Anahtar kelimeler: Danye Kamyonlarla Lojistik Yük Taş Nakliyesi Zamanla Değişen Yazildiği Şahsi

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
HAKİM
: ... ...
KATİP
: ... ...
DAVACI
: ... - ...
VEKİLİ
: Av. ... -........
DAVALI
: ... - ... ...
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2019
KARAR TARİHİ
: █████/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin üyelerinin şahsi mülkiyetinde olan kamyonlarla yük ve eşya taşıma işi yapan, üye sayısı zamanla değişen bir kooperatif olduğunu, davalı tarafın ise lojistik hizmetleri veren bir tüzel kişilik olduğunu, taraflar arasındaki anlaşma gereği ....'dan....'ye taş nakliyesi yapıldığını, taşıma bedeli fatura kesilip davalı yana gönderildiğini, faturaların bir kısmı ödense de büyük bir kısmı ödenmeyince hizmetin bırakılmış ve taşıma bedelinin talep edildiğini, ancak netice alınamadığını, bu nedenle ....sayılı dosyası ile ilamsız takibe geçildiğini, davalı tarafından ise takibe itiraz edilerek durmasının sağlandığını, itiraz kapsamında davalı tarafından müvekkili kooperatifin o dönem yönetim kurulu başkanı olan ...'e ait tahsilat makbuzu sunulsa da makbuzun gerçek dışı olduğunu, bir ödeme alınmadığını, adı geçenin tek başına tahsilat yetkisinin de olmadığını beyanla davanın kabulü ile davalının takip dosyasına itirazının iptaline karar verilmesini, alacağa icra tarihinden itibaren ticari avans faizi uygulanmasını, davalının takibe yaptığı haksız ve mesnetsiz kötüniyetli itiraz sebebiyle alacağın %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı kooperatif ile davalı firma arasında taşımacılıktan kaynaklanan ticari bir iş sözleşmesi söz konusu olduğunu, müvekkili tarafından takibe konu faturaların ödendiğini, ödemelerin nakit ve elden yapıldığını, davacı tarafından ... tarafından düzenlenen makbuza itiraz edilmiş ise de bu itirazın yerinde olmadığını, adı geçenin o dönem kooperatif başkanı olduğunu, tahsilat makbuzunda yer alan imzanın gerçekliğinin tespiti için imza incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, ödemenin alındığına dair kamera kayıtları da olduğunu, davacı ile ...'in tanışıklı olduklarını, tanıklığını da kabul etmediklerini belirterek davanın reddini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
: Dava, fatura alacağına dayalı icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraflarca dayanılan deliller dosyaya kazandırılmış, .... sayılı takip dosyası celp edilmiş, dosya mali müşavir bilirkişilere tevdi edilerek taraflarca sunulan ticari defter ve kayıtlar ile tüm dosya kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Davanın dayanağı olan .... sayılı takip dosyasının yapılan incelemesinde özetle; davacı tarafından "kooperatifin yaptığı taşıma işinin bedeli ödenmeyen fatura alacağı" açıklamasıyla 8 adet faturaya dayalı olarak 242.766,19 TL asıl alacak, 9.449,98 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 252.216,17 TL alacak üzerinden başlatılan ilamsız icra takibinin davalının itirazı üzerine durdurulduğu görülmüştür.
Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılması bakımından ticari defter ve kayıtlarını mahkememize sunmak üzere taraflara verilen süreyi takiben davacı tarafından gerekli bildirimler yapılmış ise de davalı tarafından bildirim yapılmamıştır. Buna göre; davalı tarafından ticari defter ve kayıtlarının ibrazından kaçınılmakla HMK'nın 222/3. maddesi gereği davacının usulüne uygun tutulan ticari defterlerindeki kayıtların davacı lehine delil teşkil edebileceği hukuki sonucuna ulaşılmıştır.
█████/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup açılış ve kapanış tasdikinin zamanında yapılmış olduğu anlaşılmakla TTK'nın 64 vd. maddelerine göre kanuni şartları taşıdığı, takibe konu 8 adet 285.266,19 TL miktarlı faturanın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının sunduğu 10.07.2013 tarihli 193.800,00 TL tutarlı tediye makbuzunun kabulü yönünde bir karar verilirse davacının davalıdan 48.966,19 TL alacaklı olacağı, aksi durumda yani söz konusu 10.07.2013 tarihli 193.800,00 TL tutarlı tediye makbuzu ile öne sürülen ödeme iddiası davalı tarafından ispat edilmesi gerektiği yönünde bir karar verilirse bu sefer davacının davalıdan alacaklı olacağı tutar (48.966,19 TL + 193.800,00 TL) 242.766,19 TL olacağı yönünde kanaat bildirildiği; bilirkişilerce █████/2022 ve █████/2022 tarihli raporlarda da görüş değiştirilmediği görülmüştür.
Mahkememizce taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan 10.07.2013 tarihli 193.800,00 TL tutarlı tediye makbuzunda imzası olup davacı kooperatifin o dönemki yetkilisi olduğu anlaşılan ...'in dinlenmesine karar verilmiş olup adı geçenin .... Mahkemesi'nden istinabe yoluyla alınan beyanında özetle; 10.07.2019 tarihli tediye makbuzundaki imzanın kendisine ait olmadığını, makbuz konusunda bilgisinin bulunmadığını, kooperatifin temsili için iki imzanın gerektiğini, ödeme alınmadığını beyan ettiği görülmüştür.
Sonuç olarak tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler ile alınan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında icra takibe konu faturalara dayanak hizmetin davacı tarafından verildiği konusu niza bulunmayıp, uyuşmazlığın, fatura bedellerinin ödenip ödenmediği noktasında toplandığı, bu bağlamda ise ödemenin yapıldığını ispat yükü üzerinde olan davalı tarafından 10.07.2013 tarihli 193.800,00 TL tutarlı tediye makbuzuna dayanılmış ise de mahkememizce istinabe yoluyla dinlenen ...'in imzaya itiraz edilmiş olması sebebiyle belge aslı üzerinde inceleme yapılması gerektiğinden, davalıya 10.07.2019 tarih ve 193.800,00TL miktarlı tediye makbuz aslını mahkememize sunmak üzere HMK’nın 220. maddesi gereğince 2 hafta kesin süre verilerek, ibrazı istenen belgenin kesin sürede sunulmaması halinde böyle bir belgenin elinde bulunmadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin yemin etmek üzere gelecek duruşma gün ve saatinde şirket yetkisinin hazır edilmesi, aksi halde belgenin içeriğine dair karşı tarafın beyanının kabul edileceği ihtar edilerek bu hususta usulüne uygun olarak meşruhatlı davetiye gönderilmiş ise de davalı tarafından mahkememizce verilen kesin sürede 10.07.2019 tarih ve 193.800,00TL miktarlı tediye makbuz aslı sunulmadığı gibi HMK'nın 220. maddesi gereğince yeminin icrası için davalı şirket yetkililerinin █████/2023 tarihli celsede de hazır bulunmadıkları anlaşılmakla mevcut hukuki durum karşısında mahkememizce, 10.07.2019 tarih ve 193.800,00TL miktarlı tediye makbuzu içeriğine dair HMK'nın 220/3. bendi gereğince davacının beyanına itibar edilmesi uygun bulunmuş olup son tahlilde davacının takibe konu faturalar dolayısıyla davalıdan takip tarihi itibariyle 242.766,19 TL alacağının bulunduğu ve davalı tarafından ödenmediği ve dolayısıyla davalının takibe itirazının haklı olmadığı anlaşılmakla, davalının .... sayılı takibe itirazının 242.766,19TL asıl alacak üzerinden iptali takibin asıl alacağa takipten sonra değişen oranlarda avans faizi işletilmek suretiyle devamına karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafından icra takibinde işlemiş faiz de talep edilmiş ise dava dilekçesinde harca esas değer 242.766,19TL olarak gösterilmiş ve bu miktar üzerinden harç yatırılmıştır. Harç yatırılan miktar takip talebindeki asıl alacağa karşılık geldiğinden ve sonradan harç ikmâli de yapılmadığından eldeki davanın takip talebindeki asıl alacakla sınırlı olarak açıldığının kabulü gerekmiştir (Emsal: ..., █████/2014 tarih ve .... sayılı ilamı). Her durumda, TBK’nın 117. maddesi hükmüne uygun olarak miktar ve ödeme talebi içeren bir ihtarname ile temerrüde düşürüldüğünün iddia ve ispat olunmadığı, salt fatura tebliğinin de temerrüde neden olmayacağı gözetilerek (Emsal: ...'nin █████/2014 tarih ve .... sayılı ilamı), davacının işlemiş faize yönelik talebinin kabul edilebilir yönünün de olmadığı değerlendirilmiştir. Sonuç olarak davanın, davaya konu edilen 242.766,19TL asıl alacak üzerinden kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacının icra inkar tazminatı istemine gelince; itirazın iptâli davasında İİK'nın 67/2. maddesi hükmünce borçlunun icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulabilmesi için alacağın likit ve borçlunun itirazının da haksız olması gerekir. Mevcut hukuki durum karşısında davalının takibe itirazının haklı olmadığı ve takibe konu alacağın muayyen ve likit nitelikte bulunduğu değerlendirilmekle davacı lehine asıl alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 48.553,24 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak, son tahlilde davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulü ile davalının .... sayılı takibe itirazının 242.766,19TL asıl alacak üzerinden iptali takibin asıl alacağa takipten sonra değişen oranlarda avans faizi işletilmek suretiyle devamına,
2-Hükmolunan alacağın %20'si olan 48.553,24 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Alınması gereken 16.583,35TL harçtan peşin alınan 2,884,76 TL'nin mahsubu ile bakiye 13.698,59 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 44,40 TL başvurma harcı ve 2.884,76 TL peşin harç olmak üzere toplam 2.929,16‬ TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 625,5 TL tebligat ve müzekkere gideri, 3.100,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.725,50 TL olan yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar yönünden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 36.987,27 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği .... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 1.320,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
8-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. █████/2023
Katip ...
¸
Hakim ...
¸

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!