Anahtar kelimeler: Yasayla Kartlarının Olanaklı Oluşa İhlal Kötüye İnanç Konut Mala Dokunulmazlığını

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ
: Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar vermeHÜKÜM
: HükümlülükGereği görüşülüp düşünüldü
:I- ''Mala zarar verme'' suçundan kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;Sanık hakkında tayin edilen adli para cezasının tutarına ve karar tarihinde yürürlükte olan 5219 sayılı Yasayla değişik CMUK.nun 305. maddesine göre hüküm, kesin nitelikte olup temyizi olanaklı olmadığından sanık müdafiinin, temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nun 317. maddesi uyarınca oybirliğiyle (REDDİNE),II- ''Konut dokunulmazlığını ihlal'' suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanık müdafiinin, delillerin mahkumiyete yeterli olmadığına, tüm eylemlerin tek bir suç kabul edilmesi gerektiğine yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün oybirliğiyle (ONANMASINA),III- ''Hırsızlık'' ve ''banka veya kredi kartının kötüye kullanılması'' suçlarından kurulan hükümlere gelince;Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanık müdafiinin, delillerin mahkumiyete yeterli olmadığına, tüm eylemlerin tek bir suç kabul edilmesi gerektiğine yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak:1- Banka veya kredi kartının kötüye kullanılması suçunda temel ceza tayin olunurken hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde, aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınan birim gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle çelişkiye neden olunması,2- 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesi uygulanmasında sanığın maddenin 1. fıkrasında sayılan hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına, bu yoksunluğun kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmesine kadar, diğer hakları yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar sürmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususların, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümden şikayetçi ...'e yönelik işlenen suç nedeniyle kurulan hükümde TCK.nun 245/1. madde ve fıkrası uyarınca hapis cezası yanında hükmolunan adli para cezasına esas alınan 30 günün 5 güne, TCK.nun 62. maddesi uyarınca belirlenen 25 günün 4 güne indirilmesi, TCK.nun 52/2. maddesi uyarınca günlüğü 20 liradan hükmolunan 500 TL adli para cezasının 80 TL'ye indirilmesi; şikayetçi ...'ya yönelik işlenen suç nedeniyle kuruluna hükümde TCK.nun 245/1. madde ve fıkrası uyarınca hapis cezası yanında hükmolunan adli para cezasına esas alınan 30 günün 5 güne, TCK.nun 35. maddesi uyarınca belirlenen 7 günün 1 güne indirilmesi, TCK.nun 62. maddesi uyarınca belirlenen 5 günün 1 gün olarak belirlenmesi, TCK.nun 52/2. maddesi uyarınca günlüğü 20 liradan hükmolunan 100 TL adli para cezasının 20 TL'ye indirilmesi ve 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkarılarak yerine "TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise 2. fıkra gereğince cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin (DÜZELTİLEREK ONANMASINA), 11.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.