Anahtar kelimeler: Yidk Sınaî Fikri Ret Haklar Kesinlik Şartı Eksiklikleri Ankara Sayisi

MAHKEMESİ
: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk DairesiSAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararHÜKÜM
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin “panda fri-fri”, “fri-fri” ibareli tanınmış markanın sahibi olduğunu, davalı Şirketin, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “PINAR FRİİ kavun aromalı+şekil” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı Kuruma başvurduğunu, başvuruya müvekkilince yapılan itirazın nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkili Şirketin 1984 yılında dondurma sektörüne giriş yaptığını, "PANDA" markasının sektörün öncülerinden olduğunu, 32 inci sınıf emtiayı kapsayan dava konusu başvurunun, müvekkili Şirketin itirazına mesnet markaları ile bire bir şekilde benzer bulunduğunu, müvekkilinin seri markalarının esas unsurlarının “fri” ibaresi olduğunu, dava konusu markanın da esas unsurunun “FRİİ” ibaresinden oluştuğunu, markaların karıştırılacağını, markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunduğunu, müvekkilinin itirazına mesnet markalarını kesintisiz bir şekilde kullandığını, davalı tarafın kötü niyetli olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davalı başvuru sahibinin itiraz gerekçesi “panda fri - fri”, “fri - fri” ibareli markaların tescilli olduğu tüm mal ve hizmetler için kullanımının ispatını talep ettiğini, ancak davacı tarafından söz konusu markaların kullanımının belgelerle ispatlanamadığını, dolayısıyla davacının itirazlarına itibar etmenin mümkün olmadığını, itiraz gerekçesi markaların tanınmış olduğu yönündeki iddianın, davacı yanca ispatlanamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.2.Davalı Şirket vekili, müvekkili başvurusunun ilanına davacı tarafından itiraz edildiğini, müvekkilince davacının itirazına mesnet markalarının tüm mal ve hizmetler yönünden kullanımının ispatının talep edildiğini, ancak bu talebe karşı, davacı tarafından itiraza mesnet markalarının son beş yıl içinde aktif olarak kullanıldığına dair herhangi bir delil sunulamadığını, bu itibarla itirazların reddedildiğini, TÜRKPATENT kararının hukuka uygun olduğunu, bunun yanında, davacının itirazına mesnet markaları ile müvekkili başvurusunun benzer olmadığını, davacının itirazına mesnet markalarının tanınmış olduğu iddiasının hukuka aykırı olduğunu, kötü niyet iddiasının da yersiz bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu “pınar frii kavun aromalı” ibareli markanın yayınına 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 6 ıncı maddesinin birinci fıkrası çerçevesinde yapılan itirazın gerekçesi olan “fri-fri” ibareli, “fri-fri” ibareli davacı markalarının, itiraza konu başvurunun başvuru tarihinden önceki beş yıllık süre içinde, itiraza dayanak gösterilen mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepler bulunduğuna ilişkin delile rastlanmadığı, bu bağlamda anılan maddenin uygulanması için gereken şartların oluşmadığı, davacıya ait markaların tanınmış markalar sicilinde yer almadığı, dosya kapsamında, bu iddianın ispatı için herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, bu bağlamda anılan maddenin beşinci fıkrasının da somut olaya uygulanamayacağı, hükümsüzlük talebi ile ilgili olarak yapılan değerlendirmede ise davacı tarafından, kullanımın ispatına yönelik herhangi bir bilgi veya belge sunulmamış olduğu tespit edildiğinden hükümsüzlük talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı firma tarafından tescil başvurusuna konu edilen marka ile müvekkili firma adına 2003 senesinden beri tescilli itirazlarına ve davaya mesnet markanın, ortalama seviyedeki tüketici tarafından ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunduğunu, dosya kapsamında tanzim edilen bilirkişi raporu mahkemece hükme esas alınmış olup söz konusu raporun eksik ve hatalı olduğunu, zira bilirkişilerce yalnızca 6769 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi kapsamında YİDK kararının iptali yönünden değerlendirme yapıldığını, ayrıca bir diğer talebimiz olan hükümsüzlük açısından ise anılan Kanunun 25 inci maddesine göre değerlendirme yapılmadığını, bu sebeple raporun eksik tanzim edilmiş olması nedeniyle hükme esas alınmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, “pınar frii kavun aromalı” ibareli marka ile müvekkil firma’nın “panda fri-fri” ve “fri-fri” markaları kıyaslandığında iltibasa sebebiyet verdiğinin açık olduğunu, davalı yanın müvekkil firmanın “fri” ibaresinden teşekkül markasının karşısında davalı yan adına tescil müracaatına konu edilmiş olan işbu dava konusu markanın müvekkil firmanın seri markalarından birisi olarak algılanacağını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkil markasının tanınmış olup olmadığı yönünde mahkemece araştırma yapılmadığını, markaların faaliyette bulunduğu sektör nazara alındığında ortalama tüketici nezdinde ilişkilendirilmek suretiyle iltibasa sebebiyet vereceğinin aşikar olduğunu, dava konusu markanın müvekkil firmanın seri markalarından birisi olarak algılanacağının açık olduğunu, markaların karıştırılma ihtimalinin kaçınılmaz olduğunu, uğramış olduğu maddi ve manevi zararları tazmin hakkı saklı kalmak kaydıyla kararın bozulmasını istemiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.2. İlgili Hukuk1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.2. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 6 inci maddesinin birinci ve beşinci fıkraları.3. Değerlendirme1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.