Anahtar kelimeler: Anonim Gaziantep Feshi Ret Kesinlik Şartı Eksiklikleri İstemi Sayisi Esastan

MAHKEMESİ :Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11.Hukuk Dairesi
SAYISI
:████████ Esas, ████████ KararHÜKÜM
:Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
:Gaziantep 1. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI
:████████ E., ████████ K.Taraflar arasındaki anonim şirketin feshi ya da çıkarılma istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket temsilcisi ... ile 25.01.2017 tarihinde 100.000,00 TL sermayeli ve % 50 şer paylı ''... Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.''ni kurduklarını, yönetim kurulunun üç yıllığına müvekkili ve davalı temsilciden oluştuğunu, ilk üç yıl için yönetim kurulu başkanı ve münferiden imzaya yetkili kişinin davalı temsilcisi olduğunu, davalı temsilcisinin ticari kredi kullandığını, müvekkilinin bu krediye kefil olduğunu, ancak bu kredinin nerede kullandığına dair kendisine hiçbir bilgi verilmediğini, şirketin kurulduğu günden bu yanan gelir getirici faaliyette bulunmadığını, ticari iş yapmadığını hep zarar ettiğini, şirket hakkında kendisine bilgi vermediğini, genel kurulun olağan ve olağanüstü şekilde hiç toplanamadığını, şirket ortaklığının belirtilen sebeplerden dolayı çekilmez hal aldığını belirterek 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 531 inci maddesi uyarınca şirketin feshini, bunun mümkün olmaması halinde ise ayrılma akçesinin hesaplanarak müvekkile ödenmesini ve şirket ortaklığından ve yönetim kurulu üyeliğinden çıkarılmasını talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile müvekkilinin müştereken ve münferiden imzaya yetkili olmaları sebebiyle davacı ile aynı şart ve yetkilerde şirketi temsil ve yönetime yetkili olduklarını, davacının iddialarının doğru olmadığını, haklı sebebe dayalı olarak çok uzun süre sonra dava açılamayacağını belirterek davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının borçlu olarak gösterildiği kayıtlara dayanak hiçbir bilgi ve belge bulunmadığı, davacının borcu olmamasına rağmen muhasebe kayıtlarında borçlu olarak gösterildiği, yine şirketin araç kaydının olmamasına rağmen araç yıkama giderlerinin gösterildiği gözetildiğinde davacının talebinin haklı neden oluşturduğu ancak raporlarda şirketin amacını gerçekleştirmeye yeterli sermayesinin bulunduğu ve emek yoğun bir alanda ticari faaliyet hedeflendiğinin belirtilmesi nedeniyle davacının şirketten çıkarılmasına ve payının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerine hükmedilmesinin daha uygun olacağı, sunulan raporlardan ortakların ayrı ayrı 50.000,00 TL sermaye taahhüdü yaptığı, 12.500,00'er TL'nin ödendiği ancak bunun da 01.03.2017 tarihinde Muhammet Fatih Dikici tarafından çekildiğinin sabit olduğu, nitekim Mersin 1 inci Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ E. sayılı dava dosyasında da benzer tespitler yapıldığı, belirtilen paranın dosyamız davacısı tarafından çekilmesi nedeniyle ayrılış akçesi ödenmesinin gerekli olmadığı belirtilmiş ise de; Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin belirtilen dosyasındaki hükmün infazı nedeniyle geri ödendiği gözetildiğinde davacıya düşen 12.500,00 TL'nin ödenmesine karar vermek gerektiği, davacı Yönetim Kurulu üyeliğinden çıkarılmasını talep etmiş ise de istifanın Yönetim Kurulu üyesinin tek yanlı bozucu bir yenilik doğuran hakkın kullanılmasıyla anonim ortaklıkla arasındaki sözleşmeye son vermesini ifade ettiği, istifa beyanının iç ilişkide hukuki sonuçları şirkete ulaşmakla doğurduğu, şirketin kabulüne bağlı olmadığı, dış ilişkide ise istifanın etkisi işlemin tescil ve ilanına bağlı olduğu, somut olayda istifanın şirkete 14.03.2018 tarihinde tebliğ edildiği ancak bunun ilan edilmediği, bu nedenle Yönetim Kurulu üyeliğinden çıktığının tespiti talebinde hukuki yararının bulunduğunun değerlendirildiği gerekçesiyle davacının, davalı şirketin feshi ve tasfiyesi talebinin reddine, 6102 sayılı Kanunun 531 inci maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca davalı şirketin feshi yerine davacı payının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değeri olan 12.500,00 TL'nin davalı şirketten alınarak davacıya ödenmesine ve davacının Gaziantep Ticaret Sicil Müdürlüğünün 49698 sıra numarasında kayıtlı ... ortaklığından çıkarılmasına, davacının yönetim kurulu üyeliğinden çıktığının tespiti ile bunun Ticaret Sicil Müdürlüğünce tescil ve ilanına karar verilmiştir.IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZ İNCELEMESİ1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, anonim şirketin feshi ya da çıkarılma istemine ilişkindir.2. İlgili Hukuk1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.2. 6102 sayılı Kanunun 365 ve devamı maddeleri, 531 inci maddesi.3. Değerlendirme1.Dava, 6102 sayılı Kanun'un 531 maddesi uyarınca haklı nedenle şirketin feshi, olmazsa ayrılma akçesinin ödenmesi ile çıkma talebine ilişkindir.Uyuşmazlık, anonim şirketin feshi için somut olayda haklı neden bulunup bulunmadığı, haklı neden bulunması halinde şirketin devamının gerekip gerekmediği, buradan varılacak sonuca göre davacı ortağın şirketten çıkma şartlarının oluşup oluşmadığı ile davacının yöneticilikten istifasının geçerli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Anonim şirketlerin temsili ve yönetimi 6102 sayılı Kanun'un 365 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup anılan Kanun'un 365 inci maddesine göre anonim şirketin temsil ve yönetiminde görevli organın yönetim kurulu olduğu, aynı Kanun'un 370 inci maddesinin 1 inci fıkrasında ise esas sözleşmede aksi öngörülmemiş veya yönetim kurulu tek kişiden oluşmuyorsa temsil yetkisinin çift imza ile kullanılmak üzere yönetim kuruluna ait olduğu düzenlenmiştir.Şirket ana sözleşmesinin 1 inci maddesinde şirketin iki ortakla kurulduğu, 10 uncu maddesinde iki ortağın şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili kılındığı, bu düzenlemeye uygun olarak imza sirkülerinin düzenlendiği görülmektedir. Hal böyle olunca bu davada davacı yönetici ve dava dışı yönetici şirketi münferiden temsil hakları bulunduğundan davacı ile menfaat çatışması bulunmaktadır. O nedenle bu davada şirketi temsil etmek üzere kayyım atanıp taraf teşkili sağlandıktan sonra davanın görülüp sonuçlandırılması gerekirken bu husus gözetilmeden karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.2.Bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.VI. SONUÇ
: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.10.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.