Anahtar kelimeler: İşhizmet Güneş Lisanssız İlişkiden Esaskarar Santrali Yapmaya Akdedilmiş Enerjisi Yazildiği

T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİT.C....4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARARESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2024GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2024Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonucunda;Dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:İDDİA VE İSTEK
:Davacı vekili sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında 10.02.2020 tarihinde "Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliğe Uygun Arazi Uygulamalı Güneş Enerjisi Santrali İş/Hizmet Sözleşmesi" imzalanmış olduğunu, bu çerçevede sözleşmeye istinaden de 20.05.2020 tarihinde "... Güneş Enerjisi Santrali Projesi İş/Hizmet Sözleşmesinin akdedilmiş olduğunu, müvekkilinin söz konusu sözleşmeler kapsamında yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmiş ise de; davalı şirketin gerek sözleşme kapsamındaki işi süresinde tamamlayamadığını, gerekse de söz konusu gecikme sebebiyle Türk Lirasında oluşan değer kaybından müvekkilini sorumlu tutmak istediğini, davalının sözleşmeye aykırılığı neticesinde oluştuğunu düşündüğü kur farkına istinaden müvekkili aleyhine ... .... .... .... Sayılı dosyası ile faturaya dayalı ilamsız icra takibi başlatmış ise de; söz konusu takibe dayalı olarak müvekkilin davalı şirkete herhangi bir borcu olmadığının şüphesiz olduğunu, dava konusu icra takibine mesnet gerek çerçeve nitelikli sözleşme gerekse projeye ilişkin sözleşme içeriğinde projelerin tamamlanma süreleri ve bu sürelere riayet etmesi gerekenin yüklenici davalı olduğunun açıkça belirtilmiş olduğunu, bu bağlamda 20.05.2020 tarihli sözleşmenin 5.6 maddesi gereğince bu sürenin 15 günlük ödeme süresi dâhil olsa dahi en geç 15.07.2020 tarihine kadar olduğunu, oysa ... .... .... ... E. Sayılı dosyasına mesnet faturanın 27.10.2020 tarihinde yani sözleşmede belirtilen ve yükümlülüğü tamamen davalıya ait olan teslim tarihinden 3,5 ay kadar sonra düzenlenmiş olduğunu, zira davalının sözleşmeye aykırılığının ...'a yaptığı geçici kabul başvurusu ve geçici kabulü aldığı tarihlerden de açıkça görüldüğünü, özetle davalı yüklenicinin taahhüdünü kendi kusuru ve ihmali ile yerine getiremediğini, ancak bu gecikme sebebi ile oluşan kur farkını ise müvekkilinden talep ettiğini, davalının gerek sözleşmeye aykırılığı neticesinde oluşan Türk Lirası değer kaybını müvekkil üzerinde bırakmaya çalışması, gerekse temerrüt şartı dahi oluşmadan faiz talep etmesi gibi usul ve yasaya aykırı talepleri karşısında, müvekkilinin ... .... .... .... E. Sayılı dosyasına ilişkin herhangi bir borcunun olmadığının tespiti için Mahkemeye başvurma zaruretinin hâsıl olduğu beyanla teminat bedeli karşılığında ... 4. İcra Müdürlüğü ███████████ E. sayılı dosyasının tedbiren durdurularak, dosyadaki hacizlerin fekkine, davacı müvekkilinin ... 4. İcra Müdürlüğü ███████████ E. sayılı dosyası yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının haksız ve kötü niyetli olarak başlattığı takip nedeni ile takip bedelinin %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP VE SAVUNMA
:Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davalı vekili 21.11.2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; taraflarınca başlatılan takibin "Kur Farkına" ilişkin bir takip olmadığını, sözleşme ve fatura alacağına ilişkin takip olduğunu, bir başka deyişle bakiye fatura borcuna istinaden açılan takip olduğunu, davacının faturanın kesilmesi "gerektiğini iddia ettiği tarih ile "kesildiği" tarih arasında kur farkının oluşmasının davacı zararına neden olduğu iddiasının dayanağının, Türk Lirası'nın değer kaybı-kazancı olduğunu, sözleşmelerin Amerikan Doları olması ve faturaların da Amerikan Doları'nın o gün karşılığı olan Türk Lirası olarak kesilmesi göz önüne alındığında.Türk Lirası'nın günlük değerinin dava konusuyla bir ilgisi (ödemenin yapıldığı Merkez Bankası Döviz Alış Kuru haricinde) bulunmadığını, davacı yan her ne kadar müvekkilinin yükümlülüklerini yerine getirmediğini iddia etmiş ise de; iddialarını destekleyen herhangi bir delil sunulmamış olduğunu, iddianın ispat yükünün davacıya ait olduğunu, bununla birlikte basiretli tacir gereği olarak, eksik işin mevcudiyeti halinde faturanın deftere işlenmediğini, faturaya itiraz edildiğini, müvekkilince gönderilen faturanın (takip konusu) davacı şirket ticari defterlerine işlenmiş olduğunu ve bu faturaların KDV, Gelir Vergisi, Stopaj gibi bedellerinin de davacı tarafından kullanılmış olduğunu, bütün bunlara rağmen davacının eksik iş yapıldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının, müvekkilinin yükümlülüklerini yerine getirmediği iddiası soyut kaldığından ve faturalar davacı tarafından işlendiğinden hukuki ilişkinin kabul edildiği ve ispat yükünün davalıda olduğu göz önünde bulundurularak, menfi tespitin ispatına yönelik herhangi bir durum bulunmadığının görüleceğini, davacının Türk Lirası'ndaki değer kaybının müvekkilince, davacıya yükletildiği iddiasının dayanağı bulunmadığını, sözleşmede de takip konusu davacı tarafından işlenmiş faturanın da Amerikan Doları olduğunu, müvekkili şirketin işi geç bitirdiği ve dolayısıyla faturayı geç kestiği yönündeki iddiaya istinaden faturanın asıl kesilmesi gereken tarih ile kesildiği tarihin değiştiği, tarih değişikliği nedeniyle Türk Lirası'nın Amerikan Doları karşısındaki değerini kaybettiğini, bu nedenle davacının zarara uğradığının iddia edilmiş olduğunu, belirtilen iddiaların borçlu olup olmamakla bir ilgisi bulunmadığını, ayrıca davacının bu beyanıyla da hukuki ilişkiyi kabul etmiş olduğunu, faturanın davacı tarafından işlenmiş olduğunu, bununla birlikte dava dilekçesinde asıl faturaya yönelik herhangi bir itiraz yapılmamış olduğunu, icra dosyası konusu faturanın ihtilaflı olmaktan çıkmış olduğunu, hukuki ilişkinin davacı tarafından kabul edilmiş olduğunu, ancak borcun mevcut olmadığının herhangi bir senetle ispatlanamamış olduğunu beyanla davanın reddine, yargılama masraf ve giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine, İİK 72.m. gereğince davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.DELİLLER
:-Faturalar-BA-BS formları-Ticari defter kayıt ve belgeleri-Bilirkişi raporuDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, taraflar arasında imzalanan İş/Hizmet Sözleşmesi kapsamında düzenlenen kur farkı faturalarına dayalı olarak başlatılan icra takibi nedeni ile borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.Dosyamız arasına dava konusu menfi tespit istemine dayanak... .... .... E. sayılı dosyası incelenmiş, takibe konu faturalara istinadenfatura konusu asıl alacak ve işlemiş faizleri dahil 71.011,34 USD alacağın tahsiline yönelik olarak dosyamız davalısı olan takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine başlatılan ilamsız icra takibi olduğu anlaşılmıştır.Dosyamıza örneği sunulan █████/2020 tarihli “Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliğine Uygun arazi uygulamalı güneş enerjisi santrali projesi iş/hizmet sözleşmesi" kapsamında davalı Şirketin yüklenici, davacı Şirketin ise; işveren olarak tanımlandığı, sözleşmenin konusu başlıklı 2.m. gereğince; proje sahibine ait, .... .... .... parsel nolu arazi için .... .... .... A.Ş.'den alınmış ... Kaymakamlığı ait 29.12.2015 tarihli ve .... .... .... sayı ile İş/Hizmet Sözleşmesi”nin dava konusu ile ilgili maddelerinin onaylatılmış projeye göre arazi üzerinde projelendirilen ... GES'in, projelerinin son haline uygun bir şekilde aşağıdaki şartlarda ürün tedariki, montajı ve Geçici Kabule hazır hale getirilmesi olarak anahtar teslimi yapımı ile Geçici Kabulünün yaptırılması işinin davalı yüklenici şirket tarafından üstlenildiği, sözleşmenin 3.1..m. gereğince yüklenicinin yapacağı bu işi Elektrik piyasasında Lisanssız Elektrik üretim yönetmeliği ve bu sözleşme içeriğinde sözleşmenin 2. Maddesinde bahsi geçen hususlar doğrultusunda yapacağının kararlaştırıldığı, sözleşmenin “Ücret ve ödeme şekli” başlıklı 5.maddesinin 5.1. Kurulum Bedeli alt başlıklı düzenlemesinde ise; GES projesinin anahtar teslim kurulum bedelinin KDV hariç 715.000 USD olup sözkonusu bedelin 2.maddesinde belirtilen 1006,██████ kWe kurulu gücündeki GES’in son halinin anahtar teslim fiyatı olduğu, İş sahibinin ek talepleri sonradan sözleşmeye eklenecek ek protokoller ile düzenleneceğini, protokol ile düzenlenmeyen veya yazılı olmayan hiçbir talebin yüklenici tarafından kabul edilmek zorunda olmadığı gibi hiçbir şart altında iş Sahibenden de ücreti talep edilemeyeceği, yüklenicinin değişen ekonomik koşullar, döviz artışı, hammadde fiyat artışı vb. sebeplerle ücrette artış talep edemeyeceğinin açıkça öngörüldüğü. Sözleşme konusu ücretin kesin olarak belirlendiği ve tarafların bu konuda mutabakata vardıklarının belirtildiği görülmüştür.Taraf delilleri toplandıktan sonra dosyamız mevcut ise; takibe dayanak faturalara istinaden davacının davalıya borçlu olmadığı borç miktarı ve fer’ilerinin tespiti konusunda taraf Şirketlerin ticari defterleri incelenerek rapor tanzimi için uzman bilirkişiye tevdi edilmiştir.Dosyamıza sunulan bilirkişi heyeti raporunda ise özetle; Taraflar arasında akdedilmiş sözleşme bedelinin ve bu bedelin ödemesinin USD Doları olacağının belirlendiği, bu kapsamda Davalı Yüklenicinin GES Tesisi kurulum bedeli olarak Davacı İşverene KDV dâhil 843.700,00 USD doları fatura düzenlemiş olduğu, Davacı İşverenim tarafına düzenlenen fatura bedeline karşılık 712.000,00 USD Doları ve (30.000,00 TL ve 900.000,00 TL) 930.000,00 TL ödemiş olduğu, davacının TL olarak ödediği 30.000,00 TL’nın ödeme tarihi itibariyle geçerli USD Doları efektif satış kuru ile USD dolarına çevrilmesi sonucu değerinin (30.000,00 TL/7,3543=) 4.079,25 USD, 900.000,00 TL’nın karşılığının ise (900.000,00 TL/13,4510=) 66.909,52 USD doları olacağı, toplam ödeme tutarının ise (712.000,00 USD+ 4.079,25 USD+66.909,52 USD=) 782.988,77 USD doları olacağı, Davacının faturadan kaynaklanan borcu olan 843.700,00 USD dolarından ödediği 782.988,77 USD Dolarının tenzili sonucunda kalan bakiye borç tutarının 60.711,23 USD Doları olacağı, Davalının takibe konu ettiği tutarın kur farkından kaynaklanan alacak olmayıp, faturadan kaynaklanan bakiye alacak olduğu, taraflar arasında imzalanmış sözleşmeye konu GES santralının tamamlanmasını müteakip, Yüklenici davacı şirket tarafından, davacı İşveren şirkete 27.10.2020 tarihli faturanın düzenlenmiş olduğu, anılan faturanın her iki taraf ticari defterlerine yasalarla belirlenmiş sürede işlenmiş olduğu, davacı şirketin faturadan kaynaklanan borca mahsuben yapılan ödemeler toplamının 782.988,27 USD Doları, bakiye borcunun ise 60.711,23 USD Doları olduğu, verilen azami faiz oranına göre faiz tutarının 4.321,10 USD Doları olacağı, 03.12.2021 tarihli ödemeden sonra kalan bakiye kalan alacak 60.711,23 USD doları için 01.01.2022-30.12.2022 tarihleri arası tahakkuk edecek faiz tutarının 1.362,26 USD Doları, anılan tutar için 01.01.2023- 08.05.2023 tarihleri arası tahakkuk edecek faiz tutarının ise 851,62 USD doları olacağı, Davalının toplam talep edebileceği faiz tutarının ise 6.534,98 USD Doları olacağı mütalaa edilmiştir.Bilirkişi heyeti raporu dosya kapsamındaki verilere ve delil durumuna uygun görülmekle; Mahkememiz’ce ek rapor alınmasına gerek görülmemiştir.Yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; davacı ve davalı Şirket arasında yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere İş/Hizmet sözleşmesi imzalandığı sabit ve çekişmesizdir. Dosya kapsamında uyuşmazlık, davacının dava konusu takibe dayanak faturalara istinaden davalıya borçlu olup olmadığının ve mevcut ise; takip tarihi itibariyle borç miktarının tespiti noktalarında toplanmaktadır.Dosya kapsamında davacı yan dava dilekçesinde ve yargılama aşamasındaki beyanlarında dava konusu faturaların kur farkı faturası olarak ve taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine aykırı olarak tanzim edilerek davalı tarafından dava konusu takibe edildiğini ileri sürmektedir.Davalı yan ise; sözkonusu faturaları sözleşme ilişkisi kapsamında davalıdan talep edebileceği bakiye alacağına karşılık olarak düzenlediğini ve faturaların kur farkı faturası olarak düzenlenmediğini savunmaktadır. Taraf iddia ve savunmalarına nazaran davanın menfi tespit davası olması nedeni ile ispat yükü davalı takip alacaklısına aittir. Takibe dayanak olan ve konusu hukuken tartışmalı olan takibe dayanak faturaların tamamının taraf Şirketlerin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu bilirkişi raporunda saptanmıştır. Dosyamıza sunulan ve Mahkememiz’ce de denetime elverişli görülmekle aynı bilirkişi raporu gözetildiğinde; dava konusu takibe dayanak faturaların kur farkı faturası niteliğinde olmadığı, davalı alacaklının sözleşme ilişkisi kapsamında bakiye alacağına yönelik faturalar olarak tanzim edildiği sabittir. Davacı yan, menfi tespit isteminde bulunmasına rağmen davalıya dava konusu takip tarihi itibariyle akdi ilişki kapsamında tanzim ettiği faturalar nedeni ile davalıya karşı bilirkişi raporunda tespit edilen miktarlarda borçlu durumdadır. Bu durumda, açıklanan gerekçelerle davacının davasının haklılığını kanıtlayamadığı kanaatine varılmakla; davanın reddine, dava konusu icra takibinde davalının kötüniyeti sabit olmadığından davacının yasal koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı ile davalının kötüniyet tazminatı isteminin ayrı ayrı reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek ve hüküm oluşturmak gerekmiştir.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın REDDİNE,2-Dava konusu icra takibinde davalının kötüniyeti sabit olmadığından davacının yasal koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı isteminin reddine,3-Davalının yasal koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı isteminin reddine,2-Alınması gerekli karar ve ilam harcı maktu 427,60-TL olup davacı tarafından peşin yatırılan 34.343,56-TL harçtan mahsubu ile bakiye 33.915,96-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,3-Davacı tarafından yatırılan giderlerin kendisi üzerinde bırakılmasına,4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki AAÜT gereğince nispi 281.214,53-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,5-HMK 333.m. gereğince artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,6-6325 sayılı yasanın 18/A (11, 13) maddeleri uyarınca arabulucu ücreti olarak ödenen maktu 3.120,00- TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2024