Anahtar kelimeler: Düşme Edenin Görüşü Neticesinde Edilebilir Mahkûmiyet Sayisi Sürüklenen Çocuk Usulü
2. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
    "İçtihat Metni"

    B O Z M A Ü Z E R İ N E

    MAHKEMESİ
    :Asliye Ceza Mahkemesi
    SAYISI
    : ████████ E., █████████ K.
    SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK
    : ...
    SUÇ
    : Hırsızlık
    HÜKÜM
    : Mahkûmiyet
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Zamanaşımı nedeniyle düşme
    Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
    5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin 8. fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve maddenin 11. fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, dosya kapsamına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 30.10.2009 tarihi itibariyle duran zamanaşımının kesinleşen sonraki mahkûmiyete konu suçun işlendiği 29.03.2011 günü yeniden işlemeye başladığı belirlenerek yapılan incelemede;
    Suça sürüklenen çocuk müdafiinin gece vakti katılanın kapılarını kilitlediği; ancak kilit sisteminin bozuk olması sebebiyle açık da kalmış olabileceğini belirttiği aracını düz kontak yaparak alması şeklinde gerçekleşen olayda, suça sürüklenen çocuğun eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 143 ve 31/3. maddelerinde belirtilen hırsızlık suçunu oluşturduğu, bu suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre TCK'nın 66/1-d ve 66/2. maddeleri uyarınca hesaplanan 10 yıllık dava zamanaşımının, 01.11.2007 olan birinci mahkûmiyet tarihi ile 07.12.2022 olan ikinci mahkûmiyet tarihi arasında gerçekleştiği gözetilmeden suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi,
    Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!