Anahtar kelimeler: Satımdan Ziyaret Tanıştıklarını Otomotiv Sektöründe Sunmuş Esaskarar Yılının Ödemek Ayında

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO
:
KARAR NO
:
HAKİM
:
KATİP
:
DAVACI
:
VEKİLİ
:
DAVALILAR
: 1-
2- ...
3- ...
VEKİLİ
:
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
:
KARAR TARİHİ
:
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
:
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... ile davalı ... 2017 yılının Nisan ayında müvekkilinin ziyaret için arkadaşına ait işletmede bulunduğu sırada davalının da senet borçlarını ödemek için aynı işletmeye gelmesi üzerine tanıştıklarını, müvekkilinin ilgili tarihlerde ... adlı işletmenin sahibi, otomotiv sektöründe tanınan, itibarı yüksek bir tacir olduğunu, davalı tarafın ise ... Tarım Ürünleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin sahibi olduğunu, müvekkilinin davalı ile aralarında ilk ticari ilişki 2017 yılının Nisan ayında müvekkiline ait aracın 30.04.2017 vadeli, 30.000 TL bedelli senet karşılığında davalıya satışı ile gerçekleştiğini, davalının müvekkiline ait iki aracı daha almak istediğini, karşılığında 30.08.2017 vadeli 139.000 bedelli senet vermeyi teklif ettiğini ve paraya ihtiyacı olduğu gerekçesiyle 10.000 TL'de borç istediğini, müvekkilinin ise teklifi kabul ettiğini, 10.000 TL borcu elden nakit olarak davalıya verdiğini, davalının da karşılığında müvekkiline 139.000 TL bedelli 30.08.2017 vadeli senet verdiğini, davalı ...'nin müvekkiline, ilk ticari ilişkiden 30.000 TL bedelli senet, ikinci ticari ilişkiden; 139.000 TL bedelli senet ve elden borç olarak aldığı 10.000 TL ile toplamda 30.08.2017 vadeli 179.000 TL borcu olduğunu, vadesi gelmesine rağmen borcun ödenmemesi üzerine müvekkili ile davalılar ..., ..., ... arasında ... ve ... şahitliğinde 06.09.2017 tarihli sözleşme imzalandığını, Yapılan 06.09.2017 tarihli sözleşmeye göre; davalılardan ...'nin müvekkile olan 179.000 TL'lik borcuna istinaden, davalılara ait 6 adet araca toplamda 230.000 TL değer biçildiğini, ancak ilgili araçların üzerilerinde haciz olduğu gerekçesi ile müvekkilinden 120.000 TL avans istendiğini, kalan 69.000 TL'lik bakiye borcun da 05.10.2017 tarihinde müvekkiline ödeneceği konusunda anlaşıldığını, hacizlerin kaldırılması için anlaşılan 120.000-TL'yi davalı ...'ye verdiğini, Ancak söz konusu araçlar üzerindeki haciz kaldırılmadığı gibi, sözleşmede açıkça plakaları yazılı araçların hiçbirisinin devri müvekkiline verilmediğini, müvekkilinin vermiş olduğu nakit bedel ile toplamda 299.000 TL alacağının olduğunu, davalılar tarafından defaatle borcun ödeneceği söylenmesi nedeniyle borcun ödenmediğini, borcun tahsili için davalılar aleyhine Konya . İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalıların itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, arabuluculuğa başvuru yapıldığını, anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle; davanın kabulünü, Konya . İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptalini ve takibin devamını, asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVANIN VE GÖREVLİ MAHKEMENİN TESPİTİ VE GEREKÇE:
Mahkemenin görevli olması, HMK 114/1-c maddeye göre dava şartıdır. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir (HMK 1. md.). “Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler”(HMK115.md.).
Dava; İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasıdır.
Türk Ticaret Kanununun Ticari davalar, çekişmesiz yargı işleri ve delilleri başlıklı 4. Maddesi "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;
a) Bu Kanunda,
b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,
c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,
d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,
e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,
f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde,
öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır.
Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır." hükmünü içerir.
Yine Türk Ticaret Kanununun Ticari davalar ve çekişmesiz yargı işlerinin görüleceği mahkemeler başlıklı 5. Maddesi "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." hükmünü içerir.
Ticari davalar kendi aralarında, mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere ikiye ayrılır. Mutlak ticari davalarda tarafların sıfatlarına ve dava konusunun ticari işletme ile ilgili olup olmadığına bakılmazken Kanun o davayı ticari dava olarak tanımladığı için ticari dava sayılır. Mutlak ticari davalar, TTK nın 4/1/a-f bentleri arasında sayıldığı gibi, Kooperatifler Kanunu (md.99), İcra ve İflas Kanunu (md.154), Finansal Kiralama Kanunu (md.31) gibi bazı özel kanunlarda da belirlenmiştir.
Buna karşılık tarafları tacir olan ve her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olan davalara ise nispi ticari dava denir. Yani bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de tarafların tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir.
Bu haliyle taraflar arasındaki hukuki ilişkinin yukarıda belirtilen mutlak ticari davalar kapsamına girmediği gibi Balıkesir Ticaret Odası Başkanlığının cevabı yazısına göre; davalı ...'nin tacir olarak herhangi bir gerçek kişi ticari işletmesi yada şirket ortaklığına dair kaydının bulunmadığı, Konya Ticaret Sicili Müdürlüğünün cevabi yazısına göre; davalı ...'nin ticari işletme kaydına ve şahsın şirket ortaklığına rastlanılmadığı, Mevlana Vergi Dairesi cevabi yasına göre; davacı ...'ın █████/2017 tarihinde işe başladığı, █████/2021 yılında faaliyetini terk ettiği, 2021 yılında bilanço esasına göre defter tuttuğunu, Konya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğinin █████/2025 tarihli cevabi yazısına göre; davacı ... ve davalı ...'nin herhangi bir kaydının bulunmadığı, Hadim Malmüdürlüğü cevabı yazısına göre; davalı ...'nin mükellefiyet kaydının █████/1999 tarihinde terk ettiği, Konya Ticaret Sicili Müdürlüğü cevabi yazısına göre; davacı ... ve davalı ...'nin sahibi olduğu bir ticari işletme kaydına ve şahsın şirket ortaklığına rastlanılamadığı, davalı ...'nin ortağı olduğu şirket tescil kayıtlarını gösterir belgelerin gönderildiği, Mevlana Vergi Dairesinin cevabi yazısına göre; davalı ...'nin █████/2017 tarihi itibariyle terk mükellef olduğu ve son gelir vergisi beyannamesine göre bilanço esasına göre defter tuttuğu, davalı ...'nin üyelik kaydına rastlanılmadığı tespit edildiğinden eldeki davanın nispi ticari dava kapsamında da kalmadığı açıktır.
Tüm dosya muhtevası birlikte değerlendirildiğinde; bu davalara bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemelerine ait olduğu anlaşıldığından mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-H.M.K.114/1-C, H.M.K. 115/1-2 maddesine göre mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, görevli mahkemenin KONYA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğuna,
2- HMK 20/1 maddesine göre kararın kesinleştiği tarihten itibaren kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde, dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine, aksi halde HMK 20/2 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,
3- HMK 331/2 Maddesine göre harç ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin görevli mahkemede dikkate alınmasına,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nın 341-345 maddeleri uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili İstinaf Dairesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2025
Katip Hakim

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!