Anahtar kelimeler: Marmaris Usulden Kesinlik Sıfatıyla Şartı Eksiklikleri İzmir Sayisi Esastan Adliye
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
    "İçtihat Metni"

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ
    : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
    SAYISI
    : ███████ Esas, ████████ Karar
    HÜKÜM
    : Başvurunun esastan reddi
    İLK DERECE MAHKEMESİ
    : Marmaris 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
    (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
    Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılar arasında 06.08.2019 tarihinde akdedilen alacağın devri sözleşmesinin, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 27 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kesin hükümsüz olduğunun tespitinin gerektiğini zira, temlik edilen alacağın müvekkili ile davalılardan Yıldızlar Ltd. Şti. arasında akdedilen 2007 tarihli "protokol" başlıklı adi ortaklık ilişkisi doğuran sözleşmenin 6 ncı maddesinden doğduğunu, davalı Yıldızlar Ltd. Şti.'nin "protokol" başlıklı sözleşmenin 6 ncı maddesinden doğan söz konusu adi ortaklığın tespiti amacıyla, Marmaris 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/6 E. sayılı davasıyla bir tespit davası açtığını, müvekkilinin de bu davayı kabul ettiğini, yani taraflar arasında adi ortaklığın sabit olduğunu, buna göre gelir ortağı olan taraflardan davalı Yıldızlar Ltd. Şti.'nin bu ortaklıktan doğan alacağını 6098 sayılı Kanun'un 632 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ortağı olan müvekkilinin rızası hilafına devredemeyeceğini, nitekim 6098 sayılı Kanun'un 183 üncü maddesine göre işin niteliğinin de buna engel olduğunu ileri sürerek davalılar arasında 06.08.2019 tarihinde akdedilen alacağın devri sözleşmesinin kesin hükümsüz olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile diğer davalı şirket arasında imzalanan temlik sözleşmesine göre Marmaris 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ E., ████████ E. ve ████████ E. sayılı dosyalarındaki davalı şirket alacaklarının müvekkiline temlik edildiğini, temlik konusunda davacının icazetinin alınmasına gerek olmadığı gibi davacının aksini iddia ile temlik sözleşmesinin hükümsüzlüğünü de ileri süremeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
    2.Davalı Yıldızlar Meşrubat Gıda ve Tur. Paz. San. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket ile davacı şirket arasında imzalanan protokolde temlik yasağına ilişkin bir hüküm bulunmadığını, yasal hakkın kullanılması sonucu yapılan temlik sözleşmesinin hükümsüzlüğünün ileri sürülemeyeceğini, temlik konusunda davacının icazetinin alınması gerekmediği gibi davacının aksini iddia ederek temlik sözleşmesinin hükümsüzlüğün de ileri süremeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile eldeki davanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 4 üncü maddesi gereği ticari dava olduğu ve aynı Kanun'un 5/A maddesi gereği zorunlu dava şartı olan arabulucuğa tabi bulunduğu, dava açılmadan önce arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi (6325 sayılı Kanun) gereği davanın usulden reddinin gerektiği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
    B. İstinaf Sebepleri
    Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın bir miktar paranın ödenmesine ilişkin bir alacak veya tazminat talepli olmadığını, talebin alacağın devri sözleşmesinin kesin hükümsüzlüğünün tespiti olduğunu ve arabuluculuk dava şartına tabi bulunmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
    B. Temyiz Sebepleri
    Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, eldeki davanın zorunlu dava şartı olan arabuluculuğa tabi olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
    2. İlgili Hukuk
    1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
    2. 6102 sayılı Kanun'un 4 ve 5/A maddeleri.
    3. 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesi.
    3. Değerlendirme
    Dava davalılar arasındaki 06.08.2019 tarihli sözleşmenin hükümsüzlüğünün tespiti istemine ilişkin olup, İlk Derece Mahkemesince davanın dava şartı olan zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olduğu ancak dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmadığı gerekçesiyle usulden reddine karar verilmiş, istinaf istemi üzerine kararı inceleyen Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    Arabuluculuğu dava şartı olarak düzenleyen 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesinde ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise anılan maddenin uygulanacağı düzenlenmiş, ticari davalarda dava şartı olan arabuluculuğa ilişkin 6102 sayılı Kanun'un 5/A maddesinin dava tarihinde yürürlükte olan halinde ise 6102 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu belirtilmiştir.
    Eldeki dava ise, 6100 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinde düzenlenen tespit davası olup davalılar arasında yapılan sözleşmenin hükümsüzlüğünün tespiti isteminden ibarettir. Şu hâlde, tespit davasında arabuluculuğa başvurunun dava şartı olmadığı gözetilerek İlk Derece Mahkemesince işin esasına girilip yapılacak inceleme ve değerlendirmenin sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın usulden reddine karar verilmesi ve bu karara karşı istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeple;
    1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
    2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
    Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
    Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    07.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!