Anahtar kelimeler: Sokacak Şeklinin Şekillerinin Mercii Ateş Silahla Yollarına Tereddüde Olanağı Vermeyecek

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ
: 6136 sayılı Yasaya aykırılık ve genel güvenliği tehlikeye sokacak şekilde silahla ateş etmeHÜKÜM
: Hükümlülük ve müsadereGereği görüşülüp düşünüldü
:5271 sayılı CMK.nun 34/2. ve 232/6. madde ve fıkralarına göre hüküm fıkrasında, verilen karara karşı kanun yollarına başvurma olanağı bulunup bulunmadığının ve başvurma olanağı var ise süresi, mercii ve şekillerinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekirken, temyiz başvuru şeklinin, temyiz süresi başlangıcının gösterilmediği anlaşılmakla; sanığın temyiz isteğinin süresinde olduğu kabul edilerek yerel mahkemenin sanığın temyiz talebinin reddine ilişkin 22.06.2010 gün ve ████████-████████ sayılı ek kararı kaldırılarak yapılan incelemede:Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanık müdafiinin, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak:1- Tüm dosya kapsamına göre sanığın kalabalık bir grupla tartışmasından sonra suça konu tabanca ile birkaç kez ateş etmesi eyleminin belli şahıslara yönelik olması nedeniyle silahlı tehdit suçunu oluşturup oluşturmadığı tartışılmadan, yazılı şekilde genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan hüküm kurulması,2- 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan hüküm kurulurken hapis cezası yanında adli para cezasına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,3- Genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçundan hüküm kurulurken 8 ay hapis olarak belirlenen ... cezadan TCK.nun 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken sonuç cezanın 6 ay 20 gün yerine, 6 ay hapis cezası olarak belirlenmesi,4- 5237 sayılı TCK.nun 54. maddesi yerine TCK.nun 36. maddesi uyarınca müsadere kararı verilmesi,5- 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise 2. fıkra gereğince cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,6- Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesi ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle gözetilerek, hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünde mahkemesince değerlendirme yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5230 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK.nun 321. ve 326/son maddeleri gereğince kazanılmış haklar saklı kalmak üzere (BOZULMASINA), 18.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.