Anahtar kelimeler: Nişancı İğnenin Atışı Fırlayan Gözünü Gözüne Komando Batması Sıfırlama Keskin

T.C.
D A N I Ş T A YİDARİ DAVA DAİRELERİ KURULUEsas No
: █████████Karar No
: █████████TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ...VEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI)
:... KomutanlığıVEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K...... sayılı ısrar kararının maddi tazminata ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: Davacı tarafından, ... ili, ... İlçe Jandarma Komutanlığında jandarma komando er olarak askerlik görevini yapmakta iken, █████/2014 tarihinde icra edilen 25 metre sıfırlama atışı esnasında keskin nişancı tüfeği mekanizmasının üst kapak arka tarafından fırlayan iğnenin sağ gözüne batması sonucunda sağ gözünü kaybetmesinde davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek 1.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 258.504,48 TL) maddi tazminat ile 20.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 50.000,00 TL) manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; dava konusu olayın, idarenin silah ve mühimmatında bulunan kusurdan kaynaklandığı, kişisel bir husumetten ya da davacının kusurlu bir davranışı nedeniyle meydana gelmediği, askeri hizmetin ifası sırasında gerçekleştiği, zararı doğuran olay ile askeri hizmet arasında illiyet bağı bulunduğu, öte yandan, davacının yaralanmasının yerine getirdiği görev sırasında ve görev yerinde meydana geldiği dikkate alındığında idarenin kusursuz sorumluluk çerçevesinde sorumlu olduğu, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı, 3. İhtisas Kurulunca düzenlenen ... tarih ve ... sayılı raporda davacının (E) cetveline göre % 32,3 meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının belirlendiği, dosya kapsamında alınan █████/2019 tarihli bilirkişi raporunda davacının meslekte kazanma güç kaybı zararının 258.504,48 TL olduğunun belirlendiği, bilirkişi raporu hükme esas alınabilir nitelikte bulunarak ve davacı tarafından verilen miktar artırım dilekçesi dikkate alınarak davacının sürekli işgücü kaybı ve ekonomik geleceğinin sarsılmasından kaynaklı zarar karşılığı 258.504,48 TL maddi tazminatın 500,00 TL'sine idareye başvuru tarihi olan █████/2015 tarihinden itibaren, 258.004,48 TL'lik kısmının ise miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihi olan █████/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine, geçici iş gücü kaybı ile gelecekteki tedavi giderlerine ilişkin maddi tazminat ve faiz istemlerinin reddine, dava konusu olayda manevi tazminatın koşullarının bulunduğu, manevî zararı doğuran olayın oluş şekli, niteliği ve davacı üzerinde meydana gelen yaralanmanın etkisi dikkate alındığında, manevi tazminat istemine yönelik miktar artırım şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, 20.000,00 TL manevi tazminatın, idareye başvuru tarihi olan █████/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat ve faiz isteminin reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu olay neticesinde yaralanan ve askerliğe elverişsiz hale gelen davacıya, vazife malullüğü tespit kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı üzerine, 12. derece, 3. kademe intibakı üzerinden █████/2015 tarihinden itibaren 2.330,91 TL vazife malullüğü aylığının bağlandığı, ███████ ayı maaşının 3.783,99 TL olduğu, 5434 sayılı Kanun'un Ek-79. maddesi uyarınca tütün ikramiyesinin ödendiği, 5434 sayılı Kanun'un 12. maddesi ile 56. maddesine göre vazife malullüğü aylığı bağlanan davacının kuruma tabi hizmeti olmadığından aynı Kanun'un 89. maddesi uyarınca emekli ikramiyesinin tahakkuk ettirilmediği, ilk derece mahkemesince, davacının maddi zararlarının tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, dosyaya sunulan hesap raporu incelendiğinde, meslekte kazanma gücüne göre davacının maddi zararının 258.504,48 TL olarak hesap edildiği, davacıya sağlanan maddi yararın ise zarardan düşülmediği, yarar kalemleri incelendiğinde, SGK tarafından ödenen vazife malullüğü aylığının ███████ ay itibarıyla 3.783,99 TL olduğu, bilirkişinin davacının zararını asgari ücret üzerinden hesapladığı, 2019 yılı asgari ücretin brüt tutarının 2.209,00 TL olduğu, net tutarın ise 1.603,00 TL olduğu değerlendirildiğinde, zararlandırıcı olaydan dolayı idarenin davacıya sağladığı yararın bilirkişi raporunda tespit edilen tutarın çok üzerinde olduğu, usul ekonomisi gereği bu farkın tespiti için yeniden bilirkişi raporu aldırılmasına gerek olmadığı, davacının aktif ve pasif dönemdeki zararlarının davalı idare tarafından asgari ücretin çok üzerinde bağlanan vazife malullüğü aylığı ile giderildiği gerekçesiyle maddi tazminat istemi yönünden davacının istinaf başvurusunun reddine, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın maddi tazminatın kabulüne ilişkin kısmının kaldırılmasına ve davanın maddi tazminata ilişkin kısmının reddine, manevi tazminat istemi yönünden tarafların istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.Daire kararının özeti
: Danıştay Onuncu Dairesinin █████/2023 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararıyla;Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Davanın Manevi Tazminat İsteminin Kısmen Reddine İlişkin Kısımının İncelenmesi:Bölge İdare Mahkemesinin İdare ve Vergi Dairelerince verilen nihai kararlarının temyizen bozulmasının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkün olduğu,Davanın manevi tazminat isteminin kısmen reddine ilişkin karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyizen incelenen kararın bu kısmının, usul ve hukuka uygun olduğu, davacı tarafından ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediği,Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Davanın Maddi Tazminat İsteminin Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi:Dosya kapsamında yer alan █████/2016 tarih ve 760 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının yazısından anlaşıldığı üzere davacıya 5434 sayılı Kanun uyarınca █████/2015 tarihinden itibaren 5. derece Türk Silahlı Kuvvetleri Vazife Malullüğü aylığı bağlandığından davacının gelir kaybından kaynaklanan maddi bir zararı bulunmamakla birlikte, davacının çalışma gücü (efor) kaybından doğduğu ileri sürülen maddi tazminat istemi yönünden dosyanın incelenmesinden;Tazminat hukukunda, çağın gereklerine uygun olarak geliştirilen içtihatlarla, kişinin uğramış olduğu kalıcı bedensel sakatlığının sebep olduğu iş gücü kaybının mevcut işini yürütmesine engel olmamasına bağlı olarak gelirinde ve mal varlığında bir eksilme olmamış olsa dahi "güç (efor) kaybı tazminatı" olarak adlandırılan tazminatın ödenmesi gerektiğinin kabul edildiği, iş gücü kaybına uğrayan kişinin günlük yaşamını sürdürebilmesi ve mevcut işini yapabilmesi için zarardan önceki durumuna ve diğer kişilere göre daha fazla bir güç (efor) sarf ettiği gerçeğinden hareket edilerek zararı, bir anlamda, bu "fazladan sarf edilen gücün" oluşturduğu esası benimsendiği, bu doğrultuda, idari faaliyetlerin neden ve etkisiyle kamu görevlilerinin veya diğer kişilerin güç (efor) kaybına dayanan maddi zararının idare hukukunun ilke ve kuralları uyarınca idarece tazmin edilmesi gerektiği hususunda bir duraksama bulunmadığı,İdare hukuku ilkelerine göre maddi zararın; idari işlem veya eylem nedeniyle kişinin mal varlığının (patrimuanın) aktifinde meydana gelen azalma nedeniyle uğranılan zarar ile elde edilmesi kesin olan gelirden yoksun kalma sonucu uğranılan toplam zarar olduğu, bedensel nitelikteki maddi zararın ise, kişinin sağlığına kavuşmak için yaptığı tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalması ya da yok olması nedeniyle elde edeceği gelirde meydana gelen azalmayı ifade ettiği,Bakılan davada, dava konusu olay neticesinde vazife malulü olarak emekliye ayrılan davacının, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı, ... İhtisas Kurulunca düzenlenen...tarih ve ... sayılı raporda (E) cetveline göre % 32,3 meslekte kazanma gücü kaybına uğradığının belirlendiği,Davacının günlük yaşamını iş gücü kaybı oranında daha fazla güç (efor) sarf ederek sürdüreceği, bu fazladan sarf edilen efordan kaynaklanan aktif dönemdeki, daha açık bir anlatımla zarar tarihinden olay gerçekleşmeseydi yasal olarak emekliye ayrılacağı tarihe kadar olan dönemdeki maddi zararın (2022 yılına kadar asgari geçim indirimi -AGİ- dahil, 2022 yılından itibaren AGİ hariç) net asgari ücret tutarı kadar olacağı, dolayısıyla aktif dönem efor kaybı tazminatının, net asgari ücrete meslekte kazanma güç kaybı oranı uygulanmak suretiyle hesaplanması gerektiği,Ayrıca, güç (efor) kaybına dayanan maddi tazminatın hesabında, davacının yasal olarak emekliye ayrılacağı tarihten TRH 2010 Ulusal Mortalite Tablosuna göre belirlenen muhtemel bakiye yaşam süresinin sonuna kadar geçen pasif devrede de, güç kaybı nedeniyle daha fazla efor sarf ederek yaşamını devam ettirmesi söz konusu olacağından, pasif dönem zararının da aynı usulle (AGİ hariç net asgari ücret tutarına maluliyet oranının uygulanması suretiyle) hesaplanması gerektiği,Aktif dönemin işleyecek devre zararı ile pasif dönem zararı hesaplanırken, bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihte bilinen net asgari ücret miktarının, her yıl %10 artırılmak ve %10 iskontoya tabi tutulması gerektiği,Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesince, aktarılan açıklamalar doğrultusunda davacının aktif ve pasif dönemde efor (güç) kaybından kaynaklanan maddi zararının bilirkişi marifetiyle hesaplanarak davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken, davacının maddi tazminat isteminin reddine karar verilmesinde hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının manevi tazminata ilişkin kısmının onanmasına, maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;Olayda, █████/2014 tarihinde icra edilen 25 metre sıfırlama atışı esnasında keskin nişancı tüfeği mekanizmasının üst kapak arka tarafından fırlayan iğnenin sağ gözüne batması sonucunda yaralanan ve askerliğe elverişsiz hale gelen davacıya, vazife malullüğü tespit kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı üzerine, 12'nci derece 3'üncü kademe intibakı üzerinden █████/2015 tarihinden itibaren 2.330,91 TL vazife malullüğü aylığının bağlandığı, ███████ ayı maaşının 3.783,99 TL olduğu, 5434 sayılı yasanın ek 79 maddesi uyarınca tütün ikramiyesinin ödendiği, ek ödemesinin ödendiği, 5434 sayılı kanunun 12 maddesi ile 56 maddesine göre vazife malullüğü bağlanan erin kuruma tabi hizmeti olmadığından aynı kanunun 89 maddesi uyarınca emekli ikramiyesinin tahakkuk ettirilmediği,İlk derece mahkemesince, davacının maddi zararlarının tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, dosyaya sunulan hesap raporu incelendiğinde, meslekte kazanma gücüne göre davacının maddi zararının 258.504,48 TL olarak hesap edildiği, davacıya sağlanan maddi yararın ise zarardan düşülmediği, yarar kalemleri incelendiğinde, SGK tarafından ödenen vazife malullüğü aylığının ███████ ay itibarıyla 3.783,99 TL olduğu, bilirkişinin davacının zararını asgari ücret üzerinden hesapladığı, 2019 yılı asgari ücretinin brüt tutarının 2.209,00 TL olduğu net tutarın ise 1603,00 TL olduğu değerlendirildiğinde, zararlandırıcı olaydan dolayı idarenin davacıya sağladığı yararın bilirkişi raporunda tespit edilen tutarın çok üzerinde olduğu, usul ekonomisi gereği bu farkın tespiti için yeniden bilirkişi raporu aldırılmasına gerek olmadığı, davacının aktif ve pasif dönemdeki zararlarının davalı idare tarafından asgari ücretin çok üzerinde bağlanan vazife malullüğü aylığı ile giderildiğinin görüldüğü,Öte yandan; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Taleple Bağlılık İlkesi" başlıklı 26. maddesinin 1. fıkrasında; "Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." hükmüne yer verildiği,İdari Yargılama hukukunun yerleşik içtihatlarından biri olan "taleple bağlılık ilkesi" uyarınca, idari yargı merciilerinde açılan davalarda mahkemelerin, davacının istemi ile sınırlı inceleme yapabileceği, istemi genişletecek veya daraltacak biçimde karar veremeyeceğinin açık olduğu,Bakılan uyuşmazlıkta; davacının başvuru, dava, istinaf ve temyiz dilekçeleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, dava dilekçesinde, zararlandırıcı olay nedeniyle meydana gelen maddi ve manevi zararları talep ettiği, davacının maddi zararlarının bilirkişi marifetiyle tespit edilmesi ile birlikte; maddi zarar kalemlerinin ortaya çıkarıldığı, bu zarar kalemlerinin; geçici iş görmezlik ve meslekte kazanma gücü olduğu, tespit edilen zarar kalemlerinin rapor ile davacıya tebliğ edildiği, davacının bilirkişi raporuna itirazının sadece maddi zararın miktarı ile sınırlı olduğu, efor tazminatı kaleminin hesaplanmadığı ile ilgili bir itirazının olmadığı, davacının tespit edilen tutar üzerinden davasını ıslah ettiği ve dolayısıyla taleplerinin netleştiği, davacının maddi tazminata ilişkin istinaf dilekçesinde; maddi tazminatın, kaybedilen bedeni çalışma gücünden dolayı, daha yüksek olması gerektiği itirazında bulunduğu, temyiz dilekçesinde ise; vazife malullüğü kapsamında bağlanan aylıkların yarar sayılmaması gerektiği yönüyle itirazlarda bulunduğu, davacının hiç bir aşamada efor tazminatı talebinin bulunmadığı, efor tazminatının hesaplanmadığı yönünde bir itirazının da olmadığı değerlendirildiğinde, efor tazminatı yönünden hüküm kurulmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle bozma kararına uyulmayarak maddi tazminat istemi yönünden davacının istinaf başvurusunun reddine, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın maddi tazminatın kabulüne ilişkin kısmının kaldırılmasına ve davanın maddi tazminata ilişkin kısmının reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı tarafından, ısrar kararının Anayasa'da yer alan mülkiyet hakkının ihlali niteliği taşıdığı, efor tazminatı ve diğer tüm maddi tazminat kalemlerinin ödenmesi gerektiği, tüm maddi tazminat kalemleri yasada maddi tazminat adı altında yer aldığı, tek tek saymaya bile gerek olmayıp maddi zarar veya maddi tazminat denmesinin dahi yeterli olduğu, Bölge İdare Mahkemesince dar yorum yapılarak hak kaybına neden olunduğu, dosyada yer alan evraklardan da görüleceği üzere birçok yerde tazminat miktarının yetersiz olduğu, organ kaybının bedelinin hükmedilen tutar kadar olmaması gerektiği, miktarın az olduğu ve efor kaybının da istendiğinin ifade edildiği, ayrıca vazife malullüğü aylığının rücua tabi olmadığının dikkate alınmadığı ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davalı idare tarafından, ısrar kararının hukuka ve usule uygun bulunduğu, davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebeplerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin kabulü ile ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE
:MADDİ OLAY
:... ili, ... İlçe Jandarma Komutanlığında jandarma komando er olarak askerlik görevini yapmakta iken, █████/2014 tarihinde icra edilen 25 metre sıfırlama atışı esnasında keskin nişancı tüfeği mekanizmasının üst kapak arka tarafından fırlayan iğnenin sağ gözüne batması sonucunda yaralanan davacı tarafından, dava konusu olayda davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek, uğradığı iş ve kazanma gücü kaybı ile manevi zararının tazmini talebiyle davalı idareye yaptığı █████/2015 tarihli başvurunun zımnen reddi üzerine fazlaya ilişkin hakları saklı olarak sürekli işgücü kaybı, efor kaybı ve ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklı zarar karşılığı 500,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 258.504,48 TL), gelecekteki tedavi masrafları karşılığı 250,00 TL ve geçici işgöremezlik zararı karşılığı 250,00 TL maddi tazminat ile çektiği acı ve keder karşılığı 20.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 50.000,00 TL) manevi tazminat olmak üzere toplam 308.504,48 TL tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.İLGİLİ MEVZUAT
:Anayasa'nın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.Kusursuz sorumluluk, kamu hizmetinin görülmesi sırasında kişilerin uğradıkları özel ve olağan dışı zararların idarece tazmini esasına dayanmakta olup; kusur sorumluluğuna oranla ikincil derecede bir sorumluluk türüdür. Başka bir anlatımla idare, yürüttüğü hizmetin doğrudan sonucu olan, idari faaliyet ile nedensellik bağı kurulabilen, özel ve olağan dışı zararları kusursuz sorumluluk ilkesi gereği tazminle yükümlüdür. Bu bağlamda, kamu görevlilerinin görevini yaparken, görevi nedeniyle uğramış olduğu zararların da kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca tazmini gerekmektedir.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesinde, "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir." hükmü düzenlenmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Taleple Bağlılık İlkesi" başlıklı 26. maddesinin 1. fıkrasında, "Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." hükmü yer almaktadır.HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Israra konu hususun, davacının dosya kapsamında sunmuş olduğu ek beyan dilekçesi dışındaki dilekçelerde açıkça efor tazminatının tazmin edilmesi talebine yer vermemiş olması sebebiyle, davacı tarafından başvuru, dava, istinaf ve temyiz dilekçeleri ile talep edilmeyen çalışma gücü (efor) kaybına ilişkin hüküm kurulamayacağı noktasında olduğu anlaşılmaktadır.Bakılan davanın, görevli yargı kolu olan Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde █████/2015 tarihinde açıldığı, dava açılırken uğranılan zararın karşılığı olarak şimdilik 1.000 TL maddi tazminat ile 20.000 TL manevi tazminat talebinde bulunulduğu, Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin yargılama faaliyetinin █████/2017 tarihi itibarıyla sona ermesi üzerine dava dosyasının uygulama Kanunları uyarınca görevli yargı kolu ve yeri olarak belirlenen idari yargı yerine gönderildiği görülmüştür.Dosyanın idari yargı yerine gönderilmesi üzerine davacı vekili tarafından █████/2018 tarihinde sunulan dilekçe ile 1.000,00-TL olarak belirlenen maddi tazminat isteminin kapsamının açıklandığı, bahsi geçen dilekçe ile sürekli işgöremezlik ve güç kaybı-efor kaybından kaynaklanan zarar için 250,00-TL, geçici işgöremezlik nedeniyle uğranılan zarar için 250,00-TL, gelecekteki tedavi masrafları karşılığı 250,00-TL ve ekonomik geleceğin sarsılmasından dolayı 250,00-TL olmak üzere toplam 1.000 TL maddi tazminat talep edildiği beyan edilmiştir.Bu durumda, her ne kadar ısrar kararında davacının başvuru, dava, istinaf ve temyiz dilekçeleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, hiç bir aşamada efor tazminatı talebinin bulunmadığı, efor tazminatının hesaplanmadığı yönünde bir itirazının da olmadığı bu nedenle efor tazminatı yönünden hüküm kurulmasının mümkün olmadığı ifade edilmiş ise de, yargı kolunun değişmesi üzerine sunulan █████/2018 tarihli dilekçede açıkça güç (efor) kaybı zararından kaynaklı zararının da talep edildiği anlaşılmaktadır.Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesince, aktarılan açıklamalar doğrultusunda davacının aktif ve pasif dönemde efor (güç) kaybından kaynaklanan maddi zararının bilirkişi marifetiyle hesaplanarak davacıya ödenmesine karar verilmesi gerektiğinden, davacının maddi tazminat isteminin reddine karar verilmesine ilişkin temyize konu Bölge Mahkemesi ısrar kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1.Davacının temyiz isteminin kabulüne;2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun davacı yönünden reddi, davalı idare yönünden istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü, kararın kaldırılması, maddi tazminata ilişkin kısım yönünden davanın reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,3.Kullanılmayan ... TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,4.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi.KARŞI OYX-Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının, usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.