Anahtar kelimeler: Hacı Muhammed Darlığından Taş İstemli İleriye Yoğunluğu Ortağı Ötürü Ret

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)SAYISI
: ███████ Esas, ████████ KararHÜKÜM
: Karar verilmesine yer olmadığı, kısmen kabul, kısmen retİlk Derece Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 10.12.2024 günü hazır bulunan davacılar vekili Avukat Hacı Muhammed Taş ile davalılar vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.KARARI. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin de ortağı olduğu davalı şirketin yönetim kurulu üyesi olan diğer davalıların şirketi ve ortaklarını zarara uğrattıklarını, ayrıca davacılara 2010 ve 2011 yıllarına ilişkin olarak dağıtılması gereken kârın da dağıtılmadığını ileri sürerek, şimdilik 10.000,00 TL alacağın davalı şirketten tahsiline, 10.000,00 TL zararın ise davalı yönetim kurulu üyelerinden tahsili ile şirkete verilmesine karar verilmesini talep etmiş, 27.09.2013 tarihli ıslah dilekçesi ile istemini artırmıştır.II. CEVAPDavalılar vekili cevap dilekçesinde; davacıların ortaklık sıfatları kalmadığını, kısmi dava açılamayacağını, şirketin zarara uğratıldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, kâr payı dağıtma yetkisinin genel kurula ait bir yetki olduğunu savunarak, davanın usul ve esas yönünden reddini istemiştir.III.MAHKEME KARARIMahkemece bozma ilamına uyularak, şirketin 08.04.2011 tarihli genel kurul tutanağının 7 nolu bendinde 2010 yılı şirket kârının dağıtılmamasına dair oy çokluğu ile karar alındığı, genel kurulca oy çokluğu ile alınmış olan karar tüm ortakları bağlayacağından ve hukuken geçerli olduğundan, 2010 yılı kâr payı talebinin kabul edilemeyeceği, 2011 yılı dağıtıma esas kârın 277.920,86 TL olarak hesaplanması gerektiği, ancak 17.06.2013 tarihinde yapılmış olan 2011 ve 2012 yıllarına ilişkin olağan genel kurul toplantısında 2011 yılı kârının dağıtımıma ilişkin genel kurulca alınmış açık bir kâr dağıtım kararının bulunmadığı, alınmış olan kararın yorum yoluyla kâr dağıtım kararı olarak değerlendirilmesinin de mümkün olmadığı, 2011 yılı kârının dağıtılması yönünde hüküm tesisinin yerinde olmayacağı, yönetim kurulunun 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle SosyalSigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu Ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'dan (6111 sayılı Kanun) faydalanmak amacıyla yaptığı işlemin usulsüz olduğu, ancak 635.143,00 TL tutarındaki şirket alacağının bu usulsüz işleme konu edilmiş olmasının, şirketi bu miktarda gerçek anlamda zarara uğrattığının da kabul edilemeyeceği, yönetim kurulunun usulsüz işlemi nedeniyle şirketin 19.054,29 TL vergi ödeme yükü altına girdiği ve bu miktarda zarara uğradığı, bu zarardan yönetim kurulu üyelerinin sorumlu olduğu, dava devam ederken ceza soruşturma dosyasında bu zararın davalılar tarafından davalı şirkete ödendiği, bu kısmın da konusuz kaldığı fakat faizine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davacılar ..., ... ve ... tarafından davalı şirket aleyhine kâr payı dağıtılmasına yönelik açılan davanın reddine, davacılar ..., ... ve ... tarafından davalılar ..., ... ve ... aleyhine açılan şirket tüzel kişiliğinin uğramış olduğu zararın tazmini istemli davasında asıl alacak bakımından karar verilmesine yer olmadığına, ancak 19.054,29 TL'nin dava tarihi olan 17.12.2012 tarihinden ödeme tarihi olan 02.01.2023 tarihine kadar işleyecek ticari faizinin davalılar ..., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile şirket tüzel kişiliğine verilmesine, fazlaya dair talebin ise reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.IV. TEMYİZ İNCELEMESİ1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeDava, yönetim kurulu üyesi davalıların şirkete verdikleri zararın tazmini ile 2010 ve 2011 yıllarına ilişkin kâr payı taleplerine ilişkin olup, uyuşmazlık, davalı yöneticilerin 6111 sayılı Kanun kapsamında yaptığı düzeltme beyanı ile şirketin zararına sebebiyet verip vermedikleri ve davacıların kâr payı alacağının bulunup bulunmadığı hususlarında toplanmaktadır.2. İlgili Hukuk6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu'nun 336 ncı maddesi.3. Değerlendirme1.Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.2.Mahkemece, davalı yöneticilerin 6111 sayılı Kanun kapsamında yaptığı düzeltme beyanı ile şirketin zararına sebebiyet verdikleri, ancak dava devam ederken şirket zararının giderildiği gerekçesiyle zarar talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmiştir. Bu durumda, mahkemece, davalı yöneticilerin 19.054,29 TL şirket zararının doğmasına sebep olduklarının anlaşılmış olmasına göre, dava tarihi itibariyle davacıların dava açmakta haklı oldukları da gözetilerek davacılar yararına vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, bu yönde bir karar verilmemiş olması doğru olmamış, kararın davacılar yararına bozulması gerekmiştir.3.Kabule göre de; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13 üncü maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları "Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez. Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez." hükmünü havi olup, davalılar yararına hükmedilecek vekâlet ücretinin davacılar yararına hükmedilecek vekalet ücretini geçemeyecek olması ilkesine göre davalılar yararına vekalet ücreti belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması da bozmayı gerektirmiştir.V.SONUÇ
: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan gerekçelerle ve kabulüne göre davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının BOZULMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.