Anahtar kelimeler: Sınai Fikri Haklar Kesinlik Şartı Eksiklikleri Ankara Sayisi Adliye Derece
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

    SAYISI
    : ████████ Esas, ████████ Karar
    HÜKÜM
    :Esas Hakkında Yeniden Hüküm Kurulması
    İLK DERECE MAHKEMESİ
    : Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
    Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili firmanın 1984 yılında yerli sermaye ile kurulduğunu, Türkiye’nin en büyük dondurma üreticilerinden biri olan müvekkili firmanın aynı zamanda yurtdışına da ürünlerini ihraç ettiğini, ticari faaliyetlerini 2000 yılından bu yana “SEN&BEN” ibareli markası altında kesintisiz bir şekilde sürdürdüğünü, müvekkilinin “SEN&BEN” markasını nihai tüketici nezdinde meşhur ve maruf hale getirebildiğini ve markayı tanıtmayı başardığını, tanınmış marka müracaatına konu edilmiş olan bir markaya ilişkin olarak “anket çalışması yapılmamış olması”nın müracaatın ret sebebi olarak kabul edilemeyeceğini, yasal düzenlemelerde ya da yüksek mahkemenin yerleşik içtihatlarında “anket çalışması yapılmaması”nın tanınmış marka müracaatının reddi gerekçesi olarak gösterilmediğini, müvekkilinin müracaata konu markasını ne sıklıkla nihai tüketicinin bilgisine arz ettiği ile birlikte bu markanın müstakil ya da sair markalar ile tüketiciye arz edilmesinin herhangi bir önemi olmadığını, aksi kanaatle tanzim edilmiş olan Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının yerinde olmadığını, SEN&BEN ibareli markanın esasen genç ve yetişkin hedef kitleye yönelik bir dondurma markası olup 1 TL’lik uygun fiyatı ve milyonlarca bedava promosyon kampanyası ile bu kategoride Türkiye’de tüm tüketiciler nezdinde maruf ve meşhur hale geldiğini, müvekkili firmanın SEN&BEN ibareli markasının “dondurmalar” bakımından ayırt edici olduğunu bildiren/kabul eden davalı yanın müvekkili markasının tanınmış olduğunu da zımni olarak kabul ettiğini, buna karşın müvekkili müracaatının reddi yönünde oluşturmuş kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek 2016-M-4480 sayılı YİDK kararının iptaline, SEN&BEN ibareli markanın tanınmış marka olarak kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının tescilli markasının ve/veya tescilsiz markasının tanınmış marka olmadığı ve 5000 sayılı Patent ve Marka Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanunu'nun (5000 sayılı Kanun) 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi gereği ... (TÜRKPATENT) tarafından tutulan Özel Sicile “Tanınmış Marka” olarak tescil edilme koşullarını taşımadığı, davacının tescilli markasının ve/veya tescilsiz markasının, gerek başvuru gerekse de YİDK’na yapılan itiraz tarihinde tanınmış marka statüsüne erişmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
    B. İstinaf Sebepleri
    Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece kararının çelişkiler içeren, denetime ve hüküm kurmaya elverişsiz bilirkişi raporuna dayandığını, dosya kapsamında alınan iş bu bilirkişi raporunun eksik ve hatalı değerlendirme ile düzenlendiğini, müvekkili firmanın sen ben ibareli markalı ürünlerin yüklü miktarda satışını yapmış olduğunu, bilirkişilerce bu gerçeğin tespit edilmesine rağmen bunun aksi yöndeki değerlendirmelerinin anlaşılamadığını, müvekkili firmanın sen ben ibareli markasını başvuru tarihinden önceki tarihlerde de yoğun şekilde kullandığını, müvekkili firmaya ait olan “sen&ben” ibareli markanın belirlenmiş olan objektif kriterlerin tamamını ihtiva etmesi karşısında, aksi görüş ve kanaatler ile tanzim edilmiş bilirkişi raporunun kabulünün mümkün olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davalı Kurum tarafından "Tanınmış Marka Sicili" oluşturularak kendisine başvuru halinde başvuru konusu markanın tanınmışlık niteliğini haiz olup olmadığı konusunda inceleme yapılarak, bu nitelikte gördükleri markalar için sicil oluşturulmuş ise de; davalı Kurumun kanunen böyle bir sicil oluşturma yetkisi olmadığı gibi, tanınmışlık özelliği sabit bir olgu olmadığından, herhangi bir davada dayanılan markanın tanınmış olduğunun ileri sürülmesi halinde, her bir somut olayda o markanın tanınmış olup olmadığının ve tanınmışlığını sürdürüp sürdürmediğinin münferiden ispatlanması gerektiği, o halde İlk Derece Mahkemesince, yukarıda yapılan açıklamalar göz önüne alınarak, davacının eldeki somut davayı açmakta hukuki yararının bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yukarıda açıklanan gerekçe ile reddine karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
    B. Temyiz Sebepleri
    Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
    2. İlgili Hukuk
    1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
    2.Dairemizin 05.02.2020 tarih, █████████ E., ████████ K. sayılı ilamı.
    3. Değerlendirme
    1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
    Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    13.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!