Anahtar kelimeler: Havalesi Taşra Yazdığı Bodrum Hitaben Eşyasının Evrakın Yüzüne Teşkilatı Onaylandığı

MAHKEMESİ
:Asliye Ceza MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ████████ K.KATILANLAR
: ..., ...SUÇLAR
: Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesiHÜKÜMLER
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaBodrum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.11.2020 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:1-Yüzüne karşı tefhim edilen karara yönelik sanık müdafiinin mahkemeye hitaben yazdığı havalesi bulunmayan temyiz dilekçesinde, temyiz tarihini 24.11.2020 olarak belirtmiş ve Tebliğname'de sanık müdafiinin 24.11.2020 tarihinde hükmü temyiz ettiği belirtilmiş ise de, UYAP üzerinden yapılan incelemede evrakın onaylandığı, evrakın oluşturulduğu ve havale tarihinin 14.01.2021 olduğu nazara alındığında söz konusu dilekçenin farklı taşra teşkilatı üzerinden gönderilip gönderilmediği belirlenerek hangi tarihte temyiz edildiğinin şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespitinin sağlanması üzere iadesinin mahallince sağlanması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine,2- 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (Bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi hâlinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından, tebligata, Tebligat Kanunu'nun 23/1-8 ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği dikkate alındığından; katılanların yokluğunda verilen kararın en son bildirdiği adreslerden farklı bir adreste tebliğ edilmesi sebebiyle yapılan tebliğ işleminin geçersiz olduğunun anlaşılması karşısında; gerekçeli kararın öncelikle katılanların bildirdiği en son adresine başvurabileceği kanun yolları ve başvuru süresini bildirir biçimde usulüne uygun olarak tebliğinin yapılması, bu adresine tebliğ yapılamaması halinde katılanların güncel MERNİS adresine usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi, tebellüğ belgesi ile verilmesi hâlinde temyiz dilekçesi de eklendikten sonra bu hususta ek Tebliğname düzenlenerek incelenmek üzere iadesinin mahallince sağlanması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.