Anahtar kelimeler: Yidk Sınaî Fikri Ret Haklar Kesinlik Şartı Eksiklikleri Ankara Sayisi
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
    "İçtihat Metni"

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ
    : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
    SAYISI
    : ████████ Esas, ████████ Karar
    HÜKÜM
    : Esastan ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ
    : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili adına tescilli "Saray" ve "Saraypen" asıl unsurlu markaların bulunduğunu, davalı gerçek kişinin ██████████ sayılı “İSTANBUL SARAYDOOR” ibareli marka
    başvurusunda bulunduğunu, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın Markalar Dairesi Başkanlığınca kısmen yerinde görüldüğünü ve başvuru kapsamından 19. sınıfta yer alan mallarla, bu malların satışına özgülenmiş 35. sınıftaki perakendecilik hizmetlerinin çıkarıldığını, başvurunun tümden reddi istemiyle bu karara yaptıkları itirazın ise YİDK tarafından reddedildiğini; ancak kalan mal ve hizmetler açısından da başvurunun reddinin gerektiğini, taraf markalarının benzer bulunduğunu, başvurunun kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin eskiye dayalı kullanımının bulunduğunu, “SARAY” ibaresinin aynı zamanda müvekkilinin ticaret unvanının kılavuz unsuru olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptaline, davalı adına başvurusu yapılan markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
    2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin başvurusunun kapsamında yer alan mal ve hizmetlerle davacının tescilli markalarının kapsamında yer alan mal ve hizmetlerin farklı olduğunu, tarafların aynı iş kolunda faaliyet göstermediğini, davacı markalarının tanınmış olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
    B. İstinaf Sebepleri
    1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru kapsamındaki tüm mal ve hizmetler yönünden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının koşullarının oluştuğunu, müvekkilinin itirazına mesnet tüm markalar ile dava konusu markanın ayırt edilemeyecek derecede benzer bulunduğunu, müvekkilinin markasının tanınmış marka olduğunu ve bu nedenle dava konusu başvurunun kapsamındaki tüm mal ve hizmetler yönünden reddedilmesinin gerektiğini, dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
    2.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; başvuru kapsamında bırakılan mal ve hizmetlerin, davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarındaki mal ve hizmetlerden farklı olduklarını ve bu nedenle başvuru kapsamında kalan mal ve hizmetler yönünden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının koşullarının oluşmadığını ileri sürmüştür.
    3.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin başvurusu ile davacı markaları arasında karıştırılma ve ilişkilendirilme olasılığının bulunmadığını, başvuru kapsamındaki mal ve hizmetlerle davacının itirazına mesnet markanın kapsamındaki mal ve hizmetlerin tamamen farklı olduklarını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda sektörden bir bilirkişinin yer almadığını, ... nezdinde "İstanbul "ve "Saray" ibarelerini taşıyan çok sayıda markanın tescilli olduğunu ve bu durumun anılan ibarelerin ayırt edici niteliğini azalttığı gibi iltibas ihtimalini de ortadan kaldırdığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu "İstanbul Saraydoor" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "SARAY" asıl unsurlu markalar arasında, başvuru kapsamında kalan 17. sınıf mallar ile bu malların satışına özgülenmiş 35/5. sınıf mağazacılık hizmetleri yönünden, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında, ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibarıyla ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, davacı markalarının asli unsurunu oluşturan "SARAY" ibaresinin, dava konusu başvuruda da aynen kullanıldığı ve başvuruda farklı olarak yer verilen "İstanbul" ve "door" ibarelerinin, başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, davacı markalarının kapsamlarında yer alan 6. ve 19. sınıftaki mallarla, dava konusu başvuru kapsamında kalan 17. sınıftaki mallar ile bu malların satışına özgülenmiş 35/5. sınıf mağazacılık hizmetleri arasında benzerliğin bulunduğu, bu malların genel olarak inşaat sektöründe kullanılan yapı malzemeleri oldukları, birbirleri yerine ikame edilen, benzer ihtiyaçları karşılayan ve benzer dağıtım kanalları aracılığıyla tüketiciye ulaştırılan, aynı yerlerde satışa sunulan mallar olduğu, başvuru kapsamında kalan 35/1-2-3-4 sınıfa yer alan hizmetler yönünden ise 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki koşulların oluşmadığı gibi aynı maddenin beşinci fıkrasındaki şartların da bulunmadığı, kötü niyet iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
    B. Temyiz Sebepleri
    Taraf vekilleri temyiz dilekçelerinde özetle; istinaf dilekçelerine benzer sebeplerle kararın bozulmasını istemişledir.
    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
    2. İlgili Hukuk
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi
    3. Değerlendirme
    1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
    Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    07.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!