Anahtar kelimeler: Müstehcenlik Bodrum Süreç İstismarı Görüşü Hukukî Mağdure Cinsel Edenler Çocuğun
9. Ceza Dairesi         ████████ E.  ,  ██████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    KATILANLAR
    : ..., ..., Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı
    SUÇLAR
    : Çocuğun cinsel istismarı, müstehcenlik
    HÜKÜMLER
    : Mahkûmiyet
    TEMYİZ EDENLER
    : Sanık müdafii, katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Onama, bozma
    İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi.
    Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarına göre 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 318. maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
    I. HUKUKÎ SÜREÇ
    Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve müstehcenlik suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, Bodrum Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçlardan mahkumiyetine karar verilmiştir.
    II. TEMYİZ SEBEPLERİ
    A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
    Özetle atılı çocuğun cinsel istismarı suçunun işlenmediğine, somut delil bulunmadığına, husumet kaynaklı iftira atıldığına, atılı müstehcenlik suçunun tarihinin 2002 yılı olduğuna ve zamanaşımına uğradığına, on beş - on sekiz yaş aralığında olan mağdure ...’nin çocuk olarak kabul edilemeyeceğine, müstehcenlik suçunun ani suç olarak kabul edilmesine, sanık hakkında takdiri indirim nedenlerinin uygulanmadığına, usul ve kanuna aykırı kararların bozulmasının gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir.
    B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
    Özetle çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen cezanın düşük kaldığına, usul ve kanuna aykırı kararın bozulmasının gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir.
    C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği
    Özetle sanığın atılı suçlardan üst sınırdan cezalandırılmasına, ceza arttırımlarının üst sınırdan yapılmasına, takdiri indirim nedenlerinin uygulanmamasına, katılan Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesine, usul ve kanuna aykırı kararların bozulmasının gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir.
    III. GEREKÇE
    A. Sanık Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
    Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
    B. Sanık Hakkında Müstehcenlik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
    Olayın intikal şekli, savunma, mağdure beyanları, aldırılan rapor içerikleri ve tüm dosya kapsamına göre, suça konu müstehcen resim ve video kayıtlarının 2004 ve 2005 yıllarında oluşturulduğu, görüntülerde yer alan mağdure ...'nin ise 01.01.2005 tarihinde on sekiz yaşını tamamladığı, bu nedenle 2005 yılında oluşturulan müstehcen içeriklerin atılı suçu oluşturmayacağı, eylemin bu haliyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 134. maddesi kapsamında özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturacağı ancak takibi şikayete bağlı olan özel hayatın gizliliğini ihlal suçu bakımından ise mağdurenin şikayetinin bulunmadığı, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (765 sayılı Kanun) yürürlükte olduğu 2004 yılında mağdure ...'nin on sekiz yaşını tamamlamadığı, bu nedenle sanık tarafından 2004 yılında çekilen müstehcen resim ve video kayıtlarının oluşturulma tarihi itibarıyla mülga 765 sayılı Kanun'un 426. maddesi kapsamında suç teşkil edeceği, ancak sanığın yargılama konusu eylemi için, 765 sayılı Kanun'un 426. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 102/4. maddesi gereği 5 yıllık olağan zamanaşımı süresinin, yine aynı Kanun'un 104/2. maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, suç tarihi itibarıyla olağanüstü zamanaşımı süresinin ise 2012 yılı Haziran ayında gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır.
    IV. KARAR
    A. Sanık Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
    Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Bodrum Ağır Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii, katılan mağdure vekili ve katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
    B. Sanık Hakkında Müstehcenlik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
    Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Bodrum Ağır Ceza Mahkemesinin, kararına yönelik sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
    Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
    09.12.2024 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!