Anahtar kelimeler: Eziyet Muğla Süreç Usûl İstismarı Suçlardan Görüşü Hukukî Çocuğun Cinsel
9. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    SUÇLAR
    : Eziyet, çocuğun cinsel istismarı
    HÜKÜMLER
    : Mahkumiyet
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Onama, bozma
    İlk Derece Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
    I. HUKUKÎ SÜREÇ
    Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı ile eziyet suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde suça sürüklenen çocuğun atılı suçlardan mahkumiyetine karar verilmiştir.
    II. TEMYİZ SEBEPLERİ
    Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği
    Özetle söz konusu kararı temyiz ettiğine ilişkindir.
    III. GEREKÇE
    A. Eziyet Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
    Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
    B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
    Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
    Ancak;
    Suç tarihinde suça sürüklenen çocuğun katılan mağdura yönelik gerçekleştirdiği iddia olunan eylemlerin sarkıntılık düzeyinde kalıp kalmadığına ilişkin hukuki nitelendirmenin yapılarak hüküm kurulması gerekirken, anılan husus tartışılmadan yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
    IV. KARAR
    A. Eziyet Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
    Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, sayın üye ...'nın karşı oyu ve oy çokluğuyla ONANMASINA,
    B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
    Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden esası incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usul Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
    Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
    31.10.2024 tarihinde karar verildi.
    KARŞI OY
    Dairenin çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
    Yerel mahkeme, suça sürüklenen çocuk ...’ın mağdur ...’e yönelik eylemlerini çocuğa karşı basit cinsel istismar suçu olarak değerlendirmiş ve Türk Ceza Kanunu’nun 103. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi kapsamında cezalandırmıştır. Yerel mahkemenin bu değerlendirmesi hukuka uygundur ve eylemin niteliğine doğru bir şekilde işaret etmektedir.
    Ancak, dairemizin eylemin sarkıntılık düzeyinde kaldığı yönündeki görüşüne katılmamaktayım.
    Olayda, suça sürüklenen çocuğun eylemlerinin iki ay boyunca sistematik bir şekilde tekrarlandığı, bu süreçte mağdurun hem fiziksel hem de psikolojik baskı altında tutulduğu anlaşılmaktadır. Eylemler, yalnızca mağdurun vücut dokunulmazlığını ihlal etmekle sınırlı kalmamış, mağdurun fiziksel ve ruhsal bütünlüğüne zarar veren sistematik bir süreç hâline gelmiştir. Bu nedenle, suçun sarkıntılık düzeyinde kaldığını kabul etmek mümkün değildir.
    Türk Ceza Kanunu’nun 103. maddesi, çocuğa karşı basit cinsel istismar suçunun tehdit, cebir ve şiddet unsurlarıyla işlenmesi hâlinde suçun daha ağır bir boyut kazandığını düzenlemektedir. Somut olayda, suça sürüklenen çocuğun mağduru sürekli tehdit ederek eylemleri bildirmesini engellediği, mağdurun fiziksel şiddete maruz bırakıldığı, vücuduna sigara söndürüldüğü, üzerine işendiği ve ayaklarının çakmakla yakıldığı anlaşılmaktadır. Bu eylemler, mağdur üzerinde derin bir korku ve çaresizlik yaratmış olup, suçun sarkıntılık düzeyinde kaldığı yönündeki değerlendirmeyi çürütmektedir.
    Yerel mahkeme, eylemlerin insanların toplu olarak bir arada yaşamak zorunda olduğu cezaevi ortamında, failin bu ortamın sağladığı kolaylıklardan faydalanarak işlendiğini kabul etmiştir. Bu durum, suçun ciddiyetini artıran bir unsur olarak değerlendirilmiştir.
    Yerel mahkeme, suça sürüklenen çocuğun eylemlerini basit cinsel istismar olarak değerlendirmiş ve eylemlerin sarkıntılık suçunu oluşturduğu yönündeki savunmayı reddetmiştir. Mahkeme kararı, hem maddi delillerle hem de Türk Ceza Kanunu’nun ilgili hükümleriyle uyumludur.
    Bu nedenlerle, suça sürüklenen çocuğun eylemlerinin süreklilik ve sistematik baskı unsurlarını barındırdığı, cebir, tehdit ve şiddet içerdiği gözetildiğinde, suçun sarkıntılık düzeyinde kaldığını kabul etmek mümkün değildir. Yerel mahkemenin kararının hukuka uygun olduğu kanaatinde olduğumdan, dairemizin aksi yöndeki görüşüne katılmıyorum.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!