Anahtar kelimeler: İia Hammadde Nezaretçi Ataması Uhdesinde Sahasına Grubu Maden Toplamda Petrol

T.C.
D A N I Ş T A YSEKİZİNCİ DAİREEsas No
: █████████Karar No
: █████████TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI)
: ... İl Özel İdaresiVEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... Genel MüdürlüğüVEKİLİ
: Av....İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: ... ili, ... ilçesi, ... Köyü sınırları dahilinde ve davacı kurum uhdesinde bulunan II-a grubu hammadde üretim izin sahasına ilişkin olarak, 7. madde izinleri olmaksızın ve daimi nezaretçi ataması yapılmaksızın faaliyette bulunulduğundan bahisle, Maden Kanunu'nun 31. maddesi uyarınca 46.579-TL ve aynı kanunun 7. maddesinin 21. fıkrası uyarınca 46.579-TL olmak üzere toplamda 93.158-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ...tarih ve ... sayılı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı idarenin II (A) grubu niteliğindeki maden sahasına yönelik hammadde üretim izin belgesi bulunduğu, anılan sahada davalı idarece ... - ... tarihleri arasında yapılan denetimlerde sahanın en son 2018 yılı itibarıyla işletildiği tespit edilmekle birlikte, daimî nezaretçi bulunmadığı ve 3213 sayılı Kanun'un 7'nci maddesinde belirtilen izinlerin alınmadığı tespitlerine yer verildiği, tanzim edilen raporun hammadde üretim izni sahibi davacı idare temsilcisi tarafından da herhangi bir şerh düşülmeksizin imzalandığı, her ne kadar davacı idare tarafından ilgili sahanın işletilmediği ve faaliyette bulunulmadığı ileri sürülmüşse de; davalı idarece yapılan denetimlerde alınan fotoğrafların yanı sıra, sahadan elde edilen imalatın davacı idareye ait depo alanında muhafaza edildiği tespitlerine de yer verilmiş olduğu gözetildiğinde, ilgili maden sahasının bir an için dahi olsa davacı idare tarafından işletildiğinin değerlendirildiği, zira, tespit raporunda yer alan fotoğraflarda, ilgili alanın işletildiği açıkca görülmekte olduğu, bu kapsamda davacı idare tarafından işletilen maden sahası için 3213 sayılı Kanun'da öngörülen yükümlülüklerin yerine getirilmesi gerektiğinin kabulü gerektiği, bunun yanında davacı idare tarafından sunulan dava dilekçesinde daimî nezaretçi istihdamı için personel alım ilânına çıkıldığının belirtilmiş olduğu da görülerek, davalı idarece yapılan tespitlerde daimî nezaretçi bulundurulmadığı yönündeki tespitin yerinde olduğunun tevilen ikrâr edildiği değerlendirilmekte olup, davalı idare tarafından yapılan denetimlerde daimî nezaretçi tarafından tutulması gereken kayıtların da olmadığının belirtildiği, bu hâliyle ilgili maden sahasında daimî nezaretçinin bulunmadığı açık olduğundan, bu yöndeki fiilin 3213 sayılı Kanun'un 31'inci maddesine aykırılık teşkil ettiği ve bu suretle yükümlülüğe aykırı faaliyet nedeniyle idarî para cezası verilebileceğinin kabulü gerektiği, davalı idarece yapılan denetimlerde 3213 sayılı Kanun'un 7'nci maddesi uyarınca gerekli olan izinler alınmaksızın faaliyette bulunulduğu tespit edilmiş olup, anılan maddede belirtilen izinlerin var olduğuna yönelik dava kapsamında davacı idare tarafından herhangi bir bilgi ve belgenin sunulmadığı, bunun yanında davacı idare tarafından dava dilekçesinde daimî nezaretçi ataması yapılmadığı için diğer izinlerin alınmamış olduğunun belirtilmiş olduğu da gözetilerek, davacı idarenin maden alanı için gerekli izinleri almadan faaliyette bulunduğunun açık olduğu, bu yöndeki fiilleri nedeniyle anılan Kanun uyarınca idarî para cezası verilebileceğinin tabii olduğu, dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
:İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı tarafından, ilgili sahada bugüne kadar maden üretim faaliyetinde bulunulmadığı, mevcut yerde kurp genişletme çalışmasının yapıldığı, bu çalışma haricinde malzeme alımının yapılmadığı, kurp çalışmasının nedeninin keskin virajların varlığı nedeniyle yolun güvenli hale getirilmesi olduğu, yapılan işlemin maden üretimi olmadığı, idarî para cezası verilmesine yönelik işlemde belirtilen eksiklikler nedeniyle faaliyete başlanmadığı, hâlihazırda maden mühendisi alımı ilânı yapılarak daimî nezaretçi atanması için gerekli çalışmaların başlatıldığı, daimî nezaretçi atanmaksızın diğer faaliyetler yapılamayacağından diğer eksikliklerin giderilmediği, dava aşamasında da tüm izinlerin alınmış olduğu, dava konusu işlemde bu sebeplerle hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davalı idare tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun oduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE
:MADDİ OLAY
:... ili, ... ilçesi, ... Köyü sınırları dahilinde ve davacı kurum uhdesinde bulunan II-A grubu maden sahasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı hammadde üretim izni sahasında davalı idarenin... tarih ve ... sayılı oluruyla mahallinde tetkik heyeti görevlendirildiği, ... - ... tarihlerinde mahâllinde tetkikin gerçekleştirildiği, yapılan inceleme sonucu tanzim olunan mahâllinde tetkik raporunda, maden sahasında 2018 yılı itibarıyla faaliyette bulunulduğu, keza davacı tarafından da 2018 yılı Mayıs ve Temmuz aylarına ilişkin üretim faaliyeti beyan edildiği, ancak imalat haritası beyan edilmediği, sistem kayıtlarında da imalat haritasına rastlanılmadığı, bununla birlikte daimî nezaretçinin bulunmadığı, 7. maddede belirtilen izinler olmadan madencilik faaliyetlerinde bulunmaması gerektiği uyarısının yapıldığı, ilgili alanda üretim yapılarak davacıya ait alanda depolama yapıldığı, gerekli izinlerin alınmadığı tespitlerine yer verildiği; anılan inceleme raporu üzerine davacının 3213 sayılı Kanun'un 7'nci ve 31'inci maddelerine aykırı olarak üretim faaliyeti yaptığından bahisle davalı idarenin ... tarih ve ... sayılı işlemiyle toplamda 93.158,00 TL idarî para cezası verildiği, bunun üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.İLGİLİ MEVZUAT
:3213 sayılı Maden Kanunu'nun 7'nci maddesinin on birinci fıkrasında, "Çevresel etki değerlendirmesi ile ilgili karar, işyeri açma ve çalışma ruhsatı, mülkiyet izni olmadan veya onüçüncü fıkraya aykırı faaliyette bulunulduğunun tespiti hâlinde 46.579 TL tutarında idari para cezası uygulanarak bu alandaki işletme faaliyetleri durdurulur. Bu ihlalleri tespit eden kamu kurum ve kuruluşu diğer ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına durumu bildirir. Bu ihlallerin ilk tespit tarihinden itibaren, ilk tespit dâhil üç yıl içinde üç kez yapıldığının tespiti hâlinde ise ruhsat iptal edilir. ..." hükmü ile aynı Kanun'un 31'inci maddesinde, "(1) Kaynak tuzlaları hariç olmak üzere maden ruhsat sahalarındaki işletme faaliyetleri, maden mühendisi nezaretinde yapılır. Maden ruhsat sahalarındaki işletme faaliyetlerinde asgari bir maden mühendisi daimi olmak üzere, işletme tekniği, büyüklüğü ve yapısal durumu göz önüne alınarak diğer meslek disiplinlerinden mühendis istihdam edilmesi zorunludur. Daimi nezaretçi ile vardiyalı çalışan işletmelerde işletmenin büyüklüğü ve niteliği esas alınarak her vardiyada zorunlu olarak istihdam edilecek maden mühendisi ve görevlendirilecek diğer mühendislerin görev, yetki ve sorumlulukları, atanma usul ve esasları, eğitimi, çalışma usul ve esasları Bakanlıkça yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir. (2) Birinci fıkrada belirtilen istihdam şartlarını sağlamadan maden işletme faaliyetinde bulunulması hâlinde 30.000 TL idari para cezası uygulanarak maden işletme faaliyetleri durdurulur. İstihdam şartlarının sağlanması hâlinde faaliyete izin verilir." hükümlerine yer verilmiştir.Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan █████/2017 tarih ve 30187 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Maden Yönetmeliğinin "İzinler" başlıklı 64. maddesinde, "Hammadde üretim izni verilen alana ilişkin olarak Kanunun 7 nci maddesi gereğince alınması gerekli izinler, hammadde üretim izin sahibi tarafından ilgili kanun hükümlerine göre yetkili mercilere müracaat edilerek alınır. İzinlerin alınmasına müteakip Genel Müdürlüğe verilmesi zorunludur. Kanunun 7 nci maddesine aykırı faaliyette bulunulduğunun tespiti hâlinde faaliyeti gerçekleştirene Kanunun 7 nci maddesinin son fıkrasına göre idari para cezası uygulanarak, bu alandaki işletme faaliyetleri durdurulur." hükmüne, "Hammadde üretim izin belgesi verilen alanların denetlenmesi" başlıklı 68. maddesinin 6. fıkrasında ise, "Kanunun 31 inci maddesine aykırı olarak daimi nezaretçi/teknik eleman istihdamı sağlanmadan işletme faaliyetinde bulunulduğunun tespiti halinde faaliyeti gerçekleştirenlere Kanunun 31 inci maddesi gereğince idari para cezası uygulanarak işletme faaliyeti durdurulur." hükmüne, "İdari para cezaları" başlıklı 93. maddesinin 2. fıkrasında "İdari para cezaları ile ilgili bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan hallerde 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümleri uygulanır." hükmüne yer verilmiştir.5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 5. maddesinde; "26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümleri kabahatler bakımından da uygulanır. Ancak, kabahatler karşılığında öngörülen idarî yaptırımlara ilişkin kararların yerine getirilmesi bakımından derhal uygulama kuralı geçerlidir. Kabahat, failin icraî veya ihmali davranışı gerçekleştirdiği zaman işlenmiş sayılır. Neticenin oluştuğu zaman, bu bakımdan dikkate alınmaz." kuralı yer almaktadır.HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Hammadde üretim izni verilen alana ilişkin olarak Kanunun 7 nci maddesi gereğince alınması gerekli izinler alınmaksızın ve daimi nezaretçi istihdamı sağlanmaksızın sahada üretim faaliyetinde bulunulamayacağı yukarıda aktarılan mevzuattan açıkça anlaşılmaktadır.Davacı İl Özel İdaresinin, 3213 sayılı Maden Kanununun 7'nci maddesinin on birinci fıkrası ile aynı Kanun'un 31'inci maddesinde öngörülen fiilinin sabit olduğu görüldüğünden, davacıya idari para cezası verilmesi gerekmekte ise de; davacının idari para cezasına konu eyleminin, Mayıs ve Temmuz 2018 dönemine ilişkin olduğu, bu sebeple davalı idarece 3213 sayılı Kanunun cezalandırılan her eylemin gerçekleştiği yılda yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre idari yaptırım uygulanması ve anılan yıla ait olmak üzere mevzuatta öngörülen tutarda idari para cezası verilmesi gerekirken, ilgili yıl itibariyle gerçekleşen eylem için davacının, dava konusu işlem tarihinde geçerli olan yeniden değerleme oranı uygulanarak 2019 yılı için geçerli olan idari para cezası ile tecziyesi yönünde tesis edilen dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka ve mevzuata uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.Bu itibarla, davanın reddi yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:... K:... sayılı kararının BOZULMASINA,3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,4. Kesin olarak █████/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.