Anahtar kelimeler: Satımdan Sakarya Esaskarar Kocaeli Başkan Yazim Katip Etkili Üye Sonuca

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: █████████ - ████████
T.C.SAKARYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ7. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN
:... (...)ÜYE
:... (...)ÜYE
:... (...)KATİP
:... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
:Kocaeli 2. Asliye Ticaret MahkemesiTARİHİ
:█████/2023NUMARASI
:███████ Esas - ████████ KararDAVACI
:......VEKİLİ
:......DAVALI
:......:......VEKİLİ
:......DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
:█████/2022KARAR TARİHİ
:█████/2025KR. YAZIM TARİHİ
:█████/2025İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Emek Freze Tesviye Mak. San. Tic. Ltd. Şti ile davalı Kordsa Teknik Tekstil A.Ş.'nin arasında yaklaşık 20 yıldan beri süregelen müvekkilinin tedarikçiliği doğrultusunda ticari ilişkileri bulunduğunu, bu süreden beri müvekkilinin çoğunluğu Talaşlı İmalat- Dişli İmalat- Parça Tamir ve Bakım- Pes Terbiye Valsleri Muylu Tadilat İşleri Sözleşmesi kapsamında (Sözleşme olarak anılacaktır) bu sözleşmenin eki niteliğinde olan Talaşlı İmalat- Dişli İmalat- Parça Tamir ve Bakım- Pes Terbiye Valsleri Muylu Tadilat İşleri Anahtar Teslim Birim Fiyat Protokolü imzalandığını, bahsi geçen konularda davalı ile en son 01.02.2017 tarihinde sözleşme yapılmış olup, bu sözleşmenin eki niteliğindeki fiyat ek protokolü ise 2021 yılı Şubat ayında güncel fiyatlara göre tekrardan düzenlenerek imza altına alındığını, müvekkilinin bu sözleşme ve protokol kapsamında davalıya ürün ve hizmet tedarikinde bulunmuş olup, neticesinde fatura keşide ederek davalıya teslim ettiğini, bu sözleşmeli işlerle birlikte ayrıca davalı şirketin kendisine ait https://www.pratis.net/ sistemi üzerinden satın alma birimi tarafından; katılımcılarını kendisinin belirlediği, hiç bir ihale katılımcısının birbirinden haberdar olmadığı, katılımcıların birbirlerinin verdiği teklif miktarını görmediği ancak teklif sıralamasını gördüğü, her ihale için katılım ve ihale şartlarını tek taraflı değiştirebildiği, gerek ihale süresini gerek arttırılacak pey miktarını kendisinin belirlediği hususları ile birlikte bir çok kuralı kendisinin tesis ettiği dijital ihale düzenlemekte ve buradan ihale katılımcılardan ihale usulü fiyat teklifi aldığını, davalı tarafından dijital ortamda yapılan ihale akabinde veya sözleşmeli olarak tedarik edilmesi gereken ürünler; satın alma birimi tarafından ihaleli iş ise ihaleyi kazanan katılımcıya, sözleşmeli iş ise sözleşme borçlusuna sipariş maili atılmakta ve bu sipariş mailine istinaden katılımcı ihale borçlusu olduğunu veya sözleşmeli tedarikçi ise kendisine sipariş verildiğini kesin olarak öğrendiğini, bu sipariş maili sonrası bir çok kez müvekkil şirket siparişleri hazırladığını ve faturaları ile birlikte davalı şirkete teslim ettiğini, bahse konu faturalar dijital olarak da davalıya gönderildiğini, davalı bahse konu ürünlerin faturalarını irsaliyeleri ile birlikte teslim almış olması sebebiyle müvekkili ile ayrıca www.kolaymutabakat.com sistemi üzerinden düzenli olarak mutabakat yaptığını (27.10.2021 tarihli son mutabakat) ve faturalar karşılıklı olarak ticari defterlere işlendiğini, müvekkilin davalı nezdinde bulunan 1.340.91,02 TL alacağının 401.783,00 TL'sinin derhal ödeneceğini bakiye 5.395,62 TL'nin vadesi geldiğinde ödeneceğini, ancak 933.612,00 TL'nin ise takas mahsup edildiğini bildirerek icra takibine konu müvekkil alacağı ödenmediğini, müvekkile gönderilen takas mahsup bildirimi tamamen haksız olup, içeriğindeki ithamlar ise tamamen mesnetsiz olduğunu, müvekkil şirket faturasını keşide ettiği tüm ürünleri davalı şirkete düzenli olarak teslim ettiğini ve teslimata ilişkin imzalı irsaliye aldığını, teslimat sonrası ürünlerin akıbetinden müvekkilinin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, Kocaeli İcra Dairesi ███████████ E numaralı icra dosyasında takibe konu edilen tüm faturalar, davalının ihale süreci sonrası vermiş olduğu siparişler üzerine tedarik edildiğini, toplamda faturalardan dolayı 960.372,80 TL'lik takibe borçlu tarafından haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, davanın kabulü ile davalının (borçlunun) haksız ve kötü niyetli olarak yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, davalının (borçlunun) takip miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmakla beraber, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket, davacının, dava dışı işbirlikçileri ile birlikte ifa ettikleri haksız fiil niteliğindeki eylemleriyle zarara uğradığını, iddia edilenin aksine Kasım 2020’de Müvekkil Şirket İç Global Denetim Müdürü ...’in ofis masasında bulunan sabit telefonuna gelen bir ihbarda, birtakım şirket çalışanlarının ve tedarikçilerinin adı verilerek, bu kişilerin yıllardan beridir işbirliği içinde haksız eylemler gerçekleştirdikleri, bu suretle Müvekkil Şirket’in yıllardır ciddi miktarlarda zarara uğratıldığı ve işbirlikçilerin kendilerine bu yolla yüksek miktarlarda haksız kazanç sağladıkları bilgisi verildiğini, söz konusu ihbarda adı geçen Müvekkil Şirket tedarikçilerinden biri de; işbu davanın davacısı Emek Freze Tesviye Makine San. ve Tic. Ltd. Şti. ve bu davacı şirketin müdürü konumundaki ... olduğunu, 06.01.2011 tarih 7724 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi nüshasında dava dışı ...’nin, davacı Emek Freze’in şirket müdürü olarak atandığına ilişkin karar olduğunu, 28.03.2017 tarih 9293 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi nüshasında da, dava dışı ...’nin yetkilerinin devamına ve münferit imzası ile şirketi temsil edebileceğine dair karar olduğunu, davacı şirketin ve şirket yetkilisi ...’nin, yıllardan beridir, bahse konu haksız işlem ve eylemlerini hayata geçirebilmek adına, bazı şirket çalışanlarıyla, taşeron firma çalışanlarıyla ve başkaca birtakım Müvekkil Şirket tedarikçileriyle birlikte bir yapılanma kurarak iş bölümü içinde organize şekilde hareket ettikleri, defalarca ve çeşitli meblağlarda şüpheli para transferleri yaptıkları, haksız fiiller sonucunda Müvekkil Şirketi zarara uğratmaları karşısında edindikleri haksız kazançları işbirlikçiler arasında paylaştıkları, Müvekkil Şirket denetim faaliyetlerinin sonucunda davacının şirket yetkilisi ... ve birtakım dava dışı işbirlikçileri aleyhine suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, nitelikli dolandırıcılık, görevi kötüye kullanmak, özel belgede sahtecilik, resmi belgede sahtecilik, rüşvet alma ve verme aracılık etme, bilişim sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçlarından dolayı Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunduğunu, şikayet akabinde ██████████ Soruşturma no’lu dosya ile şüpheliler hakkında soruşturma başlatıldığını, davacının haksız fiil ve eylemleri nedeniyle müvekkil şirket ile aralarındaki ticari ilişki dondurulmuş ve takas mahsup bildirimi yapıldığını, müvekkil Şirket bünyesinde yapılan bahse konu iç denetim faaliyetleri kapsamında gerçekleştirilen kontrol ve incelemeler uyarınca davacının, kişisel menfaat temini maksadıyla, bazı dava dışı Müvekkil Şirket eski çalışanları ve taşeron çalışanları ile işbirliği içinde Müvekkil Şirket’i zarara uğrattıkları, karşılığında ise kendilerine sebepsiz zenginleşme teşkil eden haksız menfaat temin ettiklerini, haksız fiilleri nedeniyle müvekkili maddi zarara uğratarak kendi lehine sebepsiz zenginleşme yaratan davacının takas mahsup talebine ilişkin aksi yöndeki iddia ve taleplerini kabul etmediklerini, davacının, işbu davaya konu icra takibi, haksız ve kötü niyetli olduğunu, Beşiktaş 16. Noterliği’nin 08.09.2021 tarihli 15698 yevmiye nolu ihtarnamesi ile de sabit olduğu üzere, Müvekkil Şirketçe, davacının yıllardır süregiden haksız eylemleri ile Müvekkil Şirketi zarara uğrattığının tespit edildiği ve bu sebeple aralarındaki ticari ilişkinin dondurulduğu belirtildiği ve takas-mahsup beyanlarının davacıya iletildiğini, ayrıca davacının şirket yetkilisi aleyhinde suç duyurusunda bulunulduğunu, icra takibine dayanak gösterilen faturalar kesinleşmiş olmayıp işbu haksız davanın reddi gerektiğini, takibe dayanak gösterdiği faturalarda belirttiği hizmetlerin türü, kapsamı ve niceliği açısından hukuka aykırılıklar mevcut olup taraflarınca itiraz edilen ve kesinleşmemiş faturalar, alacağın varlığına karine teşkil etmediğinden, huzurdaki haksız davanın reddi gerektiğini, takibe konu (sözde) alacak miktarı, gerçeğe aykırı ve fahiş derecede yüksek olduğunu, dava konusu haksız takip talebindeki faiz miktarı, başlangıç tarihi, faiz türü ve faiz oranı da hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacının icra inkar tazminatı talebi kötü niyetli ve haksız olup alacağın likit olmadığını, tazminat isteminin reddi gerektiğini, her halükarda haksız ve mesnetsiz davanın tüm talepler yönünden esastan reddine, haksız ve kötü niyetli olarak yapılan icra takibi nedeniyle davacı aleyhine, asıl alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ
:İlk derece mahkemesince; "... Davanın KISMEN KABULÜ ile Davalının Kocaeli İcra Müdürlüğünün ███████████ Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 933.552,00 TL üzerinden devamına, Dava tarihinden sonra ödenen 3.114,32 TL tutarındaki ödemenin infazda dikkate alınmasına, Hüküm altına alınan 933.552,00 TL üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 18.01.2022 tarihli tensip tutanağında yazılı yargılama usulünün uygulanacağı belirtilmiş ve yargılama bu usule göre sürdürülmüşken 14.06.2023 tarihli karar duruşmasında basit yargılama usulüne geçilmesine karar verilmesi suretiyle, Ticari defterler ve cari hesabın gerçek durumla, mutabakat mektubunun ise müvekkilin iradesi ile uyuşmadığını açıklamış olmamıza rağmen diğer deliller yok sayılarak yalnızca bu belgelerdeki kayıtlar dikkate alınarak, Yeterli inceleme yapılmadan düzenlenen raporun hükme esas alınmayacağını belirtip ek rapor talep edilmesine rağmen talep reddedilip eksik incelemeyle oluşturulan dolayısıyla yanlış sonuçları barındıran rapor hükme esas alınarak, Uyuşmazlığın esasını doğrudan etkileyecek nitelikte olan Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının ██████████ Soruşturma Numaralı dosyası bekletici mesele yapılmış olmasına rağmen ilgili dosyanın sonuçlanması beklenmeden, Kabul edilemeyecek nitelikte olan mutabakat mektubu iken yerel mahkemenin yerinde olmayan bir tespitle takas def’inin kabul edilemeyeceği değerlendirmesinde bulunması suretiyle, hukuka ve hakkaniyete aykırı karar verildiğini beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılması, tüm talepler yönünden davanın reddine, haksız ve kötüniyetli olarak yapılan icra takibi nedeniyle davacı aleyhine asıl alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.DELİLLER
:Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi █████/2023 tarih, ███████ Esas - ████████ Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kısmen karar verilmiş karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dosyanın incelenmesinde, takip konusu edilen fatura bedellerinin kendilerine ödenmediğinden bahisle davalı aleyhine takip başlatılmış ve alacaklı oldukları iddia edilmiş, davalı tarafça bir kısım çalışanları ile davalının işbirliği içerisinde hileli işlemlerle kendilerini zarar uğrattıkları bu kapsamda takas mahsup hükümleri uyarınca borçlu olmadıklarını savunduğu, Mahkemece icra takibinden sonra davalı tarafından mutabakat metni gönderildiğinden davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı tarafından karar istinaf edilmekle uyuşmazlık Dairemiz önüne gelmiştir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesine göre; fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdî bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdî ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir.Tek başına fatura düzenlenmesi akdî ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticarî defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdî ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura, alıcının ticarî defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222/3 maddesine göre, usulüne uygun tutulan ticarî defter kayıtlarının sahibi lehine delil olabilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticarî defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.Davacı tarafın ticari defterleri, mali müşavir bilirkişi tarafından incelenmiş, davacının ticari defterlerinde bu iki adet faturanın kayıtlı olduğu tespit edilmiştir.Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi uyarınca herkes iddiasını ispatla yükümlüdür. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddesine göre; “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir”. Alacak davasında ispat yükü kural olarak alacaklı olduğunu iddia eden tarafa yani davacıya düşer. Zira hukuki ilişkinin varlığını iddia eden ve bundan dolayı alacaklı olduğunu ileri süren taraf davacı olduğu için TMK.’nın 6. maddesi (HMK. md. 190) uyarınca ispat külfeti davacı alacaklıdadır. Kuşkusuz bu kuralın uygulanabilmesi için davalı borçlunun dava konusu hukuki ilişkiyi inkar etmesi ve borcun hiç doğmadığını ileri sürmesi gerekmektedir.Faturaya tebliğ tarihinden itibaren sekiz gün içinde (mücerret) itiraz edilmemiş olması hâli, sadece o faturanın -miktar ve fiyat yönünden- münderecatını kabul anlamını taşır, yoksa o faturada yazılı hizmetin alıcıya mutlaka, daha önce verilmiş olduğu anlamına gelmeyeceğinden; davacı satıcının faturada yazılı hizmetin davalıya verdiğini usulen ispat etmesi zorunludur.6100 sayılı HMK'nın 190. maddesi ile 4721 sayılı TMK'nın 6. maddesi uyarınca, herkes iddiasını ispatla yükümlüdür. Takip konusu alacakların tanıkla ispat sınırının üzerinde olması nedeniyle alacağın varlığı 6100 sayılı HMK'nın 200. maddesi uyarınca yazılı delil ile ispat edebilir. Aynı kanunun ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 222-(1) maddesine göre; "Mahkeme; ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir." Tarafların defterlerini sunmamaları halinde yapılması gerekenler de aynı Kanun'un 222. maddesinde düzenlenmiştir.Mahkemece, taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. █████/2023 tarihli bilirkişi raporunda tarafların ticari defter ve kayıtlarına göre 913.612,00 TL davacının alacaklı olduğu tespit edilmiştir.Bu açıklamalar kapsamında dosya incelendiğinde; davalının, faturaların içeriği malların kendisine teslim edilmediğini, fatura düzenlenmiş olmasının tek başına fatura içeriği malların teslim edildiği anlamına gelmediğini iddia ettiği, mahkemece bilirkişi raporu dikkate alınarak hüküm verildiği anlaşılmaktadır. Fatura düzenlenmiş olması tek başına malın teslim edildiği veya hizmetin verildiği anlamına gelmez ise de basiretli bir tacir gibi davranması gereken davalının faturaları defterlerine kaydetmiş olması ve usulsüz işlemler nedeniyle savcılıkta şikayetleri bulunduğu ve bunun soncunun beklenmesini talep etmesine rağmen 913.612,00 TL borçlu olduğuna ilişkin yeniden mutabakat yazısı göndermesi karşısında artık fatura içeriği hizmetin verilmediği ve malların teslim edilmediği iddiasının dinlenme olanağının olmadığı kabul edilmiştir. Başka bir söyleyişle ticari defterlere kaydedilen fatura içeriği malın teslim edildiği veya hizmetin yerine getirildiğine dair davacı lehine karine oluşturmuştur. Davalı her ne kadar bu yazının otomasyon sisteminden kaynaklandığını savunmuş ise de, dava dışı otomasyon şirketinin verdiği cevapta da, tarafların yaptığı işlemlerin kendi el ürünü olduğunun açıklanması karşısında Mahkemenin davanın kabulüne karar vermesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davalının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davalının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 63.770,93 TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 15.941,74 TL'nin mahsubu ile bakiye 47.829,19 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına,4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davalı taraf üzerinde bırakılmasına,5-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davalıya iadesine,6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin kararın temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemiz tarafından yerine getirilmesine,İlişkin; Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2025...Başkan ...¸e-imzalıdır...Üye ...¸e-imzalıdır...Üye ...¸e-imzalıdır...Katip ...¸e-imzalıdır* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*