Anahtar kelimeler: İstemli Rekabetin Ret Kesinlik Şartı Eksiklikleri Önlenmesi Sayisi Esastan İstanbul
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

    SAYISI
    : █████████ Esas, ████████ Karar
    HÜKÜM
    : Esastan ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ
    : İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
    Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin sigorta brokerliği yaptığını, şirketin genel müdürü dava dışı ...’ın 21.07.2015 tarihinde görevinin sona ermesi üzerine bazı çalışanların da ... ile birlikte işten ayrıldıklarını, davalının da bu çalışanlar arasında yer aldığını, davalı ve ayrılan bu kişilerin İntegra Sigorta ve Reasürans Brokerliği A.Ş. çatısı altında çalışmaya başladıklarının öğrenildiğini, ayrılanların müşteri bilgi ve kayıtlarını kullanarak müşterileri ayartmaya çalıştıklarını, taraflar arasında düzenlenen iş sözleşmesi ek protokolle iş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren altı ay süreyle sigorta, aracı ve brokerlik sektöründe faaliyet gösteren rakip bir işletmede altı ay süreyle işçinin çalışmasının yasaklandığını, protokolün 3 üncü maddesinde de iş verenin müşterileri ve çalışanları ile çalışma ilişkisine girmesinin yasaklandığını, buna rağmen davalının dava dışı şirkette çalışmaya başladığını, buna ilişkin kartvizit bastırdığını, müvekkilinin müşterilerinden Es Group Denizcilik AŞ'ye ait işleri İntegra şirketi bünyesine geçirmeye çalıştığını, bu şekildeki eylemleri ile iş sözleşmesine aykırı davranarak yükümlülüğünü ihlal ettiğini belirterek davalının eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine ve önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin sigorta aracılık ve brokerlik sektöründe faaliyet gösteren rakip bir işletmede her ne ad altında olursa olsun çalışmayacağına ilişkin yasaklamanın anayasa ile güvence altına alınan çalışma hürriyetinin ihlali niteliğinde olduğunu, sınırları tam olarak belirlenemeyen sözleşme ile davalının çalışma hakkının ihlal edildiğini, sözleşmede belirlenen coğrafi alanın tüm sigorta ve reasürans şirketlerinin faaliyet gösterdiği alanı kapsadığını, sözleşmenin yer, konu ve süre açısından batıl olduğunu, müvekkilinin iş yerindeki olumsuz çalışma koşulları nedeniyle, birçok kişi ile birlikte işten ayrıldığını, müvekkilinin, çalışma koşullarının düzeltilmesi, zam yada terfi talebinin haksız şekilde reddedilmesi nedeniyle işten ayrıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...’ın davacı vekilinin tanımı ile davacı şirketin müşterilerini ayartma eyleminde bulunabilmesi için ancak teknik personel görevinde bulunması gerektiği, brokerler tarafından yürütülen sigorta ürünlerine yönelik pazarlama, bilgilendirme ve satış işlemlerinin yalnızca broker çalışanı teknik personel tarafından yapılması esas olduğu, davalının ise teknik personel olmaması nedeniyle sigorta ürünlerini bilme, sigortalının ödeyeceği primi tespit etme, sigortalının ihtiyaç ve beklentilerine yönelik çalışmalar yaparak bunlara en uygun fiyat teklifini verebilmesi mümkün bulunmadığı, davacı şirketinde finans yöneticisi olarak çalışan davalının bir başka sigorta brokerlik şirketine geçerek iş akdi ek protokolüne aykırı olarak altı aylık süreyi beklemeden çalışmaya başlamış ise de kendisinin teknik personel olmaması nedeniyle davacı şirket portföyünde olan sigorta müşterilerinin ticari bilgilerine vakıf olamayacağı, sigorta yapmaya uygun hangi varlıklarının bulunduğunu bilemeyeceği, bunları bilse bile teknik personel olmamasında dolayı şifresinin bulunmamasından dolayı sigortacılık bilgi işlem sistemine girerek poliçe hazırlama ve fiyatlandırma çalışması yapmasının mümkün olamayacağından dolayı davacı brokerlik şirketinin portföyünde olan müşterileri yeni çalışmaya başladığı sigorta brokerlik şirketine götürmesinin mümkün olmadığının denetlemeye ve hükme dayanak bilirkişi raporu ile tespit edildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
    B. İstinaf Sebepleri
    Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının iş sözleşmesinde yer alan rakip iş yerinde çalışma yasağını çiğneyerek müvekkili aleyhine gerçekleştirilen haksız rekabet eylemlerine ortak olmasına rağmen, mahkemece iş akdine ilişkin rekabet yasağı ile haksız rekabet eylemlerinin ayrı ayrı değerlendirilmediğini, eldeki davanın, davalının istifa sonucu sözleşmedeki akdi rekabet yasağını ihlal ederek, eski genel müdürce kurulan rakip şirkette çalışmaya başlaması ve davacının müşterileri ile portföyünün ele geçirilmesi nedeniyle açıldığını, davadaki iddiaların, talebin davalının eylemlerinin dürüstlük kurallarına aykırılık ve akdi rekabet yasağına aykırı olduğunun tespitine ve önlenmesine ilişkin olduğunu, finans müdürü olarak çalışan davalının aniden istifa ederek eski genel müdürce kurulan şirkette çalışmaya başladığını, finans müdürü olması nedeniyle tanıdığı eski müşterileri yeni şirkete yönlendirmek suretiyle haksız rekabet yaptığını, ayrıcı sözleşmesel rekabet yasağını çiğnediğini, altı aylık sürenin dikkate alınmadan rakip firmada çalışmaya başlaması nedeniyle rekabet yasağının ihlal edildiğini, eldeki davada uyuşmazlık konusunun yalnızca davalının müşteri ayartma özelinde haksız rekabet eylemleri olmayıp, aynı zamanda akdi rekabet yasağını ihlal edip etmediğinin tespiti olduğunu, ancak mahkemece buna ilişkin bir değerlendirme yapılmadığını, gerekçeli kararda davalının teknik personel olmadığına ilişkin kısımların da mahkemenin her iki talebi karıştırarak hüküm kurduğunu gösterdiğini, davalının sözleşmedeki rekabet yasağını çiğnemiş olması için teknik personel olması gerekmediğini, davalının akdi rekabet yasağını ihlal ettiğinin açık olduğunu, mahkemece müşteri ayartma eylemleri bakımından da yeterli inceleme yapmadığını, davalının yıllardın müvekkilinin portföyünde bulunan müşterileri ayartarak çalıştığı şirkete götürdüğünü, bu eylem için teknik personel olmaya gerek bulunmadığını, ayartmanın her türlü eylemle yapılabileceğini, ayartma eyleminin sabit olmasına rağmen bu eylemlerin incelenmeden karar verildiğini, haksız rekabet için şifre veya başka bir bilginin bulunması gerekmediğini, bu eylemlerin de haksız rekabet oluşturduğunu, sonuç olarak davalının, serbest iradesiyle imzaladığı iş sözleşmesindeki akdi rekabet yasağını ihlal ettiği gibi, haksız rekabet davranışlarını sergilediğini, davalının teknik eleman ehliyetine sahip olmamasının hiçbir şekilde haksız rekabet etmediği veya akdi rekabet yasağını ihlal etmediği anlamına gelmeyeceğini, şifresi bulunmaması nedeniyle müşteri bilgilerini görmese dahi, sigorta sektöründe tecrübeli olan davalının, müvekkilinin ticari sırlarını elde etmesi ve müşteri portföyünü ayartmasının haksız rekabet oluşturduğunu, eldeki bilgilerin rakip şirkete aktarılmasının da haksız rekabet kapsamına girdiğini belirterek ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
    B. Temyiz Sebepleri
    Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının eski çalışanı olduğunu, aralarında imzaladıkları ek protokolün 2.3 üncü maddesi uyarınca sigortacılık sektörünün de mahiyeti itibariyle rekabet yasağı kararlaştırdıklarını, davalının bu yasağı ihlal ettiğini, istinaf mahkemesince davalının unvan ve sıfatından bağımsız değerlendirme yapılması gerektiği isabetle tespit yapıldığı ancak müvekkil müşterilerinin tespiti, müvekkili ile çalışma süreleri ve ticari ilişkileri gibi verilerin irdelenmediğini, davalının eylemleri ile davalı müvekkil şirkette çalışırken iş akdini feshederek İNTEGRA şirketinde çalışmaya başlayan kişiler arasında açıkça irtibat ve bağlantı bulunduğunu, mahkemece davalı ile tüm eski çalışanların aralarında bağlantı bulunmadığı ifade edilmiş ise de, tamamen teknik bir konuda çalışmakta olan çalışanların önemli bir kısmının bazı departman ve bölge müdürlüklerinin, müşterilerin çok kısa bir zaman aralığı içerisinde ayrılarak hepsinin aynı şirkete geçmelerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalının müşterileri ayarttığını ve istifa ederek rakip şirkete götürdüğünün açık olduğunu, 27.05.2106 tarihli email ile davalının müvekkil müşterilerinden Es Group Denizciliğe ait işleri direk İNTEGRA şirketi nezdinde gerçekleştirmeye çalıştığının somut göstergesi olduğunu, davalının haksız rekabet gerçekleştirdiğinin tanık beyanları ile de sabit olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, davalının taraflar arasında düzenlenen rekabet yasağı sözleşmesini ihlal ettiğinin tespiti ve önlenmesi istemine istemine ilişkindir.
    2. İlgili Hukuk
    1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
    2.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 444, 445, 446 ve 447 inci maddeleri.
    3.5684 sayılı Sigortacılık Kanunun 21 inci maddesi.
    4.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 54 ve 55 inci maddeleri.
    3. Değerlendirme
    1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
    Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    05.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!