Anahtar kelimeler: Sıva Seramik Etap İnce Kaba Pafta Blok Üstlendiğini İşini Akdedilen

T.C.

İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ███████
DAVA
: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ
: █████/2015
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Asıl davada Davacı vekili dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında akdedilen sözleşmeler kapsamında müvekkilinin 244ds2d/2c pafta 145 ada 13 parsel ... adresindeki seramik ve kaba sıva yapılması işini ve ... adresindeki 1. Etap 7. Blok ince işler işini üstlendiğini ve bütün yükümlülüklerini ifa ettiğini, müvekkili şirketin iş bu sözleşmelerden doğan alacaklarının ödenmesi için davalı tarafa gönderdiği faturalara davalı tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz ve iade edildiğini, müvekkili şirketin davalı borçlu aleyhine ... 6. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi yaptığını ancak davalı borçlu tarafından haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, bu nedenle davalı borçlunun haksız ve hukuka aykırı keza ötü niyetli itirazlarının iptali için huzurdaki davayı açma zorunluluğunun doğduğunu, müvekkili şirketin davalı borçludan bakiye ana alacak olarak toplam 1.431.334,88-TL alacaklı bulunduğunu, bakiye alacakları ile ilgili faturaların tanzim edildiğini, davalıya gönderildiğini ancak davalı tarafın öncelikle faturaları tamamen haksız ve gerekçesiz olarak iade ettiğini, bunun üzerine müvekkili tarafından davalıya alacakların ödenmesine ilişkin noterden gönderilen ihtarnameler üzerine ise davalı tarafın gönderdiğicevabi ihtarnamede müvekkili şirketin kendilerinden alacaklı olduğunu ancak bu alacakları hiçbir şekilde ödemeyeceklerini açıkça beyan ettiklerini belirterek davanın kabulü ile davalı borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazlarının iptaline, takibin devamına ve davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; müvekkili şirketin davacı şirkete sözleşme konusu işler için bir borcu bulunmadığını, sözleşme konusu borçların davalı şirkete teslim edilen çekler ve ayrıca yapılan banka havaleleri ile ödendiğini, davacı tarafın sözleşmeye aykırı davrandığını, sözleşme gereğince fatura düzenlemeden evvel sözleşme konusu işler yapılırken her ayın 25'inde sunması gerekli hakediş dosyalarının müvekkili şirkete sunulmadığını, davacı şirketin sözleşmelere uygun şekilde işverenin istediği formatta hakediş dosyası hazırlayarak işverene sunması veya müvekkili şirkete gönderdiği ihtarnamelerin en azından birini ekleyerek göndermesi gerekirken bunu yapmadığını, nasıl ve ne şekilde hangi hesaplamalarla yapıldığı hiçbir şekilde tespit dahi edilemeyen yüksek miktarlı faturaları düzenleyerek müvekkiline gönderip müvekkilini borçlandırmak istediğini, sözleşmeye aykırı düzenlenen faturaların kabul edilmeyerek iade edildiğini, müvekkili şirketin davacı tarafa muaccel hale gelmiş herhangi bir borcu bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere davacı tarafın müvekkili şirketten herhangi bir alacağı bulunsa dahi bu alacağını muaccel hale getirecek sözleşmeye uygun hukuki sürecin tamamlanmadığını, bu nedenle müvekkilinin davacı tarafa hukuki olarak doğmuş hiçbir borcu bulunmadığını, sadece bu sebeple bile davanın reddi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini, davacı tarafın %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...E.K. sayılı birleştirme kararı ile mahkememizin iş bu davası ile birleştirilen davanın davacısı...Ltd. Şti. vekili tarafından davalı ... aleyhine açılan davanın dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davlı şirketin her ikisi de inşaat alanında faaliyet göstermekte olup müvekkil şirketin güçülü ekonomik yapısı ticari itibarı sebebi ile gerek yüklenici gerekse ana yüklenici olduğu ... ile ... işlerin bir kısmını davalı şirkete verdiğini, müvekkil şirket davalı şirkete hem sözleşme anlamında hemde muhasebe anlamında borçlu olmayıp alacaklı durumunda olduğunu, gerek banka ve çek kanalı ile ödediği gerekse kendiside bizatihi projede çalışması dolayısı ile yapmış olduğu harcamalar ile birlikte davalı şirketten alacaklı durumda olduğunu, tüm bu nedenlerden dolayı müvekkil şirket tarafından dravalı şirket adına sözleşmeye uygun şekilde düzenlenen ve davalı şirketçe iade edilen yansıtma "yemek ve barınma" fatura bedellerinin ödenmesi ve tahsili, davalı şirket tarafından ... projesinde sözleşmeye aykırı olarak eksik ve ayıplı imal edilen eksik ve ayıplı işlerin müvekkil şirket tarafından yapılması ile ortaya çıkan 100.596,89.-TL bedelin ve ayrıca bu eksiklik ceza ve ticari itibar kaybı sebebi ile davalı tarafa müvekkil şirket tarafından düzenlenen ve müvekkile iade edilen 40.000.-TL bedelli nefaset kesintisi fatura bedellerinin ödenmesi ve tahsili, fazlaya ilişkin tüm talep ve dava haklarının saklı kalması kaydı ile şimdilik 10.00.-TL bedelin davalıdan alınarak taraflarına ödenmesine karar verilmesini asıl alacak ile ferilerinin ihtarname tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faiz ile taraflarına ödenmesine karar verilmesini, karşı tarafın kötü niyeti gözönüne alınarak % 20 sinden aşağı olmamak üzere toplam rakam üzerinden kötüniyet tazminatı ödenmesine hükmedilmesina karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Birleşen davada davacı vekili █████/2019 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; birleşen davadaki taleplerinin fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile 10.000,00-TL'den 309.695,90-TL'ye çıkartılarak ıslah edildiğini belirtmiş olup, ıslah edilen değer üzerinden harcın yatırıldığı anlaşılmıştır.
Birleşen davanın davalısı vekili cevap dilekçesinde özetle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl dava, sözleşme ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine, birleşen dava alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkememizce ... 6. İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyası getirtilmiş olup incelenmesinde; alacaklı davacı-birleşen davanın davalısı ... Ltd. Şti. tarafından borçlu davalı-birleşen davanın davacısı ...Ltd. Şti. aleyhine ihtarnameler, taraflar arasında akdedilen sözleşmeye dayanarak 1.431.334,88-TL asıl alacak, 2.117,59-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.433.452,47-TL'nin █████/2015 tarihinden itibaren işleyecek %9 oranında yasal faizi ile birlikte tahsili talebi ile █████/2015 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, yasal süresinde borçlu vekilinin borca ve fer'ilerine itiraz ettiği, itiraz sonucunda icra takibinin durduğu, iş bu itirazın iptali davasının mahkememize İİK 67. Maddesi uyarınca 1 yıllık yasal süresi içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin ... E.K. sayılı █████/2019 tarihli kararı ile "...A)Davanın kısmen kabulüne, davalının ... 6. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 529.049,57-TL asıl alacak ve 2.117,59-TL işlemiş faiz üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren %9 ve değişen oranlarda kademeli olarak yasal faiz uygulanmak sureti ile takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, Yasal koşulları oluşmadığından davacının icra inkar tazminat talebinin reddine, Yasal koşulları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine, B)Birleşen davada karar verilmesine yer olmadığına, Birleşen dava yönünden karar tarihi itibari ile alınması gereken 44,40-TL harcın birleşen davanın davacısı ... Şirketi tarafından yatırılan 5.289,78-TL harçtan mahsubu ile 5.245,38-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde birleşen davanın davacısı ... Limited Şirketi'ne iadesine..." karar verilmiş, kararın istinafı neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi'nin ... E.K. sayılı █████/2022 tarihli ilamı ile "...Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı-b.davalı yüklenici, davalı-b.davacı iş sahibidir. Asıl dava, davacı-b.davalı şirketin yüklenicisi olduğu ...'deki ... Projesinin "ince işlerinin" ve ...'deki ... "seramik ve kaba sıva işlerinin" davacı-b.davalı tarafından yapılmasına ilişkin █████/2013 ve █████/2013 tarihli sözleşmeler kapsamında bakiye 1.431.334,88 TL iş bedeli alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra rakibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir. Davalı-b.davacı vekili asıl davaya cevabında, yüklenicinin hakediş dosyalarını usulüne uygun sunmadığını, sözleşmeye aykırı davrandığını, gerçeğe aykırı yüksek miktarlı faturalar düzenlendiğini ve bunların iade edildiğini, yüklenicinin muaccel bir alacağı bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir. Birleşen dava ise, 1-) davalı-b.davacı iş sahibi şirketin gerek yapmış olduğu ödemeler, gerek projede bizzat çalışması dolayısıyla yaptığı harcamalar gereğince yükleniciden alacaklı olduğu iddiasıyla, yapılan fazla avans ödemeleri, 2-) yükleniciye kesilen ancak iade edilen "yemek ve barınma" fatura bedelleri (279.385,11-TL ve 929,90-TL), 3-) ... projesindeki eksik ve ayıplı işlerin iş sahibi tarafından yapılması (100.596.89 TL) ve 4-) bu eksiklikler, ceza ve itibar kaybı nedeniyle yükleniciye kesilen ancak iade edilen 40.000,00 TL "nefaset kesintisi" fatura bedeli kapsamında, şimdilik 10.000,00 TL'nin davacı-b.davalıdan tahsili talebine ilişkin olup, yargılama sırasında sunulan ıslah dilekçesiyle bu talep 309.695,90 TL'ye çıkartılmıştır. Mahkemece, bilirkişi heyeti kök ve ek raporunda yapılan değerlendirme ve hesaplamalara dayalı olarak, davacı-birleşen davalı yüklenicinin davalı-birleşen davalı iş sahibinden davaya konu sözleşmeler kapsamında talep edebileceği iş bedeli belirlenmiş, birleşen davada talep edilen alacak ve tazminat kalemlerinin de bu hesaplamada dikkate alındığından bahisle birleşen davanın esası hakkında ayrıca bir karar verilmemiştir. Ancak, davalı-b.davacı iş sahibi vekilince asıl davaya ilişkin sunulan cevap dilekçesinde, asıl olarak müvekkilinin alacaklı olduğu, davacı-b.davalının muaccel bir alacağının bulunmadığı savunmalarına yer verilmiş olup, dava dışı ... Ortaklığı tarafından davalı-b.davacı adına düzenlenen ve davacı-b.davalıya yansıtılan yemek ve barınma bedellerine ilişkin 279.385,11 TL ve 929,90 TL'lik yansıtma faturalarına, yarım kalan ve ayıplı işler bulunduğuna, bunlardan dolayı asıl iş sahibi tarafından davalı-b.davacıya 140.000,00 TL nefaset kesintisi uygulandığına değinilmiş olmakla birlikte, sonuç olarak ayrıca ve açıkça bir tutar belirtilerek takas-mahsup talebinde bulunulmamıştır. Bu nedenle mahkemece, davalı-b.davacı iş sahibi tarafından birleşen davada ileri sürülen her bir alacak ve tazminat talebin ayrı ayrı değerlendirilmesi ve haklılık durumuna göre karara bağlanması gerekirken bu yönde bir uygulamaya gidilmek yerine yazılı olduğu şekilde, bunların asıl davadaki hesaplamada dikkate alındıkları gerekçesiyle birleşen davayla ilgili olarak olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olmuştur. Birleşen dava dilekçesinde yukarıda belirtildiği şekilde 4 ayrı sebebe dayalı olarak alacak-tazminat talebinde bulunuluş ise de sonuç olarak bunlara ilişkin olarak bir miktar ayrıştırmasına gidilmeden toplam 10.000,00 TL'nin tahsili talebinde bulunulmuş, sonrasında sunulan ıslah dilekçesinde ise, 20.03.2018 tarihli bilirkişi heyeti raporunda birleşen davada talep edilebilecek alacak kalemlerinin; yemek ve barınma bedeli : 279.385,11 TL ve 929,90 TL, dava dışı iş sahibinin kesinti yapmış olması halinde : 29.380,89 TL olmak üzere toplam 309.695,90 TL olduğunun tespit edildiği belirtilerek ve dava dilekçesinde talep edilen 10.000,00 TL'nin hepsi bu talep kalemlerine sayılarak artan 299.695,90 TL üzerinden ıslah harcı yatırılması yoluna gidilmiştir. Oysa ki dava dilekçesinde yazılı olan 10.000,00 TL'lik talebin içinde; "davalı-b.davacı iş sahibi şirketin gerek yapmış olduğu ödemeler, gerek projede bizzat çalışması dolayısıyla yaptığı harcamalar gereğince yükleniciden alacaklı olduğu iddiasıyla, yapılan fazla avans ödemeleri" ve "... eksik ve ayıplı işlerin iş sahibi tarafından yapılması (100.596.89 TL)" kalemleri de bulunmaktadır. Mahkemece, davalı-b.davacı vekiline birleşen davada talep edilen 10.000,00 TL'nin her bir talep kalemine paylaştırmasının yaptırılması, bu şekilde birleşen davada her bir talep kalemi bakımından hangi miktarın talep edildiğinin açıklığa kavuşturulması, ıslah ile arttırılan kalemler bakımından ıslah harcının ikmal ettirilmesi sırasında açıklama dilekçesinde bu kalemlere ilişkin belirtilen miktarların dikkate alınması gerekirken bu yönde bir uygulamaya gidilmeyerek, hem eksik harç ile davanın neticelendirilmiş olması, hem de kabul ve reddedilen talep kalemlerinin miktarlarının belirsiz halde bırakılmış olması da usul ve yasaya aykırı olmuştur. Davalı-b.davacı iş sahibi tarafından birleşen davada, işin aslında eksik ve ayıplı yapıldığı, bu eksik ve ayıpların kendisi tarafından tamamlandığı, ayrıca ilk üç hakedişe (1-2-3 nolu) konu işlerin de kendisi tarafından yapılmış olduğu da ileri sürülmüştür. Kural olarak, eser sözleşmelerinde işin yapıldığını ve teslim edildiğini kanıtlamak yükleniciye ait olmakla birlikte, sözleşmeye konu işin tamamlanmış olması halinde de, kural olarak tamamlanan tüm işin yüklenici tarafından yerine getirildiği kabul edilir. Bu durumda eserin eksik ve ayıplı olduğunu, bunların bizzat ya da üçüncü kişiler aracılığıyla kendisi tarafından gidertildiğini kanıtlama külfeti ise iş sahibine aittir. Davalı-b.davacının bu iddia ve taleplerinin dosyaya sunulan taraf delilleri ve bu karineler doğrultusundaMahkemece, davalı-b.davacı vekiline birleşen davada talep edilen 10.000,00 TL'nin her bir talep kalemine paylaştırmasının yaptırılması, bu şekilde birleşen davada her bir talep kalemi bakımından hangi miktarın talep edildiğinin açıklığa kavuşturulması, ıslah ile arttırılan kalemler bakımından ıslah harcının ikmal ettirilmesi sırasında açıklama dilekçesinde bu kalemlere ilişkin belirtilen miktarların dikkate alınması gerekirken bu yönde bir uygulamaya gidilmeyerek, hem eksik harç ile davanın neticelendirilmiş olması, hem de kabul ve reddedilen talep kalemlerinin miktarlarının belirsiz halde bırakılmış olması da usul ve yasaya aykırı olmuştur. Davalı-b.davacı iş sahibi tarafından birleşen davada, işin aslında eksik ve ayıplı yapıldığı, bu eksik ve ayıpların kendisi tarafından tamamlandığı, ayrıca ilk üç hakedişe (1-2-3 nolu) konu işlerin de kendisi tarafından yapılmış olduğu da ileri sürülmüştür. Kural olarak, eser sözleşmelerinde işin yapıldığını ve teslim edildiğini kanıtlamak yükleniciye ait olmakla birlikte, sözleşmeye konu işin tamamlanmış olması halinde de, kural olarak tamamlanan tüm işin yüklenici tarafından yerine getirildiği kabul edilir. Bu durumda eserin eksik ve ayıplı olduğunu, bunların bizzat ya da üçüncü kişiler aracılığıyla kendisi tarafından gidertildiğini kanıtlama külfeti ise iş sahibine aittir. Davalı-b.davacının bu iddia ve taleplerinin dosyaya sunulan taraf delilleri ve bu karineler doğrultusunda değerlendirilmeleri gerekmektedir. Ayrıca, mahkemenin mevcut kabulüne göre, asıl iş sahibi adi ortaklığın █████/2015 tarihli yazısı esas alınarak, davacı-b.davalının eksik ve ayıplı ifası nedeniyle asıl iş sahibi tarafından davalı-b.davacıya 29.380,89 TL nefaset kesintisi uygulandığı kabul edilmiş ise de, asıl iş sahibi ... tarafından dosyaya gönderilen █████/2019 tarihli cevap yazısında davalı-b.davacıdan █████/2015 tarihinde 10.000,00 TL nefaset kesintisi yapıldığı bilgisine ulaşıldığı belirtilmiş olması karşısında, mahkemece bu çelişkili durumun açıklığa kavuşturulması ve yapılan nefaset kesintisi miktarı kesin ve net bir şekilde belirlendikten sonra bu hususta bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde eksik inceleme ile karar verilmiş olması da usul ve yasaya aykırı olmuştur. Bu açıklamalar doğrultusunda, taraf vekillerinin istinaf taleplerinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak, yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiş, kaldırma sebeplerine göre bu aşamada sair istinaf itirazları ayrıca değerlendirme konusu yapılmamıştır. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Taraf vekillerini istinaf başvurularının esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin usul yönünden KABULÜNE, 2-... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2019 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA..." karar verilmiş, anılan ilam neticesinde dosya ████████ esas sırasına kayıt edilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Davalı-birleşen dosya davacısı vekilinin ek rapor alınması talebinin kabulü ile tüm dosya kapsamı ile önceki raporlar, istinaf ilamı ve davalı-birleşen dava davacısının ek rapor alınmasına ilişkin talepleri incelenip değerlendirilmek kaydı ile bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verilmiştir. 12.02.2024 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunun sonuç kısmında "...BAM kararında, davalı-b.davacı yanca karşı davada açıkça bir tutar belirtilerek takas-mahsup talebinde bulunulmadığını, bu nedenle mahkemece, davalı-b.davacı iş sahibi tarafından birleşen davada ileri sürülen her bir alacak ve tazminat talebin ayrı ayrı değerlendirilmesi ve haklılık durumuna göre karara bağlanması gerektiği belirtilmiştir. Bu durumda davacı yanın asıl davadaki talebi ile davalı-b.davacı yanın birleşen davadaki talebi ayrı ayrı değerlendirilecektir. Asıl dava 25.04.2018 tarihli mali bilirkişi raporuna konu edilen inceleme ve değerlendirmelerde, her iki taraf ticari defterlerinde davacı yanın keşide ettiği faturalar (Ödenmeyen 9 no'lu hakkediş faturası tutarı ve 10.02.2015 tarihli tutanak faturası tutarı hariç olmak üzere) ile davalı-karşı davacı yan tarafından her iki sözleşme kapsamında yapılan ödeme tutarlarının kayıtlı oldukları görülmüş, diğer yandan heyetimizin teknik üyeleri tarafından, ödenmeyen 9 no'lu hakkediş faturası tutarı ve 10.02.2015 tarihli tutanak faturası tutarı davacı alacağı olarak kabul edilmiştir. Bu durumda davacı yanın asıl davada talep edebileceği alacak tutarının 1.431.334,88 TL 4 2/117,59 TL işlemiş faiz (mali heyet raporunda yapılan hesaplama, talep edilen işlemiş faiz tutarından yüksek olduğundan, taleple bağlılık gereği) olmak üzere toplam 1.433.452 ,47 TL olduğunun kabulü gerekecektir. Birleşen dava Davalı-b.davacı yanın 14.09.2023 tarihli dilekçesinde, 14.02.2019 tarihli bedel artırım dilekçelerindeki taleplerinin; ” 7.900-TL "yemek ve barınma" fatura bedelleri talebimizin de 272.415,01-TL arttırarak 280.315,01-TL olduğunu, ” 1.900TL "nefaset kesintisi fatura bedelleri" alacak kaleminin de 27.480,89-TL arttırılarak 29.380,89-TL olduğunu Beyan ettikleri, geriye kalan iki alacak talebi olan avans olarak ödenmiş fazla paraların iadesi ile davalı-karşı davacı tarafından yapılması sebebi ile ortaya çıkan masrafların ödenmesi ve tahsili talepleri açısından hükme esas alınan 16.10.2018 tarihli bilirkişi raporunda herhangi bir değerlendirme yapılmamış olması sebebi ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla ıslah talepleri olmadığını bildirdikleri görülmektedir. Bam kararında ise, birleşen dava dilekçesinde yazılı olan 10.000,00 TL'lik talebin içinde; "davalı-b.davacı iş sahibi şirketin gerek yapmış olduğu Ödemeler, gerek projede bizzat çalışması dolayısıyla yaptığı harcamalar gereğince yükleniciden alacaklı olduğu iddiasıyla, yapılan fazla avans ödemeleri" ve "... projesindeki eksik ve ayıplı işlerin iş sahibi tarafından yapılması (100.596.89 TL)" kalemlerinin de bulunduğu belirtilmiş, birleşen davada her bir talep kalemi bakımından hangi miktarın talep edildiğinin açıklığa kavuşturulması gerektiği ifade edilmiştir. Buna göre davalı-b.davacı yanın birleşen davada talep edebileceği alacak tutarı, yine kendisinin 14.09.2023 tarihli beyanında yer verdiği açıklamalar kapsamında aşağıdaki gibi tespit edilmiştir; ” 279.385,11 TL ve 929,90- TL olmak üzere toplam 279.385,11 TL yemek ve barınma bedeli Adi ortaklık tarafından 11.01.2019 tarihli yazı ile 11.05.2015 tarihinde yapıldığı beyan edilen 10.000,00 TL nefaset kesintisi, “Projede bizzat çalışılması dolayısıyla yapılan harcamalar gereğince yapılan fazla avans ödemeleri toplamı 592.589,42 TL (199.706,42 TL Sözleşme Konusu İş İçin ... A.Ş.'ye Ödenen (KDV hariç), 242.259,22 TL personel ödemesi, 113.740,54 TL SGK ödemesi, 36.883,24 TL stopaj ödemesi) “Olmak üzere toplam (279.385,11 TL4-10.000 TL *592.589,42 TL) 882 174 53 TL olmaktadır. Davalı şirket tarafından ... projesinde sözleşmeye aykırı olarak eksik ve ayıplı imal edilen işlerin müvekkili tarafından yapılması nedeniyle: 100.596,89 TL talebi kök raporda konu edilmiş olmakla birlikte bu konuda dosyada eksik işlerin neler olduğu , kimler tarafından yapıldığı, nerede yapıldığı hakkında herhangi bir tespit ve belge olmadığından bu konuda bir hesaplama yapılmamıştır. BAM bu konuda eserin eksik ve ayıplı olduğunu, bunların bizzat ya da üçüncü kişiler aracılığıyla kendisi tarafından giderildiğini kanıtlama külfeti ise İş sahibine aittir. Davalı-b.davacının bu iddia ve taleplerinin dosyaya sunulan taraf delilleri ve bu karineler doğrultusunda değerlendirilmeleri gerekmektedir. Demiştir. Bu kapsamda BAM kararı sonrasında da dosyaya sunulan bir bilgi ve belge olmadığından bu talebin takdiri mahkemenize ait olmak üzere uygun olmadığı..." yönünde görüş belirtilmiş, taraf vekillerinin bilirkişi raporuna karşı itirazları değerlendirilmek kaydı ile bilirkişi heyetinden 2. ek rapor alınmıştır. 21.08.2024 tarihli bilirkişi heyeti 2. ek raporunun sonuç kısmında "...Davacı/birleşen davalı şirket tarafından gönderilen haksız ve hukuka aykırı faturaları onaylamaksızın usulüne uygun şekilde iade etmiş olmasına rağmen bu husus göz ardı edilerek, davalı/birleşen davacı müvekkil tarafından düzenlenen faturaların içeriğinde belirtilen işin yapılıp yapılmadığının ispat edilip edilmediğine bakılmaksızın salt faturalara dayanılarak talep edilen 1.431.334,89-TL bedelden, davalı/birleşen davacı şirket tarafından yapılan ödemelerin mahsup edilmesi şeklinde yapılmış olmasına itiraz etmektedir. Oysa Bam ilamında açıkça “mahkemece, davalı-b.davacı iş sahibi tarafından birleşen davada ileri sürülen her bir alacak ve tazminat talebin ayrı ayrı değerlendirilmesi ve haklılık durumuna göre karara bağlanması gerekirken...” ifadelerine yer verilmiş olup, mahkemenin asıl dava yönünden vermiş olduğu karara ilişkin bir eleştiri getirilmediği görülmektedir. Bu anlamda, davalı-b.davacı yanın yukarıda yer verilen itirazları yerinde görülmemiş olup, asıl dava yönünden, davacı yanın asıl davada talep edebileceği alacak tutarının 1.431.334,88 TL 2.117,59 TL işlemiş faiz (mali heyet raporunda yapılan hesaplama, talep edilen işlemiş faiz tutarından yüksek olduğundan, talepte bağlılık gereği) olmak üzere toplam 1.433.452,47 TL olduğu yönündeki tespit ve değerlendirmelerimiz aynen muhafaza edilmiştir. ... projesi için davalı/birleşen davacı şirket tarafından ... Tic. A.Ş. ye faturalar karşılığı ödenen tutarın hatatı olarak 235.770,57-TL yerine KDV hariç 199.706,42-TL olarak tespit edilmiş olmasına itiraz etmektedir. Bilindiği gibi KDV bir emanet sistem olup, fatura üzerinde yer verilen KDV tutarı alıcı tarafından ilgili dönem beyannamesinde indirim konusu yapılmak sureti ile giderilir ya da sonraki dönemlerde indirilmek üzere hesaplarda bekletilir. Bu nedenle de işletmelerde ilgili dönemde indirim konusu yapılmış KDV tutarlarının, salt karşı tarafa ödenmiş olduğundan bahisle talep edilebilmesi olanaklı değildir. Davalı/b. davacı şirketin ... projesine davacı/ birleşen davalı şirketten önce başlamış olmasına ve bu nedenle ana işverenden bu döneme ait olarak alınan ve toplamı 1.057.454,25TL olan 1-2-3 nolu hakediş bedelleri üzerinde davalı/birleşen davacı şirketin tek başına hak sahibi olmasına rağmen bilirkişilerce, bu yapılan işlerin imalatlarının davacı/birleşen davalı tarafından yapılmış olduğunun değerlendirilip, bu şekilde kabul ederek hesaplama yapılmış olmasına itiraz etmektedir. Yine yukarıda belirttiğimiz gibi davalı/b. davacının bu yöndeki itirazları asıl davaya konu hesaplamaları içermekte olup, BAM bozma ilamı dikkate alındığında yerinde görülmemiştir. Ana işveren tarafından davalı/birleşen davacı ...Ltd Şti'ne 29.380,89 TL bedelli nefaset kesintisi belgesi dosyada mübrez olmasına rağmen bilirkişi heyeti tarafından nefaset kesintisinin olmaması ihtimalinin de değerlendirilmiş olmasına itiraz etmektedir. Bam bozma ilamında işaret edildiği şekli ile Adi ortaklık tarafından 11.01.2019 tarihli yazı ile 11.05.2015 tarihinde yapıldığı beyan edilen 10.000,00 TL nefaset kesintisi, son raporumuzda davalı/b.davacının talep edebileceği alacak olarak belirtilmiştir. Davacı / birleşen davalı şirket tarafından ... Projesinde sözleşmeye aykırı olarak eksik ve ayıplı imal edilen işlerin müvekkil tarafından yapılmış olması nedeniyle talep edilen 100.596,89 TL 'nin davalı/b.davacı şirketin alacak kalemlerine dahil edilmemiş olmasına itiraz etmektedir. Bu hususa ilişkin olarak yine son raporumuzda aynen “100.596,89 TL talebi kök raporda konu edilmiş olmakla birlikte bu konuda dosyada eksik işlerin neler olduğu, kimler tarafından yapıldığı, nerede yapıldığı hakkında herhangi bir tespit ve belge olmadığından bu konuda bir hesaplama yapılmamıştır. BAM bu konuda eserin eksik ve ayıplı olduğunu, bunların bizzat ya da üçüncü kişiler aracılığıyla kendisi tarafından giderildiğini kanıtlama külfeti ise iş sahibine aittir. Davalı- b.davacının bu iddia ve taleplerinin dosyaya sunulan taraf delilleri ve bu karineler doğrultusunda değerlendirilmeleri gerekmektedir. Demiştir.” Bu kapsamda BAM kararı sonrasında da dosyaya sunulan bir bilgi ve belge olmadığından bu talebin takdiri mahkemenize ait olmak üzere uygun olmadığı..." yönünde görüş belirtilmiştir.
Asıl dava yönünden
: Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
Asıl davada davalı, birleşen davada davacı ... iş sahibidir.
Asıl davada davacı, birleşen davada davalı ... yüklenicidir.
Asıl dava, █████/2013 ve █████/2013 tarihli sözleşmeler kapsamında yüklenicinin ... "ince işlerinin" ve ...'deki ... Projesinin "seramik ve kaba sıva işlerinin" yapımından kaynaklı bakiye 1.431.334,88 TL iş bedeli alacağının tahsili için başlatılan ... 6. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.
Mahkememizin istinaf incelemesine konu █████/2019 tarihli ve ... E.K. sayılı kararında davacının anılan icra takibine konu ettiği alacağı 1.431.334,89 üzerinden birleşen davacının talepleri ve diğer kesintilerle birlikte 1.431.334,89-872.904,43-TL-29.380,89-TL=529.049,57-TL olarak hesaplanmıştır. Birleşen davaya konu alacağın ise açıklandığı üzere hak ediş hesaplamasında mahsup edilmesi nedeni ile birleşen dava yönünden "Karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, birleşen davada davacı işverenin ayrıca ve açıkça bir tutar belirtilerek takas-mahsup talebinde bulunmaması nedeniyle birleşen davada ileri sürülen her bir alacak ve tazminat talebin ayrı ayrı değerlendirilmesi ve haklılık durumuna göre karara bağlanması gerekirken bu yönde bir uygulamaya gidilmek yerine yazılı olduğu şekilde, bunların asıl davadaki hesaplamada dikkate alındıkları gerekçesiyle birleşen davayla ilgili olarak olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olmasını usul ve yasaya aykırı bulmuştur. Bu nedenle, mahkememizce asıl ve birleşen dava yönünden ayrı ayrı hesaplama yapılarak hüküm oluşturulmuştur. Bu çerçevede, istinaf kaldırma ilamından sonra bilirkişi heyetinden ilamda yer alan hususlar ile tarafların teknik itirazlarını karşılayan 12.02.2024 ve 21.08.2024 tarihli iki ayrı ek rapor alınmış ve mahkememizin davacı yüklenicinin tarafların ticari defterlerinde kayıtlı hak ediş faturalarına uygun olarak toplam 1.433.452,47 TL alacaklı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu nedenle, davalının talepleri birleşen davada değerlendirilmek kaydıyla davalının ... 6. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına ve alacak miktarının %20'si tutarında icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Birleşen dava yönünden; iş sahibi şirketin gerek yapmış olduğu ödemeler, gerek projede bizzat çalışması dolayısıyla yaptığı harcamalar gereğince yükleniciden alacaklı olduğu iddiasıyla (İstinaf ilamında belirlendiği haliyle):
1-) Yapılan fazla avans ödemeleri,
2-) Yükleniciye kesilen ancak iade edilen "yemek ve barınma" fatura bedelleri (279.385,11-TL ve 929,90-TL),
3-) ... projesindeki eksik ve ayıplı işlerin iş sahibi tarafından yapılması (100.596.89 TL),
4-) Bu eksiklikler, ceza ve itibar kaybı nedeniyle yükleniciye kesilen ancak iade edilen 40.000,00 TL "nefaset kesintisi" fatura bedelini talep etmiştir.
Birleşen dava dilekçesinde iş sahibi tarafından şimdilik 10.000,00 TL talep edilmiş; 14.02.2019 tarihli ıslah dilekçesiyle bu talep 309.695,90 TL'ye çıkarılmıştır.
Biraz önce değinildiği üzere, mahkememizin ilk kararında birleşen davanın davacısı iş sahibinin alacak talepleri bir bütün olarak asıl davada belirlenen alacak miktarından mahsup edildiği için her bir talep yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapılmamıştır. Bununla birlikte, gelinen aşamada asıl dava ile birleşen davada taleplerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğinden, öncelikli olarak iş sahibinden 10.000 TL tutarlı talebinin her bir alacak kalemi yönünden dava edilen miktarını belirlemesi istenilmiştir.
Birleşen davanın davacısı iş sahibi vekili tarafından sunulan 14.09.2023 tarihli beyan dilekçesinde dava dilekçesinde harca esas olarak belirlenen 10.000,00 TL;
"1-) 7.900-TL'si "yemek ve barınma" fatura bedellerinin (279.385,11TL ve 929,90- TL) tarafımıza ödenmesi ve tahsili,
2-) 1.900TL'sinin de nefaset kesintisi fatura bedellerinin tarafımıza ödenmesi ve tahsili
3-) 100-TL'sinin avans olarak ödenmiş fazla paraların tarafımıza iadesi,
4-)100-TL'sinin eksik yapılan işlerin müvekkil tarafından yapılması sebebi ile ortaya çıkan masrafların tarafımıza ödenmesi ve tahsili," olarak talep edilmiştir.
Bu kapsamda 14.02.2019 tarihli ıslah dilekçesinde belirtilen;
7.900-TL "yemek ve barınma" fatura bedelleri talebinin 272.415,01-TL arttırarak 280.315,01 - TL olduğu ve 1.900,00- TL "nefaset kesintisi fatura bedelleri" alacak kaleminin de 27.480,89-TL arttırılarak 29.380,89 -TL olduğunu şeklinde açıklama yapılmıştır.
Avans olarak ödenen paranın iadesi ile eksik yapılan iş nedeniyle ortaya çıkan masraflara ilişkin açılan davalar yönünden herhangi bir ıslah talebi olmadığı da ayrıca belirtilmiştir. Birleşen davanın davacısı tarafından daha önce yeterli miktarda harç yatırıldığı
Bu açıklamalar ışığında yapılan değerlendirme neticesinde, avans olarak ödenen paranın iadesi ile eksik yapılan iş nedeniyle ortaya çıkan masraflara ilişkin iş sahibi tarafından talebini ispatlayacak herhangi bir delil sunulmadığı, istinaf öncesi ve sonrası yapılan teknik bilirkişi incelemelerinde de bu hususta bir tespite yer verilmediği anlaşıldığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddesi uyarınca ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Diğer taraftan, istinaf kaldırma ilamı öncesi yapılan teknik inceleme ve istinaf kaldırma ilamından sonra bilirkişi heyetinden ilamda yer alan hususlar ile tarafların teknik itirazlarını karşılayan 12.02.2024 ve 21.08.2024 tarihli iki ayrı ek rapor sonucunda; iş sahibinin yemek ve barınma gideri olarak 280.315,01-TL harcama yaptığı tespit edilmiştir. Yemek ve barınma gideri bedelinin 7.900,00-TL'sine dava tarihi olan █████/2016'dan kalan kısmına ise ıslah tarihi olan █████/2019 tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilmesine karar verilmiştir. Son olarak, her ne kadar iş sahibi "nefaset kesintisi fatura bedelleri" alacak kalemini 29.380,89 -TL olarak talep etmiş ise de, asıl iş sahibi ... tarafından dosyaya gönderilen █████/2019 tarihli cevap yazısında iş sahibinden █████/2015 tarihinde 10.000,00 TL nefaset kesintisi yapıldığının bildirildiği, iş sahibinin bu bedeli aşan miktarda ödeme yaptığının dosya kapsamı itibarıyla ispatlanamadığı anlaşıldığından, 10.000,00 TL'yi aşan istemin reddine, bu bedelin 1.900,00-TL'sine dava tarihi olan █████/2016'dan kalan kısmına ise ıslah tarihi olan █████/2019 tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM / Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A-) Mahkememizde açılan esas davanın KABULÜNE,
A-1) Davalı tarafından ... 6. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİNE, takibin takip talebindeki şartlarla aynen DEVAMINA,
A-2) Alacağın % 20'si olan ‭286.690,49-TL icra inkar tazminatının davalı-birleşen davacı ...den alınarak davacı-birleşen davalı ...'ye verilmesine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 97.919,13-₺ harçtan peşin alınan 24.479,79‬-₺ harcın mahsubu ile bakiye 73.439,34‬-₺ karar harcının asıl davanın davalısı ...'den tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Asıl davada davacı ... tarafından yapılan 16.964,9‬0-₺ bilirkişi ücreti, 837,6‬0-₺ tebligat posta gideri olmak üzere toplam 17.802,5‬0-₺ ile 24.543,39‬‬-₺ harç gideri olmak üzere toplam 42.345,89‬-₺ yargılama giderinin davalı ...'den tahsili ile davacı ...'ye verilmesine,
4-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden davacı vekili lehine hesaplanan 212.683,35-₺ nispi vekalet ücretinin davalı ...'den tahsili ile davacı ...'ye verilmesine,
B-) Birleşen ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,
B-1) 280.315,01-TL yemek ve barınma giderinin davacı-birleşen davalı ...'den alınarak davalı-birleşen davacı ...'ne verilmesine,
*Yemek ve barınma gideri bedelinin 7.900,00-TL'sine dava tarihi olan █████/2016'dan kalan kısmına ise ıslah tarihi olan █████/2019 tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilmesine,
B-2) 10.000,00 TL nefaset kesintisi bedelinin davacı-birleşen davalı ...'den alınarak davalı-birleşen davacı ...'ne verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
*Nefaset kesintisi bedelinin 1.900,00-TL'sine dava tarihi olan █████/2016'dan kalan kısmına ise ıslah tarihi olan █████/2019 tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesine,
B-3) Avans olarak ödenen paranın iadesi ile eksik yapılan iş nedeniyle ortaya çıkan masraflara ilişkin açılan davanın reddine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden alınması gereken 19.831,42-₺ nispi harçtan peşin alınan 5.289,78-₺ harcın mahsubu ile bakiye 14.541,64‬-₺ nispi karar harcının birleşen davanın davalısı ...'den tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Birleşen davanın davacısı ... tarafından yapılan 10.785,1‬0-₺ bilirkişi ücreti, 289,9‬0-₺ tebligat posta gideri olmak üzere toplam 11.075‬,00-₺ üzerinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 10.381,92-₺ ile 5.323,28‬-₺ harç gideri olmak üzere toplam 15.705,2‬0-₺ yargılama giderinin davalı ...'den tahsili ile davacı ...'ye verilmesine, kalan kısmın davacı ... üzerinde bırakılmasına,
4-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden davacı ... vekili lehine hesaplanan 46.450,40-₺ nispi vekalet ücretinin davalı ... Şti.'den tahsili ile davacı ... Şti.'ye verilmesine,
6-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca reddedilen dava değeri üzerinden davalı vekili lehine hesaplanan 19.380,89‬-₺ vekalet ücretinin davacı ... Şti.'den tahsili ile davalı ... Şti.'ye verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi gereğince ilgili tarafa iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2025
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!