Anahtar kelimeler: Topar Apar Sahipken Babalığın Uhdelerine Kapatarak Davadavacı Kızları Doğumu Ferdi

T.C.
ANTALYA4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte bulunan Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin) davasında;DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilimiz ... muris ... ile ...'un evlilik dışında ... tarihinde doğan kızları olduğunu, muris ... ... tarihinde vefat ettiğini, müvekkili tarafından açılan ve kesinleşen Antalya ...Aile Mahkemesinin .../... Esas .../... Karar sayılı dosya ile babalığın tespitine karar verildiğini, Muris, "..." adı ile faaliyette bulunan ... İşletmesine sahipken evlilik dışında davacı müvekkilinin doğumu üzerine apar topar ferdi işletmesini kapatarak ... tarihinde ... kurduğunu ... kurduğunu, Davalıların muvazaalı uhdelerine geçirdikleri şirket paylarının 3.kişilere devir ve temlikinin önüne geçmek üzere bu payları üzerine teminatsız ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini, şirketin birden fazla ortaklı olması nedeniyle pay devri tescil ve ilana tabi olmadığından tedbir kararının şirketin pay defterine yazılmasına, Davalıların kuruluşunda muvazaalı sahip oldukları ... şirket paylarının müvekkilimizin miras hissesi oranın da iptali ile müvekkilimiz adına tesciline, durumun ticaret sicil gazetesinde ilanına ve şirketin pay defterine yazılmasına, bunun mümkün bulunmaması halinde denkleştirmeye tabi tutulmasına ve HMK 107 uyarınca alanında uzman bilirkişilerce belirlendiğinde artırılmak üzere ... TLnin faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine bunun da mümkün bulunmaması halinde tenkise tabi tutulmasına ve karar verilmesini, HMK 107 uyarınca alanında uzman bilirkişilerce belirlendiğinde artırılmak üzere ... TLnin faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava, hukuki niteliği itibariyle muvazaa hukuksal nedenine dayalı şirket hisse devrinin iptali, miras payı oranında davacı adına tescili, mümkün olmazsa denlekleştirilmesi, bu mümkün olmadığı taktirde saklı pay oranında tenkis istemine istemine ilişkindir.Dava şartlarının bulunması davanın esasının incelenmesi için gerekli olduğundan davanın başından sonuna kadar var olmalıdır. Bu nedenle davanın başında öncelikle dava şartları incelenir. Hâkim dava şartlarının bulunup bulunmadığını kendiliğinden inceler, tarafların bu konuda talepte bulunması gerekli olmadığı gibi hâkim onların bu konudaki talepleri ile de bağlı olmayıp davanın başında dava şartlarının bulunduğunu tespit ettikten sonra davanın esasını incelemeye geçmelidir (Pekcanıtez/Özekes/Akkan /Korkmaz, s. 930).6100 sayılı HMK’nın “Dava şartları ve ilk itirazlar hakkında karar” başlıklı 138/1. maddesinde, Mahkemenin, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar vereceği, gerektiği taktirde kararını vermeden önce, bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebileceği belirtilmiştir.Dava şartları ve ilk itirazların karara bağlanması için, tarafların açıklamaları yeterli ise hâkim, dosya üzerinden karar verebilir. Verilen karar (görevsizlik veya yetkisizlik kararı gibi) davayı (o mahkemede) sona erdirici nitelikte ise, hâkim tarafları ön inceleme duruşmasına davet etmeden (dosya üzerinden) gerekli kararı verebilir. Bu hâlde ön inceleme duruşması yapılmasına, tarafların ön inceleme duruşmasına davet edilmesine ve tahkikat aşamasına geçilmesine gerek kalmaz (Kuru B., s 286).Nitekim 6100 sayılı HMK’nın 138. madde gerekçesinde de, usule ilişkin hususların, şekli nitelik taşıdıklarından yargılamanın başında dosya üzerinden de incelenerek karara bağlanabileceği ancak mahkemenin kararını vermek için tarafların dinlenmesine ihtiyaç duyması hâlinde bunu tahkikat aşamasında değil, ön inceleme oturumunda yapacağı, böylece dava şartları ve ilk itirazlarla ilgili sorunların, en geç tahkikat başlamadan ön inceleme duruşması sonunda karara bağlanmasının amaçlandığı belirtilmiştir.Anılan düzenleme ile hâkime dava şartlarına ilişkin olarak hangi aşamada karar verilmesi noktasında takdir hakkı tanınmış olup, hâkim tarafların dinlenmesine ihtiyaç duymaması hâlinde gerekli gördüğü takdirde dosya üzerinden de karar verebilecektir.6100 sayılı HMK’nın 30. maddesi uyarınca hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olup, dava şartlarına ilişkin bir sorunun yargılamanın başında çözülmeyip sonrasında dava şartı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi usul ekonomisi ilkesi ile de bağdaşmayacaktır.Tüm bu açıklamalar ışığında, dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmeden dosya üzerinden görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi 6100 sayılı HMK’nın 115/1. ve 138. maddeleri ve usul ekonomisi uyarınca mümkündür.Yargıtay ... Hukuk Dairesi .../... Esas, .../... Karar sayılı kararı ile; "Davacılar, ortak mirasbırakan ...'ın malvarlığının büyük bir bölümünü oluşturan, ortağı ve yetkilisi olduğu ...’ndeki paylarını Antalya ...Noterliği’nin ... tarih ve ... yevmiye nolu kollektif şirket hisse devir sözleşmesi ile davalı oğluna devir ve temlik ettiğini, yapılan işlemin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek hisse devir sözleşmesinin iptali ile miras payları oranında davacılar adına Ticaret Sicili’ne kayıt ve tescile, olmadığı takdirde tenkise karar verilmesini istemişlerdir. ...Bilindiği ve 6100 sayılı HMK 2.maddesinde düzenlendiği üzere “Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir”.Eldeki dava, ticari nitelikte bir dava olmadığına göre, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal, tescil isteği bakımından Ticaret Mahkemesi’nin görevli olmadığı açıktır.Hâl böyle olunca, her iki istek bakımından görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir." şeklinde karar verilmiştir.Bu kapsamda yapılan incelemede; 6100 Sayılı HMK'nın 2. maddesi ile Asliye Hukuk Mahkemeleri'nin görevi düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın, mal varlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesidir.Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi ile ticari davalar, çekişmesiz yargı işleri ve delilleri düzenleniştir. Eldeki davada miras payına dahil olduğu ve muvazaalı olarak devredildiği öne sürülen mal varlığı haklarının (ticari şirket hisseleri); 6102 Sayılı TTK'da tanımlanmış olması davayı ticari dava kılmaz. Davanın (iddianın) temeli, muvazaadır. Muvazaanın var olup olmadığı yönündeki iddia ve savunmaya ait delillerin tartışılması anlamında dava konusunu oluşturan şirket hisselerinin değerlerinin belirlenmesi sürecinde ticari defterlerin ve kayıtların incelenmesi gereği de davayı ticari dava kılmaz.Genel bir ilke olarak görevli mahkemenin belirlenmesinde temel ölçüt, muvazaa iddiasına konu mal varlığı haklarını oluşturan unsurların niteliği olmayıp, davacının hukukunu zedeleyen mal varlığı haklarına yönelik muvazaalı bir işlemi olup olmadığıdır. Bunu değerlendirme görevi de 6100 Sayılı HMK nun 2. Maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesine aittir.Miras payına dahil olduğu ve muvazaalı olarak devredildiği öne sürülen malvarlığı haklarına ilişkin talepte ayrıca miras hukukunu ilgilendiren tenkis isteminin de bulunduğu dikkate alındığında, uyuşmazlığın bütünüyle TTK kapsamında kaldı söylenemez.Muvazaanın var olup olmadığı ile özellikle tenkis koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkin incelemeler sırasında hisse senetlerinin reel değerlerinin belirlenmesi sürecinde ticari defterlerin ve kayıtların incelenmesi de davayı ticari dava kılmaz. Genel bir ilke olarak görevli mahkemenin belirlenmesinde temel ölçüt, muris muvazaasına ve tenkise konu malvarlığı haklarını oluşturan unsurların niteliği olmayıp, murisin mirasçılarının hukukunu zedeleyen malvarlığı haklarına yönelik muvazaalı bir işlemi olup olmadığı, terditli talep yönünden ise tenkis koşullarının bulunup bulunmadığıdır. Bu durumda davanın konusu sadece şirket hisseleri olmayıp murisin tüm terekesidir. Bu iddiaları değerlendirme görevi de HMK'nın 2. maddesi uyarınca genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesine aittir.Dava muvazaa iddiasına dayalı hisse devrinin iptali, miras payı oranında davacı adına tescili, mümkün olmazsa denlekleştirilmesi, bu mümkün olmadığı taktirde saklı pay oranında tenkis istemine olduğundan, TMK'nın ilgili maddeleri kapsamında değerlendirilmesi gereken bir dava olmakla ve 6102 sayılı kanunun 4. maddesinde yazılmış mutlak ticari davalardan olmadığı gibi aynı kanunun 5.maddesinde yazılı olduğu gibi nisbi ticari davalardan da olmadığı, bu itibarla ticari dava mahiyetinde olmayan davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi, ████████ Esas, █████████ Karar.)HÜKÜM
: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın 6100 sayılı Kanunun 114/1-c maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nun 115/2. Maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, görevli mahkemenin Antalya Nöbetçi ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğunun tespitine,2-Karar kesinleştikten sonra talep halinde dosyanın görevli Antalya Nöbetçi ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine,3-Taraflardan birinin, H.M.K.'nun 20. Maddesi gereğince görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep edebileceği, aksi takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına4-Yargılama giderlerinin görevli mahkemece dikkate alınmasına,5-Dosyanın gönderilmesi için süresi içinde başvuru yapılmadığı takdirde, HMK'nun 20/1 ve 331/2 maddeleri gereğince yapılacak işlemin mahkememizce dosya ele alınarak değerlendirilmesine,Dair, tarafların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025Katip ...E imzalıHakim ...E imzalı