Anahtar kelimeler: Menfi Kesinlik Şartı Eksiklikleri Sayisi Yoluyla Katılma İstanbul Esastan Adliye
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ
    : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
    SAYISI
    : █████████ Esas, ████████ Karar
    HÜKÜM
    : Davanın kabulü
    İLK DERECE MAHKEMESİ
    : İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı bankanın dava dışı Merzemin Kaplama Sistemleri Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. tarafından ödenmeyen kredi borcunun tahsili için icra takibi başlattığını, bir zaman şirket ortağı olan ve sözleşmeye kefil olduğu iddia edilen müvekkilinin de takipte borçlu gösterildiğini, dava ve takip konusu sözleşmede yer alan kefalet tarihi ve sorumlu olunan azami miktar kısımlarının müvekkilinin eli ürünü olmadığını, bu nedenle sözleşmenin geçersiz olduğunu, takibin kötü niyetli olarak başlatıldığını ileri sürerek müvekkilinin İstanbul 19. İcra Müdürlüğünün ██████████ E. sayılı dosyası ile yürütülen icra takibi nedeniyle ve kefalet sözlemesi dolayısıyla borçlu olmadığının tespitine, takibin müvekkili açısından iptaline, kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili banka ile dava dışı asıl borçlu Mer Zemin Kaplama Sistemleri San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davacının bu sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, söz konusu sözleşmeye istinaden borçluya ticari krediler kullandırıldığını, ihtarnameye rağmen borcun ödenmediğini, bunun üzerine icra takibi başlatıldığını, genel kredi ve kefalet sözleşmesinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na (6098 sayılı Kanun) uygun olarak düzenlendiğini, gerekli şekil şartlarını taşıdığını belirterek davanın reddine, %20 oranındaki icra inkar tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafından, dava dışı Mer Zemin Kaplama Sistemleri San. ve Tic. Ltd. Şti. ile arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinde müteselsil kefil olduğu ve dava dışı asıl borçlu tarafından krediden kaynaklanan borcun ödenmediği gerekçesiyle davacı hakkında ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibe dayanak 31.12.2013 tarihli, 625.000,00 TL kefalet limitli kefalet sözleşmesinde bulunan "625.000,00 TL" ve "31.12.2013" ibarelerinin davacının eli ürünü olmadığı, 6098 sayılı Kanun'un 583 üncü maddesi uyarınca kefalet sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, kefilin sorumlu olacağı azami miktarı ve kefalet tarihini sözleşmeye kendi el yazısıyla yazması gerektiği, takibe konu sözleşmede bu şekil şartına uyulmadığı, kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğu, davacının bu sözleşme ve bu sözleşmenin konu edildiği takip nedeniyle davalıya borçlu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının İstanbul 19. İcra Dairesinin ██████████ E. sayılı dosyası ve bu dosyaya konu edilen 31.12.2013 tarihli 625.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibin davacı yönünden iptaline, davacının tazminat talebi şartlarının oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
    B. İstinaf Sebepleri
    1.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının kefalet sözleşmesine ilişkin imza inkârında bulunmadığı, davacının kefalet tarihi ve sorumlu olunan azami meblağın kendi elinden sadır olmadığına yönelik iddialarının kötü niyetle öne sürüldüğünü, asıl borçlu tarafından kredi borcu ödenmemiş olup davacının tüm dosya borcundan sorumlu olduğunu, kredi sözleşmesinde kefaletin doğmuş ve doğacak tüm borçlar için düzenlendiğini belirterek İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
    2. Davacı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından doldurulmamış kısımları alacaklının daha sonra kendisinin doldurduğunu ve icra takibi başlattığını, davacı yararına kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, katılma yoluyla istinafa başvuru taleplerinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının kötü niyet tazminatı yönünden düzeltilmesine ve %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmesini istemiştir.
    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının geçersiz kefalet nedeniyle kefil sıfatıyla borçtan sorumlu olmadığı, davalının kötü niyetli olarak takip başlatmış olduğu yönünde herhangi bir delil bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
    B. Temyiz Sebepleri
    1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
    2.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Dava, kefalet sözleşmesinin geçerlilik şekline uygun olmadığı iddiasına dayalı olarak sözleşme nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ve sözleşmeden kaynaklanan borcun tahsili için başlatılan takibin iptali istemine ilişkindir.
    2. İlgili Hukuk
    1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
    2. 6098 sayılı Kanun'un 583 üncü maddesi.
    3. Değerlendirme
    1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
    Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    20.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!