Anahtar kelimeler: Kabuldavalı İhk Hükümkarar Tahkim Heyeti Heyetince Hakem Diş Komisyonu Kesinlik
4. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ
    :Ticaret Mahkemesi
    SAYISI
    : ████████ D.İş - ████████
    SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ
    SAYISI
    : 2022/İHK-24483
    HÜKÜM/KARAR
    : Kabul/Davalı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile Uyuşmazlık
    Hakem Heyeti kararının vekalet ücretine yönelik olarak düzeltilmesi
    SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ
    SAYISI
    : K-██████████
    Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir.
    Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının vekalet ücretine yönelik olarak düzeltilmesine karar verilmiştir.
    İtiraz Hakem Heyeti kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucunda sigortalı araçta yolcu olan müvekkilinin yaralandığını belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 107 nci maddesi gereğince 2.705,00 TL sürekli iş göremezlik, 2.295,00 TL rapor ücreti olmak üzere 5.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili bedel arttırım dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 410.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı vekili cevap dilekçesinde; hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiğini, dava konusu kaza nedeniyle davacının kazanımlarının tazminattan indirilmesi gerektiğini, davacının maluliyetinin gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin yasal faizden sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
    III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
    Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun olay tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olduğu, davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre belirlendiği, bu şekilde belirlenen tazminatın poliçe limitini aştığı, davalının poliçe limitinden sorumlu olduğu gerekçesiyle başvurunun kabulüne, 410.000,00 TL'nin 06.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
    IV. İTİRAZ
    A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
    Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
    B. İtiraz Sebepleri
    Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davacı tarafından sunulan raporun hükme esas alınamayacağını, davacının zararının %1,8 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, davacının emniyet kemeri takmaması ve sigortalı araçta istiap haddi fazlası yolcu taşınması nedeniyle müterafik kusurlu olduğunu, müvekkilinin rapor ücretinden sorumlu olmadığını, davacı yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
    C. Gerekçe ve Sonuç
    İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından sunulan raporun olay tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe göre üniversite hastanesi tarafından düzenlendiği, davacının zararının Yargıtay uygulamalarına uygun şekilde belirlendiği, dosya kapsamından davacının emniyet kemeri takmadığının ve sigortalı araçta istiap haddi fazlası yolcu taşındığının somut olarak ispat edilemediği, davalının rapor ücretinden sorumlu olduğu, bu yönlere ilişkin itirazın yerinde olmadığı, ancak davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinde Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası gözetilmeyerek fazla vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olması nedeniyle davalı vekilinin bu yöne ilişkin itirazının kabulünün gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının kısmen kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının vekalet ücretine ilişkin bendinin düzeltilmesine karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
    B. Temyiz Sebepleri
    Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre belirlenen tam ve nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.
    Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafından sunulan raporun hükme esas alınamayacağını, davacının zararının %1,8 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, davacının emniyet kemeri takmaması ve sigortalı araçta istiap haddi fazlası yolcu taşınması nedeniyle müterafik kusurlu olduğunu, müvekkilinin rapor ücretinden sorumlu olmadığını ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.
    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, davalı tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucunda sigortalı araçta yolcu olan davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
    2. İlgili Hukuk
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 49, 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun'un) 85, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
    3. Değerlendirme
    1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik hükümlerine göre davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmasına, davacının müterafik kusurunun somut olarak ispat edilememiş olması ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
    2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
    a. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
    11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 09.08.2019 tarihinde meydana gelmiştir.
    Davacı tarafından başvuru sırasında sunulan ve Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Uygulama Hastanesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı tarafından düzenlenen 21.06.2021 tarihli maluliyet raporunun olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'e göre düzenlendiği anlaşılmakta ise de raporun tanı bölümünde "...sağ 4-5,10. Kot fraktürü, sağda sıvama tarzında pnömotoraks, sol 2-3-4. Kot fraktürü..." şeklinde tespit bulunduğu görülmektedir. Ancak dava konusu olaya ilişkin ceza dosyasında Manisa Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 11.08.2020 tarihli kesin rapor ise dava konusu olay nedeniyle davacıda sağda 10. Kot posterior kesminde non deplase kırık meydana geldiği tespit edilmiştir. Bu hali ile hükme esas alınan maluliyet raporu ile Manisa Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 11.08.2020 tarihli kesin raporunun çelişkili olduğu anlaşılmakta olup davacının maluliyeti ile meydana gelen kaza arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı hususunda tereddüt hasıl olmuştur.
    Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacı tarafından Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı itiraz yoluna başvurulmadığı göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Uygulama Hastanesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı tarafından düzenlenen 21.06.2021 tarihli maluliyet raporu ile Manisa Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 11.08.2020 tarihli kesin raporun da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle davalı vekilinin itirazlarını da karşılayacak şekilde kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak yukarıda açıklandığı şekilde içerisinde göğüs hastalıkları uzmanının da yer aldığı ve daha önce rapor düzenleyen birimlerin dışındaki bir yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Ayrıca yapılacak muayene sonucunda davacıda travma sonrası stres bozukluğunun tespit edilmesi halinde davacının fiziksel bulgularının yanında psikiyatrik tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakı temin edildikten sonra, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak özellikle kazadan sonra oluştuğu belirtilen “travma sonrası stres bozukluğu” olarak nitelendirilen rahatsızlık nedeniyle davacıda sürekli iş göremezliğin oluşup oluşmadığı veya bu bulgunun, sürekli iş göremezlik oranını artırıp artırmadığı, kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığı, ömür boyu sürüp sürmeyeceği, sürekli değilse ne kadar devam edeceği hususlarına yer verilerek ve bizzat muayene edilmek suretiyle yukarıda açıklandığı üzere içerisinde psikiyatri uzmanı bulunan yetkili sağlık kurulundan gerekçeli, denetime elverişli rapor alınıp davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
    b. 6102 sayılı Kanun'un 1426 ncı maddesine göre sigortacı, sigorta ettiren, sigortalı ve lehtar tarafından, rizikonun, tazminatın veya bedel ödeme borcunun kapsamının belirlenmesi amacıyla yapılan makul giderleri, bunlar faydasız kalmış olsalar bile, ödemek zorundadır.
    Davacı vekili dava dilekçesinde müvekkilinin maluliyetinin belirlenmesi amacıyla yapıldığını beyan ettiği 2.295,00 TL rapor ücretinin de davalıdan tahsilini talep etmiştir. Dosyada mevcut belgelere göre davacı vekilinin bu talebinin içerisinde Ekol Baz Özel Sağlık Hizmetleri AŞ (Ekol Hastanesi) tarafından düzenlenmiş 11.06.2021 tarihli 175,00 TL ve 715,00 TL'lik iki adet faturanın da mevcut olduğu, faturalarda tedavi hizmet bedeli açıklaması bulunduğu görülmekte ise de dosya arasında davacının bu hastanede tedavi gördüğüne veya bu giderlerin 6102 sayılı Kanun'un 1426 ncı maddesi kapsamında bedel ödeme borcunun kapsamının belirlenmesi amacıyla yapıldığına dair başkaca belge bulunmamaktadır.
    Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince; Ekol Baz Özel Sağlık Hizmetleri AŞ (Ekol Hastanesi) tarafından düzenlenmiş 11.06.2021 tarihli faturaların kaza ile illiyetli olup olmadığının araştırılarak varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile anılan giderlerin de yargılama giderine dahil edilerek davalının sorumluluğuna karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
    VI. KARAR
    1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
    2. Değerlendirme bölümünün (2/a ve b) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının davalı yararına BOZULMASINA,
    Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
    Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,
    Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
    10.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!