: Gebze Hükümsüzlüğü Marka Kesinlik Şartı Eksiklikleri Sayisi Adliye İstanbul Hazırlanan
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

    SAYISI
    : █████████ Esas, ████████ Karar
    HÜKÜM
    : Kabul
    İLK DERECE MAHKEMESİ
    : Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI
    : ███████ E., ████████ K.
    Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
    Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirket adına Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde 09, 35, 38 ve 42. sınıflara dahil emtia ve hizmetler yönünden 21.05.2007 tarihinde tescil edilen ██████████ no.lu "LOGOsoft" ibareli markanın kullanımına beş yıl ara verilmesi sebebiyle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 9 ve 26 ncı maddeleri uyarınca, tüm emtia ve hizmetler bakımından iptaline, sicilden terkinine, kararın ilanına karar verilmesini talep etmiştir
    II. CEVAP
    Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkil şirketin 6769 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesi anlamında davaya konu LOGOsoft markasının ayırt edici karakteri LOGO ibaresini değiştirmeden farklı unsurlarla kullandığını, bu kullanımın müvekkili şirketin kurulduğundan bugüne kesintisiz devam ettiğini, 2009 yılına kadar da markasını, alt yüklenicisi olan davacıya kullandırmak suretiyle kullandığını, 6769 sayılı Kanun öncesi dönemde tescilli markanın kullanımını zorunlu kılan bir düzenleme bulunmadığını, bu nedenle marka hükümsüzlük davalarının 10.01.2022 tarihinden önce açılamayacağını, 6769 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce Anayasa Mahkemesi'nin mülga 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) kullanmama sebebiyle hükümsüzlük davalarına işaret eden 14 üncü maddesini iptal ettiğini, markayı kullanma zorunluluğuna bağlanan sonucun 6769 sayılı Kanun'un yürürlük tarihinden ancak 5 yıl sonra ortaya çıkabilecek olması sebebiyle somut olayda dava şartının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kullanmama nedeniyle hükümsüzlük davalarında markanın kullanıldığı veya kullanmamanın haklı nedenlere dayalı olduğunun ispat külfetinin marka sahibinin üzerinde, yani davalıda olduğu, somut uyuşmazlıkta, davalının markasının kullanım alanının, veri işlem cihazları, büro hizmetleri, radyo ve televizyon yayın hizmetleri, bilgisayar hizmetleri olduğu, davaya konu markasını 2013 yılından 2017 yılına kadar olan sürede tescilli markanın tüm sınıflarında ciddi şekilde kullandığını ispat ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
    B. İstinaf Sebepleri
    Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını, rapora yönelik itirazlarının usulüne uygun olarak değerlendirilmediğini, davalının verilen kesin sürede defterlerini sunmadığını, bilirkişilerin hangi belgeleri değerlendirerek davalının markasını kullandığını tespit ettiklerinin anlaşılamadığını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarında markanın kullanımının ispatının ticari defterler ile yapılması gerektiğinin belirtildiğini, dava konusunun 'LOGOsoft' markası olduğunu, markanın ayırt edici karakterinin de aynı olduğunu, markanın bölünemeyeceğini, buna rağmen bilirkişilerin markayı parçalara bölerek değerlendirme yapmalarının hukuka aykırı olduğunu, bilirkişilerin davalının 'LOGOsoft" markasını değil 'LOGO' ibaresini kullandığını belirttiklerini, bu hususun iptali istenen markanın kullanıldığı anlamına gelmeyeceğini, davalının 'LOGOSOFT' markasını kanunda belirtildiği şekilde hiçbir zaman kullanmadığını, kullanımın markanın işlevine uygun olmasının gerektiğini, sadece bazı belgelerde (fiyat etiketi, fatura gibi) kullanımının veya ticaret unvanı olarak kullanılmasının markanın gerçek kullanımı sayılamayacağını, bilirkişiler tarafından yasal beş yıllık süre dışındaki eski tarihli bilirkişi raporlarına atıf yapılmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu markanın davalının ██████████ no.lu "LOGOsoft" ibareli markası olduğu, davada bu marka yönünden kanuna uygun olarak ciddi kullanımın bulunup bulunmadığının araştırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken; bilirkişiler tarafından somut olaya uygun olmayacak şekilde sadece "LOGO" ibaresinin davalı tarafından kullanıldığı tespitine dayanılarak mahkemece bu rapora göre davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, zira 6769 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinde "Tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan kullanılmayan markanın iptaline karar verilir." düzenlemesine yer verildiğini, davalının ██████████ tescil no.lu "LOGOsoft" markasını tescilli olduğu mal ve hizmetler için tescil tarihinden dava tarihine karar ciddi ve etkin bir şekilde kullandığını ispat edemediği, davalı adına markanın tescilli olduğu 09, 35, 38 ve 42. sınıflara dahil tüm emtia ve hizmetler yönünden beş yılı aşkın süreyle kullanılmadığının sabit olduğu, beş yıllık sürenin hesabında 6769 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 10.01.2017 tarihinden önceki sürelerin de hesaba katılması gerektiği, İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın kabulü yerine reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, buna göre, davanın kabulü ile davalı şirket adına TÜRKPATENT nezdinde 09, 35, 38 ve 42. sınıflara dahil tüm emtia ve hizmetler yönünden 21.05.2007 tarihinde tescil edilen ██████████ no.lu "LOGOSOFT" ibareli markanın kullanmama nedeniyle 6769 sayılı Kanun’un 9 ve 26 ncı maddeleri uyarınca iptaline, sicilden terkinine, kararının ilanına, kararının 6769 sayılı Kanun'un 27 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca iptal halinin oluştuğu tarihten itibaren etkili olmasına karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin LOGOSOFT ibareli markasının esaslı unsuru, ayırt edici karakterinin LOGO ibaresi olduğunu, bu ibareyi 6769 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinin ikinci fıkrasını (a) bendi uyarınca kullanmakta olduğunun istinaf mahkemesince göz ardı edildiğini, LOGO kelimesinin müvekkilinin ticari unvanında yer aldığını, kurulduğundan beri 30'e yakın markası içinde kök marka olarak kullanıldığını, ayrıca tanınmış marka olduğunu, LOGOSOF markasındaki esaslı unsurun LOGO olduğunun muhtelif yargı kararlarında da belirtildiğini, davacının davayı açmakta hukuki yararının olmadığını, zira müvekkili adına tescilli markalardan dolayı davacının logosoft ibareli marka başvurularının TÜRKPATENT tarafından reddedildiğini/reddedileceğini, 6769 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinde "Haklı bir nedenin varlığı" halinde marka sahibinin ilgili markayı kullanmamasının iptal sonucu doğurmayacağının istinaf mahkemesince değerlendirilmediğini, cevap dilekçelerinde markayı mevcut hali ile neden "LOGOSOFT" olarak kullanılmadığının haklı nedenlerinin açıklandığını, davacı adına tescilli "LOGOSOFT" markasının 9. sınıfta "veri işlem amaçlı cihazlar, bilgisayar yazılımları ve bilgisayar çevre donanımları hariç" olmak üzere tescilli olduğunu, buna rağmen bu markayı www.logosoft.com.tr adlı internet sitesinde yazılım, donanım ve bilişim alanında sanki tescilli bir markası varmış gibi kullanmakta olduğundan davacının mütecaviz davranışlarından dolayı müvekkilinin kullanmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Dava; davalı adına tescilli markanın 5 yıldır kullanılmadığından bahisle hükümsüzlüğü ile sicilden terkini talebine ilişkindir.
    2. İlgili Hukuk
    1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
    2. 6769 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesi.
    3. Değerlendirme
    Dava, 6769 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesi kapsamında markanın tescil edildiği mal ve hizmetler bakımından kullanılmadığı gerekçesiyle hükümsüzlük istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesince, davalının "LOGOsoft" ibareli tescilli markasını "LOGO" olarak kullanımının, markayı tescil edildiği haliyle kullanmama olarak değerlendirilerek davanın kabulüne karar verilmişse de, gerek davacı markasının "LOGOSOFT" gerekse davalı markasının aynı ibareyi taşıyor olması ve her iki markada da "LOGO" ibaresinin ayırt ediciliğinin ön planda olması "SOFT" ibaresinin başlı başına marka olabilecek ibare olmaması karşısında, 6769 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca davalının tescilli markasının ayırt edici karakterini bozmadan "LOGO" olarak kullanımının hükümsüzlük sebebi sayılamayacağı dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
    Bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
    Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
    Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    26.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!