Anahtar kelimeler: Sakarya Kocaeli Kesinlik Şartı Eksiklikleri Sayisi Adliye Derece Bölge İlk
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ
    : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
    SAYISI
    : █████████ Esas, █████████ Karar
    HÜKÜM
    : Kısmen kabul
    İLK DERECE MAHKEMESİ
    : Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
    SAYISI
    : ████████ E., ███████ K.
    Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine/kabulüne/kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı şirket arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiğini, diğer davalıların bu sözleşmeye müşterek borçlu ve müteselsil kefil borçlu sıfatıyla taraf olduklarını, davalı borçluların kredi borcunu zamanında ve eksiksiz ödememeleri üzerine ihtarname keşide ettiklerini, borçlularca kat ihtarına itirazda bulunulmadığını, ödeme de yapılmaması üzerine Kocaeli 8. İcra Dairesinin ██████████ E. sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalılara ödeme emri tebliğ edildiğini ve itirazları üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini, itiraz edilen faiz oranlarının genel kredi sözleşmesine uygun olduğunu beyan ederek, haksız ve hukuki mesnetten yoksun itirazın iptali ile takibin devamına, davalı borçlunun toplam alacak miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesi ve sunulan belgelerde yer alan ve aleyhlerine olan hususları kabul etmediklerini, davacı bankaya talepte belirtilen miktarda borçları olmadığını, banka kredilerine ilişkin takiplerde temerrüt faizinin uygulanabilmesi için kredi asıl borçlularına usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi gerektiğini, oysa kat ihtarnamesinin ne asıl borçluya ne de kefillere usulüne uygun tebliğ edilmediğini, şirket adına çıkartılan tebligatın daimi çalışan ...'a tebliğ edildiği şeklinde kayıtla tebliğin yapıldığı, genel kredi sözleşmesinde kefalet imzası bulunan ...'nın kefaletine ilişkin eş rızası bulunmadığını, davacı tarafça sunulan kredi sözleşmesi dikkate alındığında talep edilen faiz oranının hukuka aykırı olduğunu, haksız ve kötü niyetli olarak başlatılan işbu davanın tüm davalılar yönünden reddine karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise takipte talep edilen işlemiş faiz yönünden reddine karar verilmesini ve davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, davanın ... yönünden usulüne uygun kefalet sözleşmesinin bulunmadığının tespiti ile davanın reddine karar verilmesini ve %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... Makine Montaj İzol. Taah. İnş. Tur. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile davacı banka arasında 17.03.2017 tarihinde yapılan genel kredi sözleşmelerine ilişkin kredi hesaplarının ödememesi üzerine, davalı asıl borçlu ve müteselsil kefillere Gebze 7. Noterliğinin 08.08.2018 tarih ve 06870 yevmiye nolu ihtarnamesinin gönderildiği, ihtarnamenin sonuçsuz kalması üzerine davalılar hakkında Kocaeli 8. İcra Dairesi'nin ██████████ E. sayılı dosyasından takip başlatıldığı, davalıların süresi içerisinde takibe yönelik itirazları üzerine eldeki davanın açıldığı, ilk derece mahkemesince, genel kredi sözleşmesine müteselsil kefil olan borçlulardan ...'nın kefaletinin eş rızasının bulunmaması nedeniyle geçersiz olduğu belirlemesi ile bu davalı yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden ise alınan bilirkişi raporunda hesaplanan alacak miktarı üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
    B. İstinaf Sebepleri
    1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyaya sunulan delilin incelenmeden karar verilmesinin yasa ve hukuka aykırı olduğunu, faiz hesaplamasında tebliğ tarihinin baz alınmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
    2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; reddedilen miktar göz önünde bulundurulduğunda 8.839.178,29 TL dava değeri üzerinden nisbi ve avukatlık ücret tarifesine göre hesap yapıldığında 177.016,78 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmesi gerekirken 4.080,00 TL maktu avukatlık ücretine hükmedilmiş olmasının açık şekilde hukuka ve hakkaniyete aykırılık oluşturduğunu ileri sürerek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından temerrütün kredi taksit ödeme günü geçtikten sonra gerçekleştiği dolayısıyla alacağa temerrüt faizinin bu tarihlerden itibaren uygulanması gerektiği ileri sürdüğü, sözleşmeye aykırılık halinde borçludan faiz talep edilebilmesi için bir ihtar ile ya da aleyhine bir dava açılmak suretiyle temerrüde düşürülmesi gerektiği, borçlunun temerrüdü, borçluya gönderilen ihtarnamenin tebliğinden veya ihtarnamede ödeme için süre verilmişse bu sürenin bitiminden itibaren oluştuğu, iade talebinde bulunulmadan temerrüt faizi işlemeyeceği, mahkemece tebliğ edilen ihtarnamede yer alan ödeme süresi bitiminden sonra temerrüt faizi, öncesinde akdi faizi uygulayan bilirkişi raporunun hükme esas alınması da doğru görüldüğünden davacının bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde görülmediği, mahkemece kefaleti geçersiz kabul edilen davalıya yönelik açılan davanın reddi kararı ile birlikte davalı lehine 4.080,00 TL maktu vekâlet ücreti takdir edildiği, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Genel Hükümler (AAÜT) 13 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince, davalıdan takip yolu ile istenen ve davaya konu edilip reddedilen dava değeri (8.839.178,29 TL) üzerinden davalı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı vekilinin istinaf başvurunun başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
    B. Temyiz Sebepleri
    Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dosyaya sunulan delilin incelenmeden karar verilmesinin yasa ve hukuka aykırı olduğunu, faiz hesaplamasında tebliğ tarihinin baz alınmasının hukuka aykırı olduğunu, davalı ... yönünden nispi vekâlet ücreti şartlarının oluşmadığını ileri sürerek kararının bozulmasını istemiştir.
    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak için yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
    2. İlgili Hukuk
    1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
    2.2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 584 üncü maddesi.
    3. Değerlendirme
    1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
    Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    14.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!