Anahtar kelimeler: Tomruğu İbreli Ster Odun Ton Çam Aylar Satımdan Bakiyesi Faturaya

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████ Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI
: ████████ Esas (Derdest Dava Dosyası)
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
: █████/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin davacıdan █████/2024 tarihinde 50 ster çz 26,2 ton sterli ibreli odun (çam tomruğu), 48 ster çz 27,5 ton sterli ibreli odun (çam tomruğu) satın aldığını, malların davalıya teslim edildiğini; ancak düzenlenen faturaya konu borcun 122.436,00-TL tutarındaki bakiyesi bakımından aylar geçmesine rağmen herhangi bir ödeme gerçekleştirilmediğini, davalı ile bakiye borcun ivedilikle ödenmesi için birden fazla kez iletişime geçildiğini, davacının tüm taleplerine rağmen borcun ödenmemesi üzerine davalı hakkında 12.01.2024 tarihinde Beykoz İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyasıyla faturaya dayalı olarak 122.436,00- TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işlemiş faizin tahsili amacıyla genel haciz yoluyla ilamsız takip yapıldığını, davalı █████/2024 tarihinde borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalının, borca ve yetkiye haksız yere itiraz etmek suretiyle takibin durmasına sebebiyet verdiğini, akabinde, borcun varlığını ispata delilleri gözetilerek itirazın iptali bakımından dava şartı arabuluculuk sürecine geçilmeden evvel davalı vekili ile iletişime geçildiğini ve gerçekleştirilen görüşmeler neticesinde █████/2024 tarihinde borç tasfiye ve ödeme protokolü imzalandığını, bu ödeme protokolü ile Beykoz İcra Dairesi'nin ...E. sayılı icra takibine ilişkin olarak, taraflar arasında asıl alacak, faiz, vekalet ücreti ve sair tüm ferileriyle birlikte toplam 150.000,00 TL olarak anlaşıldığını; bu miktarın en geç █████/2024 tarihine kadar alacaklı vekilinin hesabına ödenmesi halinde, borcun tamamen ifa edilmiş sayılacağı ve alacaklının dosyayı işlemden kaldırarak tahsil harcını ödeyeceği, ayrıca alacaklının bu ödeme sonrasında borçluya karşı başka bir talepte bulunamayacağı ve borçluyu ibra edeceği hususlarında mutabık kalındığını, protokolün taraf vekillerince imzalandığını, protokol ve şifahen gerçekleştirilen tüm görüşmelerin de borcun varlığını açık ve net şekilde ortaya koyduğunu, ayrıca, davacı tarafından satışı gerçekleştirilen odunların davalı tarafından ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne götürülerek tartma işlemine tabi tutulduğununun dilekçe ekindeki kantar biletleri incelendiğinde görüleceğini, gerek malları getiren kamyon plakaları gerek ise tartı işlemi sonucunda çıkan miktarların ve davacının beyanlarının tam örtüşme sağladığını, ek olarak, davalı şirket yetkilisi ...'in ... numaralı hattı üzerinden davacı ile gerçekleştirdiği yazışmaların da borcu ikrar niteliğinde olduğunu, borcu ispata yönelik tüm hukuki delillerini desteklediğini, yetkili icra dairesinin genel yetki kuralına göre borçlunun yerleşim yerindeki icra dairesi olduğunu, ancak, para alacağına ilişkin düzenlenen fatura takiplerinde, yetki itirazlarını inceleyen mahkemelerin, para borcunun götürülecek borç olma niteliğinden hareketle, borcun ifa yeri olarak alacaklının yerleşim yerini de yetkili kabul ettiklerini, borçlunun yetki itirazının, hukuki dayanağı bulunmadığından reddedilmesi gerektiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, alacağın %20'sindan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiş, █████/2025 tarihli dilekçesi ile, dava konusu borca yetecek tutarda, davalı şirketin ticaret siciline kayıtlı hisselerine, taşınır ve taşınmaz mallarına, üçüncü şahıslar nezdindeki hak ve alacaklarına, kurum ve şahıslar nezdindeki teminat mektuplarına, araçlarına ve tüm bankalardaki hesaplarına öncelikle teminatsız olarak, mahkemeniz aksi kanaatte ise en yüksek %10 teminat karşılığı ihtiyaten haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
: İlk Derece Mahkemesi █████/2025 tarih ve ████████ Esas (Derdest Dava Dosyası) sayılı kararında; "İhtiyati haczin, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulması olup, hukuki niteliğinin gerek doktrin, gerekse uygulamada tartışma konusu olduğu, bu bağlamda Yargıtay içtihatlarında ihtiyati haczin geçici bir haciz, dava veya icra takiplerine takaddüm eden emniyet tedbiri olduğu icra takip işlemi olmadığının belirtildiği, buna karşın doktrinde ise muhafaza ve emniyet tedbiri, ihtiyati tedbirin özel bir nevi, koruma tedbiri, teminat tedbiri olarak tanımlandığı, bu tanımlamalara göre ihtiyati haczin olağan haciz yolları dışında bir haciz yolu olduğu, bu anlamda her vadesi gelen alacak ya da ilamla hükmedilmiş alacağın doğrudan ihtiyati haciz kararına konu olamayacağı, istekte bulunanın yaklaşık ispat kuralı çerçevesinde alacağın varlığı ile borçlunun mal varlığına önceden el konulmasını gerektiren nedenlere ilişkin ikna edici nitelikte ihtiyati haciz sebeplerini bildirmesinin ve bu konudaki delil ve belgelerini istemine ekli olarak sunmasının İİK'nun 258 (1) maddesi ikinci cümlesi uyarınca zorunlu bulunduğu, sunulan belgeler tetkik edildiğinde talebin yargılamayı gerektirdiği ve muhatap olan açısından ortaya çıkacak sonuçların ağır ve telafi edilmesi güç sonuçlara yol açtığı dikkate alınarak talebin reddine karar vermek gerekmiştir."gerekçesi ile, ''İhtiyati haciz talebinin REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkeme'nin █████/2025 tarihli kararı eksik inceleme neticesinde hukuka aykırı bir şekilde tesis edilmiş olup; karara karşı yasal süreleri içerisinde istinaf kanun yoluna başvurma zorunluluğunun hasıl olduğunu, Davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin, müvekkilinden 50 ster çz 26,2 ton sterli ibreli odun (çam tomruğu), 48 ster çz 27,5 ton sterli ibreli odun (çam tomruğu) satın aldığını ve satın alınan malların █████/2023 tarihinde davalıya teslim edildiğini, teslimin akabinde, davac tarafından satışı gerçekleştirilen odunların davalı tarafından ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne götürülerek tartma işlemine tabi tutulduğunu, gerek malları getiren kamyon plakaları gerek ise tartı işlemi sonucunda çıkan miktarların müvekkilin alacağı bakımından tam örtüşme sağlamakta olduğunu, Her ne kadar söz konusu mallar davalıya █████/2023 tarihinde teslim edilmiş olsa da davalının sektördeki büyüklüğüne ve bilinirliğine güvenen müvekkilinin teslim tarihinden aylar geçmesine rağmen ödemesini tahsil edemeyince █████/2023 tarihinde fatura düzenlediğini ancak davalının faturayı aldığı günden itibaren sekiz gün içinde faturaya itiraz etmeyerek faturanın içeriğini kabul ettiğini; bu hususun, adeta davalının borcuna dair ilk ikrarı olduğunu, Düzenlenen ve davalı tarafından da reddedilmeyen faturaya konu borcun 122.436,00-TL tutarındaki bakiyesi bakımından aylar geçmesine rağmen herhangi bir ödeme gerçekleştirilmemiş olup müvekkilin tüm taleplerine rağmen borcun ödenmemesi üzerine davalı hakkında 12.01.2024 tarihinde Beykoz İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasıyla faturaya dayalı olarak 122.436- TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işlemiş faizin tahsili amacıyla genel haciz yoluyla ilamsız takip yapıldığını; davalı █████/2024 tarihinde Ordu ... Noterliği'nin █████/2021 tarihli ve ... Yevmiye Numaralı genel vekaletnamesi ile vekil tayin edildiğini, vekilleri Av. ... ile borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, Davalı, haksız yere itiraz etmek suretiyle takibin durmasına sebebiyet verdiğini; akabinde, borcun varlığını ispata delillerimiz ve elverişliliği gözetilerek itirazın iptali bakımından dava şartı arabuluculuk sürecine geçilmeden evvel borçlu - davalı vekili Av. ... ile iletişime geçilmiş ve gerçekleştirilen görüşmeler neticesinde taraf vekillerince █████/2024 tarihinde borç tasfiye ve ödeme protokolü imzalandığını ancak belirlenen tarihte yine ödeme gerçekleştirilmemiş olup taraflarınca işbu dava ikame edildiğini, Taraf vekillerince usulüne uygun olarak tanzim ve imza edilen sulh anlaşması niteliğindeki işbu protokol ve tarafların bu protokolü imzalamaya yönelik yetkilerini içerir vekaletnameler gerek icra dosyasında gerek ise esas dosyasında mübrez olmasına rağmen Yerel Mahkeme'nin ████████ Esas sayılı dosyası nezdinde verilen █████/2025 tarihli usul ve yasaya aykırı ara kararı ile ihtiyati haciz talebimizin reddine karar verildiğini,İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması''nın yeterli olduğunu; mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi olmadığını; diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amacın davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek olmadığını; yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmeyeceğini, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamakta olduğunu, (Yargıtay 19 HD'nin █████/2019 Tarih,█████████ E-█████████ K).Taraflarınca dava dilekçeleri ekinde fatura, teslime ilişkin kantar biletleri, yazışmalar ve en önemlisi ise taraf vekillerince imzalanmış borç tasfiye ve ödeme protokolü sunulduğunu; başlı başına işbu protokol bile mahkemenin alacağın varlığına kanaat edinmiş olması bakımından oldukça önemli bir delil olduğunu; dosyada yer alan borç tasfiye ve ödeme protokolü, her iki tarafın usulüne uygun şekilde yetkilendirilmiş vekilleri tarafından imzalandığını; her iki taraf vekilinin de protokolü imzalama yetkisi, taraflarca kendilerine verilmiş vekaletnamelerde açıkça belirtildiğini; vekaletnameler işbu davalarına esas teşkil eden Beykoz İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında mübrez olup işbu istinaf dilekçesi ekinde de sunduklarını, İlgili vekaletnameler incelendiğinde, vekillerin sulh olma, feragat etme, kabul beyanında bulunma ve taraflar adına borç tasfiye protokolü gibi işlemleri gerçekleştirme yetkisine sahip olduklarının açıkça görülmekte olduğunu; Türk Borçlar Kanunu’nun 40. maddesi uyarınca, vekil eden tarafından verilen yetkiye uygun olarak gerçekleştirilen işlemlerin hukuken bağlayıcı olacağı ve vekil eden açısından sonuç doğuracağının tartışmasız olduğunu, Davalının mali durumunun ciddi şekilde kötüleştiği, piyasaya olan borçlarının giderek arttığı ve ödeme güçlüğü içinde bulunduğu; özellikle, malvarlığını elden çıkarma, üçüncü kişilere devretme ve müvekkilin alacağının tahsilini zorlaştırmaya yönelik eylemler içinde olduğuna dair somut ve güvenilir duyumlar edinildiğini; bu durumun, müvekkilin alacağının tahsilini fiilen imkânsız hale getirebilecek nitelikte olduğunu; dolayısıyla, davalının mallarına derhal ihtiyati haciz konulması, müvekkilin alacağının tahsilinin garanti altına alınması gerekmekte olup müvekkilin yargılama sonucunda alacağını tahsil edememe ihtimali bulunduğundan ihtiyati haciz kararı verilmesinin elzem olduğunu, Ayrıca, davalı şirket yetkililerinin, şirketin borca batık durumda olması ve mali yükümlülüklerini yerine getirememesi gerekçesiyle, şirket malvarlığını yurtdışına kaçırma hazırlığında olduğunun öğrenildiğini; davalı şirketin mevcut mali durumu ve borçlarını ödeme konusundaki yetersizliği göz önüne alındığında, ileride müvekkilinin mağdur olmaması amacıyla, davalı şirketin ticaret siciline kayıtlı hisselerine, taşınır ve taşınmaz mallarına, üçüncü şahıslar nezdindeki hak ve alacaklarına, kurum ve şahıslar nezdindeki teminat mektuplarına, araçlarına ve tüm bankalardaki hesaplarına derhal haciz konulmasının zaruri olduğunu, Davalının hiçbir yasal dayanak göstermeksizin ve hiçbir delil sunmaksızın sadece ve sadece takibi durdurmak amacıyla gerekçesiz olarak ve kötü niyetle yapmış olduğu itirazın kanun önünde karşılığı muhtemel zararların bir an önce telafisi için ihtiyati haciz kararı vermek olması gerektiğini, Son olarak, taraflar arasında imzalanan █████/2024 tarihli Borç Tasfiye Protokolü, tarafların karşılıklı hak ve yükümlülüklerini açıkça belirlemekte ve davalının borcunu kabul ettiğini ve ödeme taahhüdünde bulunduğunu göstermekte olduğunu; yetkili vekillerin imzası ile protokol, alacağın varlığını ve borçlunun kabulünü açıkça ortaya koymakta olduğunu; alacağın açık olması sebebiyle ihtiyati haciz kararının teminatsız olarak verilmesi yerinde olacağını, Sonuç itibarıyla Yerel Mahkemece yapılan yargılama usule ve esasa ilişkin önemli hatalar ve eksiklikler barındırmakta olduğunu; işbu sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurma zorunluluğunun hasıl olduğunu,İleri sürerek, yukarıda açıklanan ve Mahkemenizce re’sen dikkate alınacak tüm nedenlerden ötürü; istinaf kanun yolu başvurularının kabulüne, davalı borçlunun yedinde veya üçüncü şahıslarda bulunan taşınır ve taşınmaz malları ile diğer hak ve alacaklarının borca yeter miktarı üzerine teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına, yargılama giderleri ve karşı vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep; ticari satış faturasına dayalı ilamsız takibe itirazın iptali davasında ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, mahkemece istemin reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı yan; davalıya takip dayanağı fatura konusu ürünlerin satılıp teslim edildiğini, ancak borcun ödenmediğini, başlatılan takibe haksız itiraz edildiğini, dava ve arabuluculuk sürecinden önce borca itiraz eden davalı vekili ile davacı vekilinin █████/2024 tarihinde borç tasfiye ve ödeme protokolü imzalandığını, bu ödeme protokolü ile Beykoz İcra Dairesi'nin ... E. sayılı icra takibine ilişkin olarak, taraflar arasında asıl alacak, faiz, vekalet ücreti ve sair tüm ferileriyle birlikte toplam 150.000,00 TL olarak anlaşıldığını; bu miktarın en geç █████/2024 tarihine kadar alacaklı vekilinin hesabına ödenmesi halinde, borcun tamamen ifa edilmiş sayılacağı ve alacaklının dosyayı işlemden kaldırarak tahsil harcını ödeyeceği, ayrıca alacaklının bu ödeme sonrasında borçluya karşı başka bir talepte bulunamayacağı ve borçluyu ibra edeceği hususlarında mutabık kalındığını, sulh anlaşması niteliğindeki işbu protokol ve taraflar vekillerinin bu protokolü imzalamaya yönelik yetkilerini içerir vekaletnamelerin icra dosyasına mübrez olduğunu, protokole rağmen süresinde borç ödenmeyince arabuluculuğa başvurularak eldeki davanın açıldığını, buna rağmen mahkemece ihtiyati haciz isteminin haksız olarak reddedildiğini ileri sürmektedir. Dava konusu Beykoz İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyası kapsamından, davacının davalı aleyhine █████/2023 tarihli 122.436,00-TL tutarlı faturaya dayalı ve fatura tutarında alacağın tahsili için ilamsız takip başlattığı, takip borçlusunun davalı olduğu ve takip borçlusu vekili Av. ... aracılığı ile █████/2024 tarihinde dosyaya borca itiraz dilekçesi sunulması üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. Aynı vekilin itirazın iptali dosyasına vekalet sunmadığı görülmüştür. Takip dosyasına takip borçlusu adına sunulan dilekçe ekindeki Ordu ... Noterliği'nin █████/2021 tarihli ... yevmiye numaralı vekaletnamesi incelendiğinde vekilin; sulh olmaya, alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurmaya, arabuluculuk yoluna başvurmaya, arabulucu seçmeye arabuluculuk sürecinde ve müzakerelerde müvekkilini temsile, dilerse süreci sona erdirmeye, tutanak ve anlaşma belgelerini imzaya, takip ve sonuçlandırmaya, davadan veya kanun yollarından feragat etmeye, feragati kabule, karşı tarafı ibra ve davasını kabul etmeye, yetkili olduğu, vekalet verenin kendi adına asaleten, takip borçlusu ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ni temsilen yetkilisi sıfatıyla ... olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili tarafından hem dava dosyasına hem de icra dosyasına sunulan █████/2024 tarihli borç tasfiye ve ödeme protokolünün taraflarının alacaklı sıfatıyla ..., vekili Av. ..., borçlu sıfatıyla ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi, vekili Av. ... olduğu, protokolün konusunun alacaklı tarafından borçlu aleyhine başlatılan Beykoz İcra Dairesinin ... E. sayılı icra takibine konu dosyaya ilişkin borcun ödenmesi ile dosyanın tasfiyesi olduğu, protokol esaslarının altı madde halinde düzenlendiği ve "1-) Yukarıda ismi zikredilen alacaklı tarafından borçlu aleyhine başlatılan Beykoz İcra Dairesinin ... E. sayılı icra takibinde, asıl alacak 122.436,00- TL ve 7.975,00 TL faizi olarak toplam 130.411,00- TL ve vekalet ücreti olarak da 19.589,00 TL olmak üzere taraflar arasında anlaşılan rakam 150.000,00 TL olarak tüm dosya borcunun ödenmesi halinde, alacaklı tarafından icra dosyasına konu borcun tamamı ödenmiş olarak kabul edilecektir. Ödeme tarihine kadar işleyecek faizlerden alacaklı feragat etmiştir. Rakam sabit kalacaktır. 2-) Dosya borcu en geç 15.05.2024 tarihine kadar ödenecektir. Ödeme kararlaştırılan tarihte alacaklı vekili ... e ait ... nolu banka hesabına yapılacaktır. Bu ödemenin yapılmasıyla birlikte borçlu tüm dosya borcuna dair asıl alacak, işlemiş, işleyecek faiz, masraf, harç, vekalet ücreti ve sair her türlü ferileriyle birlikte kurtulmuş olacaktır. Alacaklı hiçbir ad altında başla hak ve alacak talep etmeyecektir. 3-) Beykoz İcra Dairesinin ... E. sayılı icra takibine konu alacağın yukarıda anlaşıldığı şekilde tüm dosya borcunu içerir halde █████/2024 tarihinde borçlu tarafından alacaklı vekilinin hesabına 150.000,00 TL olarak ödenmesiyle birlikte ödeme tarihinde itibaren en geç 3 gün içerisinde alacaklı vekili, haricen tahsil bildirimini yaparak tahsil harcını ödeyecek ve dosyayı işlemden kaldıracaktır. Tahsil harcı borçlu tarafından yapılacak ödemeye dahildir, ayrıca harç ve masraf talep edilmeyecektir. 4-) Alacaklının bu şekilde alacağını tahsil edememesi ya da borçlu tarafından işbu protokole aykırı davranılması halinde Beykoz İcra Dairesinin ... E. sayılı icra dosyasından borçlu aleyhine takiplere devam edilecektir. Faiz işlemeye devam edecektir. 5-) Alacaklı bu şekilde alacağını tahsil ettikten sonra borçludan bu takip dosyasının konusunu oluşturan borç ile ilgili olarak bir daha başkaca bir talepte bulunamayacak ve borçluyu ibra edecektir. Taraflar arasında mutabık kalınan toplam 150.000,00 -TL ana para, faiz, harç, tahsil harcı, masraf, icra vekalet ücreti ödendikten sonra, bu protokol konusu borç nedeni ile açılan tüm takipler için borçluya ibraname verilecektir. 6-) İşbu protokol 1 (bir) nüshadan ibaret olup, tarafların karşılıklı kabul, beyan ve taahhütleri doğrultusunda █████/2024 tarihinde elektronik olarak taraflar vekillerince imzalanmıştır." şeklinde olduğu, protokolün taraflar adına vekilleri Av ... ve Av ... tarafından elektronik imza ile imzalandığı anlaşılmıştır. İİK'nun 257/1 fıkrası uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nun 258 maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür. Somut olayda; dosya kapsamı deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının ihtiyati haciz talebine konu 122.436,00-TL muaccel ve rehinle temin edilmemiş alacağının bulunduğunu İİK'nun 258 maddesi kapsamında yaklaşık düzeyde ispat ettiği anlaşılmış olup, mahkemece talebin kabulüne karar verilmesi gerekirken, sunulan belgelere göre talebin yargılamayı gerektirdiği ve muhatap açısından ortaya çıkacak sonuçların ağır ve telafi edilmesi güç sonuçlara yol açtığı gerekçeleri ile talebin reddedilmesi yerinde olmamış, davacı yanın istinaf başvurusu haklı bulunmuştur. Sonuç itibariyle; davacı yanın istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin █████/2025 tarihli ara kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dairemizce yeniden karar verilerek, davacının ihtiyati haciz isteminin 122.436,00-TL alacak yönünden ve yüzde %20 teminat mukabilinde (24.487,20-TL) kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle; İhtiyati haciz talep eden alacaklının istinaf başvurusunun KABULÜ ile, İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2025 (Ara Karar Tarihi) ████████ Esas (Derdest Dava Dosyası) sayılı kararının HMK 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına, 1-İhtiyati haciz talebinin KABULÜ İLE; İİK'nın 257 ve müteakip maddeleri gereğince borçlunun 122.436,00 TL'lik borca yeterli miktarda taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA, -İhtiyati haciz talep eden alacaklı tarafından İİK 259. ve HMK 87. maddeleri uyarınca yukarıda belirlenen ve kabul edilen 122.436,00 TL alacak miktarının takdiren %20'sine tekabül eden 24.487,20 TL tutarında nakdi veya Mahkemece kabul edilecek kati, süresiz ve muteber banka teminat mektubunu ilgili ilk derece mahkeme veznesine depo etmesi halinde ihtiyati haciz kararının yetkili icra müdürlüğünce infaz edilmek üzere ihtiyati haciz isteyene verilmesine, -İİK'nın 261. maddesi uyarınca karar tarihinden itibaren on gün içinde infaz edilmemesi halinde ihtiyati haciz kararının kendiliğinden kalkmış sayılacağına, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan 1.683,10 TL başvuru harcının hazineye gelir kaydına, 615,40 TL karar harcının talep halinde iadesine, 3-İstinaf yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine, 4-Artan gider avansı bulunması halinde davacıya iadesine, 5-Dava dosyası dairemize UYAP sistemi üzerinden elektronik dosya olarak gönderildiğinden, ilk derece mahkemesine UYAP sistemi üzerinden iade edilmesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından davacı tarafa tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2025 tarihinde HMK'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!