Anahtar kelimeler: Albay Kurmay Rütbesinde Emekliye Onikinci Jandarma Cumhurbaşkanlığı Komutanlığı Komutanlığında Müdürü

T.C.
D A N I Ş T A YONİKİNCİ DAİREEsas No
: █████████Karar No
: ████████TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ...KARŞI TARAF (DAVALILAR)
: 1- ...VEKİLİ
: Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürü ...2- ... Bakanlığı3- ... Genel KomutanlığıVEKİLLERİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: Jandarma Genel Komutanlığında kurmay albay rütbesinde görev yapan davacı tarafından, █████/2018 tarih ve 30508 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan █████/2018 tarih ve ███████ sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararıyla, █████/2018 tarihinden geçerli olmak üzere re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin işlemin iptali ile bu işleme dayanak gösterilen 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu'nun 13. maddesinde yer alan "...İlgili personel, personel kaynağı planlaması, iç güvenlik politikaları ve gelişen güvenlik ihtiyaçlarına göre albay ve üstü rütbelerde bekleme süreleri dolmadan kadrosuzluk tazminatı ödenmek suretiyle Cumhurbaşkanı onayı ile emekliye sevk edilebilir..." şeklindeki düzenlemenin Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle, somut norm denetimi için Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmesi istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu'nun 13. maddesine göre, rütbelerindeki bekleme süresinin dolması ya da kadrosuzluk nedenleri ile emekliliğe sevk edilme durumunda olan ancak hizmetlerine ihtiyaç duyulan albayların 60 yaşına, generallerin ise 65 yaşına kadar İçişleri Bakanının onayıyla görevde bırakılabileceği; ayrıca, personel kaynağı planlaması, iç güvenlik politikaları ve gelişen güvenlik ihtiyaçlarına göre albay ve üstü rütbelerde bekleme süreleri dolmadan kadrosuzluk tazminatı ödenmek suretiyle Cumhurbaşkanı onayı ile emekliye sevk edilebilmesi hususunda idareye takdir yetkisinin tanındığı; uyuşmazlık konusu olayda, 2018 yılında kurmay branşında görev yapan albaylardan sicil not ortalaması daha düşük ve/veya hakkında adli/idari soruşturma bulunanların 3 kez görev sürelerinin uzatıldığı, kurmay branşında olmayan albay rütbesindeki personel için de benzer durumun söz konusu olduğu, davacıya göre eski nasıplı (1985-1991 arası nasbedilen) albayların görev sürelerinin uzatıldığı; davalı idare tarafından, davacının hizmetine ihtiyaç duyulmadığı ileri sürülmekte ise de, önceden belirlenmiş ve ilgililerce öngörülebilir kriterler ortaya konulmadığı gibi kariyer ve liyakat ilkesine göre yapılan kıyaslamada sicil notu davacıdan daha düşük, mükafat ve nitelik açısından daha az yetkin ve adli/idari soruşturması olan bazı albayların değişen sıklıklarda görev sürelerinin uzatıldığı; ayrıca, emekliye sevk edilen personelin seçiminde takdir hakkının kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun kullanıldığı hususunun da somut, ölçülebilir, objektif ve hukuken kabulü mümkün tespit ve bilgilere dayandırılamadığı anlaşıldığından, davacının re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; 2803 sayılı Kanun'un 13. maddesine göre, re'sen emekliye sevk edilecek personelin belirlenmesinde idarenin takdir yetkisinin bulunduğu açık olup, idarenin söz konusu takdir yetkisini kullanırken kamu yararına aykırı ve hizmet gerekleri dışında subjektif sebeplerle hareket ettiğine ilişkin bir verinin bulunmadığı, hangi personelin emekliye sevk edileceğinin belirlenmesi konusunda idarenin yargı kararı ile zorlanmasının da hukuken olanaklı olmadığı anlaşıldığından, davalı idarelere tanınan takdir yetkisi doğrultusunda, Jandarma Genel Komutanlığında kurmay albay olarak görev yapan ve rütbesindeki bekleme süresi dolan davacının, personel kaynağı planlaması, iç güvenlik politikaları ve gelişen güvenlik ihtiyaçlarına göre Cumhurbaşkanı onayı ile emekliye sevk edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Dava konusu işlemin gerçek ve hukuken geçerli bir sebebe dayanmadığı; davanın sonucunu değiştirebilecek nitelikteki iddiaları incelenmeden ve delil tespiti istemi göz önünde bulundurulmadan temyize konu kararın verildiği; emekliye sevk işleminde hangi kriterlere göre değerlendirme yapıldığının davalı idarelerce somut bilgi ve belgeye dayalı olarak ortaya konulmadığı; albay kadrosunda açık bulunduğu halde, yetişmiş ve başarılı bir subay olarak erken yaşta emekliye sevk edildiği; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2019 tarih ve YD İtiraz No:█████████ sayılı kararında, re'sen emekliye sevk edilecek personelin belirlenmesinde ihtiyaç, mevcut kadro durumu, sicil not ortalaması, ödül ve takdirnameler, eğitim ve öğrenimle kazanılan bilgi ve beceri, personelin geçirdiği soruşturmalar ve aldığı cezalar gibi kriterlerin tüm personel yönünden eşit ve objektif bir biçimde uygulanıp uygulanmadığı hususları araştırılmak suretiyle bir karar verilmesi gerektiği belirtilmesine rağmen, bu hususlar göz ardı edilerek temyize konu kararın verildiği; ayrıca görev süresi uzatılan albaylara ait bilgiler dikkate alındığında; sicil, ödül, disiplin cezası ve adli/idari soruşturma gibi hususlar yönünden daha düşük durumda olan albayların görev sürelerinin uzatıldığı; idareye tanınan takdir yetkisinin mutlak ve sınırsız olmadığı, bu yetkinin kamu yararına ve hizmet gereklerine uygun olarak eşit ve objektif bir şekilde kullanılmadığı belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI
:Cumhurbaşkanlığı tarafından, temyize konu kararın usule ve hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.İçişleri Bakanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı tarafından, 2803 sayılı Kanun'un 13. maddesi uyarınca personel kaynağı planlaması, iç güvenlik politikaları ve gelişen güvenlik ihtiyaçları açısından değerlendirme yapılarak re'sen emekliye sevk işlemlerinin tesis edildiği; albay ve üstü rütbeler için atanabilecek kadronun sınırlı olduğu; hizmet gerekleri ve idareye tanınan takdir yetkisi çerçevesinde davacının emekliye sevk edilmesine ilişkin işlemde mevzuata aykırılık bulunmadığı, emsal yargı kararlarının da bu yönde olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ
: ...DÜŞÜNCESİ
: Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2019 tarih ve YD İtiraz No:█████████ sayılı kararında da belirtildiği üzere, 2803 sayılı Kanun'un 13. maddesi uyarınca re'sen emekliye sevk edilecek personelin belirlenmesinde; ihtiyaç, mevcut kadro durumu, sicil not ortalaması, ödül ve takdirnameler, eğitim ve öğrenimle kazanılan bilgi ve beceri, personelin geçirdiği soruşturmalar ve aldığı cezalar gibi kriterlerin tüm personel yönünden eşit ve objektif bir biçimde uygulanıp uygulanmadığı hususu araştırılmak suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak verilen kararda hukuki isabet bulunmadığından, temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi bulunmayarak, işin gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. Davacının temyiz isteminin reddine,2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.(X) KARŞI OY
:Dava; Jandarma Genel Komutanlığında kurmay albay rütbesinde görev yapan davacı tarafından, █████/2018 tarih ve 30508 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan █████/2018 tarih ve ███████ sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararıyla, █████/2018 tarihinden geçerli olmak üzere re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu'nun 13. maddesinde, "...Subaylığa ve astsubaylığa nasıp işlemleri, İçişleri Bakanlığının onayıyla yapılır. Rütbelerindeki bekleme süresinin dolması ya da kadrosuzluk nedenleri ile emekliliğe sevk edilme durumunda olan, ancak hizmetlerine ihtiyaç duyulan albaylar 60 yaşına, generaller ise 65 yaşına kadar İçişleri Bakanının onayıyla görevde bırakılabilirler. İlgili personel, personel kaynağı planlaması, iç güvenlik politikaları ve gelişen güvenlik ihtiyaçlarına göre albay ve üstü rütbelerde bekleme süreleri dolmadan kadrosuzluk tazminatı ödenmek suretiyle Cumhurbaşkanı onayı ile emekliye sevk edilebilir..." kuralına yer verilmiştir.Yukarıda yer verilen Kanun hükmü değerlendirildiğinde, Kanun'un amacının, personel kaynağı planlaması, iç güvenlik politikaları ve gelişen güvenlik ihtiyaçlarının gerekli kıldığı hallerde ilgili personelin bekleme süreleri dolmadan re'sen emekli edilmelerine olanak sağlayarak, bu sayede emniyet ve asayiş hizmetlerinin hizmet gereklerine uygun olarak yürütülebilmesi için her bir rütbede ihtiyaç duyulan kadro sayılarının belirlenmesi ve belirlenen bu kadrolara atamalarda liyakat ilkesi çerçevesinde bir değerlendirmeye ve seçmeye imkan sağlanması olduğu anlaşılmaktadır. Bu kapsamda, re'sen emekliye sevk edilenler hakkında kadrosuzluk tazminatının ödenmesine ilişkin hükümlerin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.Anılan Kanun hükmü ile idareye, re'sen emekliye sevk edeceği personeli belirleme konusunda takdir yetkisi tanındığı açık olmakla birlikte, idareye tanınan takdir yetkisinin kullanımının mutlak ve sınırsız olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu ve bu açıdan yargı denetimine tabi bulunduğu İdare Hukukunun bilinen ilkelerindendir.Öte yandan, dava konusu işlemin dayanağı olan 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu'nun 13. maddesindeki düzenlemeye benzer bir kurala, 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanununun geçici 27. maddesinde de yer verilerek, ikinci, üçüncü ve dördüncü sınıf emniyet müdürü rütbesini haiz olan personelin re'sen emekliye sevk edilebileceği düzenlemesine yer verildiği, bahsedilen Kanun hükmünün iptali istemiyle açılan davada verilen Anayasa Mahkemesinin █████/2017 tarih ve E:███████, K:███████ sayılı kararında da; idareye tanınan takdir yetkisinin, keyfîlik anlamına gelmeyip kamu yararını gerçekleştirmek amacıyla ve objektif kriterlere uygun olarak kullanılabileceği, idarenin bu yetkisini kullanırken kamu hizmetinin daha iyi işlemesi veya kamu yararı amacıyla işlem yapabileceği, bunun için ise söz konusu kadrolarda çalışanlar yönünden birtakım ayırt edici objektif kriterlerin kullanılmasının gerektiği hususlarına vurgu yapılmış ve anılan Kanun hükmünün Anayasa'ya aykırılık taşımadığı sonucuna varılarak iptal isteminin reddine karar verilmiştir.Bu bağlamda, İdare Hukukunun genel ilkeleri uyarınca, idarenin bu yetkisini kullanırken kamu hizmetinin daha iyi işlemesi veya kamu yararının gerçekleşmesi için işlem tesis etmek zorunda olduğu açıktır. Kamu hizmetinin daha iyi işlemesi veya kamu yararı amacıyla işlem yapılabilmesi için ise, söz konusu kadrolarda görev yapanlar yönünden bir takım ayırt edici objektif kriterlerin belirlenmesi gerekmektedir. Bunun yanında, söz konusu kriterlerin uygulanması sırasında eşit, objektif ve istikrarlı bir uygulamanın sağlanması da hukuk devleti ilkesinin zorunlu bir sonucudur.Dava dosyasının incelenmesinden; davalı idarece emekliye sevk edilen personelin belirlenmesi aşamasında yapılan değerlendirmelerde, hangi kriterlerin esas alındığına dair dosyaya her hangi bir bilgi ve/veya belge sunulmadığı anlaşılmaktadır.Bu durumda, re'sen emekliye sevk edilmesine karar verilen personel belirlenirken; ihtiyaç, mevcut kadro durumu, sicil not ortalaması, ödül ve takdirnameler, eğitim ve öğrenimle kazanılan bilgi ve beceri, personelin geçirdiği soruşturmalar ve aldığı cezalar gibi kriterlerin tüm personel yönünden eşit ve objektif bir biçimde uygulanıp uygulanmadığını ortaya koyan bilgi ve belgelerin davalı idarelerden istenilmeksizin eksik inceleme ile verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca verilen █████/2019 tarih ve YD İtiraz No:█████████ sayılı karar da bu yöndedir.Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşüncesiyle, karara katılmıyorum.