Anahtar kelimeler: Birtakım Maksadıyla Fiilden Tamir Model Araçta Katip Plakalı Sevk Sunulan

T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C.
ANKARA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ███████ Esas
KARAR NO
: ████████
HAKİM
: ... ...
KATİP
: ... ...
DAVACI
: ... - ...
VEKİLİ
: Av. ... - ....
DAVALI
: 1- ... - ...
....
VEKİLİ
: Av. ... - ....
DAVALI
: 2- ... (TC:...)
....
VEKİLİ
: Av. ... -....
DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2023
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
TALEP
:
Davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin mülkiyet sahibi olduğu ....model, ... marka, ... plakalı aracın birtakım tamir işlemlerini gerçekleştirmesi maksadıyla karşı taraf olan ...'ye teslim ettiğini, █████/2022 tarihinde, davalı ...'nin sevk ve idaresindeki ... Plakalı araç ile ... Plakalı araç kaza yaptığını, araçta meydana gelen hasardan bahisle davacı şirket ve diğerleri aleyhine icra takibi başlatıldığını, ....Esas sayılı dosyası kapsamında, müvekkil şirket hiçbir kusuru olmamasına karşılık icra dosyasına 84.193,15 TL'lik ödemenin tamamını yapmak durumunda kalındığını, davacı Şirket aracının kaza anında ZMM'si bulunmasına karşılık, araç ZMM'si ... anılı kazaya binaen herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı ... kazada 90100 kusurlu olduğunu ve aracın ZMM'si ( Poliçe No :.... ) bulunduğundan; iş bu rücu davamıza yönelik tazminat kalemlerini - ödemenin yapıldığı 29.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalıların sorumlulukları nisbetinde müştereken ve müteselsilen tahsilini talep edilmiştir.
CEVAP
:
Davalı ... şirketince sunulan cevap dilekçesinde özetle; davanın husumet yokluğu nedeni ile reddinin gerektiğini, müvekkili tarafından söz konusu kaza poliçesi vadesinin dışında olduğunu, poliçe zeyil bitiş tarihinin 11:43 olduğunu, kaza saatinin ise 13:00 olduğunu, dolayısı ile poliçe tarihinin kaza tarihini kapsamadığını, davanın husumet yokluğu nedeni ile reddinin gerektiğini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise talep edilen miktarın fahiş olduğunu ve aracın bu kadar hasara uğramasının mümkün olmadığını, kusur oranının tespiti açısından adli tıp trafik ihtisas dairesine gönderilmesi gerektiğini, beyan ederek, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, aleyhe karar verilmesi halinde kusur inceleme için dosyanın .... gönderilmesine karar verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekilince sunulan cevap dilekçesinde özetle; █████/2022 tarihinde müvekkilinin, davacı şirketin ofisine giderek ziyarette bulunduğu sırada davacı şirket yetkilisinin ... plaka sayılı aracın sanayiye götürülmesine ve yaptırılmasına ihtiyacı olduğunu söyleyerek; müvekkilin çalıştığı bir tamir dükkanı olmasından hareketle müvekkilden aracı sanayiye götürmesini rica ettiğini, Müvekkilinin rica üzerine söz konusu aracı aldığını ve yaptırılması için herhangi bir yükümlülüğü yokken aracı sanayiye götürmeye karar verdiğini, davacı şirketin, söz konusu aracı; gerekli özeni ve önlemleri alarak tamirciye götürmesi gerekirken herhangi bir yükümlülüğü olmayan müvekkilden aracın götürmesi talebinde bulunması davacı şirketin özen yükümlülüğüne aykırılık taşıdığını, davacı şirketin kusursuz sorumluluğunun olduğunun açık olduğunu, kaza yapılan ... plakalı aracın olay tarihinde ZMSS poliçesi kapsamında sigortalıyken sigorta şirketi oluşan hasar karşısında herhangi bir ödemede bulunmadığını, davalı ... şirketinin oluşan hasarı karşılaması gerektiğini, müvekkilinin kasıt ve ağır kusurunun bulunmadığını beyan ederek, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
:
Dava, Tazminat davasıdır.
Taraflar arasındaki ihtilafın; Davacının maliki olduğu davalı ...'in sürücüsü olduğu davalı ... firmasınca sigortalı ... plakalı araç ile ... plakalı aracın yapmış olduğu kaza sonrasında sigorta firması olan dava dışı ...tarafından.... Esas sayılı icra takibi nedeniyle davacının ödemiş olduğu bedelin davalılara rücu edilip edilemeyeceği, edilebilecek ise miktarı noktasında toplanmıştır.
4822 sayılı Kanun ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un Amaç başlıklı 1.maddesinde kanunun amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2.maddesinde "Bu kanun, 1.maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar" hükmüne yer verilmiştir. Anılan kanunun 3.maddesinde, mal; alışverişe konu taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti, satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında mal sunan gerçek veya tüzel kişileri, tüketici; bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişi olarak tanımlanmıştır. 4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.
Mahkememizce yapılan yargılama sonunda; davacı tarafından kendi sigorta şirketi davalı aleyhine ZMMS sigorta poliçesinden kaynaklı üçüncü kişiye ödenmek zorunda kalınan alacağın istemine yönelik mevcut davanın açıldığı, davacının 6502 sayılı Tüketici Kanunu'nun 2/1-k maddesi uyarınca tüketici konumunda olduğu, davalının ise söz konusu tüketiciye hizmet sunan ve 6502 sayılı kanununun 2/1-ı sağlayıcı konumunda olduğu, taraflar arasında düzenlenen poliçe kapsamında davacı tarafından maliki olduğu aracın kaza yapması sonucu ödemek zorunda kaldığı bedelin rücu edilmesinin talep edildiği, söz konusu talebin tüketici işlemi mahiyetinde olduğu anlaşılmakla, HMK 114/1-c maddesi gereğince, mahkemenin görevli olup olmadığına ilişkin dava şartının , HMK nun 115 maddesi gereğince mahkemece davanın her aşamasında re'sen dikkate alınması gerektiği gözetilerek, mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK nun 114/1-c ve 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden reddine, karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki hüküm fıkrası tesis kılınmıştır.
HÜKÜM
:
1-Mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK nun 114/1-c ve 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden REDDİNE,
2- Kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde dosyanın yetkili ve görevli .... Nöbetçi Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3-HMK nun 331/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,
4-İş bu ilam taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerektiği, aksi takdirde re'sen HMK 20. maddesi gereğince mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun taraflara ihtaratına;
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2023
Katip ... Hakim ...
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!