Anahtar kelimeler: Esenler Grubunun Abone Eylemden Eklerinden Cevabı İçindeki Yazı Kaçak Yerinin

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
37. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
KARAR TARİHİ
: █████/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2024
NUMARASI
: ████████ ████████
DAVANIN KONUSU
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
Taraflar arasındaki davada İstanbul 27. Asliye Hukuk Mahkemesi ve İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R Dava, İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) ilişkindir.
İstanbul 27. Asliye Hukuk Mahkemesince, "...davaya konu kaçak tespit tutanağında davalının abone grubunun ticarethane olarak belirtildiği, Esenler Vergi Dairesi yazı cevabı ve eklerinden anlaşıldığı üzere davalının 2022 yılındaki satış miktarının 290.110,50-TL olduğu, VUK. 177/1-1 de düzenlenen satış haddinin 2022 yılı için 570.000,00-TL olduğu, ██████████ sayılı Bakanlar Kurulu kararının 1/1-a kısmında VUK 177/1-1'deki yıllık satışların yarısını aşmayanların esnaf sayılması, 1/1-b kısmında aşanlarında tacir sayılmasının kararlaştırıldığı, davalının 2022 yılındaki satış miktarı(290.110,50-TL), VUK. 177/1-1 de düzenlenen satış haddinin(2022 yılı için 570.000,00-TL) yarısını (570.000,00-TL /2 = 285.000,00-TL) aştığından davalının tacir sayıldığı ve görev hususu kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla, TTK'nın 12 ve 15. maddeleri, 5362 Sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu'nun 3. maddesi, 21.07.2007 tarih 26589 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 18.06.2007 tarihli ██████████ Karar sayılı Bakanlar Kurulu kararı kapsamında tacir olan davalı ile tüzel kişi tacir olan davacı arasındaki iş bu davanın görüm ve çözüm yeri TTK'nın 4 ve 5. maddeleri gereği Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu ..."gerekçesiyle görevsizlik karar verilmiştir. İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi ise;"Davalının kayıtlı sayaçtan sözleşmesiz olarak kaçak elektrik kullandığı iddiasıyla açılan davada kaçak kullanım tutanağı dikkate alındığında kaçak kullanımın haksız fiilden kaynaklandığı, davacının İTO ve Türkiye Ticaret Sicili Gazete sorgularında tacir kaydının olmadığı, vergi dairesi cevabi yazısına tutanak tarihinde davalının mükellefiyetine rastlanmadığı dolayısıyla VUK. M. 177 kapsamında tacir olmadığı işletme defteri tuttuğu, İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği cevabi yazısına göre esnaf kaydının bulunduğu dikkate alındığında nisbi ticari davanın şartlarının somut olayda bulunmadığı anlaşılmakla davada Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine, Mahkememiz kararı kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine..." gerekçesiyle görevsizlik yönünde karar vermiştir.Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu Kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.Türk Ticaret Kanununun 3. maddesinde, "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir." düzenlemesi getirilmiştir.TTK'nın 14. maddesine göre “Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” Aynı Kanunun 17. maddesi hükmünce de; “iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir.” düzenlemesi yer almaktadır.5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununun 3’üncü maddesinde, Esnaf ve sanatkâr, ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tâbi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak ifade edilmiştir. Ayrıca TTK’nın 1463. maddesinde de, önce 17. maddeye gönderme yapılarak, Bakanlar Kurulunun bu konuda kararname çıkarması halinde onlarda gösterilen miktardan aşağı gayrisafi geliri bulunan sanat ve ticaret erbabından başka hiç kimse kanunun 17. maddesinde tarif edilen esnaftan sayılamaz denmek suretiyle tacir veya esnafın hangi kriterlere göre saptanacağı açık bir biçimde gösterilmiştir.19.02.1986 tarih ve 19024 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 25.01.1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile TTK'nın 1463. maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre; 1- Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre, defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinin birinci fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar, 2- Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır. Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinde “Birinci Sınıf Tüccarlar” sayılmış olup bu maddedeki birinci sınıf tacirlerle ilgili şartları taşımayanlar ise ikinci sınıf tacir sayılırlar. İkinci sınıf tacirler ise ticari işletme hesabına göre defter tutarlar.Bir hukukî işlemin veya fiilin TTK'nın kapsamında kaldığının kabul edilmesi için kanunun amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen bu kanunda düzenlenen hususlar ile bir ticari işletmeyi ilgilendiren bir hukukî işlemin veya fiilin olması gerekir.Somut olayda; davacı elektrik tüketim bedelinin ödenmemesi sebebiyle davalı hakkında başlatılan takibe itirazın iptali talebinde bulunmuş olup Ticaret Sicil Müdürlüğü, Esnaf ve Sanatkarlar Odası ve Vergi Dairesinin yazı cevaplarına göre davalının faaliyetinin esnaf boyutunu aştığı, davalının tacir sıfatına haiz olduğu uyuşmazlığın her iki tarafın ticaret işletmesine ilişkin olduğu anlaşıldığından davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE █████/2025 gününde oy birliğiyle karar verildi.
KANUN YOLU
: Kesin olmak üzere.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!