Anahtar kelimeler: Geçmeyen Kalması Kesinlik Ret Nihai Sınırını Sınırının Değeri Şartı Eksiklikleri

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ Esas, █████████ KararKARAR
:Esastan RetİLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 1. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.Dava dilekçesinde, davacı anne ... lehine 10.000,00 TL manevi tazminat davacı baba ... lehine 10.000,00 TL manevi tazminat talep edilmiş olup, adı geçen bu davacılar yönünden temyize konu reddedilen miktar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kalmaktadır.Diğer davacı küçük ... vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde; ... 'ın ...'ın annesi, ...'ın ise babası olduğunu, müvekkili ... 'ın hamileliği boyunca kadın doğum uzmanı Dr. ... tarafından takip edildiğini, doktorun genel olarak tıbbi kötü uygulaması sonucu davacı ...'in down sendromlu olarak doğduğunu, dava dışı Dr....'in davalı ... nezdinde tıbbi kötü uygulamaya ilişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi ile sigortalı olduğunu ileri sürerek davacı-küçük ... için 15.000,00 TL iş göremezlik (bakıcı ücreti dahil) tazminatının, 20.000,00 TL manevi tazminatın, davacılar ... ve ... için ayrı ayrı 10,000,00'er TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davacılar vekilinin 24.01.2018 tarihli dilekçesi ile davacı-küçük ... yönünden talep edilen tazminat miktarı artırılarak 360.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsili ile davacı ...'a verilmesi talep edilmiştir.II. CEVAPDavalı cevap vermemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesince, davacı ...'ın down sendromlu olarak doğması sebebi ile oluşacak tazminat ile doktorun eyleminin ilişkilendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın her bir davacı yönünden ayrı ayrı reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince istinaf edilmiştir.IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIBölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacılar vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZ İNCELEMESİ1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeDava, Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesine dayalı maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.2. İlgili Hukuk1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 352, 362, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.2.Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 16.05.2024 tarihli ve █████████ E., █████████ K. sayılı kararı, 21.12.2024 tarihli ve █████████ E., █████████ K. sayılı kararı, 25.12.2023 tarihli ve █████████ E., █████████ K. sayılı kararı,3. Değerlendirme1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.Dosya içeriğine göre, davacılar ... ve ... açısından temyize konu edilen miktar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarı ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL'nin altında kaldığı anlaşıldığından, davacılar vekilinin ... ve ...'a yönelik temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.2.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından, davacı ... yönünden Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI.SONUÇ
: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılar ... ve ...'ın temyiz istemlerinin MİKTARDAN REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı ... vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacı ...'a yükletilmesine, 25.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.