Anahtar kelimeler: Cebinden Çalındığını Cep Edenin Görüşü Telefonunun Aşamalarda Neticesinde Edilebilir Etmesi
2. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
    "İçtihat Metni"

    B O Z M A Ü Z E R İ N E

    MAHKEMESİ
    :Asliye Ceza Mahkemesi
    SUÇ
    : Hırsızlık
    HÜKÜM
    : Mahkûmiyet
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Bozma
    Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
    Katılanın aşamalarda suça konu cep telefonunun cebinden çalındığını beyan etmesi karşısında, mahkemece Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 21.03.2019 tarihli bozma kararı doğrultusunda TCK'nın 142/2-b maddesi uyarınca hüküm kurulduğu anlaşılmakla, Tebliğname'nin 1 numaralı bozma görüşüne iştirak edilmemiştir,
    Dosya içeriğine göre O yer Cumhuriyet Savcısının diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
    1)Sanığın 27.03.2015 tarihli duruşmada, katılanın zararını gidermek istediğine dair beyanı ile katılanın 20.03.2015 tarihli duruşmada telefonunun değerinin yaklaşık 500,00 TL olduğu, ancak suç tarihinde manevi olarak etkilendiği için 2.000,00 - 3.000,00 TL arası maddi zarar talebine dair beyanları karşısında, mahkemece ödeme yeri belirlenmek suretiyle sanığa makul bir süre içerisinde zararı tazmin etme imkanı sağlanıp sonucuna göre sanık hakkında TCK'nın 168/2. maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama olanağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
    2) Kabule göre ise; suç tarihi itibarıyla TCK'nın 142/2-b maddesinde tanımlanan hırsızlık suçu için Kanunda belirlenen ceza miktarının alt sınırının 3 yıl olarak belirlenmesine rağmen, karar yerinde ve hüküm fıkrasında yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden, takdiren denildiği hâlde asgari hadden uzaklaşılarak temel cezanın 5 yıl olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini,
    Bozmayı gerektirmiş, O yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeplerden dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!