Anahtar kelimeler: Koydukları Usûlüne İçişleri Görmüş Malına İradelerini Alabilecek Surette Gören Haberdar
2. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ
    :Asliye Ceza Mahkemesi
    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    SUÇTAN ZARAR GÖREN
    : İçişleri Bakanlığı
    ŞİKÂYETÇİLER
    : ...
    SUÇLAR
    : Kasten yaralama, kamu malına zarar verme
    HÜKÜM
    : Mahkûmiyet
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Onama, bozma
    Katılan sıfatını alabilecek surette kamu malına zarar verme suçundan zarar görmüş bulunan İçişleri Bakanlığının duruşmadan usûlüne uygun haberdar edilmediği, gerekçeli kararın tebliği üzerine hükümleri temyiz ederek katılma iradelerini açıkça ortaya koydukları anlaşılmakla, suçtan zarar gören kurumun 5271 sayılı Kanun'un 237/2. madde ve fıkrası uyarınca kamu davasına katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
    Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
    Olay tarihinde çıkan tartışma neticesinde sanığın ve inceleme dışı sanıkların şikâyetçiye etkili eylemde bulunması akabinde olay yerine gelen kolluk görevlilerinin sanığı yakalayarak ekip otosuna bindirmek istedikleri sırada sanığın tekme atarak resmî ekip otosunun arka kapı pistonunu kırması şeklinde iddiası ile açılan davada, sanığın eylemlerine uyan ve 5237 sayılı Kanun'un 86/2, 152/1-a maddelerinde tanımlanan kasten yaralama ve kamu malına zarar verme suçları için öngörülen cezaların üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e ve 66/4. maddelerinde öngörülen 8 yıllık asli (olağan) dava zamanaşımının, süreyi kesen son işlem olan 08.11.2015 tarihli mahkûmiyet kararından inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
    Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin ve sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!