Anahtar kelimeler: Döşemealtı Karaman Yukarı Davalısı Davacısı Şerhinin İstemli Hanesine Metrekare Usulden
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    KARAR
    : Asıl ve birleşen davanın reddine
    ... vekili, birleşen dosyanın davacısı - asıl dosyanın
    davalısı ... vekili
    Taraflar arasında görülen kullanıcı şerhinin iptali istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiş olup, hükmün asıl dosyanın davacısı - birleşen dosyanın davalısı ... vekili ve birleşen dosyanın davacısı - asıl dosyanın davalısı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
    K A R A R
    Kullanım kadastrosu sırasında, Antalya ili Döşemealtı ilçesi Yukarı Karaman Mahallesi çalışma alanında bulunan 1.686, 1.687, 1.689, 1.690 ve 1.691 parsel sayılı 475.00, 1.964.00, 1.748,00, 5.290.00 ve 11.252.00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarıldıkları, ayrıca 1686 ve 1690 sayılı parsellerin 1988 yılından beri ...‘nun, 1687 sayılı parselin ... oğlu ...’nun, 1689 sayılı parselin 1988 yılından beri ... kızı ...’un 1691 sayılı parselin paylı olarak ... evlatları , ..., ..., ... ve ... ile ... ... oğlu ...‘nın kullanımında olduğu" şerhi verilerek Hazine adına tespit edilmiştir.
    Asıl dosyanın davacısı ... dava dilekçesinde; taşınmazların ortak muris ... ...’nun kullanımında iken ölümü ile mirasçılarına intikal ettiğini ileri sürerek, miras payları oranında ... ... mirasçıları adına şerh verilmesinı talep etmiştir.
    İlk Derece Mahkemesinin vermiş olduğu, görev nedeniyle davanın reddine dair önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; "... davanın, 3402 sayılı Yasa'nın Ek-4. maddesi uyarınca yapılıp kesinleşen kullanım kadastrosu sonrası gerçekleştirilen güncelleme çalışması sonucu oluşan tapu kaydının beyanlar hanesinde yazılı şerhin iptali ve mirasçıların fiili kullanıcı olduğu şerhinin yazılması istemine yönelik olduğu, bu nitelikteki davaların, şerhte yer alan isimdeki yazım hatalarının düzeltilmesine ilişkin taleplerden farklı olarak kayıt maliki Hazineye ve lehine kullanım şerhi olan kişilere karşı açılıp, ileri sürülen iddianın ispat yükümlülüğünü içerdiğinden çekişmesiz yargı işi olduğundan söz edilemeyeceği, bu durumda 6100 sayılı Yasa'nın yürürlük gününden sonra açılmış olması nedeniyle davaya bakmak Sulh Hukuk Mahkemesinin görevine girmediği,6100 sayılı HMK'nın 1. maddesi gereğince mahkemelerin görevinin kamu düzenine ilişkin olup bu hususun mahkemece re'sen gözetilmesi ... " gereğine değinilmiştir.
    Bozma sonrası yapılan yargılama sırasında, birleşen dosyanın davacısı ..., dava konusu taşınmazların ortak muris ... ...’nun kullanımında iken ölümü ile mirasçılarına intikal ettiğini ileri sürerek miras payları oranında ... mirasçıları adlarına şerh verilmesi istemiyle dava açmış ve bilahare dava konusu ettiği çekişmeli 1685 parsel sayılı taşınmaz yönünden davasından feragat etmiştir.
    İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; asıl davanın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 12/3 üncü maddesi uyarınca hak düşürücü sürenin dolması nedeniyle reddine, birleşen davanın taraf koşuluna ilişkin dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiş; hüküm, asıl dosyanın davacısı - birleşen dosyanın davalısı ... vekili ve birleşen dosyanın davacısı - asıl dosyanın davalısı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararındaki gerekçe dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asıl dosyanın davacısı - birleşen dosyanın davalısı ... vekili ve birleşen dosyanın davacısı - asıl dosyanın davalısı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    SONUÇ
    : Yukarıda açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
    359,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 255,60 TL'nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına,
    1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
    04.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!