Anahtar kelimeler: Menkul Edimleri Devrinin Düşen İfa Etmesine Gayrimenkul Bakırköy Borcunun Ara

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ45. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ARA KARAR TARİHİ
: █████/2024DAVA
: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
: █████/20256100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında █████/2016 tarihinde Hizmet Sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirketin üzerine düşen edimleri ifa etmesine rağmen davalı şirket tarafından fatura borcunun ödenmediğini, müvekkili şirketin hizmet sözleşmesi gereği davalı taraftan 244.458,47 TL fatura alacağı bulunduğunu beyan ederek, öncelikle davalıya ait olan menkul, gayrimenkul malların 3.kişilere devrinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir konulmasını, yargılama neticesinde Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı icra dosyası ile başlatılan takibine itirazın iptali ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece; "Davacının talebinin değerlendirilmesinden, davacının üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep ettiği menkul ve gayrimenkullerin aracın yargılama konusu olmaması, davacının gerçek zararının tespiti için bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği, davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine" karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca hizmet edimi ifa edilmesine rağmen, davalı tarafından bir kısım faturaların ödenmediğini, faturalara süresi içinde itiraz edilmemesinin fatura bedellerinin zımnen kabul edildiği anlamını taşıdığını, dava kabul edildiği takdirde alacağın teminat altına alınmaması sebebiyle müvekkili yönünden telafisi mümkün olmayan zararlar doğacağını, bu nedenlerle mahkemece ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu beyan ederek, kararın kaldırılmasını ve ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Dava; hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafça alacağın teminat altına alınması amacıyla ihtiyati tedbir tedbir talep edilmiş olup mahkemece istem reddedildiğinden, istinaf incelemesine konu uyuşmazlık ihtiyati tedbir koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. 6100 sayılı HMK'nın 389/1 maddesinde; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir...''; 390/2 maddesinde; "Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir." 390/3 maddesinde; "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır''; 391/1 maddesinde "Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir" düzenlemelerine yer verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 389/1 maddesi uyarınca ancak uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilecektir. Bu nedenle hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemiyle açılan eldeki davada, davalının menkul ve gayrimenkul malları dava konusu olmadığından, mahkemenin ihtiyati tedbir isteminin reddi yönündeki kararı yerindedir. Açıklanan nedenlerle; İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının Hazineye irat kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 12/0/2025