Anahtar kelimeler: Türkpatent Yidk Sınai Fikri Hükümsüzlüğü Ret Haklar Marka Kesinlik Şartı

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ Esas, ████████ KararHÜKÜM
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "macro" ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şirketçe yapılan ██████████ sayılı " MAKRO LIFE KONUTLARI+ Şekil" ibareli marka başvurusuna önceki tarihli markaya, ticaret unvanına ve internet alan adına iltibas, tanınmışlık ve kötü niyet vakıalarına dayalı olarak yapmış oldukları itirazın nihai olarak Peşin alınan karar düzeltme harcının istek halinde ilgiliye iadesine, TÜRKPATENT YİDK tarafından reddedildiğini ileri sürerek davaya konu YİDK kararının iptaline ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınarak sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının isabetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.2. Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline ait markanın davacı markalarının kapsamlarındaki mal ve hizmetlerden farklı mal ve hizmetlerde kullanıldığını, taraf markalarının görsel, biçimsel, anlamsal, ses uyumu, çağrıştırma genel intiba gibi kıstaslar itibariyle birbiriyle aynı ya da benzer olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka kapsamında 35 inci sınıf hizmetlerin tümü ve 37 inci sınıftaki "İnşaat hizmetleri, inşaat araç - gereçlerinin ve iş makinelerinin kiralanması hizmetleri. Madencilik, maden çıkarma hizmetleri" yer aldığı, davacıya ait markaların kapsamında da aynı/aynı türde hizmetlerin olduğu ancak marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından dava konusu marka başvurusu ile davacı markaları arasında iltibas ihtimalinin bulunmadığı, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koşulların da somut olayda oluşmadığı, dava konusu markanın davacının alan adından kaynaklı haklarını ihlal eder nitelikte bulunmadığı, dava konusu markanın kötü niyetle yapıldığı iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; başvuru markasının müvekkili şirketin seri markalarından biri olarak algılanmasının kaçınılmaz olduğunu zira taraf markalarının tüketicinin aklında daha çok kalacak başlangıç kısımları aynı olduğu gibi başvuru markasının tıpkı müvekkili şirket markası gibi "makro" ibaresine çeşitli ekler yapılarak oluşturulduğunu, markalar arasında işitsel benzerlik bulunduğunu, "makro life konutları" markasının bu haliyle, orta düzeydeki bir tüketici bakımından en azından aynı ve/veya kardeş ve/veya birbiri ile bağlantılı işletmelere ait olduğu kanaatini bıraktığını ve söz konusu bu işaretler arasında iltibas bulunduğunu, İlk Derece Mahkemesi kararında, dava konusu başvurunun, www.macrocenter.com.tr ibareli alan adı ile benzer olmadığının belirtilmesinin de yerinde bulunmadığını, müvekkili Şirkete ait "macro/makro" ibareli markaların yoğun kullanım ve tanıtım neticesinde ayırt edicilik kazandığını ve tüketici nezdinde tanınmış markalar olduklarını, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koşulların da oluştuğunu, tanınmış markalarda, markanın benzerini seçen ya da kullanan kişinin, bu kullanımı ya da seçimi haklı kılacak bir gerekçeyi ortaya koymasının gerektiğini, somut olayda, dava konusu karara mesnet markanın seçilmesinin haklı bir nedeninin olmadığı, sadece müvekkiline ait markanın bilinirliğinden yararlanmak amacı ile bu ibarenin tescil edilmek istendiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararının bozulmasını istemiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınması koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.2. İlgili Hukuk6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ıncı maddesinin birinci, beşinci ve dokuzuncu fıkraları.3. Değerlendirme1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir2.Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup İlk Derece Mahkemesince, taraf marka işaretleri arasında, ortalama tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verecek düzeyde benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince yapılan istinaf başvurusu ise Bölge Adliye Mahkemesince aynı gerekçeyle esastan reddedilmiştir.3.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında, tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunması durumunda itiraz üzerine markanın tescil edilmeyeceği belirtilmiştir.4. Somut olayda, davacının "MAKRO" ve ''MACRO'' ibareli markaları ile başvuru konusu olan davalının "MAKRO LIFE KONUTLARI+ Şekil" ibareli markasının arasında iltibas tehlikesinin değerlendirmesinde, markaların baskın unsurları da gözetilmek suretiyle üzerinde kullanılacağı ürünlerin ortalama tüketiciler nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak karışıklığa yol açıp açmayacağının dikkate alınması gerekmektedir. Bu hususlar nazara alınarak yapılan değerlendirmede, davacı markalarının asıl unsurunu “MAKRO” VE “MACRO” ibareleri oluşturmakta olup, başvuru konusu işaret ise MAKRO LIFE KONUTLARI ibaresinden ve şekil unsurundan oluşmaktadır. Bu durumda, itiraza mesnet davacı markaları ile davalı başvuru markası arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzerlik bulunduğu, dolayısıyla aynı mal ve/veya hizmetlerde kullanılması halinde o mal ve hizmetlerin aynı teşebbüsten ya da bağlı teşebbüsten geldiği yönünde iltibasa sebep olabileceği kabul edilmelidir.5. Bu itibarla, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerince, taraf marka işaretleri arasında, markalar kapsamındaki aynı ve benzer mal ve hizmetler bakımından ortalama tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verecek derecede benzerlik bulunduğunun kabul edilmesi, benzer olmayan mal ve hizmetler bakımından ise davacının tanınmışlık vakıasına dayalı iddiaları değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Davacı vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,06.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.