Anahtar kelimeler: Çadır Kamp İçkili Büfe Restoran Mevkii Ruhsatı Ruhsat Süreci Açma

T.C.
D A N I Ş T A YDÖRDÜNCÜ DAİREEsas No
: █████████Karar No
: █████████TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ...VEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... İdaresiVEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: ... ili, ... ilçesi, ... Köyü, ... mevkii, ... ada, ... parsel üzerinde bulunan yerde çadır, kamp, içkili restoran ve büfe işletmek için işyeri açma ve çalışma ruhsatı talebinde bulunan davacı tarafından, ruhsat başvurusunun reddine ilişkin... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının işyeri açma ve çalışma ruhsatı başvurusunda bulunduğu taşınmazın kamu ortak malı olduğundan şahsi kullanıma özgülenmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle söz konusu taşınmaza yönelik işyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenemeyeceği, bunun yanı sıra dava konusu taşınmazda ruhsatsız yapı yapıldığının █████/2019 tarihinde tespit edilerek, yapı tatil zaptı düzenlendiği, bu nedenle de imar mevzuatına aykırılık teşkil eden taşınmaz hakkında işyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenmesinin mümkün olmadığından, davacının başvurusunun reddine ilişkin işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı tarafından, ruhsat başvurusuna konu taşınmazın harman yeri vasfını kendiliğinden yitirdiği, zira; 4342 sayılı Mera Kanunu kabul edilinceye kadar, münhasıran mera yaylak ve kışlaklar hakkında genel bir düzenlemenin bulunmaması nedeniyle uygulamada yaşanan sorunların doktrin ve içtihatlar ışığında çözülmeye çalışıldığı, 1998 yılında Mera Kanunu'nun yürürlüğe girmesiyle mera, yaylak ve kışlaklar özel bir koruma altına alınarak bunların Mera Kanunu'nun amacı dışında kullanılamayacağının hükme bağlandığı, aynı Kanunla İmar Kanunu'nun 11. maddesinin 4. fıkrasındaki "Hazırlanan imar planı sınırları içindeki kadastral yollar , meydanlar ile meralar, imar planının onayı ile bu vasıflarını kendiliğinden kaybederek, onaylanmış imar planı kararı ile getirilen kullanma amacına konu ve tabi olurlar." şeklindeki hüküm de 4342 sayılı Mera Kanunu ile değiştirilerek "mera" ibaresinin madde metninden çıkarıldığı, 1991 yılında tapuda ... Köy Muhtarlığı Tüzel Kişiliği adına kaydedilen taşınmazın, █████/1997 tarihli 1/1000'lik imar düzenlemesi ile ... Koyu imar planına alındığı ve bu plan içinde günübirlik tesis alanında yer alarak harman yeri vasfını kendiliğinden yitirmiş olduğu, bu açıdan 1998 yılında yürürlüğe giren Mera Kanunu kapsamı dışında kaldığı, nitekim Danıştay 6. Dairesi'nin █████/2008 tarih ve E:█████████, K:████████ sayılı kararının da bu doğrultuda olduğu, Mera Kanunu'nun 14. maddesinde yer alan mera, yaylak ve kışlak alanlarının tahsis amacının değiştirilme koşullarına ilişkin düzenlemenin ise 'harman yeri' niteliğindeki taşınmaza uygulanma olanağı bulunmadığının Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin ...tarih ve E:... K:... sayılı kararı ile ifade edildiği belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.TETKİK HÂKİMİ
: ...DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin kabulü ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE
:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1.Temyiz isteminin reddine,2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.(X) KARŞI OY
:3572 sayılı İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulüne Dair Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde; belediye hudutları ve mücavir alan dışında kalan işyerleri ve işletmelere il özel idareleri olduğu hükme bağlanmış, 4. maddesinde; 3. maddede belirtilen mercilerin, iznin verilmesi için yapılacak beyan ve incelemelerde aşağıda öngörülen genel kriterlere göre düzenlenecek yönetmeliği esas alacakları belirtildikten sonra, maddenin alt bentlerinde söz konusu kriterler, "a) İnsan sağlığına zarar vermemek, b) Çevre kirliliğine yol açmamak, c) Yangın, patlama, genel güvenlik, iş güvenliği, işçi sağlığı, trafik ve karayolları, imar, kat mülkiyeti ve doğanın korunması ile ilgili düzenlemelere aykırı davranmamak." şeklinde sayılmış, 5. maddesinin 1. fıkrasında; işyeri veya işletme açmak isteyen, işin özelliğine göre 4. maddede belirtilen yönetmelikte öngörülen kriterlere uygun olarak işyerini düzenlendikten sonra başvuru formunu doldurarak 3. maddede belirtilen merciye ibraz edeceği, 2. fıkrasında; bu başvurunun ilgili yönetmelikte öngörülen kriterlere uygun olarak yapıldığının tespiti üzerine başkaca bir işleme gerek kalmaksızın işyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenerek, ilgiliye verileceği, bu belgeye dayanılarak, işyerinin açılabileceği, 6. maddesinin 1. fıkrasında; ruhsatlı işyerlerinin, ruhsatın veriliş tarihinden itibaren 1 ay içinde kontrol ettirilecekleri, kontrolün yapılmaması halinde ilgilinin çalışma ruhsatı almış sayılacağı, 2. fıkrasında da; kontrollerde ilgili yönetmelikte öngörülen kriterlere aykırı beyan ve durumun tespiti halinde verilmiş olan ruhsatın ilgili mevzuattaki hükümler çerçevesinde yetkili merci tarafından iptal edilerek, işyerinin kapatılacağı hükmüne yer verilmiştir.█████/2005 tarih ve 25902 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik'in 6. maddesinde; "Yetkili idarelerden usulüne uygun olarak işyeri açma ve çalışma ruhsatı alınmadan işyeri açılamaz ve çalıştırılamaz. İşyerlerine bu Yönetmelikte belirtilen yetkili idareler dışında diğer kamu kurum ve kuruluşları ile ilgili meslek kuruluşları tarafından özel mevzuatına göre verilen izinler ile tescil ve benzeri işlemler bu Yönetmelik hükümlerine göre ruhsat alma mükellefiyetini ortadan kaldırmaz. İşyeri açma ve çalışma ruhsatı alınmadan açılan işyerleri yetkili idareler tarafından kapatılır." hükmü yer almaktadır.3194 sayılı İmar Kanunu'nun 11. maddesinin 4. fıkrasında, "Hazırlanan imar planı sınırları içindeki kadastral yollar ile meydanlar ile meralar, imar planının onayı ile bu vasıflarını kendiliğinden kaybederek, onaylanmış imar planı kararı ile getirilen kullanma amacına konu ve tabi olurlar." şeklindeki düzenlemeye yer verilmiştir.3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 16/b maddesi, "Mera, Yaylak, Kışlak, Otlak, Harman ve Panıyır yerleri gibi paralı ve parasız kamunun yararlanmasına tahsis edildiği veya kamunun kadimden beri yararlandığı belgelerle veya bilirkişi veya tanık beyanı ile ispat edilen orta malı taşınmaz mallar sınırlandırılır. Parsel numarası verilerek yüzölçümü hesaplanır ve bu gibi taşınmaz mallar özel siciline yazılır." hükmüne, 14. maddesinde, tahsis amacının değiştirilmesine ilişkin hükümlere yer verilmiş olup, söz konusu maddenin 7. fıkrasında; harman yerleri gibi kamu orta mallarının tahsis amacı değişikliğinde de bu madde hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiş, aynı Kanunun 22. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinde ise “Evvelce tespit, tescil veya sınırlandırma suretiyle kadastro veya tapulaması yapılmış olan yerlerin yeniden kadastrosu yapılamaz." düzenlemesine yer verilmiştir.Dosyanın incelenmesinden, ... ili, ... ilçesi, ... Köyü, ... mevkii, ... ada, ... parsel üzerinde bulunan taşınmazın ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile harman yeri olarak sınırlandırılmasına karar verildiği, ... tarihinde ... uygulaması çerçevesinde 'kamu orta malı' statüsünde olduğu belirlenerek, ... Köyü ... yeri olarak sınırlandırılmıştır şerhi ile tapu siciline kaydedildiği, ... tarihinde ... Köy Muhtarlığı tarafından 18 yıllığına davacıya kiralandığına dair kira sözleşmesinin düzenlendiği, davacının █████/2019 tarihli dilekçe ile söz konusu yerde çadır, kamp, içkili restoran ve büfe işletmek üzere işyeri açma ve çalışma ruhsatı talebinde buluduğu, ruhsat başvurusunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Uyuşmazlıkta, ... ili, ... ilçesi, ... köyü, ... Mevkiinde kalan ... ada, ... sayılı parselin bulunduğu taşınmazın İl İdare Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararı ve ... tarihinde Kültür ve Turizm Bakanlığınca onaylanan 1/1000 ölçekli imar planının, 2634 sayılı Turizm Teşvik Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca █████/1997 tarihinde Turizm Bakanlığı Yatırımlar Genel Müdürlüğü tarafından günübirlik tesis olarak onanmasıyla işyeri ruhsat talebine konu taşınmazın harman yeri vasfını, yani tahsis amacını kendiliğinden yitirmiş olduğu, dolayısıyla 1998 yılında yürürlüğe giren Mera Kanunu'nun kapsamı dışında kaldığı ve harman yeri vasfını hukuken yitirdiği açık olup, ... Valiliği Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı yazısı ile dava konusu işleme konu taşınmazın 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planında "Günübirlik tesis alanı, park ve yol" kullanımında kaldığı, 2. Derece Doğal Sit şerhinin bırakılması kaydıyla ... ada, ... parselde kayıtlı taşınmazların imar uygulanmasında Müdürlüklerince sakınca bulunmadığı hususunun ... İl Özel İdaresine bildirildiği, İl Özel İdaresi'nin █████/2018 tarihli yazısı ile imar uygulamasına ilişkin encümen kararı alınması için taşınmaza ilişkin dosyanın encümene sunulması üzerine, ... İl Özel İdaresi Encümeninin ... tarih ve ... sayılı kararı ile ... ada, ... sayılı parselin imar planında yol ve yeşil (park) alan olarak ayrılan kısımlarının bedelsiz terkinin yapılmasında, 1/1000 ölçekli İmar Planı hükümleri ve 3194 sayılı Kanunun 15. ve 16 maddelerine göre sakınca bulunmadığına ilişkin teknik rapor doğrultusunda, anılan parsele ilişkin imar uygulamasının yapılması yönünde karar alındığı hususu da dikkate alındığında dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.Öte yandan, ülkemizin en önemli turizm merkezlerinden biri olan ... ... Plajı kıyısında yer alan taşınmazın harman yeri vasfını fiilen de yitirdiği, nitekim işyeri ruhsat talebine konu taşınmazın, komşu parsellerinin ve genel olarak ... Koyu'nun dosyada sunulan fotoğrafları ve kayıtları incelendiğinde neredeyse tamamının otel, bungalow tesisi, çadır ve kamp alanı, plaj işletmesi, büfe, restoranlar vb. işyerlerinden oluştuğu görülmüştür.Açıklanan nedenlerle harman yeri vasfını hukuken yitirdiği açık olan taşınmaza ilişkin olarak İl Özel İdaresince yapılması kararlaştırılan imar uygulaması ile getirilmesi öngörülen yeni kullanım kararı doğrultusunda işlem tesis edilmesi gerekirken, davacının işyeri açma ve çalışma ruhsatı talebinin reddi yolunda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, aksi yöndeki Mahkeme kararında hukuki isabet bulunmadığından anılan karara yapılan istinaf isteminin reddine ilişkin İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.