Anahtar kelimeler: Sınaî Rekabetin Fikri İtibar Tasarım Tecavüz Durdurulmasına Hakkına Haklar Kesinlik

MAHKEMESİ
:İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk DairesiSAYISI
:█████████ Esas, ████████ KararHÜKÜM
:KabulİLK DERECE MAHKEMESİ
:İstanbul 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk MahkemesiSAYISI
:████████ E., ████████ K.Taraflar arasındaki tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, tecavüz ve haksız rekabetin durdurulmasına, önlenmesine, maddi ve manevi tazminat, itibar tazminatı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin tescilli iki adet tasarımının davalı firma tarafından Sultanı Carpet adlı mağazada müşterilere dağıtılan kataloglarda ve davalı internet sitesinde kullanılması sebebiyle tecavüzün tespiti, önlenmesi davalı sitesine erişimin engellenmesi, ürün katalog vs. tanıtım malzemelerinin el konularak imhası ile şimdilik 10.000,00 TL maddi 5.000,00 TL manevi tazminatın ve itibar tazminatının davalıdan alınması ve hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız açıldığını, katalogta fotoğrafın kullanılmasının üretim yapıldığı anlamına gelmeyeceğini, katalogtaki ürünlerin davacı tasarımları ile aynı olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu davacı tasarımlarından ██████████ nolu tasarıma ilişkin tecavüz iddialarının ispatlanamadığı davacının diğer tasarımına ilişkin dosyaya sunulan katalog ve davalıya ait www.sultanlicarpet.com isimli internet sitesindeki görsellerden tecavüzün mevcut olduğu, davacı taraf her ne kadar tecavüzden dolayı yoksun kalınan kazanç olarak tecavüzden dolayı meydana gelen zararını talep etmişse de yapılan ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi sonucu kayıtlarda dava konusu tasarımın birebir işlenmediği genel olarak halı ibaresi ile kayıtların yapıldığı, vaki tecavüzden dolayı somut olayın özelliğine göre davacı yanın talebi gibi manevi zararına ilişkin 5.000,00 TL manevi tazminata hükmolunması gerektiği, dava konusu tasarıma ilişkin kötü bir şekilde üretildiğine dair davacı iddiasının ispatlanamadığından itibar tazminatı talebi de uygun görülmediği, davacı yanın hukuki yararı bulunduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile davanın davacıya ait ██████████ 13.1 no'lu çoklu tasarımının taklit edilerek üretilip satışa sunulması nedeniyle davacı tasarım hakkına tecavüzünün durdurulmasına ve önlenmesine,www.sultanlicarpet.com isimli internet sitesinden tecavüze konu tasarım görsellerinin içerikten çıkartılmasına, mümkün olmadığı takdirde siteye erişimin engellenmesine, taklide konu tescilli tasarımları içeren halı ürünleri katalog ve benzeri sair tanıtım malzemelerine el konularak imhasına, davacının ██████████ sayılı tasarımına ilişkin taleplerinin ve maddi tazminat taleplerinin reddine, takdiren 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, itibar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince müvekkili şirkete ait 2003-02495 numaralı tasarımın taklit edilerek üretilip satışa sunulması sebebiyle müvekkilinin tasarım hakkına yapılan tecavüzün durdurulması ve önlenmesine karar verdiğini ancak 2005-02551 numaralı tasarım yönünden tasarıma ilişkin talepleri reddettiğini, ayrıca, tecavüzden dolayı yoksun kalınan kazancın ve tasarımın kötü şekilde üretildiğinin ispatlanamaması gerekçesiyle maddi tazminat ve itibar tazminatı taleplerinin de reddedildiğini, 2003-02495 numaralı tescil belgesi ile tescillenmiş tasarıma vaki tecavüzün varlığının bilirkişi raporları ile doğrulandığını, tüm bilirkişi raporlarında 2003-02495 numaralı tescil belgesi ile tescillenmiş tasarıma yapılan tecavüz doğrulanmış olmakla birlikte, 01.02.2016 tarihli bilirkişi raporunda; müvekkili şirket açısından ortaya çıkan zararın daha sağlıklı hesaplanabilmesi adına davalı tarafın faturalarının da incelenmesi gerektiğini ancak incelenememesi ve sağlıklı bir hesap yapılamamasının tasarım sahibinin hiç kazançtan yoksun kalmadığı anlamına gelmeyeceğini ve TTK ve TBK hükümleri çerçevesinde maddi tazminata hükmedilebileceğinin ifade edildiğini, maddi tazminat talebi açısından müvekkili şirketin yoksun kaldığı kazancın tespit edilebilmesi adına 13.02.2018 tarihli celsede; daha önceden emsali görülmüş olan ve yalnızca müvekkili şirket defter ve kayıtlarının incelenmesiyle de tespit edilebilecek zararın yine aynı şekilde davalının sunacağı belgelere ihtiyaç duyulmaksızın hesaplanabileceği yönündeki talepleri sebebiyle verilen ara karar sonrası dosyaya sunulan 18.05.2018 tarihli bilirkişi raporunda; davalı taraf belge ve defterleri incelenebilseydi hesaplama açısından daha net sonuçlara ulaşılabileceği ancak yine de müvekkili şirkete ait defter ve kayıtlardan yapılan araştırma neticesinde yoksun kalınan kazancın 20.787,88 TL olabileceğinin açıkça ifade edildiğini, müvekkili şirketin tecavüz sebebiyle yoksun kaldığı kazancın davalı tarafın eylemsizliği sebebiyle eksik olarak hesaplandığını, bilirkişi raporlarının, müvekkili şirketin defter ve kayıtları ile 2003-02495 numaralı tescilli tasarıma vaki tecavüzün mevcudiyetinin ispat edilmiş olduğunu kabul etmesine ve bu sebeple davalı tarafın itirazlarını dahi reddetmesine rağmen talepleri doğrultusunda dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporunda hesap edilen maddi tazminat taleplerinin davalı tarafın delillerinin toplanmaması sebebiyle eksik hesap edilmiş olmasına rağmen- yoksun kalınan kazancı yok farzederek tecavüz edilen tasarım ile ilgili maddi tazminat taleplerini tümüyle reddetmesi yönündeki kararının hukuka aykırı olduğunu, vaki tecavüz hasebiyle müvekkil şirkete ait markanın itibarının zarar gördüğünü, itibar tazminatı taleplerinin kabulü açısından yalnızca tasarımın kötü kullanılmış olup olmamasının değerlendirilmesinden ziyade KHK'nın lafzından da anlaşılacağı üzere tasarımın uygun olmayan tarzda piyasaya sürülmesi sonucundaki itibarı da değerlendirilmesi gerektiğini, davalı tarafından, müvekkiline ait tescilli tasarımların aynı kalitede olmayan halılar üzerinde iltibas yaratacak şekilde kullanılarak piyasaya sürülmesinin markaya dair itibar kaybına yol açacağının aşikar olduğunu, 2003-02495 numaralı tescilli tasarıma yapılan tecavüzün varlığı deliller ile ispatlandığını ancak tecavüze uğrayan tasarımın itibarının kaybı sebebiyle tazminata hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu mezkur kararın itibar tazminatı ve maddi tazminata ilişkin hükümler yönünden bozulmasına karar verilmesini istemiştir.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda davacı taraf 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 52 inci maddesinin İkinci fıkrasının (a) bendi uyarınca talepte bulunmuş ise de, davalı tarafın ne kadar ürün sattığı ticari kayıt ve belgelerden tespitinin yapılamadığı, ancak tecavüz olduğu ve davalı tarafça satıldığı sabit olmakla davacının maddi zararının miktarının tespit edilememesi halinde tecavüz olgusu ve buna bağlı olarak zararın doğduğunun sabit olması karşısında, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 ve 51 inci maddeleri uyarınca somut olayın özelliği, tarafların konumları gibi hususlar da dikkate alınarak uygun bir tazminata karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru görülmediği, Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alındığında bu ürün satışından dolayı 10.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihi şartları dikkate alınarak Borçlar Kanunu ve hakkaniyet gereği maddi tazminat olarak davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar vermek gerekli ve yerinde görüldüğü, her ne kadar itibar tazminatına yönelik istinaf talebinde bulunulmuş ise de davacı yanın talep ettiği itibar tazminatına ilişkin olarak süre gelen aşamalarda, davalının davacının tasarımına yönelik kötü eylemlerinin olmadığı, taklit ürün kullanımının tek başına itibar tazminatı kazanımına yol açmayacağı, davalı taraf kullanımlarının davacı markasının itibarını sarsıcı olduğuna dair bir husus ispat edilemediği, dosyaya tasarımın karalandığı, kötülendiği ve bu sebeple davacının satışlarında azalma olduğuna ilişkin herhangi bir delil sunulmadığı anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesince reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin sair istinaf başvuru taleplerinin esastan reddine, ancak davacı vekilinin istinaf başvurusunun maddi tazminata ilişkin istinafının belirtilen sebeplerle kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden davanın kısmen kabulüne dair yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davacının davalı aleyhine açtığı işbu davanın kısmen kabulüne, davacı ...Ş tarafından davalı şirket aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile davanın davacıya ait ██████████ 13.1 no'lu çoklu tasarımının taklit edilerek üretilip satışa sunulması sebebiyle davacı tasarım hakkına tecavüzünün durdurulmasına ve önlenmesine, www.sultanlicarpet.com isimli internet sitesinden tecavüze konu tasarım görsellerinin içerikten çıkartılmasına, mümkün olmadığı takdirde siteye erişimin engellenmesine, taklide konu tescilli tasarımları içeren halı ürünleri katalog ve benzeri sair tanıtım malzemelerine el konularak imhasına, davacının ██████████ sayılı tasarımına ilişkin taleplerinin ve maddi tazminat taleplerinin reddine, ██████████ nolu tasarım açısından 10.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, takdiren 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, itibar tazminatı talebinin reddine, masrafı davalıdan alınmak üzere kesinleşen hüküm özetinin yurt çapında yayın yapan trajı en yüksek üç gazeteden birinde bir kez ilanına karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; maddi tazminat ve itibar tazminatı taleplerinin yeniden değerlendirilmesini, bilirkişi tarafından yoksun kalınan karın 20.787,88 TL olarak hesaplandığını, davalının ticari defterlerini sunmaması ve eylemsizliği sebebiyle sağlıklı hesap yapılamamasının müvekkilin kazanç kaybı anlamına gelmeyeceğini, 10.000,00 TL nin hangi hususlar çerçevesinde verildiğinin kararda açıklanmadığını, ██████████ nolu tasarıma yapılan tecavüzün müvekkilinin marka itibarına zarar verdiğinin aşikar olduğunu, itibar tazminatına da hükmedilmesi gerektiğini, istinaf mahkemesince hükmün 5/B numaralı kararında yargılama giderinin hatalı hesaplandığını, yapılan hesaplamalar neticesinde yargılama giderinin 4.051,75 TL değil 4.522,18 TL olduğu, kısmen kabul oranına göre hesaplamanın bu miktar üzerinden yapılmasını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık,tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, tecavüz ve haksız rekabetin durdurulmasına, önlenmesine, maddi ve manevi tazminat, itibar tazminatı ile verilecek kararın masrafları davalıya ait olmak üzere kamuya duyurulması için ülke çapındaki televizyon kanallarından ve gazetelerden bir tanesinde yayınlanması istemine ilişkindir.2. İlgili Hukuk1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.2.554 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 52 inci maddesinin a bendi.3.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 50 inci ve 51 inci maddeleri.3. Değerlendirme1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.02.2024tarihinde oy birliğiyle karar verildi.