Anahtar kelimeler: İstemsiz Sınai İstemli Fikri Rekabet Ret Anadolu Tecavüzün Haklar Kesinlik

MAHKEMESİ
: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk DairesiSAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararHÜKÜM
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Taraflar arasındaki haksız rekabet ve tecavüzün tespiti, önlenmesi, giderilmesi, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından, davacı vekili tarafından duruşma istemsiz temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilin tekstil sektöründe ''... TEKSTİL KON. MOB. TEM. MALZ. İNŞ. VE DEK. SAN. TİC. LTD. ŞTİ. (ABACI GİYİM) markası adı altında bayan konfeksiyon üreticisi olarak faaliyet gösterdiğini, davacıya ait endüstriyel tasarımının taklitlerinin "NİHLE" markası adı altında davalının işyerlerinde satışının yapıldığının İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin değişik iş dosyası ile tespit edildiğini, davalının bu eyleminin 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (554 sayılı KHK) 48 inci maddesine göre tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabete ilişkin hükümlere aykırılık teşkil ettiğini belirterek haksız rekabet ve tecavüzün tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, fazlaya dair talep ve dava hakkı saklı kalmak üzere 1.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın 12.05.2016 tespit tarihinden işleyecek değişken oranlardaki ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, mahkeme kararının televizyon kanallarından ve gazetelerden birinde yayınlanmasına karar verilmesini talep etmiş, birleşen dava ile müvekkiline ait endüstriyel tasarımının taklitlerinin "NİHLE" markası adı altında davalının işyerlerinde satış, dağıtım ve pazarlanmakla müvekkiline ait tasarım hakkını ihlal ettiğinden bahisle davalının endüstriyel tasarım hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi durdurulması ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000,00 TL maddi tazminatın 12.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte tahsilini, tazminat hesaplamasında tercihlerinin 554 sayılı KHK'nın 52 nci maddesinin a bendine göre talep ettiklerini, davalının minimum hesaplama ile 500 adet maksimum hesaplama ile 2500-3000 adet üretim yaptığını, ürün başına kâr ile 3000 üretim adedi çarpıldığında mahrum kalınan kârın bulunabileceğini, ayrıca delil tespiti dosyasında yapılan harç, keşif ve bilirkişi ücretlerinin ödenmesini, 20.000,00 TL manevi tazminatın 12.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte tahsiline, hükmün gazetede ilanına karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPAsıl davada davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.Birleşen davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; tecavüz iddiasını kabul etmediklerini, tespit edilen ürün ile davacıya ait endüstriyel tasarım arasında iltibasa yer vermeyecek derecede farklılıklar bulunduğunu, müvekkilleri tarafından davacıya ait endüstriyel tasarımın taklit edilmesi veya iltibasa sebebiyet verecek derecede benzer şeklinin üretilmesi söz konusu olmadığından davacının haksız taleplerinin reddine karar verilmesini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile pardesü tasarımının davacı adına tescilli olduğu, dosya kapsamında bulunan tespit raporları ile tasarım uzmanı bilirkişiden alınan raporlarda asıl davalı ve birleşen davalının işyerlerinde tespit edilen pardesü ürünlerinin, gerek yaka, gerek düğme, gerekse bel bölgesindeki kemer ve toka tasarımlarının, son derece benzer olduğu, farklılıkların küçük ayrıntılarda olduğu, davacı tasarımı ile bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, benzer olarak algılandıkları tespit edilmekle, davalı ve birleşen davalının, davacının tasarımdan kaynaklanan haklarına tecavüz ettiği, haksız rekabette bulunduklarının tespit edildiği gerekçesi ile tespit tarihi olan 12.05.2016 tarihinden 02.09.2016 dava tarihine kadar ki 4 ay 10 günlük süre için hesaplanan zararının 35.364,42 TL olduğu, ancak sorumluluk miktarları tam olarak tespit edilemediğinden 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 50 nci maddesi gereğince zarardan yarı oranında sorumlu olduklarının kabülünün hakkaniyete uygun olduğu kanatına varılarak 17.682,20 TL maddi tazminat ve 5.000,00 TL manevi tazminatın ayrı ayrı davalılardan 12.05.2016 ihlal tarihinden itibaren değişen oranlarda ticari faizi ile tahsil edilerek davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; maddi tazminat yönünden: davalılar tarafından müvekkiline ait tasarım ürünü taklit edilerek korsan satış yapıldığını, davalıların ticari kâr elde etmelerinde mağdur olan davacı müvekkili şirket iken mahkemenin hakkaniyet ilkesi ile bilirkişi raporunda belirtilen maddi zarar değerlerini yarı oranında indirdiğini, yarı oranda indirilmesinin hakkaniyetli ve adil olmadığını, talepleri kabul edilerek, en azından bilirkişi raporunda belirlenen ve ıslah dilekçesi ile arttırrlan bedel üzerinden maddi tazminata karar verilerek yerel mahkeme kararının düzeltilmesini, aksi halde yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini, manevi tazminat yönünden: hükümde tasarım tecavüzünün yapıldığı konusunda tespit olmasına rağmen, talep ettikleri 20.000,00 TL manevi tazminattan hiç bir maddi ölçüt olmadan 5.000,00 TL miktarını kabul ederek davalıların ödüllendirildiğini, tekstil imalat sektöründe, bir model ve tasarımın yapılmasında harcanan ekonomik değerlerin gerçek anlamda çok yüksek olduğunu, üretici firmaların ticari alana çıkarmış olduğu tasarımların hepsinin satışının yapılmasının mümkün olmadığını, bir çok modelin satılmadan kaynaklı olarak üretici firmaların ekonomik batışlara kadar sürüklendiği piyasada, hazırlanan tasarımın ne kadar ekonomik anlamda külfetli ve zor bir süreç olduğunu mahkemenin değerlendirmediğini, yasanın amacında ve uluslararası marka tasarım mevzuatında, tescilli ürünlerin tecavüzünü önlemek amacı ile verilecek mahkeme kararlarının caydırıcı ve korsan imalat yapacak kişi ve firmaları ürkütecek değerde olmasının amaçlandığını, mahkemece 5.000,00 TL gibi tekstil imalat ve toptan piyasası koşullarında çok düşük bir tazminat bedeli ile tayin etmesindeki hakkaniyet kriterinin yasal mevzuat ve yasal amaca uygun olmadığını, asıl dava ve birleşen dava da, ayrı ayrı 20.000,00 TL manevi tazminat taleplerinin kabulü ile yerel mahkeme kararını düzelterek onaylanmasını, aksi halde eksik tazminat kararı sebebi ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.2.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; piyasada binlerce benzer ürün olmasına ve ürünlerde gözle görülür farklılıklar bulunmasına rağmen bu hususlar gözardı ederek müvekkilleri aleyhine rapor tanzim edilmesinin, yerel mahkemece de bu rapora dayalı hüküm kurulmasının da hukuka aykırı olduğunu, müvekkillerin ██████████-55 sayılı tasarımın imalatçısı olmadıklarını, müvekkilinin farazi olduğu aşikar rakamlar satış yaptığının düşünülemeyeceğini, piyasada binlerce farklı ürün varken müvekkilinin, davacının tescil sahibi olduğu ürünleri belirleyip bunları satarak geçimlerini sağlama niyetlerinin varlığı gibi afaki bir ihtimalden bahsetmenin mevcut delillere, hayatın ve ticaret hayatının olağan akışına, mantığa aykırı olduğunu, yoksun kalındığı iddia olunan zararın ve farazi tahmine dayalı satış rakamları üzerinden yapılan hesaplamanın hüküm altına alınarak tazminine karar verilemeyeceğini, mahkemenin savlarını teyit edercesine, sorumluluk miktarı tam olarak tespit edilemediğinden yarı oranda hakkaniyet indirimi yaparak hüküm kurduğunu, ayrıca davacının aynı ürünle ilgili olarak başka firmalara da benzer davalar açtığını, hakkın kötüye kullanılması yoluyla birden fazla kişiden aynı zararın tazmini yoluna gidilmesinin söz konusu olduğunu, hukukun böyle bir sistemi kabul etmeyeceğini, mahkemeye davacının aynı ürünler üzerinden başkaca satıcılar aleyhine ve hatta kopya olduğu iddia edilen ürünlerin doğrudan üreticisi olan şirkete açtığı davalara ilişkin bilgi ve belgelerin sunulduğunu, mahkemenin özellikle ürünlerin üreticisi konumundaki ... Giyim San. ve Tic. Ltd. Şti., ... ve ... aleyhine İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ████████ Esas sayılı dava dosyasını incelemeksizin hüküm verdiğini, dilekçe ekinde sunduğu bilirkişi raporuyla da sabit olacağı üzere üretici firma aleyhine düzenlenen ilk raporda 12.245,77 TL’lik bir maddi tazminat hesabı yapılmışken, ürünlerin sadece satıcısı konumunda bulunan ve delil tespitleri esnasında da sadece 2-3 ürün tespit edilebilen müvekkillerinin ayrı ayrı 17.682,20 TL maddi ve 5.000,00 TL’de manevi tazminata mahkum edilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, bilirkişi heyetlerinin her iki dosya bakımından da yeterli inceleme ve araştırma yapmadan rapor tanzim ettiklerini, davacının ticari defterleri yerinde inceleme yapılmak suretiyle eksiksiz olarak incelendiği halde, müvekkiline ait ticari defterlerin dosya üzerinden incelenmesi nedeniyle eksik olarak inceleme yapılarak tespitlere varıldığını, müvekkiline ait ticari defterlerin yerinde incelenmesi hususunda bilirkişiye yetki verilmesi gerekirken, hüküm kurulmasının yasalara aykırı olduğu gibi, “Hukuki Dinlenilme Hakkı’’nın ihlali olduğunu, davacının 2015 yılı ticari defter ve belgelerin kapanış tasdiklerinin bilirkişi incelemesi yapılırken süresinde yapılmadığı ve kapanış tasdiklerinin bulunmadığının tespit edildiğini, bu defterlerin kapanış tasdiklerini yaptırma sürelerinin raporda belirtildiği gibi 30.06.2017 tarihi değil 30.06.2016 olduğunu, kapanış tasdikleri olmayan ticari defterler sahibi lehine delil teşkil etmediği halde mahkemece bu raporlara delil olarak itibar edilerek kısmen kabul şeklinde hüküm kurulmasının yasaya aykırı olduğunu, (Yargıtay 19. HD E: █████████ K: █████████ T: 7.10.2008,) birleşen dosyadaki 23.08.2017 tarihli raporda yerinde inceleme kararına rağmen; müvekkilinin defterleri telefonda vekile ulaşılamadığı gerekçesiyle yerinde incelenmeden, davacının kapanış tasdikleri dahi olmayan defterleri sahibi lehine delil teşkil etmemesine rağmen, yerinde incelendiğini, mahkemece bu defter incelemesine dayalı hukuksuz bilirkişi raporlarına dayalı olarak müvekkili aleyhine hüküm verildiğinden, adil yargılanma ve savunma hakkının kısıtlanamaması ilkesinin müvekkili bakımından ihlal edilerek hüküm kurulduğunu, bilirkişi raporunda davacı tarafından yapılan satışların, hedeflenen satışların yarısı olduğuna dair hiçbir gerekçe belirtilmediğini, varsayımsal tanzim edilen rapora itibar edilemeyeceğini, mahkemenin bu rapora dayalı hüküm kurduğunu, bilirkişi raporunda, kıyaslanan ürünlerin belli özellikleri yan yana koyulduğunu, bu sektörde, karşılaştırılan özelliklere sahip ve ‘benzer’ binlerce tasarım mevcut olduğunu, ürünler arasındaki benzerliğin, tekstil sektörünün bu kategorisinin dar yenilik ve ayırt edicilik skalasından kaynaklandığını, dava konusu ürünler karşılaştırıldığında da benzerliğin, sektörün doğal durumundan kaynaklandığını, ayniyet derecesine ulaşmadığını, dolayısıyla dava konusu tasarım haklarına tecavüzden söz edilemeyeceğini, raporda, davacının tescilli ürünleri için yenilik ve ayırt edicilik özelliklerine sahip oldukları ifade edilmekle birlikte, niçin ve hangi gerekçe ile bu sonuca varıldığından söz edilmediğini, bir tasarımın Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescil hakkına sahip olması, o tasarımın yenilik ve ayırt edicilik özellikleri olduğunun mutlak göstergesi olmadığını, gerekçeden yoksun rapora itirazlarının mahkemece değerlendirilmediğini yoksun kalınan kazancın ilgili maddenin a bendindeki değerlendirme usulüne göre yapıldığını, ancak sadece stokta kalan ürün adedi ve kâr hesaplanarak basit bir hesap yapıldığını, sadece markanın, ciroyu etkileyen faktörlerden biri olmadığını, gelirin belirlenmesinde gider ve kârlılık oranı, genel ekonomik durum, sektör şartları, tecavüz edenin tecavüz oluşturmayan rekabet faaliyetleri, davacının satış gücü kalitesi ve ürünün özellikleri gibi etkenlerinde dikkate alınması gerektiği halde, hiçbiri dikkate alınmadığından itiraz edildiğini, mahkemenin itirazları değelendirmeden eksik bilirkişi raporlarına göre hüküm kurduğunu, davacılar vekili lehine kabul edilen her talep açısından ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, aksi düşünüldüğünde ise davalılar vekili olarak lehlerine reddedilen her talep açısından ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, mahkemenin bu husustaki değelendirmesinin hukuka ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde yer alan hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde yer alan hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, asıl davada davacı adına tescilli ██████████-55 numaralı endüstriyel tasarımlarının aynısının ya da ayırt edilemeyecek kadar benzerlerinin davalı tarafından satışa sunulması sebebiyle haksız rekabet ve tecavüzün tespiti, önlenmesi, giderilmesi, maddi ve manevi tazminat istemine, birleşen davada davacı adına tescilli ██████████-55 numaralı endüstriyel tasarımlarının aynısının ya da ayırt edilemeyecek kadar benzerlerinin davalı tarafından satışa sunulması sebebiyle haksız rekabet ve tecavüzün tespiti, önlenmesi, giderilmesi, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.2. İlgili Hukuk1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.2. 554 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 52 nci maddesinin (a) bendi.3. Değerlendirme1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.