Anahtar kelimeler: Yidk Sınai Fikri Ret Haklar Kesinlik Şartı Eksiklikleri Ankara Sayisi
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ
    : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
    SAYISI
    : ████████ Esas, ████████ Karar
    HÜKÜM
    : Esastan ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ
    : Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
    Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "fast fix" ibareli marka tescil başvurusunun 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının b ve c bentleri uyarınca kısmen reddine karar verildiğini, karara yapılan itirazın YİDK tarafından reddine dair verilen Kurum kararın hukuka aykırı olduğunu, söz konusu ibarenin Türkçe olmadığını ve kamuoyunun neredeyse tamamının bu ibarenin anlamını bilmediğini, anlamı bilinmeyen bir ibarenin tamamlayıcı veya vasıf bildirici olmasının imkansız olduğunu, müvekkil firmanın “fix” ibaresi üzerinde gerçek hak sahibi bulunduğunu, müvekkili adına kayıtlı “fix” ibareli markaların seri marka niteliğinde olduğunu ileri sürerek 2017-M-7174 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı ... (TÜRKPATENT) vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, “fast fix” ibaresinin “hızlı onarmak/bağlamak” anlamına geldiğini, dolayısıyla söz konusu ibarenin ilgili tüketiciler tarafından belirli bir ticari kaynağa ait işaret olarak algılanmayacağını ve başvuru markasının asli işlevi olan belirli bir işletmeye ait olan mal ve hizmetleri diğer işletmelere ait benzer mal ve hizmetlerden ayırt etme işlevini yerine getirmeyeceğini, söz konusu markanın somut olarak ayırt edicilikten yoksun olduğunu, ortalama tüketicinin “fast fix” işaretini başvuru konusu hizmetlerin cinsi/çeşidi/vasfı/amacı olarak algılayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka işaretinin 6769 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi anlamında marka olabilecek işaretlerden olduğu, davacının başvuru markasının aynı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası b bendi anlamında somut ayırt ediciliğe sahip ve c bendi anlamında reddedilen mal/hizmet sınıfları bakımından tescil engelinin olduğu, dava konusu YİDK kararının yerinde bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
    B. İstinaf Sebepleri
    Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ortalama tüketicilerce "fast fix" ibareli markanın anlamının bilinemeyeceğini, dosya kapsamında tanzim edilen bilirkişi raporunun kendi içerisinde çelişkili olduğunu, denetim ve hüküm kurmaya elverişli olmayan rapor benimsenerek aleyhe ittihaz edilen kararın usul ve yasaya aykırı bulunduğunu, müvekkil firmanın “fix” ibaresini havi çeşitli markaları mevcut olup, işbu davaya konu “fast fix” ibareli markanın da müvekkilinin seri markalarından biri olduğunu, tanımlayıcı bir ibare olmaktan ziyade ayırt edici fonksiyonu haiz bir ibare niteliğinde bulunduğunu, mahkemece müvekkili adına tescilli olan ve “fix” ibaresini ihtiva eden seri markaların ve müktesep hakkın da değerlendirilmelerde dikkate alınmadığını, anlamı bilinmeyen bir ibarenin tanımlayıcı veya vasıf bildirici olmasının da imkansız olacağını belirterek kararın kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu ibarenin hızlı onarmak/bağlamak/sabitleştirmek/sağlamlaştırmak anlamlarına geldiği, dosyada mevcut bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere internet arama motorunda yapılan araştırma sonucunda, "fast fix yapıştırıcı","fast fix tamir sistemi" ibaresine sıkça rastlandığı, bu itibarla anılan ibarenin, başvuru kapsamından çıkarılan 1/1-3 sınıf mallar ile bu malların satışına özgülenmiş █████. sınıf perakendecilik hizmetleri yönünden tanımlayıcı olduğu ve 6769 sayılı Kanun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının c bendi koşullarının oluştuğu, davacı tarafça her ne kadar bu ibarenin Türkçe anlamının, ürünün ortalama tüketicilerince bilinemeyeceği ileri sürülmüş ise de İngilizce'nin ülkemizde aşina olunan bir dil olması ve özellikle internet üzerinden yapılan basit bir araştırmada söz konusu ibareye sıklıkla rastlanması karşısında bu iddianın yerinde olmadığı, öte yandan seri marka veya kazanılmış hak nedeni ile 6769 sayılı Kanun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının c bendinde öngörülen mutlak tescil engelinin aşılmasının mümkün bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    V.TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
    B. Temyiz Sebepleri
    Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.
    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, marka tescil başvurusunun 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının b ve c bentleri uyarınca reddine ilişkin YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
    2. İlgili Hukuk
    1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
    2. 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının b ve c bentleri.
    3. Değerlendirme
    1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
    Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    20.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!